Tuncel Kurtiz’in Anısına: “İçinde Bir Tutam Delilik Olmayan Hayat, Eksik Bir Hayattır”(*)

Tuncel Kurtiz’in Anısına: “İçinde Bir Tutam Delilik Olmayan Hayat, Eksik Bir Hayattır”(*)

Sekiz yıl önce bugün aramızdan ayrılan Türkiye tiyatro ve sinemasının unutulmaz ismi Tuncel Kurtiz’i, dergimiz yazarı Temel Demirer’in yazısıyla anıyoruz…

*****

Ataol Behramoğlu’nun, “… insan olmak/ çoğalabilmektir başkalarıyla/ İnsansın, birinin canı yanıyorken/ senin de canın yanıyorsa” dizelerini anımsatan bir devrimci ruh, çocuksu, coşkulu, insan gibi insandı…

Gerçek şudur ki O’nun ölümüne inanmak zor, O az sonra kapımızı çalabilir…

Kolay mı? Can Yücel’in, “Bana Bir Varmış de!/ Bir Varmış Bir Yokmuş deme!/ İçime dokunuyor” şiirinin “Bir Varmış de” bölümünü gerçek kılmışlardandır Tuncel Kurtiz

Ayşe Emel Mesci’nin, “Bilge bir kişiydi. Biraz da çılgın bir adamdı. Hayatı dolu dolu yaşadı” diye betimlediği O; Yılmaz Güney’in ‘Umut’ filminde, Cabbar’ın (Yılmaz Güney’in) faytonuna atlayıp bir yandan sigara sararken bir yandan da para üzerine, varsıllık ve yoksulluk üzerine konuşan Hasan’dı…

Tunç Okan’ın ‘Otobüs’ filminde, İsveç’e kaçak işçi olarak gitmeye çalışan köylülerden biriydi… Çaresizliği, şaşkınlığı, olanaksızlığı ve yeryüzünün tüm çelişkilerini susarak anlatırdı yüzü…

Yılmaz Güney’in ‘Sürü’ filminin aşiret ağası Kürt beyi Hano’ydu…

77 yaşında hayata veda eden Tuncel Kurtiz, 1 Şubat 1936’da İzmit’in Bahçecik nahiyesinde doğdu. Bürokrat babasının görevi gereği ilkokulu sekiz farklı şehirde bitiren Kurtiz, ilk sahne deneyimini de Edremit’te bir ortaokulda okurken yaşadı.

Farklı şehirlerde devam ettiği lise hayatını Haydarpaşa Lisesi’nde sonlandırdı. İlk önce babası tarafından hukuk fakültesine yazdırılan Kurtiz, 15 gün sonra bu bölümü bıraktı ve İngiliz filolojisi bölümüne geçti, kendi ifadesiyle felsefe ve sanat tarihi bölümlerine “biraz baktı”.
İlk işi, İETT’de ışık kontrolörlüğü olan Kurtiz, İETT’de çalışan ünlülerin hikâyesinin anlatıldığı ‘İlk Durak’ belgeselinde o günleri şöyle anlatıyor: “Edebiyat Fakültesi`nde okuyordum. Yazı da yazıyordum. Orhan Hançerlioğlu, üniversitelilere part time görevler veriyordu. Gittim iş istedim. O da bana lambalara bakma görevi verdi. Bebek’ten Arnavutköy’e lambalara bakıyordum. Yanmayan lambaları Talimhane`ye bildiriyordum. Ben bu yüzden hep yukarılara bakarak dolaşırım. Benim için de güzel bir dönem olmuştur.”

Profesyonel sahne hayatına 1959’da Dormen Tiyatrosu’nda başlayan Kurtiz, tiyatro kariyerine ABD, İsveç, Danimarka, Hollanda, Almanya gibi ülkelerde devam etti.

Haldun Taner, Özdemir Asaf, Münir Özkul, Can Yücel gibi isimlerle dostluk kuran Kurtiz, aynı zamanda sahne amiri olarak görev aldı, edebiyat matineleri sahneye koydu. ‘Keşanlı Ali Destanı’, ‘Devr-i Süleyman’ gibi oyunlarda rol aldı. Ancak tiyatroda en çok ‘Şeyh Bedrettin Destanı’yla akıllarda kaldı. Tiyatroda bu oyunla en güzel eleştirilerini Viyana’da aldığını söyleyen oyuncu, Bedrettin’in hikâyesini sinemaya da taşımak istiyordu.

Kurtiz’in ilk sinema filmi ise 1964’te Orhan Günşıray’ın yönettiği ‘Şeytanın Uşakları’ydı. Sonrasında sinemadan hiç kopmayan Kurtiz, röportajlarında buna Yılmaz Güney’in vesile olduğunu söyler. Üniversiteden beri arkadaşı olan Güney, Kurtiz’e film çevirmeye devam etmesinde ısrarcı olur. 1967’ye kadar 30 filmde rol alan Kurtiz, Yılmaz Güney’in senaryosunu yazıp başrolünü oynadığı ‘Konyakçı’, ‘Krallar Kralı’ gibi filmlerde rol alır. Vedat Türkali’nin yazıp yönettiği ‘Sokakta Kan Vardı’da da yine Yılmaz Güney’le beraber kamera karşısına geçer.

