


Cem YILDIRIM
Takvimler 15 Ekim 2012 tarihini gösterirken Türk tiyatrosu da büyük bir ustasını, Erol Günaydın’ı kaybetti. 60 yılını tiyatro ve kamera karşısında geçiren 1933 doğumlu Günaydın, arkasında birçok eser bırakarak hayata veda etti. Seslendirme, film, dizi, tiyatro sanatçısı olan, çok sayıda yapımda rol alan, meddahlık geleneğinde de Kavuklu Hamdi’den İsmail Dümbüllü’ye kadar uzanan tarihçenin son temsilcisi olan Günaydın, sevenleri tarafından ölüm yıldönümünde anıldı.
USTA JÜRİDEN GEÇTİ
Trabzon’da doğan Günaydın henüz 8 yaşındayken ailesiyle İstanbul’a geldi. Galatasaray Lisesi’ne yatılı öğrenci olarak girdi. Necdet Mahfi Ayral, Ahmet Kutsi Tecer ve Haldun Taner gibi usta isimlerin jüri üyesi olduğu Şehir Tiyatroları sınavını kazanarak, kariyerine ilk adımı attı. Sahneye ilk kez ise İsmail Hakkı Baltacıoğlu’nun “Andaval Palas” piyesindeki hırsız rolüyle çıktı. 1955’te Haldun Dormen Cep Tiyatrosu’nda “Papaz Kaçtı” adlı oyunla profesyonel aktörlük hayatına başladı.

Erol Günaydın, “Nasreddin Hoca” tiplemesi, “Ayı Yogi” seslendirmesi ve “Efeeem” repliği ile de izleyicilerin en sevdiği isimlerden biri oldu. Dormen Tiyatrosu’nda da birçok oyunda yer aldı.
ALTIN PORTAKAL’DA 2 ÖDÜL
Edebiyatla da ilgilenen Günaydın, Özdemir Asaf, Sait Faik, Necati Cumalı, Melih Cevdet Anday gibi birçok usta kalemle tanıştı. 1960’ta ilk sinema filminde rol aldı, TRT’deki “Çiçek Taksi” adlı dizinin de ana karakteri oldu. “Kuruntu Ailesi, Tatlı Kaçıklar, Cennet Mahallesi” yapımları çok sevildi. “Sinekli Bakkal” filminde “Kız Tevfik” tiplemesiyle zenneliği de denedi. 1967’de “Güzel Bir Gün” filmi ile Antalya Altın Portakal yarışmasında, hem senaryo hem de en iyi erkek oyuncu ödülünü kazandı.

MÜZİK KLİPLERİNDE OYNADI
Sanat hayatı devam ederken, Okan Bayülgen’in “Disko Kralı” adlı programına “Müdavim konuk”’ olarak katıldı. 2004’te Emre Altuğ’un “Aşk-ı Kıyamet”, 2010’da ise Athena’nın “Arsız Gönül” klibinde oynadı. 100’den fazla yapımda yer aldı. Bir röportajında “Ben küçük roller oynamayı çok severim. Mesela şemsiye açıp da yağmurda karşıdan karşıya geçen adamı severek oynarım. Küçük rollerde büyük insanlıklar vardır. Ama insanlar onları bilmez” sözleriyle de hafızalara kazındı.
Duygusal derinlikler içinde yüzdüğün, içsel dünyana bir yolculuk yapma arzusunun güçlendiği bir dönemdesin. Yaratıcılığının sınırlarını zorlaman gereken bir zaman dilimi. Sanatsal ilhamın artabilir, bu da seni yoğun bir şekilde ifade etme isteğiyle doldurabilir. Başkalarının hislerini anlama yeteneğin oldukça kuvvetli, bu da sosyal ilişkilerinde hassas bir denge kurmanı sağlayabilir. Kendine dönerek, içsel huzurunu bulmak için sakinliğe ihtiyacın var. Ancak daldığın düşüncelerden sıyrılmak zor olabilir, dikkatli ol. Kalbindeki sezgi gücü bu dönemde seni yönlendirecek, bu yüzden hislerine güvenmeyi unutma. Sevdiklerinle olan iletişiminde empatiye açık olman, çatışmaların önüne geçecek. Bazen yalnız kalmaya ihtiyacın olabilir; bu, yeniden doğuşun için gerekli bir temizlik. Unutma, kendini ifade etme biçimlerin kariyerin üzerinde de etkili olabilir, bu fırsatları iyi değerlendir.