Sabahattin Ali 114 yaşında

Sabahattin Ali 114 yaşında

41 yıl süren hayatında yazdığı öyküler, romanlar ve şiirlerle Türkiye’de edebiyatın en büyük kalemlerinden biri olan Sabahattin Ali, 114. doğum gününde anılıyor.

Sabahattin Ali 114 yaşında

 

Türk edebiyatının önde gelen isimlerinden, yazar ve şair Sabahattin Ali; İçimizdeki Şeytan, Kürk Mantolu Madonna, Kuyucaklı Yusuf, Değirmen gibi eserleriyle, kendisinden sonraki Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatını etkileyen bir figür hâline geldi. Daha çok öykü türünde eserler verse de romanlarıyla ön plana çıktı; romanlarında uzun tasvirlerle ele aldığı sevgi ve aşk temasını, zaman zaman siyasi tartışmalarına gönderme yapan anlatılarla zaman zaman da toplumsal aksaklıklara yönelttiği eleştirilerle destekledi. Eserleriyle Türkiye’deki edebiyat çevrelerinin takdirini toplayarak hem 20. yüzyılda hem 21. yüzyılda etkisini sürdürdü. Cinayete kurban giden Sabahattin Ali, bugün 114. doğum gününde anılıyor.

Peki Sabahattin Ali kimdir? İşte ünlü yazarın hayatı ve eserleri…

SABAHATTİN ALİ KİMDİR?

Sabahattin, 25 Şubat 1907’de, Edirne’nin Gümülcine Sancağına bağlı Eğridere’de, Hüsniye Hanım ve Ali Selahattin Bey’in oğlu olarak dünyaya geldi. Ali Bey, Eğridere’de zabit olarak çalışırken tanışmıştı Hüsniye Hanım’la, kendisinden 16 yaş küçüktü. Evlendiler. Ali Bey, dönemin entelektüel kesiminden Prens Sabahaddin ve Tevfik Fikret ile derin bir dostluk içindeydi. Hüsniye Hanım, evlendiğinde henüz 16 yaşındaydı ve ruhsal sorunlar yaşıyordu. Defalarca intihara kalkıştı. Evet, hayatta kalmayı başarmıştı; ama Sabahattin’in pek yanında olamamıştı. Çok küçük yaşta anne olmasından mütevellit onunla ilgilenememiş; diğer oğlu Tevfik’e daha yakın durmuştu. Bu durum Sabahattin’in içine kapanık bir çocukluk yaşamasına sebep olacaktı. Sabahattin arkadaşlarıyla oynamaktansa evinde kitap okumayı ya da resim yapmayı tercih ediyordu. Yine de başarılı bir öğrenci oldu.

Sabahattin Ali, eğitimine 7 yaşında İstanbul, Üsküdar’da Doğancılar mahallesinde “Füyûzâtı Osmâniye Mektebi”nde başladı. Çanakkale’ye gitmek söz konusu olduğunda eğitimine “Çanakkale İptidai Mektebi”nde devam edecekti. Ancak bu sefer de seferberlik ilan edildi ve okul öğretmensiz kaldığı için kapatıldı. Daha sonra Edremit İptidai Mektebi’nde başarılı bir öğrenci oldu. Okumaya fazlasıyla özeniyordu. Özellikle babasının arkadaşı Mehmet Şah Bey’in özel ilgisi, bu konudaki en güzel teşvikiydi. 1921’de Edremit İptidai Mektebi’nden mezun oldu ve bir yıl kalmak üzere İstanbul’a büyük dayısının yanına geldi. Ardından Balıkesir’e döndü; “Balıkesir Muallim Mektebi”ne kayıt yaptırdı.

ARKADAŞLARIYLA OKUL GAZETESİ ÇIKARDI, GÜNLÜK TUTTU…

Muallim Mektebi’nde şiir ve hikâye konularında deneyim kazandı. Kendini geliştirmek için gazete ve dergilere yazılarını göndermeye başlamıştı. Arkadaşlarıyla birlikte bir okul gazetesi çıkardı. Sessiz geçen çocukluğunun üzerine belki de sosyalleşerek kendini buluyordu. Günlük tutmaya da başlamıştı. Sanata olan ilgisini ve bağını güçlendirmek için daha çok sinema ve tiyatroya gitti. Okul müdürü bunu fark ettiğinde Sabahattin’i ailesinin yanına göndermekle tehdit etti. Çok geçmeden okul müdürünün yardımlarıyla İstanbul’a naklini aldırdı. Eğitimine devam ederken “Çağlayan ve Akbaba” gibi dergilerde şiir ve hikâyeleri yayımlandı. Hayatı bir düzene girmiş gibiydi. Bu sefer de annesinin sağlık sorunları artmıştı. 21 Ağustos 1927’de öğretmenlik diplomasını aldı.

