

“1902’de doğdum doğduğum şehre dönmedim bir daha
geriye dönmeyi sevmem
üç yaşımda Halep’te paşa torunluğu ettim
on dokuzumda Moskova’da komünist Üniversite öğrenciliği / kırk dokuzumda yine Moskova’da Tseka-Parti konukluğu / ve on dördümden beri şairlik ederim.”
Kendi “Otobiyografi”sinde böyle yazmış şair Nâzım Hikmet Ran…
O ülkesine hasret, ülkesi ona hasret. Neydi ustayı usta yapan; vatan sevgisi mi, sevdaları mı? Bakın nasıl bitiriyor şair “Otobiyografi”sini: “sözün kısası yoldaşlar bugün Berlin’de kederden gebermekte olsam da / insanca yaşadım diyebilirim / ve daha ne kadar yaşarım / başımdan neler geçer daha kim bilir.”
Sevdaları, sonuna kadar inandığı davası, tüm dertlerini, yaşadığı tüm güzellikleri yani hissettiklerini kelimelere, şiire dökmesi, bugün her yerde mumla aradığımız adalet duygusu, özgürlük tutkusu, işte tüm bunlar, Nâzım Hikmet’i evrensel bir değer yapan…
Selanik’te doğan ve bugün 58 yıl önce Moskova’da Türkiye’ye hasret gözlerini yuman Nâzım Hikmet’i umutla, yeryüzünde eşitlik ve adalet bekleyen tüm insanlarla birlikte anıyoruz.
Nâzım Hikmet’in kız kardeşi Samiye Yaltırım tarafından kurulan ve bugün 30. yılını kutlayan, Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı’nın ilk günden bugüne nasıl geldiğinin öyküsünü vakfın başkanvekili Kıymet Coşkun ile konuştuk.
-Vakfın kuruluşuna ilişkin gelişmeleri, o dönem sürece tanıklık etmiş biri olarak, kuruluş fikrini ve sürecini anlatır mısınız?
Samiye Yaltırım’ın elinde ağabeyine ait eşya ve belgeler vardı. Bunları rahmetli eşi Seyda Yaltırım düzenlemiş, arşivlemişti. Samiya Yaltırım’ın koruduğu, sakladığı bu eşya ve belgelerin geleceği, onun ailesiyle birlikte önünde duran bir sorundu. Bunlar ne olacak ve kime emanet edilebilecek? Evinde verdiği ve benim de katıldığım davetlerde konu her zaman Nâzım Hikmet’e gelirdi.
Kızı Ayşe Yaltırım, vakıf kurulmasını öneriyordu ama kafalar çok da net değildi. Samiye Yaltırım’ın baba bir, anne ayrı kız kardeşi Melda Hanım, Kemal Tahir Vakfı’nda çalışıyordu ve vakıf kurmanın zorluklarından söz ediyordu. Üstelik bir başka sorun daha vardı önlerinde; Nâzım Hikmet yurttaş bile değildi.
-Tüm bunlar hangi yılda yaşanıyordu?
Nâzım Hikmet kitabı taşıdığı için gözaltına alınan, tutuklanan insanların bulunduğu bir dönemdi. 80’li yılların yani 12 Eylül diktatörlüğünün baskıcı ortamı yaşanıyordu. Sonuçta dostlarıyla buluştuğu, paylaştığı sorunun çözümü için öncelikli olarak yurttaşlık konusunda adım atılması gündeme geldi.
Ağabeyinin o dönem hâlâ hayatta olan arkadaşları, güvendiği, danıştığı dostları ve aile üyelerinin de katılımıyla yola çıkıldı.
Nâzım Hikmet’in yurttaşlık sorununun çözümüne ilişkin destek istemek amacıyla düzenlediği bir toplantıda, TYS Başkanı Aziz Nesin de söz aldı. Toplantıya katılan yazarlara, sanatçılara, bilim insanlarına, “Biz, Nâzım Hikmet’in soluğundan çıktık. Bizim Nâzım Hikmet’e borcumuz vardır” diyerek yurttaşlık sorununun çözümüne ilişkin desteğini açıkladı.