1966’da Lütfi Akad’ın ‘Hudutların Kanunu’nda rol almadan önce durumunu şöyle tarif eder: “Bana asla yapabileceğimin ötesinde bir iş vermediler. Ben hep ikinci adamdım. Bir yerde tamamlıyordum bir şeyi. Bir türlü uçmama fırsat gelmedi aslında. Uçmak istiyorum, uçamıyorum. O rol gelmiyor bir kere. Hep arada duruyorum.”

1966 yapımı ‘At, Avrat, Silah’ta ilk kez Yılmaz Güney tarafından yönetilen Kurtiz, efsane sinemacıyla beraber 1970’te ‘Umut’u çeker ve Türkiye sinema tarihinin köşetaşlarından biri ortaya çıkar.

Kurtiz, 2008’de Pınar Aydın’a filmin olaylı çekim hikâyesini anlatır: “Yılmaz bana ‘Umut’u yapıyoruz gel’ dedi. Yedek subayım o zaman. ‘Umut’u çekebilmek için çok samimi bir doktor arkadaşım, sen zaten delisin diyerek bana rapor aldı. 15 gün yattım ve 15 gün boyunca beni tedavi etti. Filmi bitirdik ve tayinimi Kuştepe’ye yaptılar. Terhis olduğumda filmi de bitirdik. Umut, babasının hikâyesiydi. Babası evlerinin temellerine kadar kazmış define arıyor.”

Yurtdışına çıkması yasaklanan film, ‘Çiçek’ Arif ve Tuncel Kurtiz tarafından bavulla Fransa’ya götürülür, Cannes’da gösterilip büyük ilgi görür. Kurtiz “İyi ki gitmişim. Çünkü ben gitmeseydim film gösterilemeyecekti. Bobinler karmakarışık sarılıp bavula konulmuştu. Filmi bilen tek insan bendim orada. Doğru sıralamayı yapana kadar canımız çıktı. Ama yetiştirdik filmi. Yılmaz, o sırada filmi kaçırmaktan içeri alındı. Ben dönmedim, nereye dönüyorsun. Ne diyeceğim ben kaçırmadım mı diyeceğim. Arif mi kaçırdı diyeceğim filmi” der.

Türkiye sinema tarihinin diğer klasiklerinden Tunç Okan filmi ‘Otobüs’, Erden Kıral imzalı ‘Kanal’ gibi filmlerde rol alır. 1978’de ise ‘Sürü’ gelir. Yılmaz Güney’in senaryosundan Zeki Ökten’in çektiği ve Berlin’de Protestan Film Jürisi ödülünü alan, SİYAD tarafından yılın filmi seçilen, Locarno’da en iyi film ödülünü kazanan filmi ‘Sürü’, Tuncel Kurtiz’in kariyerinde de önemli bir yere oturur. ‘Sürü’yü izleyen tiyatro yönetmeni Peter Brook, o sırada New York’ta olan Kurtiz’in peşine düşer. Ve ikili, 2.5 sene boyunca dünyayı dolaşır. Yine ‘Sürü’yü 1986’da İsrail’de seyreden Shimon Dotan, Kurtiz’e ‘Kuzunun Gülümseyişi’ filminde rol teklif eder. Kurtiz, hiç bilmediği bir dil olan Arapça oynadığı bu rolle Berlin Film Festivali’nden erkek oyuncu ödülü kazanır. Erden Kıral’ın 28 yıl sonra Türkiye’de gösterim izni alabilen ve senaryosu da Orhan Kemal’in hikâyesinden Tuncel Kurtiz tarafından uyarlanan ‘Bereketli Topraklar Üzerinde’si, Yılmaz Güney’in son filmi ‘Duvar’, oyuncunun filmografisindeki diğer klasiklerden bazıları.

Senaryosunu yazıp yönettiği ve oynadığı ‘Gül Hasan’la En İyi Senaryo Altın Portakalı’nı da ödülleri arasına katar. Kurtiz, Türkiye sinemasında üretimin yavaşladığı 90’larda da çalışmayı sürdürür. Tunca Yönder’in ‘Ağrı’ya Dönüş’ü, Reis Çelik’in ‘Işıklar Sönmesin’i, Derviş Zaim filmi ‘Tabutta Rövaşata’ ve Barış Pirhasan filmi ‘Usta Beni Öldürsene’de oynar. Fatih Akın’ın ‘Yaşamın Kıyısı’nda filmiyle övgüler almaya devam eder.

Son yıllarında ‘Ezel’deki Ramiz karakteri ve ‘Muhteşem Yüzyıl’daki Ebu Suud karakterleriyle televizyon izleyicisi tarafından da tanındı. Televizyonlar için programlar yaptı. 2011’de de Altın Portakal’da Yaşam Boyu Başarı Ödülü aldı.

Kurtiz, yaşamının son yıllarında TV programcılığına da girişecekti. 2010 yaz döneminde Edremit’in Çamlıbel kasabasında işlettiği Zeytinbağı adlı butik otelde dostlarını ağırlayarak ‘Tuncel Kurtiz ve Dostları’ adlı bir program yapmıştı. Kurtiz, aynı yıl BBC’nin Hayat (Life) belgeselini seslendirdi.