ÖĞRETMEN SABAHATTİN ALİ: İLK GÖREV YERİ YOZGAT

Sabahattin’in ilk görev yeri Yozgat Merkez Cumhuriyet İlkokulu oldu. Dayısı Rıfat Ali Ertüzün, Yozgat Devlet Hastanesi’ne başhekim olarak atanınca yeğeninin de yanında olmasını sağlamıştı. Bir süre sonra ailesi de Sabahattin’in yanına gitti. Çevresi dayısının da etkisiyle oldukça genişlemişti; ama yazdıklarını okutacağı, paylaşacağı birilerini bulmakta zorlanıyordu.

İLK KARŞILIKSIZ AŞKI

Nahit Hanım ile öğretmenlik stajı sırasında tanışmıştı. Başta dostluk havasında olan bu arkadaşlık, zamanla tek taraflı bir aşka dönüştü. Burada yazdığı bütün şiirlerde Nahit Hanım vardı. Hatta 2 Şubat 1928’de “Servet-i Fünun” dergisinde yayımlanan “Bir Macera” adını verdiği şiirini yine Nahit Hanım’a ithaf etmişti. Karşılık bulamadığı aşkını 1927’de “Ne Kazandık”, “Kalbimde Aşkınız”; 1928’de “Ebedi”, “Yat ve Uyu”, “Bütün İnsanlara”, “Firar”, ve “Kudurmak” adını verdiği şiirlerinde anlattı.

ALMANYA YILLARI

Yetkililer kendisinin genç bir öğretmen olmasına dikkat çekerek onu Avrupa’ya gitmeye teşvik etti. Yeni kurulmuş Türkiye Cumhuriyeti tarafından 1928 yılı Kasım ayında Almanya’ya eğitim amacıyla gönderildi.

Sabahattin Ali, 15 gün Berlin’de kaldıktan sonra Potsdam’a yerleşti. İlk olarak dil öğrenmek için yaşlı bir kadının evine pansiyoner olarak girdi. Daha sonra Almancasını güçlendirmek için özel bir kurum olan Deutsches Institut Auslander’ın kurslarına başladı. Ayrıca I. Dünya Savaşı’nda Türkiye’de bulunan ve biraz Türkçe bilen eski bir subaydan dersler aldı. Yazar burada Almanya’ya giden ekipten olan Melahat Togar’la da görüşmekteydi. Melahat Togar “Arkadaşım Sabahattin Ali” yazısında yazarın Almancayı tam öğrenmeden Almanca üzerinden Rus yazarlarını okuduğunu belirtti. Sabahattin Ali bu yönü sayesinde İvan Turgenyev, Maksim Gorki, Edgar Allan Poe, Guy de Maupassant, Heinrich von Kleist, ETA Hofmann ve Thomas Mann gibi isimleri tanıdı ve onların eserlerinden ilham aldı.

TÜRKİYE’YE DÖNÜŞÜ VE HAKKINDAKİ SORUŞTURMALAR

Sabahattin Ali’nin Almanya’dan dönüşü 1930 yılının Mart ayı ortalarına denk geldi. Döndükten sonra İstanbul Yüksek Muallim Mektebi’nde yatılı okumakta olan Nihal Atsız, Pertev Naili Boratav, Orhan Şaik Gökyay, Nihad Sâmi Banarlı gibi arkadaşlarının yanında kaldı. Daha sonra bu okulun müdürünün de yardımıyla Bursa’nın Orhaneli ilçesine ilkokul öğretmeni olarak atandı. Aynı yılın Eylül ayında ise Gazi Terbiye Enstitüsü’nde açılan Almanca yeterlilik sınavına girdi, ardından da Aydın Ortaokulu’na Almanca öğretmeni olarak atandı. Burada komünizm propagandası yaptığı iddiasıyla hakkında soruşturma açıldı. 1931’in Mayıs ayında mahkeme için İstanbul’a sevk edildi,[37] iki gün sonra mahkeme tutuksuz yargılanmasına karar verdi. Daha sonra soruşturmalar derinleştirildi ve kendisinin tutuklu yargılanmasına karar verildi. 9 Eylül 1931 tarihine kadar Aydın Hapishanesi’nde tutuklu kaldı. Serbest kaldıktan yirmi bir gün sonra ise Konya Ortaokulu’na Almanca öğretmeni olarak atandı.