Öncelikli olarak hukukçuların katılımıyla İstanbul, Ankara ve İzmir’de toplantılar düzenlendi. Nâzım Hikmet, 1951 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla hukuksuz bir yöntemle yurttaşlıktan çıkarılmıştı. Bu kararı devre dışı bırakacak yeni bir karar alınmalıydı. Bu nedenle de Bakanlar Kurulu’na başvuruldu. Başvuru, Samiye Yaltırım adına avukatları tarafından yapıldı. Ancak süresi içinde yanıt alınamadığından Danıştay’da dava açıldı. Bu süreç vakıf düşüncesinin de önünü açtı.
-Vakfın kuruluşunda kimlerle yola çıkıldı? Kimler kaldı bu yolda yürüdüğünüz?
Samiye Yaltırım, ağabeyinin arkadaşlarının da arasında olduğu yakın dostlarıyla 3 Haziran 1990’da bir araya geldi. Bu buluşma, Kuruçeşme’de bulunan Mülkiyeliler Birliği salonlarında gerçekleşti. Katılanlar arasında baştan beri kendisine destek veren TİP’in efsanevi başkanlarından teyze oğlu Mehmet Ali Aybar, 12 Eylül döneminde kapatılan, yıllarca cezaevinde tutulan ve daha sonra beraat eden Barış Derneği Başkanı Mahmut Dikerdem, Nâzım Hikmet’in Bahriye Mektebi’nden arkadaşı Seyfi Kipmen, insan hakları savunucuları Emil Galip Sandalcı, Mahmut Tali Öngören, Sendikacı Kemal Sülker, Prof. Aydın Aybay, Nâzım Hikmet’in yoldaşı Nail Çakırhan ve ilk kadın arkeologlarımızdan Halet Çambel ve Moris Gabbay da vardı.
Bu toplantıda Yaltırım, vakfın kuruluşuna ilişkin düşüncesini açıkladı ve destek istedi. Toplantıdaki 30’a yakın katılımcı bu düşünceyi destekleyerek hazırlıklar için bir yürütme kurulu oluşturdu ve kurulacak vakıf için bir katkı listesi hazırlandı. Aydın Aybay başkanlığındaki yürütme kurulu, çalışmalarına hemen başladı. Vakıf senedi hazırlandı. Vakfın amacını karşılayacak bir mal varlığı oluşturmak üzere etkinlikler düzenlendi.
O günlerde çalışmalara aktif olarak katılan arkadaşlarımızın çoğu artık aramızda değil ne yazık ki!
Kimlerle yola çıkıldı diye sorduğunuzda ilk toplantıya katılanları Girişim Kurulu olarak adlandırdığımızı söyleyebilirim. Samiye Yaltırım başta olmak üzere Mehmet Ali Aybar’ı, Müzehher Vâ-Nu’yu, vakfımızın kuruluşunda ve bugünlere gelmesinde emeği yadsınamaz hocamız Aydın Aybay’ı, Tarık Akan’ı, Yusuf Kurçenli’yi, İlhami Soysal’ı, Semih Balcıoğlu’nu, Şükran Kurdakul’u, Alpay Kabacalı’yı, Nevzat Şenol’u, Halit Çelenk’i, Timur Selçuk’u, Mustafa Ekmekçi’yi, İlhan Selçuk’u, Aziz Nesin’i, Yaşar Kemal’i, Savaş Dinçel’i, Umur Bugay’ı ve daha onlarca dostumuzu anmadan geçemeyeceğim… Öylesine özverili bir çalışmaydı ki sanırım örnek olması açısından ileride araştırılacaktır.

-Öncelikli amacınız neydi?
Vakıf kuruluşu için yola çıkarken amaçlanan ailede bulunan Nâzım Hikmet’e ait eşya ve belgeleri korumak ve kullanıma açmaktı. Kuşkusuz vakfın kuruluşuyla birlikte gerek ülke içinde gerekse ülke dışında Nâzım Hikmet’e ait her türlü bilgi, belge, fotoğraf, film, eşya gibi ne varsa bir araya getirme çalışması başlatıldı. Duyuru yapıldı ve insanlar bu duyuruların ardından ellerinde bulunan hazine değerindeki belge ya da eşyayı vakfa bağışladı. İnanılmaz bir süreçti. Kaybolup gidebilecek ya da müzayedelerde ilgisiz insanların koleksiyonlarına girerek metalaşabilecek malzemeler bağışlandı. Nâzım Hikmet sevgisi taşıyan insanlarca ve hiçbir çıkar gözetilmeksizin…
-Bu 30 yıla neler sığdırdınız?
30 yılda yaptıklarımıza baktığımızda, öncelikle sivil toplum kuruluşlarının içinde bulundukları koşullara da bakarak, ayakta kalmamızın getirdiği mutluluğumu söylemek isterim. Ülkemizde bir kültür vakfının, üstelik arkasında bir sermaye grubu olmayan bir vakfın varlığını sürdürebilmesi hiç de kolay değil. Bizimle aynı zamanlarda hatta bizden sonra yola çıkan ve ne yazık ki kapanan kuruluşları gördüğümde onlar adına üzülüyor, kendi adımıza seviniyorum. Bu nedenle 30 yıla neler sığdırdığımızı söylemeden önce nasılına değinmek isterim.
Yola çıktığımızda kuşkusuz ki herhangi bir vakıf olmadığımızın bilincindeydik. Adımızın bile insanları tedirgin ettiği dönemlerden söz ediyorum. Arkamızda sermaye grubu yoktu ama günümüz vakıflarının yaşadığı devlet desteği de olmadı! Bir avuç insanın, ki bir avuç derken de yalnızca yönetim kurulumuzdan söz etmiyorum, üyemiz olsun olmasın Nâzım Hikmet dostlarından söz ediyorum, gönül bağıyla oldu. Hiçbir şey dışarıdan göründüğü gibi değildi. Bu gönül bağı olmasa, bu dayanışma ruhu olmasa belki biz de kapımıza kilit vurmak zorunda kalabilirdik. Yaklaşık 20 yılımızı geçirdiğimiz Taksim’deki merkezimizi kuruluşumuzda olduğu gibi tam bir imece ile kullanılır hale getirdik. Ne merkezimizin restorasyonunda bize canı gönülden destek olan ne de kapı önüne konulduğumuzda bizi yalnız bırakmayan, dayanışma gösteren ve de kucak açan, bağrına basan Nâzım Hikmet Vakfı dostlarını unutamayız.
30 yıla neler sığdırıldı sorusuna yanıtım belki biraz iddialı olsa da Nâzım Hikmet’i vatanında yaşatmaya çalıştık diyebilirim. Onu dünya görüşünden, siyasal mücadelesinden taviz vermeden halkıyla buluşturmaya çalıştık. Yurdunun bağımsızlık savaşının destanını yazan şairinin hak ettiği yere gelmesi için çabaladık.
Ama bu otuz yıla sığdıramadıklarımız da var kuşkusuz. Bizler gidici, kurumlar kalıcıdır. Nâzım Hikmet Vakfı da gelecek kuşaklara aktaracağımız adı gibi tertemiz bir kurumudur bu ülkenin…
Enerjinin yükseldiği bir dönemdesin. Bugün, harekete geçmek ve yenilikler denemek için ideal bir zaman. İçsel gücünü ve cesaretini hissedeceksin. Keskin kararlar alarak, istediğin hedeflere ulaşma konusunda kendine güvenebilirsin. Sosyal ortamlarında daha fazla dikkat çekebilirsin; bu durum, yeni bağlantılar kurmanın kapılarını açabilir. Ancak, aceleci davranmamaya özen göster. Ani tepkiler vermek, beklenmedik sonuçlar doğurabilir. Güzellik ve estetikle ilgili işler veya hobiler ilgini çekebilir. Kalabalıklar içinde kendini ifade ederken yaratıcı fikirlerinle parlayacaksın. Kendi ihtiyaçlarını önceliklendirmekten çekinme; bu, ruhsal sağlığını beslemenin en iyi yolu olacak. Taze bir başlangıç yapmak için harika bir fırsat var. Sadece dikkatli olmalısın; başkalarının duygularını da göz önünde bulundurmak, ilişkilerinde daha sağlam temeller atmanı sağlayabilir.
Gün, kararlılığının ve değişmez doğanın ön planda olacağını gösteriyor. İlişkilerde, kapsamlı bir güven arayışında olabilirsin. Sevgi ve bağlılık hislerin derinleşebilir, özellikle sevdiklerinle olan bağlarını güçlendirmek adına atacağın adımlar önem taşıyor. Ancak, aşırı sahiplenme eğiliminden uzak durmakta fayda var. İş hayatındaki istikrar ve düzen arayışın, bugün meyvelerini vermeye başlayabilir. Yaratıcılığını ön plana çıkartmak için sağduyulu bir yaklaşım sergilemen gereken bir dönemdesin. Toprakla uğraşmak veya doğayla iç içe olmak ruh halini dengeleyip sana ilham verebilir. Özellikle düşüncelerini paylaşırken, sözel ifadenin güçlenmesi için dikkatli olmalısın. Kalbindeki sezgiler, içsel huzurunu bulmanı kolaylaştıracak. Duygusal olarak kendini fark etmen gereken bu süreçte, öz sevgi ve şefkat üzerine odaklanmak önem kazanıyor.
Sosyal etkileşimlerin ön planda olduğu bir gün. Farklı insanlarla tanışmak, yeni fikirler edinmek için can atıyorsun. Merak duygun, seni sıradanlıktan sıyırarak keşfedilmeyi bekleyen alanlara yönlendiriyor. Yeni projelere başlamak için cesaret bulabilirsin; bu, yaratıcılığını besleyecek fırsatlar sunar. Ancak, dikkatinin dağılmamasına özen göstermelisin; bazı ayrıntılar üzerinde fazla durmak, ilerlemeni engelleyebilir. Kendini ifade etmek, düşüncelerini paylaşmak için harika bir zaman; duygusal derinlikten kaçınmamaya çalış. Kısa yollarla bağlantılar kurabilir, iş veya kişisel hayatında ilginç gelişmelere tanık olabilirsin. Anlık değişimlere hazırlıklı ol; esnekliğinle bu durumları avantaja çevirebilirsin. Arkadaşların ve sevdiklerinle yapacağın sohbetler, yeni bir bakış açısı kazandırabilir. Eğlenceli yanların öne çıkarken, içsel dünyanda da sizi besleyecek konular arayışındasın.
Duygusal dalgalanmaların yoğun yaşanabileceği bir dönemdesin. İç dünyanda gerek ailenle gerekse yakın arkadaşlarınla olan ilişkilerin ön plana çıkacak. Geçmişteki güzel anılara dönerek onlardan ilham alacak ve duygusal derinliğini artıracaksın. Kendini ifade etme şeklin, sevdiklerinle olan iletişimini olumlu yönde etkileyecek. Kendini savunmasız hissedebilirsin; ancak açıldıkça bu durumun sana getireceği güç ve bağlılık hissi seni sarıp sarmalayacak. Maddi konularda ise bazı sürpriz gelişmelere hazırlıklı ol. Yıldızların, iş ve mali konularda yol almanda yardımcı olacak. Tutku ve motivasyonun artacak; yeni projelere adım atmak için doğru bir dönemdesin. Gece saatlerinde yalnız kalmak isteyebilirsin; bu, içsel huzurunu bulmanda sana yardımcı olacak. Kendinle baş başa zamanı iyi değerlendir. Unutma, duygusal hassasiyetlerin en büyük güçlerinden biri.
Bugün içsel enerjinin zirveye ulaştığını hissedeceksin. Yeteneklerini sergilemek ve liderlik vasıflarını öne çıkarmak için mükemmel bir zaman. Kararlılığın ve cesaretin, etrafındaki insanları etkileyecek. Sosyal ortamlarda varlığınla dikkat çekebilirsin; bu, yeni bağlantılar kurmak için harika bir fırsat. Kalbinin sesini dinlemek, duygusal derinliğini keşfetmene yardımcı olacak. Yaratıcılığının arttığı bu dönemde, sanatsal projelere yönelmek veya yeni hobiler edinmek ruhuna çok iyi gelecek. Maddi konularda temkinli olman gerektiğini unutmamalısın; ani harcamalardan kaçın. Kendine güven ve karizmanla, hayatındaki zorlukların üstesinden gelebilecek güce sahipsin. Unutma ki, başkalarına ilham vermek seni daha da güçlendirecek.
Bugün detaylar ön plana çıkacak. İş yerindeki projelerde mükemmeliyet peşinde koşarken, küçük hatalar dikkatini çekebilir. Eleştirel bakış açın, başkalarının işlerine yardım etmende büyük bir avantaj. İletişim kurduğun kişilerin ruh halini anlama yeteneğin, aranızdaki bağı güçlendirecek. Kendi iç huzurunu sağlamak için sabah saatlerini meditasyon veya yürüyüşle değerlendirebilirsin. Ayrıca, sağlığına dikkat etmen gereken bir dönemdesin; dengeli beslenmeye özen göster. Sakin ve düzenli bir gün geçirmen, akşam saatlerine doğru ruh halini olumlu yönde etkileyebilir ve sosyal ilişkilerini beslemek için fırsatlar ortaya çıkabilir. Aniden gelen sürprizlerle dolu bir gün seni bekliyor, açık ol ve akışa bırak.
İlişkilerde denge ve uyum arayışın ön planda. Bu dönemde, sevdiğin insanların ihtiyaçlarına daha fazla dikkat etmen gerekebilir. Sosyal ortamlarda karşına çıkacak olan yeni fırsatlar, dostluklarını derinleştirme şansı sunuyor. Ancak, kendine de zaman ayırmayı unutma; ruhsal dengenin korunması önemli. Biraz içe dönme ve olaylara analitik bir şekilde yaklaşma zamanı. Bu senin doğanda var, içsel çatışmalarını yenmek için kendine güven. Kariyerinde ise yaratıcı fikirlerin, grup çalışmalarında beğeni toplayacak. Farklı bakış açılarına açık olman, seni daha başarılı kılacak. Önemli kararlar almak için acele etme; biraz düşünmek, daha sağlıklı sonuçlar elde etmene yardımcı olabilir. Özellikle akşam saatlerinde bir arkadaşınla yapacağın sohbet, kafandaki bazı soru işaretlerini netleştirebilir.
Bugün duygusal derinliğin ön plana çıkıyor. İlişkilerde yaşanan gizli dinamikler hakkında daha fazla farkındalığa ulaşabilirsin. Sevdiklerinin duygularını anlamak konusunda oldukça hassas bir dönemdesin. Bazı durumlar seni içine çekebilir, güçlü içgörülerinle doğru yönü bulman mümkün. Kendini ifade etme isteğin artarken, düşüncelerini derinlemesine paylaşma fırsatları doğabilir. İş veya kariyer alanında ise yeniliklere açık olman, yeni kapılar açmanı sağlayabilir. İçsel gücünü kullanarak, hedeflerine doğru sağlam adımlarla ilerleyebilirsin. Kendine güvenmeyi unutma; sezgilerin doğru bir rehberlik sunacak. Kendini yenilemek ve iç huzurunu bulmak için meditasyon veya doğa yürüyüşleri gibi aktiviteler faydalı olabilir.
Bugün içindeki macera arzusunun daha da alevlendiğini hissedeceksin. Farklı deneyimlere açık olman, hayatına renk katacak fırsatları beraberinde getirebilir. Sosyal etkileşimlerin ve arkadaşlarınla olan iletişimin güçleniyor; bu da içsel mutluluğunu artıracak. Ancak, düşüncelerini iyi bir şekilde ifade etmeye dikkat etmeli, yanlış anlamalara yol açmamalısın. Cesur adımlar atmak ve yeniliklere açık olmak, gününün daha anlamlı geçmesini sağlayacak. Anlık kararların, ani fırsatların merak uyandırıcı yönlerini gözler önüne serebilir. Aynı zamanda, kişisel hedeflerine dair yeni planlar yaparken, kendine karşı nazik olmayı unutma. İçsel huzurunu sağlamak için bir an durup derin bir nefes alman, tüm bu heyecanı dengede tutmana yardımcı olacak.
Disiplin ve kararlılık, bugünün temel taşlarını oluşturuyor. Karşılaşabileceğin zorluklar, azminle aşılacak gibi görünüyor. İş hayatında elde ettiğin başarılar, çevrendekilerin dikkatini çekebilir; bu, sana yeni fırsatlar sunabilir. Mantıklı düşünme kabiliyetin ve analitik yaklaşımın, sorunları çözmekte oldukça faydalı olacak. Aile içindeki ilişkiler, destekleyici bir atmosfer yaratabilir. Kendi ihtiyaçlarına ve duygularına odaklanmak, içsel huzurunu artırmana yardımcı olacaktır. Akşam saatlerinde, sevdiklerinle geçireceğin kaliteli zaman, günün stresini hafifletebilir. Kendine güvenin yüksek; bu enerjiyi doğru yönlendirdiğinde, harika sonuçlar elde edebilirsin. Uzak bir seyahat fikri, aklının bir köşesinde dolanabilir; hazırlıklarını yapmayı unutma!
Bugün, özgürlük ve bireysellik arayışın ön planda. Farklı fikirlere ve yenilikçi düşüncelere açık olman, çevrendekilerle etkileşiminde ilgi çekici ve ilham verici bir atmosfer yaratabilir. Arkadaşlarınla olan ilişkilerin, sana yeni bağlantılar kurma fırsatı sunacak. Sosyal etkinliklerde ve grup çalışmalarında kendini rahat hissedeceğin bir gün. İçsel sezgilerin güçlü, bu yüzden içgüdülerini dinlemek, sana doğru yol gösterici olabilir. Aniden ortaya çıkan ilginç fikirler, sana ilham verecek projelere dönüşebilir. Ancak, içindeki yaratıcı yanın açığa çıkması için öncelikle kendine zaman tanımalısın. Duygusal derinliklere inmeyi ve kendine dönmeyi unutma. Kendi sınırlarını yıkarak, taze bir bakış açısıyla yenilik arayışına girebilirsin. Hayatındaki karmaşalar, nihayetinde yeni bir denge bulmana ve bu dengenin getirdiği huzuru tadabilmene vesile olabilir.
Duygusal derinliğin ön plana çıktığı bir gün seni bekliyor. İçsel düşünceler ve hayaller arasında kaybolabilir, hayal gücünün sınırlarını zorlayabilirsin. Sanatsal faaliyetler veya yaratıcı projelerle ilgilenmek, ruh halini yükseltecektir. İlişkilerde ise empati ve anlayış gerektiren durumlarla karşılaşabilirsin; karşındakilerin duygusal ihtiyaçlarına özen göster. Kalbindeki sezgi, seni doğru yola yönlendirecek. Kendine zaman ayırmayı unutmadan ruhunu besleyecek aktiviteler planlamak iyi gelebilir. Bu dönemde bağ kurmak ve özveri göstermek ilişkilerini güçlendirebilir. Dikkatini dağıtan unsurları bertaraf edip kendine odaklanmakta fayda var. Farklı bakış açıları kazanmak için açık fikirli olmaya çalış.