“Tuncel Kurtiz’in az bilinen bir de İsveç serüveni var… 12 Mart 1971 darbesinden sonra geldiği İsveç’te kimi siyasi sığınmacılar gibi günlük, bireysel sorunların tutsağı olmadı. Sonu çürümeye, yozlaşmaya varan yalıtılmış bir yaşamı seçmedi.”[2]

Ayrıca Gezi Parkı’nda başlayan Haziran İsyanı’nı da destekleyen Kurtiz’in oynadığı bazı tiyatro oyunları şunlardı: ‘Şahane Züğürtler’ (Dormen Tiyatrosu-1962), ‘Çok Tuhaf Soruşturma’ (Ferhan Şensoy-Orta Oyuncular-1998), ‘Yolcu’ (Nâzım Hikmet-Genar Tiyatrosu-1967) ‘Keşanlı Ali Destanı’ (Haldun Taner-Berlin Schaubühne Tiyatrosu-1984), ‘Mahabaratta’ (Hint Destanı-Peter Brook-1985).

Rol aldığı bazı sinema filmlerini bir kez daha sıralayacak olursak: ‘At Avrat Silah’ (1966), ‘Umut’ (1970), ‘Sürü’ (1978), ‘Silahların Kanunu’ (1966), ‘Kıran Kırana’ (1966), ‘Krallar Ölmez’ (1967) ‘Hudutların Kanunu’ (1966), ‘Çirkin Kral’ (1966), ‘Otobüs’ (1974), ‘Zeit der Rache’ (1990), ‘Täcknamn Coq Rouge’ (1989), ‘Yaşamın Kıyısında’ (2007).

Erden Kıral“Çok yönlü bir insandı. Sadece sinema değil, tiyatro, şiir ve edebiyatla da çok yakınen ilgilenirdi. Klişe bir laf vardır ya; ‘Yeri kolay kolay doldurulmaz’, işte öyle biriydi; Reis Çelik’in, “Tuncel Abi için bir şey söylemek ne ki, yetmez, milyon şey söylemek gerek”; Sungu Çapan’ın, “Sahnede ya da kamera karşısında olsun her zaman oyunculuğun kitabını yazmış, hak ettiği ilgiyi ancak son yıllarında çekildiği Kaz Dağları’nda bulabilmiş büyük bir aktör,” diye betimledikleri “Onun oynadığı bir sahne muhakkak bir farklılık kazanırdı. Sadece perdede ya da sahnede değil, hayatta da Kurtiz’in varlığı bulunduğu ortamı değiştirir, canlandırırdı. O sanki dünyanın bütün pozitif enerjisini yansıtan biriydi.” [3] der Kurtiz için.

Gelin isterseniz Mehmet Açar’ın ‘Büyük Oyuncu, Gerçek Sanatçı’ yazısından bir bölümü okuyalım:

“Şimdi düşünüyorum da Tuncel Kurtiz’le olmak her zaman unutulmaz deneyimlere hazır olmak anlamına geliyordu. Gezici Festival’le birlikte Türkiye’nin birçok şehrine gider, orada gençlerle, insanlarla çabucak kaynaşırdı. Açılış törenlerinde herkes Tuncel Kurtiz’in sahneye çıkacağı anı dört gözle beklerdi. Sohbetine doyum olmaz, sahneye çıktığında ise tek kelimeyle hipnotize edici olurdu. 50’li yılların sonundan 60’ların sonlarına dek Dormen Tiyatrosu, Kent Oyuncuları ve Genar Tiyatrosu’nda sahneye çıkan Kurtiz, ünlü tiyatro kuramcısı ve yönetmen Bertolt Brecht’in koyduğu ayrımla hem dramatik hem de epik oyunculuktan örnekler vermiş, politik tiyatro hareketi içinde yer almıştı. Son yıllarda sinemaya ağırlık verse de, tiyatrodan vazgeçemiyordu. Özellikle Gezici Festival’in Anadolu’nun çeşitli açılış törenlerinde Sema Moritz ile birlikte sergilediği sahne performansları gerçekten etkileyiciydi.”

Muhsin Ertuğrul Sahnesi’ndeki anma töreninde, “Çapulcular seni unutmayacak” sloganları eşliğinde yolcu edilen Tuncel Kurtiz, “Son nefesime kadar “komünistim” diyen, her fırsatta barıştan söz eden, Emek Sineması’nın yıkılmasından üçüncü köprü katliamına yaşamı savunan her yerde bulunan, Gezi’nin en genç direnişçisiydi” Çağdaş Günerbüyük’in ifadesiyle…

Kolay mı? O’nun hakkında “Tuncel Ağabey sadece siyasi duruşuyla değil, varoluşuyla devrimciydi, içinde yanan ateş nedeniyle devrimciydi, o sonu gelmez araştırma dürtüsüyle devrimciydi”[4] diye ekler Ayşe Emel Mesci de…