Sabahattin Ali, Yozgat’ta iken Nahit Hanım’a, Almanya’da iken Frolayn Puder’e, Aydın’da iken bir miralayın kızına ve Konya’da ise Melahat Muhtar adlı öğrencisi ile Muhsine adındaki bir şarkıcıya ilgi duydu. Melahat Muhtar’a duyduğu ilgi karşılık buldu, ona atfen “Çocuklar Gibi” adlı şiiri yazdı. Bu şiirde eski aşklarını birkaç günlük düşkünlükler şeklinde yorumladı. Bu sevgisinden Pertev Naili Boratav’a yazdığı mektuplarda bahsetti. Fakat yazarın bu ilgisi ilerleyen dönemlerde tutuklanması ile yarım kaldı. Bir toplantıda okuduğu şiir ile Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü gibi Türk devlet yöneticilerini yerdiği iddiasıyla 22 Aralık 1932 tarihinde tekrar tutuklandı. Tutuklanmasına sebebiyet veren şiiri “Hey anavatanından ayrılmayanlar” şeklinde başlamaktaydı. Bu şiiriyle Atatürk’ü tahkir ettiği iddiasıyla Konya Asliye Ceza Mahkemesi tarafından bir yıllık cezaya çarptırıldı. Fakat daha sonra davaya temyizde iki ay daha eklendi ve ceza 14 aya çıkarıldı.

GENEL AFTAN YARARLANARAK SERBEST KALDI

14 Nisan 1933’te Konya cezaevinden Atatürk’e suçsuz olduğunu ifade eden bir mektup yazdı. 29 Nisan 1933 tarihinde memurluktan kaydı silindi. Daha sonra Konya’dan Sinop Cezaevi’ne gönderildi. Koğuştan bazı arkadaşları yazarın cezaevinde geceleri sürekli okuduğunu, gündüzleri ise bir sandık üzerinde yazı yazdığını söyledi. Yaşamındaki değişimleri eserlerine yansıtan yazar, bu cezaevinde edindiği tecrübe ve gözlemlerini de “Bir Şaka”, “Kanal”, “Kazlar”, “Bir Firar”, “Katil Osman” ve “Çaydanlık” adlı hikâyelerinde kullandı. On ay yedi gün süren tutukluluğunun ardından Cumhuriyet’in 10. kuruluş yıl dönümü sebebiyle çıkan genel aftan yararlanarak serbest kaldı.

Yeniden göreve atanabilmek için Ankara’ya gitti. Burada dönemin Orta Öğretim Genel Müdürü Reşat Şemseddin Sirer ve Müsteşar Vekili Rıdvan Nafiz Edgüer’e danıştı. Tutuklu kalma gerekçesi Atatürk’ü tahkir etmek olduğu için bu kişiler sorumluluk almaktan kaçındı. Ancak Reşat Şemseddin Sirer bu durumdan Hasan Âli Yücel’e bahsetti. Yücel ise yazarın durumunu yakın arkadaşı olan maarif vekili Hikmet Bayur’a bildirdi. 1934 yılında kendisinden Atatürk hakkında bir kaside yazması istendi. Kendisi de bu istek doğrultusunda Varlık dergisinin 15 Ocak 1934 tarihli 13. sayısında “Benim Aşkım” adında bir şiir yazdı. Fakat bu şiirinden sonra da göreve atanabilmek için bir süre daha bekletildi. Ardından Maarif Vekili ile görüşen yazar, kendisine atfedilen edilen komünist sıfatının doğru olmadığını ispat edebilmek için yazılar yazdığını ve Esirler adlı oyununun halkevleri tarafından sahneye konacağını söyledi. Göreve atanabilmek için beklerken arkadaşı Ayşe Hanım’a yazdığı mektubun sonuna bir not bırakarak kendisine evlenme teklifi etti. Ayşe Hanım ise 22 Şubat 1934 tarihli mektubunda Sabahattin Ali’nin bu teklifini şaka olarak niteleyerek geri çevirdi. Yazar sonrasında ise Atatürk’ten izin alınarak önce geçici olarak Orta Tedrisat Şube Müdürlüğüne (Mayıs 1934), ardından da asli olarak Milli Talim ve Terbiye’ye atandı.

ALİYE HANIM İLE EVLENDİ

Aliye Hanım’la 1932 yazında İstanbul’da eczacı Salih Başotaç’ın evinde tanıştı. Aliye Hanım’ın ailesi Sabahattin Ali’nin poliste sicil kaydının bulunduğunu gerekçe göstererek evliliğe mesafeli yaklaştı. Fakat sonradan Aliye Hanım’ın da isteği ile evliliğe izin verdiler. Nikâhları 16 Mayıs 1935 tarihinde Kadıköy Evlendirme Dairesi’nde kıyıldı. Sabahattin Ali ve eşi nikâhtan sonra Ankara’ya gittiler ve buradaki düğünün ardından Ulus’ta bir apartman dairesine yerleştiler. Sabahattin Ali ilerleyen dönemlerde “mümeyyizlik” görevinden başka bir göreve atandı, ayrıca bir ortaokulda Almanca dersleri verdi. Bu dönemlerde maddi açıdan rahatlayan yazar, Varlık’ta “Kağnı”, “Arap Hayri”, “Pazarcı” adlı hikâyelerini yayınladı, Knut Hamsun, Liam O’Flaherty ve Panteleymon Romanov’tan tercümeler yaptı; Ayda Bir adlı dergide ise “Kamyon”, “Bir Şaka”, “Apartman”, “Arabalar Beş Kuruşa” ve “Düşman” adlı öykülerini yayınladı.

