Çocuğun doğumdan itibaren en çok ihtiyaç duyduğu şey sevildiğini hissetmesidir. Bu gelişigüzel söylenmiş bir laf değil, yıllar süren araştırmaların ardından varılmış bir sonuçtur. Son otuz yıl içinde hem hayvan hem de insan yavruları üzerinde yapılan gözlemler sevginin, yeni doğanın hayatında vazgeçilmez olduğunu göstermiştir.
Yıllar önce yaşanan bir vakada, yetimhaneye bırakılan bebekler arasından, doğumundan sonra ilk üç ay içinde ihmal edilen, kucaklanmayan, dokunulmayan, konuşulmayan ölüm oranının yüksek olduğu gözlenmiştir. Anne-baba ilgisi gören bebekler, en pis ve en kötü şartlar altında bile hayatta kalmayı başarırken, en temiz, en donanımlı şartlar altında yaşayan ama dokunulmayan, sevilmeyen yetimlerin böyle bir şansı olmamaktadır. İnsanın sadece bedenden ibaret olmadığı, onun bir de “can” olduğu açık seçik ortada.
“Can”ın gıdası sevgidir. Çocuk, annesinin, babasının, bakıcısının kucağında, sesinde, bakışında, dokunuşunda sevildiğini hissettiği zaman beynindeki özel bölgeler bunu algılamakta ve gelişim salgıları üretmektedir. Böylece sevilen çocuk hem bedenen hem de zihinsel olarak sağlıklı bir gelişim sürecine girmektedir. Sevildiğini hissetmeyen çocukta ise beyin gelişimi daha yavaş seyretmektir.
Geliştiren Anne Baba – Sayfa: 22-23