Gezi’de başlayan Haziran İsyanı’na destek veren Tuncel Kurtiz, gençlere seslendiği bir konuşmasında, “Apolitik diye bilinen gençlerimizin demokratik haklarına sahip çıkmak için verdikleri mücadeleyi yürekten destekliyorum. Onların üzerindeki ölü toprağının kalkması ile artık bir şeylerin daha güzel olacağı umudunu taşıyorum. Diren Gezi Parkı diren. Çok güzelsiniz, çok güzelsiniz çocuklar” diye haykırırken; yine bir röportajında, “Siz nasıl hatırlanmak istersiniz?” sorusuna şu yanıtı vermişti: “Hiç umrumda değil, ne derlerse desinler… Bakın en çabuk Türkiye’de gömerler ölüyü. Ben ölüme inanmıyorum. Belki bahar ülkesine açılan kapıdır ölüm. Hepimiz bu kapıdan geçeceğiz. Nedir ki bu dünya? Daha bunu yanıtlayamıyoruz ki, ölümün yok oluş olduğunu nereden bileceğiz? Şamanların yaptığı gibi ölünce mezarıma iki şişe şarap, sevdiğim filmlerimi ve bitiremediğim kitaplarımı koysunlar. O yolculukta onları bitireyim.”

Şimdi burada bir parantez açıp, vurgulamalı: Onu ‘Ezel’deki “Ramiz Dayı”, ‘Muhteşem Yüzyıl’daki “Ebu Suud” karakterleriyle “özdeşleştirme”ye kalkışanlara gelince; söylenmesi gereken ilk şey “Saçmalamayın” olmalıdır!
Bu konuda Aziz Şah“Ölçek küçüldükçe anlamlar da küçülür, yok olur. ‘Ramiz Dayı öldü’ dediler. Tuncel Kurtiz’e yapılabilecek en büyük hakaret ona ‘Ramiz Dayı’ demektir. Sizin ‘Ramiz Dayı’ diye bildiğiniz, Türk dizi sektörünün çiğneyip tükürdüğü bir karakterdir. İçinde Tuncel Kurtiz olmasaydı satmayacak bir ‘kabadayı’ karakteri. Tuncel Kurtiz’in dediği gibi, ‘Bu sempatiler çok çabuk unutulur, bel kemiğimiz yok çünkü. Yeni bir dizi gelir, o kaybolur, öteki başlar. Ama sinema, kitap kalır.’
Bazı karakterler vardır hayatta, insana ölümsüzmüş gibi gelir. Hiç ölmeyecekmiş gibi. Tuncel Kurtiz’in ölümü de öyle işte. Bu güne kadar röportajlarıyla en çok karşılaştığım sanatçı belki. O da komünist olduğu içindir. ‘500 senedir kapitalizmle dünyanın nereye geldiği ortada. Bir milyar insan açlıktan ölüyor. Yalnız Irak’ta bir milyondan fazla insan öldürüldü. Devlet anamızın sütü hep bir tarafa akıyor’ dediği içindir. Yılmaz Güney’den yadigâr kaldığı içindir,” [5] derken; Şiar Rişvanoğlu da ekler:

“Şimdilerde herkes, özellikle burjuva basını, medyası, hatta hayatını karşısında mücadele etmeye adadığı burjuva siyasi şahsiyetleri (bakınız Ömer Çelik) bile onun ne büyük bir oyuncu olduğundan bahsediyor, özellikle de son dönemlerde bilinen ‘Ramiz Dayı’ karakterine gönderme yaparak övgüler düzüyor. Hayatın ironisi işte, bütün ömrünü kapitalizmi yıkmaya adamış, adıyla sanıyla ‘komünist’ Nâzım’a yapılanlar, -mezarı başında işadamlarının anma yapması, şiirlerinin Erdoğan’dan MHP’li vekillere kadar bir sürü düzen tetikçisi tarafından okunuyor olması gibi- şimdi de Tuncel Kurtiz’e yapılmaya çalışılıyor.

Ama ne yaparlarsa yapsınlar, o bütün bunlara cevabını neyse ki yaşarken hem de dolu dolu vermişti. Kurtiz yıllar önce, bir söyleşide aynen şöyle demişti: ‘Komünistim evet. İnsanlık için komünizmden başka yol var mı?’ O önce Nâzım’ın, sonra Yılmaz Güney’in yol arkadaşıydı, yoldaşıydı. Adı ‘komünizm’ olur, aradaki terminolojik farkla da birlikte ‘sosyalizm’ olur, ‘başka bir dünya’ olur, her ne ise savaşsız, sömürüsüz, özgür bir dünya için yaşadı, oynadı, söyledi. Siyasi kimliği ve tercihlerinin bedelini de sürgünle, baskıyla, çileyle bir bir ödedi.

