Türkiye’de Yeni Bir Kültür Sanat Politikası Mümkün Mü?

Türkiye’de Yeni Bir Kültür Sanat Politikası Mümkün Mü?

TÜİK’in düşüşte olduğunu açıkladığı sinema-sahne sanatları istatistiklerini Ebru Nihan Celkan, Kemal Aydoğan, Şenay Aydemir, Mehmet Birkiye, Deniz Yavuz ve Müjgan Özçay, Gazete Duvar’a değerlendirdi.

Gazete Duvar’dan Ezgi Sivrikaya ve Sibel Oral’ın haberini aktarıyoruz.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 14 Haziran’da 2021 yılına ilişkin “Sinema ve Gösteri Sanatları İstatistikleri” bültenini yayımladı. Yayımlanan bültene göre, Türkiye’de sinema seyirci sayısı Covid-19 salgınının etkili olduğu 2021’de bir önceki yıla göre yüzde 27,9 azalarak 12 milyon 418 bin 777, tiyatro seyirci sayısı da 2020-2021 sezonunda, bir önceki sezona göre yüzde 84,1 azalarak 714 bin 864 oldu.

Bültene göre sinema salonu sayısı 2021’de, 2020’ye göre yüzde 11.1 azalarak 2 bin 398 oldu. Koltuk sayısı yüzde 10.3 azalarak 285 bin 130’a indi. Tiyatro salonu sayısı ise 2020/2021 sezonunda, 2019/2020 sezonuna göre yüzde 44.4, koltuk sayısı yüzde 41.8 azaldı. 2020/2021 sezonunda Opera ve Bale Genel Müdürlüğü’ne bağlı opera ve bale gösterisi yalnızca altı ilde yapılırken seyirci sayısı bir önceki sezona göre yüzde 94.5 azalarak 14 bin 32’ye düştü. Orkestra, koro ve topluluk gösteri sayısı ise yüzde 26.5 azalarak 314 oldu.

Oyun yazarı Ebru Nihan Celkan, Moda Sahnesi Sanat Yönetmeni Kemal Aydoğan, sinema yazarı ve gazeteci Şenay Aydemir, tiyatro yönetmeni Mehmet Birkiye, Antrakt Genel Yönetmeni ve Comscore Movies Turkiye Genel Müdürü Deniz Yavuz ve soprano, oyuncu ve yazar Müjgan Özçay, TÜİK’in yayımladığı rapor kapsamında tiyatro, sinema ve opera dünyasının içinde bulunduğu durumu Gazete Duvar’a anlattı.

SALONLAR VE SEYİRCİ NEDEN AZALDI? BU AZALMA NEYE İŞARET EDİYOR?

Oyun yazarı Ebru Nihan Celkan, Türkiye’nin, dünyanın hal ve gidişine dair olumsuz düşüncelerin öncelikleri şekillendirdiğini belirterek, “Bu soruları sanırım salonları olan ya da prodüksiyon yapan yol arkadaşlarım daha olgulara dayalı cevaplayabilirler. Pandemi öncesi başlayan ekonomik daralma, pandemi ve pandemi ertesi radikalleşen ekonomik koşullar belirleyicidir diye düşünüyorum. Duygular ya da moral motivasyon da sanırım bu daralmada önemli bir yer tutuyor. Türkiye’nin, dünyanın hal ve gidişine dair olumsuz düşünceler öncelikleri de şekillendiriyor. Sanırım azalmasına şaşırmaktansa hala sürdürülüyor olmasına dikkat kesilmek daha önemli. En azından benim için bu daha anlamlı” dedi.

Gazeteci ve sinema yazarı Şenay Aydemir, seyircinin azalmasının bir nedeninin yükselen bilet fiyatları olduğunu vurgulayarak, “Tabii ki akla ilk pandemi nedeniyle salonların uzun süredir kapalı olması ve seyircinin salonlara dönmek konusundaki tedirginliğini henüz atlatamamış olması geliyor. İkinci olarak da, pandeminin ardından yükselen bilet fiyatları. Örneğin 2019’da 15 TL civarında olan sinema bileti fiyatı ortalaması, bugünlerde 30 TL’ye dayanmış durumda. Bu ortalama fiyat tabii. 50 TL’ye bilet satan salonlar var” diye konuştu.

Şenay Aydemir

Aydemir, sözlerine şöyle devam etti:

“Bir başka neden, Netflix, Amazon, Disney Plus gibi dijital platformların gelişinin tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de salonlara olan ilgiyi azaltması. Bu pandemi öncesinde başlayan bir süreçti ve salgın sırasında çok hızlandı.