SOYADI OLARAK BABASININ ADINI KULLANMAK İSTEDİ

Sabahattin Ali’nin ailesi Soyadı Kanunu sonrasında “Şenyuva” soyadını aldı. Fakat yazar babasının ön adı olan “Ali”yi kullanmak istedi. Ayrıca çeşitli gazete ve dergilerde yayımlanan şiir ve hikâyelerinde “Sabahattin Ali” imzasını kullandı. Yazar soyadını bu yönde değiştirebilmek için nüfus müdürlüğe gitti fakat “Ali” ismini soyadı olarak kullanmasına izin verilmedi. Kendisi de buna karşılık olarak “O halde ‘Alı’ olsun.” şeklinde beyanat bildirdi (1936). Ramazan Korkmaz çeşitli sıkıntılar yaşamış ailenin “Şenyuva” soyadını almasına yazarın tahammül edemediğini belirterek “Ali” tercihinin babasına duyduğu sevgiden olduğunu belirtti. Aliye Ali ise “Alı” soyadını “Ali” tercihi için bilinçli bir gerekçe olduğunu söyledi.

30 yaşına gelince İstanbul Eski Harbiye’de askerliğe başladı ve 2 ay er, 6 ay da yedek subay öğrencisi olarak eğitim gördü. Eşi Aliye Ali’yi de askerlik süresince bulunduğu şehirlere götürdü. İstanbul’da askerlik yaptığı dönemde kızları Filiz Ali (1937-) doğdu. Askerlik bitiminde ise Musiki Muallim Mektebi’ne Türkçe öğretmeni olarak atandı ve Ankara’ya yerleşti. Ankara’da geçirdiği dönemlerde Sabahattin Eyüboğlu, Azra Erhat, Mediha (Berkes) Esenel ve Niyazi Ağırnaslı gibi isimlerle yakın ilişkiler kurdu. İlerleyen dönemlerde Devlet Konservatuvarı’na atanarak Carl Ebert’in asistanlığını yaptı. Çevresindeki hareketliliğin azalması sonrasında edebi çalışmaları yoğunlaştı ve İçimizdeki Şeytan adlı eserini (1939) yazdı. Bu roman yayımlandıktan sonra siyasi tartışma konusu haline geldi. Nihal Atsız bu romana karşılık olarak Sabahattin Ali’nin hayatı hakkında çeşitli bilgiler de içeren İçimizdeki Şeytanlar adlı eserini yayınladı. II. Dünya Savaşı öncesinde çıkarılan seferberlik sonrasında tekrar askere alındı ve dört ay İstanbul’da askerlik yaptı. İkinci kez askere alındığı bu dönemde Kürk Mantolu Madonna’yı yazdı ve Hakikat gazetesinde tefrika ettirdi (18 Aralık 1940-8 Şubat 1941). Ankara’daki çevresi genişleyen yazar, dönemin siyasileriyle de yakın ilişkiler kurdu. Aliye Ali, eşinin Şükrü Saracoğlu ile siyasi düşünceleri farklı olmasına rağmen iyi anlaştığını ve bazen de ailecek görüştüklerini belirtti.

Sabahatin Ali 1940 – 1943 yılları arasında Adelbert von Chamisso, Ludwig Tieck, Heinrich von Kleist ve Friedrich Hebbel gibi isimlerden çeviriler yaptı. Yine bu dönemlerde çeşitli dergilere yazılar gönderen yazar, ayrıca Millî Eğitim Bakanlığı’na bağlı Türk Dil Kurumu ve Tercüme Odası gibi yerlerde görev yaptı.

NİHAL ATSIZ İLE OLAN TARTIŞMALARI

Nihal Atsız, Orhun dergisinde Şükrü Saracoğlu’na atfen yazdığı yazıda (1 Nisan 1944) Sabahattin Ali’nin “herkesçe bilinen bir komünist olduğunu, Hasan Âli Yücel’in şahsi sempatisi yüzünden göreve getirildiğini ve daha önceden Mustafa Kemal Atatürk, İsmet İnönü ve Ali Çetinkaya gibi isimlere hakaret ettiğini” söyleyerek yazarı vatan haini olarak niteledi ve devlet tarafından korunmasını kınadı. Bu mektup üniversite öğrencileri ve halk arasında etki uyandırdı, Nihal Atsız ise görevden alındı.

Sabahattin Ali mektup sonrasında Nihal Atsız’a hakaret davası açtı ve ilk duruşma 2 Nisan 1946’da yapıldı. Dava öncesinde adliye sarayı önünde toplanan ve çoğunluğu Siyasal Bilgiler ve Tıp Fakültesi öğrencisi olan kişiler yazarın aleyhinde gösteri yaptı. Davaya Sabahattin Ali avukatsız olarak katılırken, Nihal Atsız’ı ise Hamit Şevket İnce başkanlığındaki avukatlar savundu. Dava görülürken içeride ve adliye önünde “İstiklâl Marşı” okundu, ortam gerilince dava başka bir tarihe ertelendi.

