Öğle yemeklerimi bazen evime yakın bir AVM’nin yemek katında Anadolu ev yemekleri yapan bir yerde yerim. Geçen gün, kasadaki bey, “Doğan Hocam, merhaba,” dedi ve devam etti: “Sizin Savaşçı kitabınız ergenlik çağımda bana çığır açtı!” dedi. Henüz on altı yaşındaymış. Merak ettim, konuştuk. Yemekten sonra kitapçıdan Savaşçı’yı aldım ve Sami Bey’e imzalayarak verdim. Hikayesini yazdı gönderdi. Sizlerle paylaşıyorum.
Doğan Bey
Aydın Didim’de büyüdüm. 2002 yaz sezonunda yaşadığım bir rastlantıdan doğan duygusal yoğunluk, ilişki, ilk deneyimler ve onun bende yarattığı maddi manevi gelişmeleri yenmemde sizin kitabınızın gerçekten büyük etkisi olmuştu. Genetik duygusal yapım ve hassasiyetim ve 16 yaşın enerjisi ile yaşadığım ilk duygusal bağlılıktı, size anlattığım.
Aşk, sevgi, tutku, derinlik, farklılık gibi etkin kavramların kişiliğimde ilk defa oluştuğu bir ilişkiydi. Açıkçası hem masumiyet hem ihtiras, hem olgunluk hem gerçeklik, hem de soyutluk bir aradaydı. 10 yaş büyük birisine böylesine yoğun hissetmek travma ve çöküntü yaşatmıştı ayrılık sonrası … Elbette bu darbe beni daha güçlü yapmıştı, hazırlamıştı sonraki duygusal boşluklara. Ancak kendimi yapayalnız ve bitik hissediyor her gün hüzünleniyor umutsuz bir şekilde günleri geçiriyordum.
Sonrasında sizin Savaşçı adlı kitabınızı ağabeyimin rafında gördüm ve okumaya başladım.
Ergenlik çağımda sizin kitabınız ben de bir çığır açmıştı, ilk entelektüel hamleyi doğru yapmıştım. Kitabınız beni güçlendirmiş, sebep sonuç ilişkisi kurmama vesile olmuş ve çok olumlu yönlendirmişti. Bir dakka dedim, ben güzel bir insanım, kendimi yeniden inşaa edebilirim!
Bu şekilde sürekli telkinle ve kitabınızın kısa motive cümleleri ile geçen bir kış bir yaz mevsiminden sonra 2003 sonbaharında artık hüzünlenmelerim tatlı tatlı deniz kenarında gülümseyerek oluyordu; yani şunu diyebiliyordum: olsun güzeldi.. Her şey hayatta senin için diyordum, pişmanlık duymadan barışık bir halde. Yine aynı duygular içinde olabilirim, yine çok sevebilirim.. Ancak kalp zihin dengesini şu an kurabilirim. Üzülsem de kendimi dipçik gibi tutabilirim.
Kitabınızdaki güçlü cümleler olmasaydı belki o dengeyi gücü o yaşta kurmayabilir farklı üzüntülere yol açabilirdim. Size teşekkür ediyorum, Saygılarımı sunuyorum.

***
Duygusal olgunluk kolay kazanılmıyor. Savaşçı adlı kitabım içindeki gücü keşfetme yolunda 16 yaşındaki bir ergene yardımcı olmuş. Ve bu insan geri kalan ömrünü bu bilinç ve güçle yaşayacak. Bunu bilmek beni derinden mutlu ediyor. Selamlar
(Doğan Cüceloğlu / 27 Ekim 2019)