Diğer sanat dallarını takip etmiyorum ama yakından bildiğim sinema özelinde Türkiye’ye özgü bir krize de dikkat çekmek isterim. Türkiye’de pandemi öncesinde box office rakamları sert bir düşüş yaşamıştı. 2018’de 70 milyonun üzerinde olan bilet adeti, 2019 biterken 60 milyonun altına geriledi ve bu kaybın hemen hemen tamamı yerli filmlerden oldu. Yani seyirci yerli sinemaya ufaktan sırtını dönmeye başlamıştı.”

Tiyatro bağlamında TÜİK istatistiklerindeki düşüşü üç temel nedene bağlayan Mehmet Birkiye, “Covid-19 sırasında özel tiyatrolara devlet ve belediyelerden maddi destekler sağlandı. Ancak bu destekler -her zaman olduğu gibi- günü kurtarmak adına acil ve geçici çözümlerdi. Covid süresince, özellikle özel tiyatroların, Covid sonrası yaşanacak zorlukları hesap edip, buna göre idari ve mali tedbirler önerecek bir çalışma grubu kurulmadı. Meslek odası olmayan ve sendikal örgütlenmesi eksikli, değişik derneklerin ve grupların inisiyatif almaya çalıştığı bir sektörde ileriye dönük adım atmak ne yazık ki kolay ve mümkün olmuyor” ifadelerini kullandı.

Birkiye ayrıca, bilet fiyatlarının artmasıyla orta gelirli seyircinin tiyatroyla olan ilişkisine darbe vurulduğunu belirterek, şu ifadeleri kullandı:

“Covid’in hızının yavaşladığı 2021/2022 sezonunda ciddi ekonomik sorunlar Türkiye’yi sarstı. Her sektörde olduğu gibi tiyatroda da bazı girdiler inanılmaz ölçüde artmıştır – kira, elektrik, nakliye, ahşap vb. Bu da bilet fiyatlarının yansımış (ortalama bilet fiyatı: 150 – 90 TL arası) ve böylelikle orta gelirli tiyatro seyircisinin – özelikle 20-40 yaş arası- tiyatroya ile olan ilişkisine büyük bir darbe vurulmuştur. Küçük sahneler ve gruplar iş yapamaz hale gelmiştir. Bu nedenle de önemli sayıda alternatif tiyatro kapanmış, seyirci sayısı düşmüştür.

Genç ve dinamik tiyatro yapan grupların 2012’den başlayan atakları (TÜİK araştırmasında da görülebilir) açılan yeni mekânlar, oyun ve oyunculuk denemeleri özellikle İstanbul’da çok canlı bir tiyatronun yeşermesine neden olmuştur. Öyle ki üst gelir grupları dahil olmak üzere tiyatroya gitmek sosyal bir jest haline gelmiştir. Ancak bu canlılık birçok televizyon yıldızının -özelikle büyük sermayenin desteklediği – salonlarda boy göstermesine de vesile oldu. Ama anlaşılıyor ki, bu seyircinin asıl meselesi dizi şöhretlerini -celebrity- sahnede canlı görme arzusuydu. Yaratıcı ve özgün metinlerin yerini, trüklerle ve sürprizlerle süslü, iş yapabilecek, salonu dolduracak metinler aldı. Bu, bir noktaya kadar doğal sayılabilir hatta bir tiyatro alışkanlığı doğurabilseydi iyi bir şey olarak da kabul edilebilirdi. Ancak öyle olmadı. Üst gelir grupları kadrosunda şöhretli birinin olmadığı oyunları tercih etmediler ve etmiyorlar da. Düşük gelirliler ise, istemelerine rağmen ekonomik imkânsızlıklardan ötürü tiyatroya gidemiyorlar. Böylelikle küçük ama yaratıcı gruplar kapanıyor, nitelikli metinler gün yüzüne çıkamıyor, seyirci düşüyor. Bir paradoks olarak Tiyatro kendi yaratıcılığını baltalıyor.”

Deniz Yavuz

Antrakt Genel Yönetmeni ve Comscore Movies Türkiye Genel Müdürü Deniz Yavuz da, “Sinemaların film gösterim haftaları, film tercihleri, sinema işletmelerinin vizyon stratejileri ne yazık ki sinemaseverleri geleceğe motive edebilecek kalibrede değil” dedi. Yavuz, “Türkiye’de sinema işletmelerinde salon, koltuk ya da bina açısından dikkati çeken bir azalma yok. Son 10 yıla bakıldığında açılan ve kapanan işletme sayıları yıllık ortalamalar oranında. Son iki yıla bakıldığında ise dünyadaki pandemi hali ve dijital mecraların devreye girmesi gibi sebeplerden ötürü yeni açılan ve kapanan işletmeler dengesinde yeni açılan sinemaların sayıca fazla olduğunu söylemek bile mümkün. Bilet satışları açısından bakıldığında da ortada trajik bir erime yok. Çok doğal olarak bir düşüş söz konusu. Bu düşüş, yeni normal, son iki yılda sinemanın aleyhine gibi gözüken şartlara uyumlanma gibi de değerlendirilebilir. Üzülerek belirtmek gerekirse; Türkiye, sinema kültürünün yerleşmediği ülkelerden biri. Sinemaların film gösterim haftaları, film tercihleri, sinemalarda gösterilmek üzere yapılan filmler, sinema işletmelerinin kondisyonları ve vizyon stratejileri ne yazık ki sinemaseverleri geleceğe motive edebilecek kalibrede değil” diye konuştu.

