şehir meydanına konuşlandırılmış olan lostra salonu, göynümdeki en gözde mekanlarından biridir giresun’un..
buradaki 7-8 emektar ile aramız epeyce iyidir.. çok yazdım onları, severim, sevilirim.. bilirim..
bunlardan, sevgili dursun abimle; bi kitabımda da yer verdiğim, hatta dünyada bi ilk olarak “kitapta adı geçen kahramanlar çay partisine” davet ettiğim için dostluğumuz apayrıdır..
var olsun dursun abi..
****
son sohbetimizde, boyacı abilerden birinin, falanca bi konuya sinirlenerek mekanı terk ettiğini öğrenip, üzüldüm..
-aaa, dursun abi, evet ya, geçen gün sahilde gördüm, açık havada tezgah açmıştı, bi anlam veremedim?
-sorma müdürüm, gereksiz bi mevzudan hır çıkardı, çekti gitti..
-ama bunun yağmuru var, güneşi var, buracıkta iyi kötü korunuyordunuz ne güzel, nolacak şimdi, yazık diğil mi, sen bari sahip çıkaydın abi?
– müdürüm ne üzülüyon yahu, herifin oğlu ve gelini çalışıyo, kızı ve damadı çalışıyo, kendisinin ve hanımının emekli maaşı var, evleri de kendilerinin……
****
baktım, herifin durumu benden iyi..
zaten dursun abim, ayakkaplarımı parlattıktan sonra arabasına bindi..
el sallaştık ve gitti..
üzülmeyi bıraktım, asıl gariban biziz ulan..
****
şudur biraz yaşadığım;
çekemedim akça gızın göçünü
bırak döksün ipek saçlar döşünü
gülüver de görem mercan dişini..
****
dursun abi, yanlış anımsamıyorsam, gima’daki günlerimden beri tanıdığı için bana müdürüm der..
ve anlatır bazen, boyayı sürerken, canını sevdüüm;
-şimdi müdürüm, bak buradakilerin hepsi akpli, bitek benim chpye oy veren..
-iyi ama abi, nasıl olur, bu salonu bile kerim başkan yaptı, sizleri soğuktan falan kurtardı, bu nasıl bi nankörlüktür, akp ile bu heriflerin ne alakası var ki?
-bunların da hepsinin oğlu, gızı, gelini, damadı bi yerlerde çalışıyo, akp giderse işsiz kalırız korkuları var..
-eh, ne diyim şimdi abi?
****
yani bay kemal’in bi seccadeyi fark edemeyen tırışkadan danışmanları, vatandaşa bu güvenceyi nasıl vereceğinin formülünü bulmalı..
yoksa bu seçimde de vaziyet nanaydır!
****
şudur biraz yaşadığım;
yaylaların yeli soğuk esmez mi
sevdiceğim rüyalara girmez mi
girmezse de gönül ona küsmez mi..
****
yahu şeytan dürttü yine..
misal şimdi ben? hani hep garsonları, şoförleri, boyacıları, berberleri, itfaiyecileri, çöpçüleri falan yazıyom deyu “toplumcu” yazar mıyım?
sövdürmesinler beni kendilerine yahu?
sanatı, edebiyatı kasmaya, çirkinleştirmeye ne gerek vardır ki? tarık akan, sonuçta hababam sınıfındaki ferit’imizdir bizim.. yok madenci filmi, yok bilmemneci filmi, üzgünüm ki gavaradır..
silivri’ye gidip direnen, bariyerleri deviren de ferit’tir, yemin ederim, başka bişey olmasına gerek yoktur o büyük sanatçının..
ben de dursun abimi çok sevmiş ve yazmışım işte, yemişim toplumcu yazarlığını lan..
****
ben de bilirim sahneye çıktığımda aldırma gönül söylemeyi, leylim ley söylemeyi.. ama inadına hep altın hızma gibi aşk türkülerini söyledim..
emperyalizm de faşizm de siyasal islam da aşkı yenemez çünkü..
****
şudur nihayetinde yaşadığım;
yol ver bana çubukbeli geçeyim
geçeyim de ah gız geçeyim..
****
türkü ile yazının ne alakası var?
şu alakası var;
bi zamanlar timur hocam bana çubukbeli’ni çalıştırırken, sıraselviler caddesi’ndeki sıra sıra selviler inlerdi..
şimdi gocamışım, şimdi idmansızım, şimdi hocamsızım.. beceremiyorum..
kimsenin anlamasını beklemiyorum bu derdi..
öyleyse yol versin de çubukbeli bi an evvel gideyim..
yanıt 1) evet gülüversin nazlı yarim, mercan dişlerini çok özledim..
yanıt 2) evet sevdiceğim düşlerime girer tabi..