Öyle etkileyici bir kimlikti ki, Hürriyet gibi bir düzen gazetesi bile şu sembolik sözlerini (bir fotoğrafla birlikte) vermek zorunda kaldı: ‘Gündelik hayatta halk otobüsü kullanıyorum. Bu da benim ‘Maserati’m, ama halkımla birlikte kullanıyorum.’ Anlayana bir dünya! Onu ısrarla TV karakterleriyle anmak isteyen dönsün ve Tekel işçilerine gönderdiği mesajları, Gezi İsyancılarına, cezaevindeki devrimcilere, Cumartesi Anneleri’ne, Kürt kadınlarına, Grup Yorum üyelerine gösterdiği dayanışmayı uzun uzun gözden geçirsin. O zaman Kurtiz’in ölümüne üzülmeleri (zaten üzülmüyorlar da!) değil, ‘sevinmeleri’ gerektiğini anlayacaklar. Çünkü o bir sanatçı olarak, çok sevdiği Marx’ın deyişiyle ‘kapitalizmin mezar kazıcılarından’dı. Tıpkı Umut filminde, ‘Hasan’ olarak, Arabacı Cabbar’la (Yılmaz Güney) Ceyhan nehrinin kıyısında yaptıkları o muhteşem kazı sahnelerindeki gibi! 

Mezun olamadığı ama çok çok iyi öğrendiği felsefeyi, filolojiyi, psikolojiyi, sanat tarihini ve hukuku hayatı boyunca işçi sınıfı için, emekçiler için, ezilen halklar için, bilcümle direnen ve isyan edenler için eşsiz bir estetikle kullanmıştır. Son nefesine kadar! ‘Sonsuza dek’, işçi sınıfının sanatçısı, hayat oyununun güzel ‘usta’sı, büyük aktör, halk adamı, her fırsatta gururla söylediği gibi: ‘komünist’!” [6]

Özetin özeti: “Sevdalıydı… Sevdalımızdı yani bizim… Ve bir kez daha, sevdalımız komünistti bizim… Tuncel Kurtiz, güçlüydü, kuvvetliydi, kavga etti mi ederdi, dövdü mü döverdi… Gümbür gümbür sesiyle sahneyi de mahalleyi de inletirdi. Müziğin her dalını seviyordu”[7]

Üniversitede hukuk fakültesi, filoloji, felsefe, psikoloji ve sanat tarihi bölümlerinde okur. Okuduğu okulların hiçbirinden mezun olmaz. Sevdiği bir iki hocanın dersleri hariç, çoğu zaman okula bile gitmez, elinde kitap dolu bir bavulla dolaşır, daha çok kantinde otururdu. Bavulunda ise James Joyce, Faulkner, Sait Faik, Cahit Sıtkı, Orhan Veli, James Hilton, Rabindranath Tagore’un kitapları olurdu…

Can Yücel’in dediği gibi “Onların uşakları, bizim dostlarımız var”. Parası olmadığı zaman böyle der. Parası olduğu zaman da cüzdanı yoktur; ne bankada bir hesabı, ne de başka bir şey. Kazandığı parayı ya mutfakta bir kavanoza ya da arabasının bagajında bir kese kâğıdına koyardı.

“Ölümü gömdüm, geliyorum Bir sonbahar günüydü, geliyorum Güneşler buz gibiydi, geliyorum Ve bütün kötülükler Ölümün armaları gibiydi. Size anlatırım, geliyorum.”

Bir ölüm sahnesinde okumuştu bu dizeleri O…

Edip Cansever’in şiirinde geçtiği gibi oldu bir sonbahar günü henüz daha akşam olmamışken geldi haberi: “Sinemacı Tuncel Kurtiz hayatını kaybetti.”

“İnsana yakışır olduğundan hâlâ komünistim” demişti Devrim Büyükacaroğlu ile yaptığı söyleşisinde; “Başka bir çare göremiyorum ki. Kapitalizmin ve emperyalizmin dünyaya yaptığı kötülük, iğrençtir. Komünizm beklenmedik bir şekilde Rusya’da ortaya çıktı, çok geri bir toplumun atağıydı. 100 sene bile sürmeyen bir macera yaşandı. Çocuktu, bebekti daha sosyalizm… Adımını yeni attı ve her taraftan baltaladılar. Şili’de adımını attı, sarayı bombalayıp Allende’yi öldürdüler. Bizde bir adım atıldı; bir, iki, üç darbe… Hepsi de Amerika’nın oyunuyla olmuştur. Ben komünizmle dünyanın bir bahçe hâline gelebileceğine inanıyorum. İnsana yakışır bir şey olduğundan hâlâ komünistim diyorum. Marşımızda dediğimiz gibi, “Biz bu karanlık yolun sonunda doğacak güneşi görüyoruz” çünkü…” derken bu sözler O’nun manifestosuydu sanki…

Hasılı denilebilir ki, “Bunca donanıma/ birikime ve emeğe, toplumdan devşirdiği bunca sevgiye karşın, ‘Herkes kendisi kadardır’ diyebilen bir ölümlü, yaşamdan başka ne beklesin ki… O boşa geçmemiş yaşama imza attı…” [8]

TEMEL DEMİRER

Kaynakça:

[*] Paulo Coelho.
[2] Ali Haydar Nergis, “Tuncel Kurtiz’in İsveç Serüveni…”, Cumhuriyet, 6 Ekim 2013, s.9.
[3] Cüneyt Cebenoyan, “Türkiye Tuncel Kurtiz’i Sevenler Kadardır”, Birgün, 30 Kasım 2013, s.13.
[4] Ayşe Emel Mesci, “Külün Altındaki Ateşi Arayan Adam”, Cumhuriyet, 7 Ekim 2013, s.15.
[5] Aziz Şah, “Yılmaz Güney Sinemasının Son Anti-Kahramanı: Tuncel Kurtiz”, Gerçek, 29 Eylül 2013… http://gercekgazetesi.net/kultur-sanat/yilmaz-guney-sinemasinin-son-anti-kahramani-tuncel-kurtiz
[6] Şiar Rişvanoğlu, “Hasta Siempre, İşçi Sınıfının Sanatçısı, Hayatın ‘Usta’sı!”, Gerçek, 28 Eylül 2013… http://gercekgazetesi.net/siar-risvanoglu/hasta-siempre-isci-sinifinin-sanatcisi-hayatin-ustasi
[7] Evin İlyasoğlu, “Özgürlüğün Simgesiydi”, Cumhuriyet, 2 Ekim 2013, s.17.
[8] Ayşegül Yüksel, “Gökyüzünde Parlasınlar”, Cumhuriyet, 1 Ekim 2013, s.14.

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • Koç
  • Boğa
  • İkizler
  • Yengeç
  • Aslan
  • Başak
  • Terazi
  • Akrep
  • Yay
  • Oğlak
  • Kova
  • Balık
KOÇ BURCU YORUMU

Bugün, cesaretin ve girişimciliğin en ön planda olacak. Fikirlerin ve projelerinle çevrendekilere ilham verebilirsin. Enerjisini pozitif bir şekilde yönlendirmeyi başarabilirsen, karşına çıkan fırsatları değerlendirme şansını elde edeceksin. İletişim becerilerin yüksek, bu sayede insanlarla kolaylıkla bağlantı kurabilirsin. Ancak aceleci davranmamaya dikkat et; bazen en iyi sonuç, biraz düşünmekle gelir. İş hayatında yapıcı yaklaşımlar sergilemek, ekip arkadaşlarınla olan ilişkilerini kuvvetlendirebilir. Özel yaşamında da, sevdiğin kişinin destek verici enerjisinden faydalanarak karşılıklı paylaşımlarınızı derinleştirme zamanı. Aşk konusunda tutkulu bir gün seni bekliyor; duygularını açıkça ifade etmekten çekinme. Unutma, bu hislerini paylaşmak, ilişkinizdeki bağı daha da güçlendirebilir. Kendini iyi hissedeceğin, yaratıcı projelere yönelmek için harika bir gün. Yılgınlığa kapılma, kararlılıkla ilerle.

BOĞA BURCU YORUMU

Bugün, duygusal ve maddi açıdan güçlü destekler alabileceğin bir dönemdesin. Kendi içsel huzurunu bulma yolunda attığın adımlar, çevrendeki insanlar üzerinde de olumlu bir etki yaratacak. Finansal durumunu gözden geçirmen için güzel bir fırsat. Beklenmedik gelirler kapını çalabilirken, harcamalarını kontrol altında tutmakta fayda var. İlişkilerinde samimiyet ön planda; sevdiklerinle paylaşımlarını artırmak, aralarındaki bağı güçlendirebilir. Kendine zaman ayırmayı unutma; doğa yürüyüşleri, meditasyon veya yardımcı olabilecek herhangi bir aktivite ruhunu besleyecek. Bugün, aynı zamanda kariyer odaklı hedeflerine yaklaşmak için önemli adımlar atabileceğin bir zaman dilimi. Kararlılığını ve azmini göstererek iş hayatında dikkatleri üzerine çekebilirsin. Geleceğe dair umut ve güvenle dolu olabilirsin; unutma, her şey senin elinde.

İKİZLER BURCU YORUMU

Bugün zihin açıcılığı ve yaratıcılığın ön planda olduğu bir gün. Sosyal ilişkilerde canlılık hissedeceksin; yeni insanlarla tanışmak veya eski dostlarla bir araya gelmek için harika bir zaman. İletişim becerilerin, tartışmalarda ve iş birliklerinde senin lehine çalışacak. Aynı zamanda, bir süredir ertelediğin projeler veya fikirler için harekete geçme isteği hissetmen olası. Zihnin çabuk çalışan bir makine gibi işlemekte, bu enerjiyi yaratıcı faaliyetlerine yönlendirmeye çalışmalısın. Ancak dikkatli ol, fazla hızlanmak ya da dağınık düşünmek, bazı önemli detayları gözden kaçırmana yol açabilir. Kendine güven ve içindeki merak duygusuyla yeni şeyler keşfetmekten çekinme. Farklı düşünme şekilleri, hayatına yeni renkler katacak.