İlerleyen dönemlerde Hamit Şevket İnce, Nihal Atsız’ın avukatlığından istifa etti. Yine bu dönemde Falih Rıfkı Atay, Ulus gazetesinde Sabahattin Ali lehinde seri yazılar yazdı. İkinci duruşmada savcı Nihal Atsız’ın Sabahattin Ali’ye vatan haini diyerek hakaret ettiğini söyledi ve cezalandırılmasını talep etti. Üçüncü duruşmada ise Nihal Atsız altı ay ceza aldı fakat “mazisinin temiz olması” ve “millî tahrik” gibi gerekçelerle bu ceza dört ay indirilerek tecil edildi. Dava sonrasında konservatuvardaki görevine bir süre devam etti, ardından da üçüncü kez askere çağrıldı. Çankırı’da bir buçuk ay görev yapan yazar, mesleğine geri döndü. Daha sonra ise bakanlık emrine alınarak konservatuvardan ayrıldı. 4 Aralık 1945 günü İstanbul’da çıkan komünizm karşıtı gösterilerde Sabahattin Ali’nin de faaliyet gösterdiği bazı kurumlara çeşitli saldırılar oldu.

AZİZ NESİN İLE MARKOPAŞA DERGİSİNİ ÇIKARDI

1944 sonrasında Markopaşa, Malum Paşa veya Ali Baba gibi yerlerdeki yazılarında daha sert ve daha eleştirel bir dil kullandı. Zekeriya Sertel’e 1946 yılında söylediğine göre siyaset ve politikayla daha fazla ilgilenmek istiyordu. Yine aynı yıl ailesini Ankara’da bırakarak İstanbul’a geldi ve Aziz Nesin’le beraber Markopaşa dergisini çıkardı. Markopaşa ilk üç sayısında tırajını artırarak yayın hayatına devam etti. Daha sonra da mizahî yönünden çok siyasi yönüyle tartışmalara neden oldu. İlerleyen dönemlerde dergide çıkan ve çoğu imzasız olan yazılardan ötürü derginin sorumluluğunu üstlenen Sabahattin Ali’ye davalar açıldı. Davaya konu olan yazılardan biri dışındaki yazılar Aziz Nesin ve Rıfat Ilgaz’a aitti; fakat derginin sorumlusu olduğu için Sabahattin Ali hapis cezasına çarptırıldı. İstanbul ve Paşakapısı Cezaevi’nde bir süre yatan yazar, 10 Eylül 1947 tarihinde tahliye oldu. Yine bu dönemlerde Markopaşa kapatıldı, bunu takiben de Merhum Paşa ve Malum Paşa gazeteleri çıkartıldı.

İlerleyen dönemlerde yazar hakkında tekrar tutuklama kararı çıkartıldı fakat tutuklama işlemi gerçekleşmedi. Bu dönemlerde Ali Baba dergisini çıkardı ve “Sırça Köşk” adlı öyküsünü yayınladı. Bu öykü Bakanlar Kurulu kararıyla toplatıldı, kendisi de Sultanahmet Cezaevi’ne gönderildi. 31 Aralık 1947 tarihinde serbest kalan yazar, ekonomik sıkıntılar çekti ve Ali Baba dergisi kapatıldı. Daha sonra nakliyecilik yapmak istedi ve Adalet Cimcoz’un da yardımlarıyla bir kamyon aldı. Eşi Aliye Ali bu dönemler için “1947’de Markopaşa’nın çıkmasıyla hayatımız bozuldu. Yurt dışına gitmek istiyordu: İngiltere veya Fransa’ya falan” ifadelerini kullanmıştı. Niyazi Berkes’in aktardığı bilgiler Sabahattin Ali’nin Fransa’ya gitmek istediğini fakat kendisine pasaport verilmediği yönündeydi. Sabahattin Ali 1948 yılı Mart ayı sonlarında arabasının tamirini yaptırdı ve “Edirne’ye peynir götüreceğim” diyerek M. Ali Cimcoz’la sabah beş civarı vedalaşarak ayrıldı.

ÖLÜMÜ

Sabahattin Ali’nin Edirne’ye gitmekteki amacı peynir taşımak değil, Bulgaristan sınırını aşarak Avrupa’ya ulaşmaktı. Kendisine yasal yollardan pasaport verilmediği için kaçak yollarla bu amacına ulaşmaya çalıştı. Bulgaristan sınırını denemeden önce de Suriye sınırından kaçmak istedi fakat başarılı olamadı. Avrupa’ya kaçmak istediği dönemler ise hakkındaki davaların aleyhinde seyrettiği zamanlardı. Sabahattin Ali, tanıştırıldığı Ali Ertekin ile Kırklareli’ye doğru kamyonla yol aldılar. Başta bir de şoför vardı. Sonra onu bırakıp yola ikisi devam etti. İlerleyen vakitlerde Ertekin, kitap okuduğu sırada Sabahattin Ali’yi, kafasına elindeki sopayla vurarak öldürdü. Öldürmesine gerekçe olarak da millî hislerini tahrik ettiğini öne sürdü. Ayrıca Ali Ertekin’in Millî İstihbarat Teşkilatı mensubu olduğu da iddia edildi. Ölüm tarihi kayıtlara 2 Nisan 1948 olarak geçti.