Yavuz ayrıca Türkiye’de sinema konusunda arzı karşılamayan bir talep olduğunu aktardı. Yavuz, konuşmasına şöyle devam etti:

“Çok uzağa gitmeden, Fransa ve Almanya’nın pandemi sonrası, günümüzdeki haftalık bilet satış adetlerine bakmanızı öneririm. Yaz mevsimi gelmesine rağmen Fransa’da hafta sonları 2 milyonun üzerinde bilet satışına ulaşılıyor. Dünyanın birçok sinema pazarında da satışlar pandemi öncesi seviyelere ulaştı bile. Bunun en büyük sebebi, her türlü yeni ve geleneksel alternatif izleme olanağına rağmen sinemada film izleme kültürünün bu ülkelerde çoktan yerleşmiş olması. Her yaş kesimine uygun sinema filmleri bu ülkelerin sinemalarında düzenli olarak gösterimde, ferah ve tam teşekküllü sinema işletmeleri profesyonel olarak çalıştırılıyor, birçok filmin efektif ve sinematik özelliğini karşılayabilen sinema perdeleri ve gösterim cihazları bu ülkelerde mevcut, sinemasal içerik çok ciddi şekilde korunuyor ve önce sinema salonlarında izlenebiliyor…

İşte bütün bu dinamiklere bakıldığında birçok ülkede sinemalar için işler kötü gitmiyor. Türkiye’de ne yazık ki talebi karşılayamayan bir arz durumu var. Pandemi öncesinde de düşüşe geçen ve yabancı büyük stüdyoların gözden çıkarttığı bir pazarda Türkiye sinema pazarı. Her yıl sinemaya en az bir kez bilet alan, eşsiz izleyici sayısı 7-8 milyon arasında. Nüfusun 10’da biri diyebiliriz. Bunu iki üç karına çıkartamadığımız sürece bir sektör olabilme şansı yok. Bu yüzden Türkiye sinema piyasası nitelikli film yapma, sadece bu filmleri sinemasevere sunma, sinema işletmeleri tam teşekkülü hale getirme başlıklarında yok kat edemezse bütün servetini sinemadan edinen yabancı dijital mecraların hakimiyetine bakmaya devam edecektir.”

Moda Sahnesi Sanat Yönetmeni Kemal Aydoğan, azalmayı engellemek için belediyeler veya yerel yönetimlerin herhangi bir destek modeli geliştirmediğini belirterek, “Salonlar ve seyirci iki nedenle azaldı. Tabii ki öncelikle pandemi ve pandeminin etkisi, sonra da ekonomik kriz ve onun sonucu. Ancak bu azalmayı önlemek için ne Kültür Bakanlığı nezdinde devlet ne de belediyeler ve yerel yönetimler, seyircinin artmasını sağlamak ya da azalmasını engellemek, tiyatro salonlarının ve tiyatroların devamını sağlamak için herhangi bir destek modeli geliştirmediler. Bu konuda hiçbir önleyici tedbir almadılar, bunun üzerine düşünmediler. Aslında tüm tiyatrocular, tiyatro ile hayatını geçindirenler tabii ki bu sonucu öngörüyordu çünkü yaşamlarını nasıl etkilediğini birebir gözlemliyorlardı. Fakat bunu yöneticilere anlatmak konusunda yerel ya da merkezi yönetime anlatmak konusunda ‘beceriksiz’ kaldılar. Bu tiyatrocuların beceriksizliği değil, bu onları dinleyen yöneticilerin beceriksizliğiydi. Çünkü tiyatronun azalması, eksilmesi ya da bitmesi konusunda yöneticilerin hiçbirinin bir kaygısı olmadı, yoktu. Bundan endişe duymuyorlardı. Onların endişe duymaması tiyatroda seyircinin azalmasına sebep oldu” dedi.

Müjgan Özçay

“TÜİK’in rakamları aslında gerilemenin gerilemesine işaret ediyor” diyen sanatçı Müjgan Özçay, şöyle konuştu:

“Bir önceki yıl pandemi dönemindeki gerileme de hesap edildiğinde TÜİK’in 2021 rakamları aslında gerilemenin gerilemesine işaret ediyor. Yani durum daha vahim! Bu geriye gidişin pandemi alışkanlıklarına dayandığı düşünülse de derinlerde çok temel etkenleri var. Opera, bale, tiyatro kurumları repertuarından, sanatçısına, kitapçığından, tekniğine kadar sanatsal, idari ve mali açılardan Ankara’daki genel müdürlüklerce tek merkezden yönetilmekte. Bu durum yerelde işleyişi yavaşlatan, izleyiciyle bağları zayıflatan sonuçlar doğuruyor. Siyasi erkin eğilimleri doğrultusunda yukardan belirlenen sübjektif ve kısa vadeli stratejiler, kurumların repertuvarından temsil kalitesine, sanatçı ve personelin verimliliğinden kurumun uluslararası varoluşuna ve izleyicinin beğeni düzeyine kadar her konuyu olumsuz etkiliyor.