YENGEÇ BURCU YORUMU

Duygusal derinliklerinle yüzleşmek için harika bir gün. İçsel huzur arayışında, sevdiklerinle, özellikle aile üyelerinle olan bağlantılarını güçlendirme fırsatı bulacaksın. Empati yeteneğin bu süreçte seni öne çıkaracak. Kendini ifade etmek için yaratıcılığını kullanmak isteyebilirsin; belki bir hobi ya da sanatla ilgilenmek sana iyi gelecek. İçsel sesini dinle ve sezgilerine güven, bugün önemli kararlar alman gerekebilir. Aynı zamanda, çevrendeki insanlarla kuracağın derin iletişimler üzerinde durmak, ilişkilerini yeniden gözden geçirmeni sağlayacak. Kendi sınırlarını belirlemek ve kişisel alanına özen göstermek, ruhsal sağlığın açısından kritik. Unutma ki, duygusal iyileşme zaman alabilir ve bu süreçte kendine nazik olmalısın.

ASLAN BURCU YORUMU

Bugün enerji dolu bir ruh halindesin. Farklı bir bakış açısı geliştirmek ve yaratıcılığını serbest bırakmak için mükemmel bir fırsat. İçsel tutkun seni yönlendirecek ve çevrendekilere ilham vereceksin. Sosyal etkileşimlerde kendine güvenin artarken, liderlik özelliklerin öne çıkacak. Bu durum, hem iş hem de özel yaşamında önemli fırsatlar sunabilir.Hayatındaki insanlarla kurduğun bağlarda derinlik kazanma arzusu duyacaksın. İlişkilerde duygusal açıdan daha inatçı ve kararlı bir tutum sergilemen gerekiyor. Gerek duygusal zamanlar, gerekse işbirlikleri konusunda etkili iletişim kurduğunda, beklediğinden daha olumlu sonuçlar alabilirsin. Kendine olan güvenini artırmak adına yeni projelere adım atmayı düşünebilirsin. Ancak acele etmemeyi, her detayı dikkatlice değerlendirmeyi unutma.Bugün kendine vakit ayırmak, içsel dengenin yeniden sağlanmasına yardımcı olabilir. Genel olarak, kendini ifade etme konusunda cesur olacağın bir gün seni bekliyor. Karşılaşacağın zorluklar karşısında pes etmeyeceksin. Beni dinleyenler dikkatini sana çekecek; bu durum, yeni fırsatlar ve ilginç tanışmalar ile dolu bir gün yaşamana vesile olabilir. Kendini en iyi versiyonunla ortaya koymak için harika bir fırsat.

BAŞAK BURCU YORUMU

Bugün planlarınızı uygulamak için harika bir zaman. Zihniniz keskin ve analiz yeteneğiniz yüksek, bu nedenle karmaşık meseleleri pratik çözümlerle ele alabilirsiniz. İş yerinde dikkatli ve titiz çalışmanız, takdir toplayabilir. Detaylara olan düşkünlüğünüz, projelerinizi mükemmel bir şekilde tamamlamanıza yardımcı olacak. Sosyal ilişkilerde ise, huzuru ve dengeyi sağlamak için sorumluluklarınızı yerine getirme isteği ön planda. Bireylerin ihtiyaçlarını gözetmek, hem sizin hem de çevrenizdekilerin ruh halini olumlu yönde etkileyebilir. Kendinize zaman ayırmayı da unutmayın; içsel huzurunuzu sağlamak için bir süre yalnız kalmak veya doğaya çıkmak iyi gelebilir. Sağlığınıza dikkat etmeyi unutmayın, küçük ama etkili alışkanlıklar edinmek sizin için faydalı olacak. Kendinize karşı nazik olun ve eleştirilerde bulunurken yapıcı olmaya özen gösterin. Zihin açıcı bir gün geçirebilirsiniz.

TERAZİ BURCU YORUMU

Sosyal ilişkilerde yeni fırsatların kapısını aralıyor. Bugün, çevrendeki insanlarla daha derin bağlantılar kurma isteğinde olabilirsin. Estetik ve sanatın ön planda olduğu bu dönem, yeni projelere adım atmak için harika bir fırsat sunuyor. İletişim becerilerin ön plana çıkarken, başkalarına ilham verme potansiyelin de artıyor. Duygusal dengeye ihtiyaç duyduğun bir zaman dilimindesin; içsel huzurunu sağlayacak aktivitelere yönelmek faydalı olabilir. Kendi istek ve ihtiyaçlarını görmek, sağlıklı sınırlar koymakta önemli bir rol oynayacak. Anlayışın ve empati yeteneğinle yakın ilişkilerinde derinlik kazanabilirsin. Gözlemlerin ve sezgilerin oldukça keskin; çevrendeki dinamikleri dikkatle incelemeye çalış. Bu süreçte kalbinin sesini dinlemek, sana yol gösterecek.

AKREP BURCU YORUMU

Duygusal derinlikler, bugün seni saracak. İçsel bir sorgulama dönemindesin; geçmişle yüzleşmek ve hangi kalıplardan kurtulmak gerektiğini anlamak için mükemmel bir zaman. İlişkilerde ani duygusal tepkiler vermekten kaçınmalısın, bu hassas geçiş döneminin getirdiği yoğun duygular seni yönlendirebilir. İş hayatında dikkatli olman gereken bir dönemdesin; başkalarının niyetlerini sorgulamak, işbirliklerine zarar verebilir. Kendine güvenin, güçlü kararlara dönüşebilir. Sağlık konularında ise bedeninin sinyallerine kulak vermek, ruhsal ve fiziksel dengeni korumana yardımcı olacaktır. Bugün, yeniliklere açık ol, sürpriz fırsatlarla karşılaşabilirsin ve bu senin için tatmin edici bir deneyim yaratabilir. Kendi iç yolculuğuna daha derinlemesine dalmak için iyi bir zaman dilimi.

YAY BURCU YORUMU

Yeni deneyimlere olan tutkun, seni gün boyunca koşturup durmaya meyilli hale getirecek. İletişim yeteneklerin artacak; dostlarınla, ailenle ya da yeni tanışacağın insanlarla keyif dolu sohbetler yapabilirsin. İçindeki macera ruhu, alışılmışın dışına çıkma isteğiyle birleşince beklenmedik fırsatlar kapını çalabilir. Yaratıcılığın zirve yaparken, sanatsal yönlerine de yoğunlaşmak isteyebilirsin. Ancak, anlık heyecanlar peşinden koşarken hedeflerini de unutmamakta fayda var; biraz disiplin, başarıya giden yolda sana büyük katkı sağlayabilir. Özellikle seyahat ve öğrenme konularında cesur adımlar atmak için mükemmel bir zaman, bu dönemde elde edeceğin deneyimler uzun vadede sana fayda sağlayacak. İçsel enerjini doğru yönlendirmeyi başarabilirsen, hedeflerine ulaşmak adına büyük mesafeler kat edeceksin. Eğlenceli ve öğretici anlar seni bekliyor. Bu dönemde kendine güven, kararlılıkla hayallerin için adım atmayı ihmal etme.

OĞLAK BURCU YORUMU

Bugün, hedeflerinize daha da yaklaşmak için kararlılığınızı artıracak fırsatlarla karşılaşacaksınız. İş hayatınızdaki çabalarınızın meyvelerini almak için doğru zaman. Sorumluluklarınızı yerine getirmek konusunda son derece disiplinlisiniz ve bu, çevrenizdeki insanlar tarafından takdir ediliyor. İleri görüşlülüğünüz, uzun vadeli planlarınızı destekleyecek olumlu bir ortam yaratacak.Kişisel ilişkilerinizdeki dinamikler, bugün duygusal derinliğe doğru evrilebilir. Sevgi dolu bir iletişim, aranızdaki bağı güçlendirecek. Partnerinizle yapacağınız samimi konuşmalar, ilişkinizi besleyecek. Aynı zamanda, arkadaşlarınızla olan bağlarınızı derinleştirmenizi sağlayacak sosyal etkinlikler ve paylaşımlar, gününüzü renklendirecek.Sağlık konularına dikkat etmekte fayda var. Vücudunuzu dinlendirmeyi ve rutininizi gözden geçirmeyi ihmal etmeyin. Doğayla bağlantı kurmak ve zihninizi sakinleştirmek, size yenilikçi fikirler sunabilir. İçsel huzur ve dengeyi bulmak, gününüzü verimli bir şekilde geçirmenizde büyük rol oynayacak. Hayatın getirdiği zorluklara karşı sağlam duruşunuz, her adımda size güç katacak.

KOVA BURCU YORUMU

Bugün, derin düşünceler ve yenilik arayışları içinde olabilirsin. Farklı bakış açılarına yönelmek, seni beklenmedik keşiflere götürebilir. Sosyal çevrenle olan etkileşimlerin, ilham verici fikirlerin ortaya çıkmasına zemin hazırlayabilir. Kendini ifade ederken özgünlüğünü ön planda tutman, başkaları tarafından daha iyi anlaşılmanı sağlayacak. Maddi konularda dikkatli olman gerektiği bir dönemdesin; harcamalarını gözden geçirmek, ileride daha rahat bir nefes almanı sağlayabilir. Duygusal ilişkilerde, samimiyet arayışında olabilirsin; bağların güçlenmesi için içten bir iletişim kurmak önem taşıyor. Geleceğe dair hayallerin ve ideallerin üzerinden geçmek, senin için keyifli bir meşgale olacak. Unutma ki, zaferine giden yol, kararlılıkla döşenmiş özgüven taşlarıyla kaplıdır.

BALIK BURCU YORUMU

Duygusal derinlikler ve sezgisel gücün ön planda. İç görülerine güvenmek, yaşamsal kararlarında sana rehberlik edecek. Hayal gücün serbest kalırken, ruhsal bir yolculuğa çıkma arzusu taşıyorsun. Anlık gelişmeler, seni beklenmedik güzelliklerle karşılayabilir. İletişim kurmakta zorlanmalar yaşayabilirsin; bu yüzden düşüncelerini ifade etmeden önce içsel huzurunu bulmaya çalış. Sanatsal ifadelere duyulan ihtiyaç ön planda. Yaratıcılığını serbest bırakmak, ruhunu besleyecek. Yakın ilişkilerinde samimi ve empatik yaklaşımın, çevrendekilerle daha derin bağlar kurmana yardımcı olacak. Kendini açmak, kalbindeki duyguları dışa vurmak için cesaret göster. İhtiyaç duyduğun sevgi ve destek, seninle olan iletişimin derinliğine bağlı. Unutma, hislerin yol göstericin.

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM