Ferhan Şensoy ve güldürü geleneğinin simgesi Kavuk’un hikayesi

Ferhan Şensoy ve güldürü geleneğinin simgesi Kavuk’un hikayesi

Türk tiyatrosunda güldürü geleneğinin bir simgesi olan Kel Hasan Efendi Kavuğu’nun hikayesi, Ferhan Şensoy’un yaşamını yitirmesinin ardından bir kez daha hatırlandı. Kavuk, tiyatronun ustalık nişanı olarak da niteleniyor.Tuluat oyuncusu Kel Hasan Efendi’nin İsmail Dümbüllü’ye, onun da Yeşilçam’ın usta oyuncularından Münir Özkul’a devrettiği kavuğu yaklaşık 30 yıl boyunca Ferhan Şensoy taşıdı.

BBC Türkçe

Türk tiyatrosunda güldürü geleneğinin bir simgesi olan Kel Hasan Efendi Kavuğu’nun hikayesi, Ferhan Şensoy’un yaşamını yitirmesinin ardından bir kez daha hatırlandı.

Kavuk, tiyatronun ustalık nişanı olarak da niteleniyor.

Tuluat oyuncusu Kel Hasan Efendi’nin İsmail Dümbüllü’ye, onun da Yeşilçam’ın usta oyuncularından Münir Özkul’a devrettiği kavuğu yaklaşık 30 yıl boyunca Ferhan Şensoy taşıdı.

Münir Özkul’un Ferhan Şensoy’a kavuğu sunduğu devir teslim töreni, Türk tiyatro tarihinin simgeleşen anlarından biri oldu.

Ferhan Şensoy 2016 yılında kavuğu, bu yılın Mart ayında yaşamını yitiren Rasim Öztekin’e devretmişti. Öztekin’in yaşadığı rahatsızlıklar nedeniyle, 2020’de tiyatro oyuncusu Şevket Çoruh kavuğu devraldı.

Kavuk’un hikayesi

1800’lü yılların sonunda Orta oyunundaki Kavuklu’ya benzer bir tiplemeyi canlandıran ve saçı olmadığı için “Kel” lakabıyla anılan Hasan Efendi, oyunlarında kullandığı kavuğunu çırağına, yani Geleneksel Türk Tiyatrosu’nun son temsilcisi olarak kabul edilen İsmail Hakkı Dümbüllü’ye teslim etti.

Dümbüllü 1960’lı yıllarda ”Kanlı Nigar” oyunundaki performansıyla büyük beğeni kazanan usta oyuncu Münir Özkul’u sahnede izledi ve ona kendisinden sonra kavuğu taşımasını istediğini söyledi.

Münir Özkul, 1968’den itibaren taşıdığı kavuğu 1989 yılında Ferhan Şensoy’a devretti.

Ferhan Şansoy’un 2016’da kavuğu devrettiği Rasim Öztekin, Mart ayında hayatını kaybetmişti. Öztekin, 2020’de kavuğu rahatsızlığı nedeniyle Şevket Çoruh’a devretmişti.

2018 yılında hayatını kaybeden Münir Özkul’un deyişiyle bu kavuk, “600 senelik bir kültürün, bir temaşa sanatının, tuluatın” da bir sembolü niteliği taşıyor.

Nesilden nesle törenlerle devredilen kavuğun gerçeği ise Kel Hasan’dan, Dümbüllü’ye verilmişti. Daha sonraki devir teslim törenlerindeki kavuk ise simgesel bir anlam taşıyor.

Kavuk, onu taşıyan her bir sanatçının yeni simgesel anlamlar yükleyip yeni değerler kattığı, meydanlardan sahnelere taşınan tiyatro geleneğini gelecek kuşaklara da aktaracak bir ustalık nişanı olarak görülüyor.

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Hassas duyguların derin sularında yüzüyorsun. İçsel sezgilerin güçleniyor, zira kalbinin sesine kulak verme zamanı. İlişkilerinde sağlıklı sınırlar koymak, duygusal yüklerinden arınmana yardımcı olabilir. Sanat ve yaratıcılıkla ilgilenmek için mükemmel bir gün. İçindeki yaratıcılığı birkaç heceyle anlatmaya ya da tuvalde ifade etmeye çalışabilirsin. Maneviyat, ruhsal gelişim ve meditasyon gibi uygulamalar bu dönemde seni aydınlatabilir. Beklenmedik bir destek, hayal gücünü harekete geçirebilir. Hayallerin peşinden gitmekten çekinme; evren seni yönlendirecek. Kendine olan inancını tazele, merhametinle hem kendine hem başkalarına dokun. Tam bu noktada, sezgilerin kılavuzluğunda kararlılıkla ilerlemen gerektiğini unutma.

YAZARLAR / Tümü
ender birgül: bu sayı satılık mı
2025-12-23 17:44:45