Örneğin bugün altı kentte faaliyet gösteren opera ve bale kurumları kelimenin tam anlamıyla ‘parasız’. Bırakın izleyicinin nabzını tutmayı, ayrılan bütçelerle neredeyse yalnızca çalışanların maaşı ödenmekte, kalan kısıtlı rakamlarla kurumların varlığı korunmaya çalışılmakta. Uzun ve toplu provalar yapılamayan pandemide düzenlenen opera konserleri, maliyetleri azalttığından ve kurumun çalıştığı algısına hizmet ettiğinden, izleyicinin beklentisine ters olduğu halde yoğun biçimde sürdürülmekte. Çünkü bu ödenekli kurumların işleyişiyle ilgili Bakanlığa sunulan göstergeler, kâğıt üzerindeki listeler ve rakamlardan ibarettir. İzleyicinin beklentisi, beğenisi hatta bu beğeni düzeyinin geliştirilmesiyle izleyici kalitesinin arttırılması gibi konular sözdedir.

Ülkenin sanat ve kültür politikalarının Cumhuriyet değerlerinden saptırılmak istendiği, Cumhuriyet kurumlarından olan ödenekli opera, bale, tiyatroların da mevcut siyasal eğilimlere uygun olarak güdükleştirilmek istendiği bir gerçek. Dolayısıyla izleyici sayılarının düşmesi, yetkili çevrelerin kurumları küçültmek ve giderek dönüştürmek için ortaya attıkları ‘kim izliyor ki’ savını haklı çıkaran bir gösterge. Nitekim bu ‘küçülterek dönüştürmek’ projesi, 2014-15 yıllarında çıkarılmaya çalışılan TÜSAK yasası ile gerçekleştirilmeye çalışılmış, tepkiler üzerine yasa raftan kaldırılmıştı. Yasa olmasa da ne yazık ki, hedef yönetimlerce fiilen hayata geçirilmekte.”

BU AZALMAYA KARŞIN KÜLTÜR SANATI AYAKTA TUTABİLMEK İÇİN NELER YAPILMALI?

Kültür sanatı ayakta tutabilmek için alınması gereken tedbirleri anlatan Şenay Aydemir, “Bu konuda akla ilk gelen tedbir tabii ki, bu kurumların kamu kaynaklarıyla desteklenmesi. Doğrudan gelir desteği olabileceği gibi bilet fiyatlarını düşürecek önlemleri de gündeme almak anlamlı olabilir. Ama sorunun asıl kaynağına ise soruşturmanın kapmasında olmadığı ve kendi başına uzun tartışmaları içerdiği için kısaca burada sadece dikkat çekeceğim. Kültür sanatın üretiminden seyirci/okur/ izleyiciyle buluşuncaya kadar geçen süreçleri belirleyen piyasa işleyişini tartışmadan bu sorunları çözmek imkansız görünüyor. Bu haliyle kültür-sanat alanı da piyasanın insafına terk edilmiş durumda ve bunun düzeltecek bir ‘sihirli el’ yok. Hiç de olmadı zaten…” ifadelerini kullandı.

Destekleme modelleri geliştirilebileceğini aktaran Kemal Aydoğan, “Bunun için tiyatrocular devleti ve yerel yönetimleri göreve davet etti. Fakat bunların hiçbiri gerçekleşmedi. Destekleme modelleri lazım. Mesela Avrupa’nın bir sürü kentinde ülke, ülkesinde bu tür destekleme modelleri yapılandırılmış ve sürdürülüyor şu an. Buralara bakılabilir ve nasıl destekleneceği söylenebilir. Vergi muafiyeti şart. SGK desteği şart. Prodüksiyon desteği şart. Salonu olanlara kira desteği şart… gibi bir dolu destek sağlanabilir. Fakat günümüz yöneticileri bunu yapmayı çok da düşünmüyorlar galiba…” dedi.

Tedbir olarak uzun vadeli gelişim stratejileri planlanması gerektiğini belirten Müjgan Özçay, “Önlem olarak kısaca, özerk ve güçlendirilmiş yerel kurumlar sistemi kurulmalı, izleyici anketleri yapılmalı, repertuvar seçiminde anket verileri değerlendirilmeli, reklam ve duyurulara bütçe ayrılmalı, sanatsal kalite yükseltilmeli, uzun vadeli gelişim stratejileri planlanmalı. Bugün ödenekli kurumlardaki bu kan kaybı, ülke çapında engellenen festivallerden, iptal edilen konserlerden, destekleri kesilen tiyatrolardan, yasaklanan sanatçılardan hatta gece müzik yasağından ayrı tutulamaz” ifadelerini kullandı.

Ebru Nihan Celkan

Yeni bir kültür sanat politikasına ihtiyaç duyulduğunu söyleyen Ebru Nihan Celkan, “Bununla ilgili Tiyatro Kooperatif’ten, Tiyatromuz Yaşasın İnisiyatifi’ne farklı oluşumlar tavsiyelerini hem kamu ile hem de ilgili hükümet kurumlarıyla paylaştılar paylaşıyorlar. KDV düzenlemesi gibi direkt müdahale edilebilecek alanlardan ödenekli olmayan tiyatroların statüsünün belirlenmesine bir dizi uygulama tavsiyesi paylaşıldı. Belediyelerin de etkili şekilde pozisyon alamadıklarını deneyimledik. Şirketler ise belirledikleri dar alanlarda desteklerini en iyi ihtimal aynı seviyede tutmaya çalıştılar. Nasıl yeni bir toplum sözleşmesine su gibi ihtiyaç duyuyorsak aynı şekilde yeni bir kültür sanat politikasına, iletişim zeminine, sürekliliğe, kapsayıcılığa, olgusal yaklaşımlara, pratik uygulanabilir politikalara ihtiyacımız var” diye konuştu.

‘Özgür bir sinema ortamına ihtiyaç duyulduğunu’ söyleyen Deniz Yavuz, “Sinema işletmelerini ve sinema filmi yapımcılarını, bağlı olarak binlerce istihdamı korumak ve cesaretlendirmek için devletin sadece sinemayı kollayan ve ona alan açan katı ve net kanunlar yapılandırması gerekiyor. Hiçbir ülkede dijital mecralar ya da televizyon kanalları sinemadan elde edilen gelirleri izleyici üzerinden hiçbir zaman elde edemeyecektir. Bu yüzden hem ticari beklentiler hem de sinema kültürünün yapılandırılması açısından keskin önlemlerin bir an önce alınması gerekiyor. Lakin Türkiye’de bu anlayışa yakın ne bir meslek örgütü ne de bir devlet kurumu şu an için yok. Sanatı ya tam anlamıyla ticarileştirerek televizyon ve dizileri destekliyoruz ya da ticari sinema filmlerine adil olmayan şekillerde imkân sağlıyoruz. Her açısıyla özgür bir sinema ortamına ihtiyaç duyuluyor. Üretiminden, sunumuna dek erbapları tarafından icra edilen özgür, sınırsız, ilkeli ve dinamik bir sinema yaşamı hedeflenmelidir” dedi.

İLERLEYEN ZAMANLARDA SİNEMA/TİYATRO DÜNYASINI NELER BEKLİYOR?

Kemal Aydoğan

“Büyük balıkların daha da semirdiği, küçüklerin ise yok olmaya mahkûm kalacağı bir süreç bizi bekliyor” diyen Şenay Aydemir, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye’deki siyasal iktidarın kültür sanat alanına düşmanca yaklaşımı, giderek bir yıkıma dönüşen ekonomik kriz, dünya ekonomisinde beklenen daralmayı üst üste koyunca çok umutlu olduğumu söyleyemem açıkçası. Büyük balıkların daha da semirdiği, küçüklerin ise yok olmaya mahkûm kalacağı bir süreç bizi bekliyor. Bu alanı bu kadar piyasaya teslim ederseniz, piyasa ekonomisinin sonuçları çıkar ortaya, Dünyanın en zengin 40 insanının toplam serveti en yoksul yüzde 40’tan daha fazla örneğin. Kültür sanatta da bu böyle. Türkiye’de bu alanda içerik üreten en zengin 40 insanın varlığını kalanlarından kat kat daha fazladır muhtemelen. Önce bunu düzeltmek gerekiyor. Kalan her şey artık tali kanımca.”

Kemal Aydoğan, “Tiyatroyu bekleyen şey, bu sayının gittikçe azalması. Özel tiyatrolar açısından sürdürülemez olması… Tiyatronun ticarileşmesi ve eğlencenin sanatın yerine geçiyor olması, sanatçıların esnaflaşıp, ticarileşmesi ve tiyatro sanatının ölmesi. Bizi bekleyenler bunlar…” dedi.

Ebru Nihan Celkan da, Bunu bilen birileri varsa onları dinlemeyi çok arzu ederim. İleriyi tahmin etmek için bugünün verisine ihtiyacımız var lakin bugünün verileri eksik ve anlamlı bir bütün oluşturmaktan uzak. Enflasyon rakamının bile birden fazla ve oldukça farklı açıklandığı bir coğrafyada ticaret erbabı insanların önünü görmekte yolunu bulmakta zorlandığı bir zamanda sinema/tiyatro ne olur bilmek çok zor. Sadece kendi irademe dair bir öngörüde bulanabiliyorum. Devam etmek için yol aramaya, üretmeye arzum var. Benimle benzer duyguları ve iradeyi paylaşan insanlar olduğunu da biliyorum” dedi.

Mehmet Birkiye

Nitelikli filmler olduğu sürece Türkiye’de de nitelikli sinemalarda salonların dolmaya devam edeceğini belirten Deniz Yavuz, “En başa dönecek olursak, pandemi sonrası dünya sinemanın ortadan kalkmayacağını ispatladı. Yeni yerel ve uluslararası dijital platformlara rağmen bu kanıtlandı. Bugün bu platformlar yeni ürünlerini sinemalarda pazarlarken eski filmlerini de tekrar tekrar beyazcamda pazarlamaya devam ediyor. Kaçınılmaz olarak bu yol televizyon ve dijital platformların beraber yürüyeceği bir yol. Sinema ise kendisine ait ayrı yolda ilerlemeye devam edecek. Nitelikli filmler olduğu sürece Türkiye’de de nitelikli sinemalarda salonlar dolmaya devam edecektir. Bugünün dinamiğini yakalayamayan pazarlar ise gelecekte iyice küçülecektir” diye konuştu.

Mehmet Birkiye ise, “Ne yapılacağına dair her zamanki gibi birçok fikir ortaya atılacak ama eylem bir türlü gerçekleşmeyecek, yaranın kendi kendine iyileşmesi beklenecek. Türkiye tiyatrosunda buna birkaç defa şahit oldum” ifadelerini kullandı.

Kaynak: https://www.gazeteduvar.com.tr/turkiyede-yeni-bir-kultur-sanat-politikasi-mumkun-mu-haber-1569942

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • Koç
  • Boğa
  • İkizler
  • Yengeç
  • Aslan
  • Başak
  • Terazi
  • Akrep
  • Yay
  • Oğlak
  • Kova
  • Balık
KOÇ BURCU YORUMU

Bugün enerjin yüksek, cesur adımlar atmaya hazır hissediyorsun. İlişkilerde bir tazelik arıyor, samimi iletişimlerle yakınlık kurma isteği içindesin. Hayatında yeni başlangıçlar için kendini hazır hissettiğin bu dönemde, içsel gücünü kullanarak kararlılıkla ilerleyebilirsin. Aceleci davranmak yerine, adımlarını dikkatlice atman faydalı olacak. İçsel motivasyonun, seni hedeflerine bir adım daha yaklaştıracak. Yaşamsal seçimlerde sezgine güven, içsel sesini dinlemek, doğru yolda ilerlemeni sağlayacak. Günün sonunda, başardıklarınla kendini zenginleşmiş hissedeceksin. Kendine karşı anlayışlı olmayı unutma; zaman zaman dinlenmeye de ihtiyaç duyabilirsin.

BOĞA BURCU YORUMU

Bugün içsel huzuru bulma arayışında olacaksın. Kendine dönme ve derin düşüncelere dalma ihtiyacı hissedebilirsin. Bu, ruhsal olarak yenilenmene yardımcı olabilir. İlişkilerde iletişimde dikkatli olmalı, özellikle sevdiğin kişilerle ortaya çıkabilecek ufak pürüzleri aşmak için sabır göstermelisin. Duygusal açıdan hassas bir dönemdesin, hislerini ifade etmen, olan biteni anlaman açısından önemli. Maddi konularda beklenmedik fırsatlar karşına çıkabilir, bu fırsatları iyi değerlendirmek için açık fikirli olman faydalı olacak. Kendine güven duymak ve arzularını gerçekleştirmek için adım atma cesaretini bulabilirsin. Doğa yürüyüşleri ya da bir sanat etkinliği, zihnini tazelemek için harika bir seçenek.

İKİZLER BURCU YORUMU

Bugün zihnindeki karmaşa yerini yaratıcı fikirlere bırakabilir. Sosyal çevrendeki ilişkilerin sıradışı bir neşeyle dolup taşabilir. Hayatında yeni bağlantılar kurmak için mükemmel bir zaman. İletişim becerilerin öne çıkacak, bu da seni rahatsız eden bazı meseleleri çözmene yardımcı olabilir.Özellikle sanatsal ve yazılı ifade alanlarında kendini çok daha özgür hissedebilirsin. Bazen kendi iç dünyana dalmak ilginç olsa da, dışarıda seni bekleyen fırsatları kaçırmamaya dikkat etmelisin. Çift yönlülüğün bu dönemde sana esneklik kazandıracak. Duygularınla mantığın arasında bir denge kurabilirsen, her şey çok daha yolunda gidecek.Yeni bilgiler edinmek ve öğrenmek için mükemmel bir zaman. Bu dönemde bilmediğin konulara yönelmek sana keyif verebilir. Yakın arkadaşlarınla birlikte vakit geçirmek, senin için ilham verici bir serüvene dönüşebilir. İçsel huzurunu bulmak için bolca iletişim kurmaya özen göster. Kendini ifade etmekten çekinme; bu, ruhsal gelişimin için faydalı olacak.

YENGEÇ BURCU YORUMU

Duygusal derinliklerinle yüzleşme zamanı. Kalbinin sesini dinleyerek, içsel huzurunu sağlamak için ihtiyaç duyduğun alanları belirlemelisin. Sevdiklerinle olan bağlantını güçlendirecek samimi anlar yaşayacaksın. Aile ilişkilerine odaklanmak, bazı gizli duyguları açığa çıkarabilir; sabır ve anlayışla yaklaşmalısın. İş yaşamında ise dengeyi sağlamak için işbirlikleri önem kazanacak. Duygusal zekânı kullanarak sorunları kolaylıkla aşabileceğin bir dönemdesin. İçgüdülerine güven ve kararlılıkla ilerle, hayat sana sürprizlerle dolu kapılar açabilir. Kendinle barışık olmak, sosyal ilişkilerindeki derinliği artıracak. Kendini ifade ederken samimi olmayı unutma, sıradan görünen bir gün bile unutulmaz anılar yaratabilir.

ASLAN BURCU YORUMU

Bugün kendini sahnede, tüm ışıkların üzerinde hissetmek isteyeceksin. Yaratıcılığının doruklarına ulaşabilir, ilham verici projelerde yer alabilirsin. Sosyal etkileşimlerde cesur ve cömert tavrınla dikkat çekeceksin. Çevrendekiler sana hayran kalacak; bu durum özgüvenini artıracak. Ancak zaman zaman gururun, doğru kararlar almanı engelleyebilir. Özel ilişkilerde tutkulardan kaçınmak gerekirken, ani çıkışlar veya kıskançlık durumları yaşayabilirsin. Duygularını ifade ederken dikkatli ol, zira bazı kelimeler geri dönebilir. Sağlık açısından, enerjinin yüksek olması seni daha hareketli, spor yapmaya teşvik edebilir, bu fırsatı iyi değerlendirmelisin. Aşk yaşamında, partnerinle keyifli anlar geçirebilir, iletişimde derinleşmek için güzel fırsatlar bulabilirsin. Orijinal fikirlerin bir başkasını etkileme potansiyeli taşıyor, bu unutma!

BAŞAK BURCU YORUMU

Bugün, duygusal olarak oldukça yoğun bir gün geçirebilirsin. İletişim kurarken dikkatli olmalı, söylediklerin ve eylemlerinin geri dönüşlerini düşünmelisin. İş yerindeki projelerine odaklanmak isteyecek, detaylar üzerinde titizlikle çalışacaksın. Ancak, başkalarıyla olan etkileşimlerinde sabırlı olmalısın; eleştirilerin, istemeden de olsa can acıtabilir. Kendine zaman ayırmak, ruhsal sağlığını beslemek için önem kazanıyor. Yaratıcılığını kanıtlayacak fırsatlar söz konusu, bu nedenle ilhamını özgür bırak. Bu süreçte sevdiğin insanlarla güçlü bağlar kurma imkanı doğacak, duygusal paylaşımlarının derinleşmesi mümkün. Unutma, her dengeyi bulmak zaman alabilir, acele etme. Kendi iç huzurunu sağlamak için bazı şeylerde fedakarlık yapman gerekebilir, ama sonuçları buna değer.

TERAZİ BURCU YORUMU

Aşk ve ilişkilerde denge arayışın ön planda. Partnerinle olan iletişiminde hassas ve anlayışlı olmalısın; gözlem yeteneğini kullanarak, karşındakinin ihtiyaçlarını ama aynı zamanda kendi duygularını da ihmal etmemelisin. Sosyal yaşamında bazı yenilikler peşinde koşmak seni heyecanlandırabilir; yeni insanlarla tanışmak, fikir alışverişi yapmak için uygun bir zaman. Ancak, her durumu mantıklı bir çerçevede değerlendirmek, ani tepkiler vermekten kaçınmak faydalı olacak. İş veya kariyer alanında sabırlı olmanı gerektiren durumlarla karşılaşabilirsin; işleri aceleye getirmeden, detaylara odaklanarak ilerlemen önemli. Unutma, karmaşık durumların çözümü, çoğu zaman ince bir dengeyi bulabilmekte gizli. Kendi sağlığına dikkat etmeyi sakın ihmal etme, ruhsal ve fiziksel dengen için küçük ama etkili adımlar atmak büyük fark yaratabilir.