Ali’nin bedenini bir çoban buldu ve 16 Haziran 1948 günü jandarmaya giderek durumu bildirdi. Yapılan incelemeler sonucunda ölünün kimliği teşhis edilemedi. Bu dönemlerde İstanbul polisi Bulgaristan’a adam kaçıran bir şebekeyi yakaladı. Sabahattin Ali’yi öldüren Ali Ertekin de bu şebekenin mensubuydu ve yakalanınca Sabahattin Ali’yi öldürdüğünü itiraf etti. Ali Ertekin idam cezasıyla yargılanmasına rağmen 4 yılla hüküm giydi, kısa bir süre sonra da serbest kaldı. Sabahattin Ali’nin cesedi üzerinden çıkan giysilerle Ali Ertekin’in verdiği bilgiler doğrultusunda ele geçirilen eşyaları yakın çevresi tarafından teşhis ettirildi.

 

ESERLERİ

Roman

 

Kuyucaklı Yusuf (1937)

İçimizdeki Şeytan (1940)

Kürk Mantolu Madonna (1943)

Öykü

Değirmen (1935)

Kağnı (1936)

Ses (1937)

Yeni Dünya (1943)

Sırça Köşk (1947)

Şiir

Dağlar ve Rüzgâr (1934)

Kurbağanın Serenadı (1937)

Öteki Şiirler (1937)

Oyun

Esirler (1936)

Sosyal Medyada Paylaşın:
İlginizi Çekebilir

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • Koç
  • Boğa
  • İkizler
  • Yengeç
  • Aslan
  • Başak
  • Terazi
  • Akrep
  • Yay
  • Oğlak
  • Kova
  • Balık
KOÇ BURCU YORUMU

Bugün enerjinin zirveye ulaşacağı bir dönemdesin. İçindeki heyecan, yeni projelere girişmek için seni motive edecek. Cesur kararlar alma isteğin, yakın çevrendekilerin dikkatini çekebilir. Sosyal ortamlarda da öne çıkmanın tam zamanı; karizmatik ve çekici bir aura yayacaksın. Aynı zamanda, iş hayatında kendini kanıtlama fırsatların doğabilir. Özellikle liderlik özelliklerinle öne çıkabilirsin. Ancak ani tepkiler vermekten kaçınmakta fayda var; düşünmeden atılan adımlar gerektiğinde riskli sonuçlar doğurabilir. Duygusal konularda ise, sevgi dolu bir iletişim kurman ilişkilerine derinlik katacak, samimiyetini pekiştirecek. Mantığın ve kalbinin dengede olduğu bir süreçte, kararlarında daha sağlıklı seçimler yapabilirsin. Unutma, bugün kendini ifade etmenin yollarını bulman, kişisel gelişimine katkı sağlayacak. Fırsatlar kapını çalarken, onları değerlendirmek için cesaretini kullanmayı ihmal etme.

BOĞA BURCU YORUMU

Güçlü bir kararlılıkla başladığın bir gün. İçsel huzurunu bulma isteğin artıyor ve bu, çevrendekilere de yansıyor. Doğal güzelliklere olan düşkünlüğün seni yeni keşiflere yönlendirebilir; belki bir sergi veya doğa yürüyüşü planlayabilirsin. Finansal konularda titizlikle ilerlemen, doğru kararlar almanı sağlayacak. Özgüvenin artmakta ve bu sayede yeni fırsatlar kapını çalabilir. Ama ilişkilerde acele etme; duygusal derinliklere dalmadan önce partnerinin hislerine saygı göstermek önemli. Bugün, sevdiklerine olan yakınlığını göstermek için güzel bir fırsat; belki bir sürpriz ya da samimi bir sohbet güzellikleri yaratabilir. Kendine biraz zaman ayırarak, içsel dengeyi sağlamaya çalışmalısın.

İKİZLER BURCU YORUMU

Bugün, merak duygun en yüksek seviyeye ulaşabilir. Zihnindeki sorulara yanıtlar ararken bulacağın bazı ilginç bilgiler, seni yeni keşiflere yönlendirebilir. Sosyal etkileşimlerin artarken, iletişimdeki ustalığın dikkat çekebilir. İnsanlarla kolayca bağ kurabilir, fikir alışverişleri yapabilirsin. Ancak, dikkatin dağılabilir; bu nedenle belirli bir konuya odaklanman zorlaşabilir. İçsel merakın, seni yeni hobi veya ilgi alanlarına yönlendirebilir, kendi potansiyelini keşfetme fırsatı bulabilirsin. Arkadaşlarınla yapacağın samimi sohbetler, ruh halini besleyerek sana enerji verebilir. İlişkilerinde anlayış ve empati ön planda; bu sayede kalıcı bağlar geliştirebilirsin. Ancak, yüzeysel konuşmalar yerine derinlikteki duyguları sorgulamak, daha sağlıklı ilişkiler kurmana yardımcı olacaktır. Bugünkü enerjin, yeniliklere açık olman için mükemmel bir zemin sunuyor.

YENGEÇ BURCU YORUMU

Duygular ön planda, içsel bir huzur arayışı içinde olabilirsin. Ailevi ilişkilerde derin bir bağ kurma isteği belirginleşiyor, sevdiklerinle olan iletişimin kuvvetlenebilir. Geçmişten gelen anılar canlanabilir, nostaljik düşünceler seni sarabilir. Kendi iç dünyana dönmek, geçmişle yüzleşmek için uygun bir zaman. Kendini ifade ederken dikkatli ol, duyguların bazen kontrolden çıkabilir. Sevgi ve şefkat arayışında olabilirsin, bu duyguları vermek ve almak için fırsatlar doğabilir. Kendi ihtiyaçlarını göz ardı etmemek önemli. Hayatındaki küçük mutluluklara odaklanarak gününü renklendirmek mümkün. Kendini güvende hissetmek ve içsel huzuru sağlamak, ruhsal sağlığın için elzem. İletişimde nazik ve sevgi dolu bir tutum benimsemek, çevrendekilerle olan bağlarını güçlendirecek. Herkese açık ol, ama duygularını korumaktan da vazgeçme.

ASLAN BURCU YORUMU

Bugün, cesaretin ve liderlik niteliklerinin parlayacağı bir gün. Kendini ifade etme arzun yüksek; bu süreçte çevrendekilere ilham vermekten çekinme. İçsel gücün, başkalarına rehberlik etme isteğiyle birleşerek seni öne çıkaracak. Sosyal ortamlarda dikkat çekici bir varlık olabilirsin. Ancak, egonun kontrolünü kaybetmemek önemli. Tespit ettiğin fırsatları değerlendirmek için harekete geç, kendine olan güvenin başarılarını pekiştirebilir. Ayrıca, finansal konularda alacağın riskler, uzun vadede olumlu sonuçlar doğurabilir. Güneş'in ışığı altında, her şeyin mümkün olduğu bir dönemde olduğunu unutma. Sevdiklerinle olan ilişkilerinde ise samimiyet ve sıcaklık bu dönemde ön planda olacak. Bugün, etrafındaki insanlarla bağlarını güçlendirmek için harika fırsatlar var.

BAŞAK BURCU YORUMU

Detaylara olan düşkünlüğün, bu gün seni oldukça verimli kılacak. Göz önünde bulundurduğun işler üzerinde yoğunlaşabilir, küçük ayrıntıları gözden kaçırmazsan önemli başarılar elde edebilirsin. İçsel huzurunu koruma ve ruhsal dengeyi sağlama konusunda kararlı olman gereken bir zaman dilimindesin. İlişkilerinde biraz daha esnek olman gerektiğini hissedebilirsin; bu, başkalarının bakış açılarını anlamak için hoş bir fırsat sunuyor. Eleştirici tavırlarını bir kenara bırakıp, empati kurmaya çalışmak, ilişkilerini güçlendirebilir. İş hayatında, organize olmanın yanı sıra işbirliklerine açık olman da faydalı olacak. İnsanlarla işbirliği yaparak daha büyük hedeflere ulaşabileceğini görebilirsin. Kendine zaman ayırmayı unutma; zihinsel ve fiziksel sağlığını desteklemek için küçük molalar vermek, seni tazeleyebilir. Hayatın dengesini sağlamaya çalışırken, içsel sesine kulak vermek, seni doğru yola yönlendirecek. Unutma, mükemmeliyetin peşinde koşarken, kendini yıpratmaktan kaçınmalısın.

TERAZİ BURCU YORUMU

Bugün, ilişkiler ve sosyal dinamikler ön planda. Başkalarıyla olan etkileşimlerin sana yeni bir perspektif kazandırabilir. Süregelen sorunları açık bir iletişimle çözme fırsatı bulabilirsin. Denge arayışın, içsel huzurun için çok önemli. Kendine zaman ayırmak, kararlarını daha net görmene yardımcı olacak. Anlık heyecanlar ve keyifli sürprizler, hayatına renk katabilir. Kişisel kararsızlıklar yerine, içsel sesine kulak vermek önem kazanıyor. Sıkı bağlar kurmak ve sevgi dolu anılar biriktirmek, ruhunu besleyecek. Akışta kal, karşına çıkan fırsatları değerlendirmekten çekinme.

AKREP BURCU YORUMU

İçsel derinliklerinle yüzleşmek için mükemmel bir gün. Gizli hislerin su yüzüne çıkabilir; bu durum seni hem rahatsız edebilir hem de güçlendirebilir. Duygusal bağların güçlenecek, sevdiğin kişilere karşı daha açık olma cesaretine sahip hissedeceksin. İş ve kariyer alanında, belirsizliklerin çözülmesi adına önemli adımlar atman mümkün. İkna kabiliyetini kullanarak hedeflerine daha da yaklaşabilirsin. Geçmişten gelen bir dostla yeniden bağlantı kurma fırsatı bulabilirsin; bu yeniden bağ kurma seni derinden etkileyebilir. Kendine zaman ayırarak meditasyon veya doğa yürüyüşü yapmak, ruh halini dengelemeni sağlayacak. Unutma, karanlıkların içindeki parlaklığı bulmak için önce karanlığa uğramak gerekebilir.

YAY BURCU YORUMU

Bugün, geniş bir perspektife sahip olmanın önemini hissedeceksin. Farklı bakış açılarını kavramak, içsel huzurunu artırarak daha yaratıcı çözümler bulmanı sağlayacak. Seyahatler veya yeni deneyimler için can atıyorsun; bu arzunu gerçekleştirmek için fırsatlar karşına çıkabilir. Sosyal ilişkilerde daha açık ve samimi bir tavır benimsemek, güçlü bağlar kurmana yardımcı olacak. Kendini ifade etme biçiminde dürüst ve doğrudan olmalısın. İçsel keşifler yapmak ve yeni şeyler öğrenmek için mükemmel bir gün. Olumlu enerjinin çevrendekileri nasıl etkilediğini gözlemleyebilirsin. Kendine güven, yeni ufuklar açmana olanak tanıyacak. Aşk hayatında, rahat bir iletişim kurarak derin bir bağ geliştirebilirsin, önemli olan hislerini açıkça paylaşmak. Kısacası, keşif ve iletişim dolu bir gün seni bekliyor.

OĞLAK BURCU YORUMU

Bugün, kararlılığın ve sorumluluk duygunun ön planda. İşlerinle ilgili daha fazla disiplin ve planlama gereksinimini hissedeceksin. Uzun vadeli hedeflerine odaklanırken, günün getirdiği küçük detayları da göz ardı etmemelisin. Yakın çevrendeki insanların desteğine ihtiyaç duyabilirsin; onlarla olan ilişkilerini güçlendirmek için fırsatlar yarat. İçsel huzuru bulmak için kendi sınırlarını belirlemek önemli. Sabırlı ol, her şeyin zamanla yerine oturduğunu göreceksin. Kendine güven ve tüm potansiyelini ortaya koymaktan çekinme. Bu süreçte, yiyecek ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarına dikkat ederek bedenine de özen göstermelisin. Kendini yeniden değerlenmeye açmak, sana yeni kapılar aralayabilir. Kısacası, bugün gelişim ve yenilenme için uygun bir zaman.

KOVA BURCU YORUMU

İçsel özgürlüğün ve yenilikçiliğin ön planda olduğu bir dönemdesin. Farklı fikirler ve kavramlarla ilgilenmek, yaratıcı projelere yönelmek için harika bir zaman. Sosyal çevrenle olan etkileşimlerin, beklenmedik dostluklar ve ilginç bağlantılar yaratabilir. Ancak, kendi özgürlüğünü korumayı unutma; baskı hissettiğin anlarda kendine alan yaratmaya özen göstermelisin. Önüne çıkan fırsatlar, ilham verici bir yolculuğun kapılarını aralayabilir. Başkalarıyla olan iletişimlerinde samimi ve açık olmalısın; bu, kafa karışıklıklarını gidermene yardımcı olacak. Hayatında yeniliklere açık olman, seni daha önce düşünmediğin alanlara yönlendirebilir. Duygusal olarak da derin düşünceler içinde olabilir, içsel yolculuğuna bir zaman ayırmalısın. Kendi değerlerine sadık kaldıkça, çevrendeki enerjileri başarılı bir şekilde yönetebileceksin.

BALIK BURCU YORUMU

Duygular derinleşiyor, sezgilerin güçleniyor. Bugün içsel yolculuklarına çıkman için güzel bir zaman. Geçmişi düşünmek, eski anlarla yüzleşmek ve duygusal yaralarını sarmak için uygun bir dönemdesin. Yaratıcılığın ön planda; sanatsal çalışmalar ya da hobi projeleri ilgini çekebilir. Başkalarıyla olan iletişiminde anlayışlı ve empatik bir tutum sergilemek, ilişkilerini derinleştiriyor. Unutma, bazen en karanlık sularda en güzel inciyi bulmak mümkün. Kendine dönebilir, ruhunun ihtiyaçlarını dinleyebilirsin. Yeniliklere açık ol, içsel sesine güven!

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM