Kırmadan, Rencide Etmeden Sevgiyle Farkındalık

Kırmadan, Rencide Etmeden Sevgiyle Farkındalık

Doğan Hocam ile, 1990’lı yılların sonuna doğru düzenlediği toplam yedi gün süren bir seminerde tanışma fırsatı buldum, hayatımın dönüm noktalarından biri olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Seminere başladığımız ilk gündü, eğitim başladı ve klasik manzara meydana geldi. Çalan cep telefonları ve gelen aramalara başını eğip cevap veren katılımcılar. Bu manzarayı bir müddet izleyen hocam şöyle dedi:
“Arkadaşlar hepiniz bir birimin başındaki idarecilersiniz. Sizler olmadan da biriminizin aksamadan idaresi için gerekli bütün tedbirleri aldığınıza eminim. Bu nedenle ara verildiğinde konuşmalarınızı yaparsanız daha verimli bir seminer yaşayacağız, ne dersiniz?”
Tabii tek cevap; “Haklısınız hocam, aralarda konuşmak en doğru yaklaşım.”
Sanki biraz önce telefon konuşması yapan bizler değildik (bizler derken hepimiz değil, aramızdaki bazı katılımcılar). Hâlâ gülerim içine düştüğümüz duruma. Hocam kararına hepimizin katılmasını sağlayarak sanki bu kararı biz almışız duygusunu yaşattı. Sonra dikkat ettim, tüm seminer boyunca eğitime başlamadan önce herkes telefonunu sessize aldı ve çantalarına veya ceplerine koydu.
Seminerlerde hocam eğitim arası verdiğinde kaç dakika ara verileceğini ve kaçta sınıfta olacağımızı net olarak belirtiyordu.
O gün de “Arkadaşlar yirmi dakika ara verelim, saat 11.00’de seminere devam etmek üzere sizleri bekliyorum,” diyerek eğitime ara verdi. Saat 11.00’e iki-üç dakika kala yirmi kişilik sınıfta hocam başta olmak üzere altı-yedi kişi hazır, diğerleri henüz gelmemişlerdi. Diğer katılımcılar saat 11.10’dan başlamak üzere peyderpey gelmeye başladılar. Seminerimiz planlanandan on beş dakika geç başlamıştı. Katılımcıların gelmelerini beklerken Doğan Hocamın yüzüne baktığımda kızgınlık değil, üzüntü ifadesi görüyordum. Çok kibar bir ifade ile “Arkadaşlar on beş dakika gecikme ile eğitime başlıyoruz,” dediyse de çok da üstüne alınan olmadığını fark ettim.
Tabii huylu huyundan vazgeçer mi, öğle sonrası bölümde de eğitime ara verildiğinde aynı manzara tekrar etti. Yine bu sefer hocam başta olmak üzere sekiz-dokuz kişi saatinde hazır bulunmasına karşın diğerleri yine geç geldiler. Hocamın yüzünde yine üzüntülü ifade. Bu sefer eğitime başlamadan önce son derece nazik bir ifadeyle şöyle dedi:
“Arkadaşlar hoş geldiniz, bilincin donanımından bahsediyorduk, konuya devam etmeden sizlere bazı sorular sormak istiyorum.”
İlk sorusu şu oldu:
“Bugün çocuğunuzun mezuniyet töreni var, diyelim saat 14.00’te falanca yerde. Kaçta orada bulunursunuz?”
Tabii cevaplar hazırdı.
“Hocam trafiğin hali malum, konu önemli, yarım saat önce orada bulunmak gerekir.”
“Peki,” dedi, “on dakika geç gelseniz ne olur?”
“Olur mu hocam, törenin başını kaçırırız, bu çok önemli bir gün.”
“Peki, iş yerinizde üst yönetimin de hazır bulunduğu bir toplantı düzenlendi ve sırasıyla katılımcılar sunum yapacaklar, toplantı saat 10.00’da başlayacak. Orada kaçta bulunursunuz?”
“Hocam geç kalsak bizim için çok kötü olur, en az yarım saat önce orada olmamız gerekiyor,” şeklinde cevapları aldıktan sonra yüzündeki o insan sevgisi dolu gülümsemeyle “Anlıyorum arkadaşlar, tabii çok önemli bir konu. Bilincin donanımından bahsediyorduk, ‘sorumluluk bilinci’ çok önemli bir bilinç, bu konuyu değerler konusunda da tekrar işleyeceğiz,” diyerek eğitime devam etti.
Ne güzel bir farkındalık yarattı katılımcılarda; hiç kırmadan, rencide etmeden, sevgiyle yaklaşarak mesajını vermişti; tabii bundan sonrasını tahmin edersiniz, hiç kimse eğitimin geri kalanı boyunca bir dakika dahi geç kalmadı, tıpkı çocuğunun diploma törenine geç kalmayacağı gibi. Nitekim kendisini tanıdığım yirmi yılı aşkın bir süre boyunca onun da bir gün dahi randevusuna geç kaldığına şahit olmadım.
(“İyi ki” kitabından – Ahmet Uyar)
Bir 1 kişi, oturuyor, kitap ve iç mekan görseli olabilir
Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Duygusal derinliklerin ön planda olduğu bir gün. İçsel dünyanda yolculuk yaparak, kendini tanıma fırsatı bulacaksın. Yaratıcılığın artarken, sanatsal projelere odaklanmak için elverişli bir zaman. Hayal gücünün sınırlarını zorlayarak, çevrendekilere ilham verecek fikirler geliştirmek mümkün. İlişkilerinde ise empati ve anlayış ön planda; sevdiklerinle kuracağın duygusal bağlar, aranızdaki ilişkiyi güçlendirecek. Ancak, karamsar düşüncelerin gününü olumsuz etkileyebilir. Zihnindeki olumsuz düşünceleri bir kenara bırakmalı ve olumlu yönlere odaklanmalısın. Kendini ifade etme biçimin, başkalarının gözünde farklı bir ışık yaymana neden olacak. Bugün, hayatındaki değişimlerin köklü olmasını sağlayacak adımlar atabilirsin. Kendine zaman ayırmayı unutma; içsel huzurunu bulmak, ruhunu beslemek için önem taşıyor.

YAZARLAR / Tümü
ender birgül: bu sayı satılık mı
2025-12-23 17:44:45