AKREP BURCU YORUMU

Bugün derin duygular ve duygusal bağlar ön planda. İçsel dünyana yönelerek geçmişle yüzleşmek, şu anki ilişkilerini derinlemesine sorgulamak isteyebilirsin. İletişimde ani değişiklikler yaşanabilir; düşüncelerini açıkça ifade etmek, net olmayan konuları aydınlatmak için önemli bir fırsat sunuyor. Herhangi bir anlaşmazlığa karşı sabırlı olman faydalı olacak. Sıradışı bir yaratıcılıkla parlayabilir, sanatsal bir projeye yönelmek isteyebilirsin. Sırların, güç dinamiklerin ve bağımlılıkların üzerinde çalışmak için de uygun bir zaman. Kendini güvenli hissetmek, ruhsal derinliğine ulaşmak için gerekli adımları atmayı seçebilirsin.

YAY BURCU YORUMU

Bugün, macera ve keşif arzusunun ön planda olduğu bir gün. Farklı fikirlere ve yeni deneyimlere açık olman, yaşamına taze bir enerji katabilir. Sınırlarını zorlamaktan korkma; bilinmeyenin ortaya koyacağı fırsatları kucakla. İletişimde ise cesur ve içten olmaktan çekinme. Sosyal çevrende kendini ifade etme biçimin, insanlarla olan bağlarını güçlendirebilir. İleriye dönük hedeflerinle ilgili düşüncelerini netleştirmek için uygun bir zaman. Görüşmelerde yapıcı yaklaşımın, hem iş hem de kişisel ilişkilerde olumlu sonuçlar doğurabilir. Bugün için plan yaparken programına esneklik katmayı unutma; sürprizler hazırda olabilir. İyimser bakış açın, zorlukları aşmanda sana yardım edecek. Şimdi, içindeki özgür ruhu serbest bırak ve hayatının tadını çıkar.

OĞLAK BURCU YORUMU

Disiplinin ve kararlılığının ön planda olacağı bir gün. Hayatta ulaşmak istediğin hedefler için gerekli olan adımlar konusunda net olmalısın. İçsel sesine güven, zira sezgilerin seninle birlikte ilerliyor. İş veya projelerde yaşanabilecek zorluklara karşı sakin kalmayı başarabilirsin; bu sayede başkalarına da ilham vereceksin. Aile ve arkadaşlarınla olan ilişkilerde daha fazla empati gösterme fırsatı bulabilirsin. Onların duygusal ihtiyaçlarını önemsemen, bağlarını güçlendirecek. Kendine ayıracağın zamanlar, ruh dengen için kritik önem taşıyor; bu yüzden biraz mola vermeyi ihmal etme. Yalnız kaldığında düşüncelerini toparlama ve geleceğe dair planlarını gözden geçirme şansı bulabilirsin. Maddi konularda kontrolü elden bırakma; harcamalarını gözden geçirip, bütçeni dengelemek önemli. Önemli bir adım atmak için cesaretlenebilirsin, ama acele etmemekte fayda var; sabırlı ol.

KOVA BURCU YORUMU

Bugün, içsel huzur ve yaratıcı enerji arasında bir denge kurma isteğiyle dolu olacaksın. Sosyal ilişkilerde samimiyet önemli hale gelirken, yakın arkadaşlarınla derin sohbetler yapma fırsatı bulabilirsin. Sıradan gündelik işlerin dışında yenilik arayışına girebilir, alışılmışın dışına çıkarak özgün fikirler geliştirebilirsin. Bu süreç, seni hem zihinsel olarak tazeleyecek hem de içsel motivasyonunu artıracak. Ancak, yine de çevrendeki insanların beklentilerine dikkat etmekte fayda var; bazı durumlarda bağımsızlığını korumak isteyebilirsin. Olumlu düşüncelerin ve umut dolu tavırların, sana yeni kapılar açacak fırsatlar sunabilir. Bu dönem, özgürlük duygusunun önemini daha iyi kavrayacağın bir zaman dilimi. Geleceğinle ilgili planlar yaparken, iç sesine kulak vermeyi unutma; çünkü içindeki yaratıcı potansiyel seni yönlendirebilir.

BALIK BURCU YORUMU

Duygusal derinliklerinize yolculuğa çıkmaya hazır olun. İçsel sezgileriniz ön planda, bu nedenle hislerinizi takip etmekten çekinmeyin. Sanatsal yeteneklerinizin parlayacağı, yaratıcılığınızın sınırlarını zorlayacağı bir dönemdesiniz. İlişkilerde, karşı tarafın duygularını anlamak için daha fazla çaba göstermek faydalı olacak. Belirsizliklere karşı açık olmalısınız; hayat size yeni fırsatlar sunabilir. Kendi sınırlarınızı belirleyip, sağlığınıza daha fazla dikkat etmeye başlamanızda fayda var. Bugün sakinleşmek ve ruhunuzu dinlendirmek adına doğa ile iç içe olmayı deneyin.

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM