MIŞ GİBİ idi

MIŞ GİBİ idi

Onun Yanında Kendimi O Kadar Aciz, Zayıf, Biçare Hissediyordum ki”
“Kendi bildiğim tarzda, kendi dilimde evlenme teklif etmiştim; duygusal, zihinsel ve güç yönünden “orada” olmadığımı şefkatli bakışıyla, acıyan dokunuşuyla çok güçlü ifade etti. Ezik, yalnız, hüzünlü ve gözü buğulu yanından ayrıldım.” Bu öyküyü “İyi Düşün Doğru Karar Ver” kitabımda anlatmıştım. Aradan elli yıl geçti “orada” olmanın ne demek olduğunu ve ne kadar önemli olduğunu hala keşfediyorum. Anladıkça, anladıklarımı kitaplar, konferanslar, seminerler ve televizyon programlarında paylaşıyorum.
Geçenlerde bir mektup aldım. Beni elli yıl öncesine, o günlere götürdü. Değerli okurlarım, aşağıdaki mektup ülkemin en önemli konularından birinin altını çiziyor, bence. Bu mektubu dikkatle okumanızı rica ediyorum. Bu mektubu okuduktan sonra zaman ayırın, sorularıma üzerinde düşünün ve lütfen cevap verin.
***
Hocam merhabalar,
Ben kendimi sizin kitaplarınızda anlamlandırmış birisiyim. Doğunun bir ilinde, korku kültürü içerisinde, iç çocuğu tamamen utanca boğulmuş yetişkin çocukların arasında (özellikle babam ve annem) dünyaya gelmiş ve onlar arasında iç dünyası şekillenmiş, yoğrulmuş bir kişiyim. Tıp fakültesi son sınıfa kadar çok iyi başarılar elde etmeme rağmen hep “ben bunlara layık değilim, ben kimim ki bunları yapabilen birisi olayım, benim içimde bir bozukluk var” düşüncelerini ara sıra yüksek ara sıra düşük enerji düzeylerinde yaşıyordum.
İlk duygusal ilişkimi yaşayana kadar hayat bir şekilde sürüp gidiyordu. Şu anki bilgilerimle biliyorum ki savunma mekanizmaları geliştirerek hayatıma devam ediyormuşum. Ama ilk duygusal ilişkim benim hayat karşısındaki ilk ciddi sınavımdı ve bu sınava çok hazırlıksız yakalanmıştım. Karşımdaki insan batıda, çok anlayışlı anne babanın çocuğu idi. Ve tamamen saygı ve sevgi ortamında yetişmişti. Benim ise babam ve annem tamamen korku kültüründe ve tamamen despot babalara sahip (her ikisi de her ne hikmetse despot babaya sahipmiş), sürekli kızan, en ufak hatamızda bağıran çağıran, çocukların hatalarına en ufak müsamahayı göstermeyen, çocukların kendisinden çok korktuğunu meclislerde övünerek anlatan, yeri geldiğinde fiziksel şiddete başvuran bir kişi. İşte hocam ben böyle bir babanın çocuğu olarak dünyaya geldim… Hiçbir zaman beni karşısına alıp tatlı dille neyin doğru neyin yanlış olduğunu söylemedi. Dolayısı ile Hocam biyolojik olarak evet bir babam ve annem vardı ama ben psikolojik olarak öksüz ve yetim büyüdüm.
Ve — Lisesini kazanarak ev ortamından ve o korku kültürünün hakim olduğu şehirden biraz daha sevgi ortamında yetişmiş arkadaşlara sahip olacağım bir — Lisesine girdim. Burada hep kendimi eksik ve yalnız hissediyordum. İlk sene tüm dezavantajlarıma rağmen okul birincisi olmuştum ama çok iyi hatırlıyorum asla kendime yakıştıramıyordum… Herkes beni takdir ederken ben içimde uçsuz bucaksız bir yalnızlık hissediyordum ve kendimi söyledikleri şeylere asla layık hissetmiyordum. Sürekli insanları memnun etmeye çalışıyordum.. Neyse hocam lisedeki psikolojik yaşantımdan bahsetsem size herhalde Savaşçı kitabı kadar olur 🙂.. Velhasıl — Tıp Fakültesini kazandım. Ve asıl hayat serüvenim o zamandan itibaren başladı. 2. sınıfta ilk ciddi duygusal ilişkimi yaşadım. Yukarıda özelliklerinden biraz bahsettiğim kişi ile yaşadığım ilişki tam bir hüsranla sonuçlandı… Çünkü her hareketi bana batıyordu.. Muazzam bir özgüveni ve özgürlüğü vardı.. Ama bunlar bana ters şeylerdi. Ben onun yanında kendimi o kadar aciz, zayıf, biçare hissediyordum ki her hareketi adeta sanki beni aşağılıyordu. Nitekim hocam BAŞARAMADIM.. İlişki nedir, sevgi nedir, evlilik nedir, en doğru zamanı ne zamandır, zorluklarla karşılaştığın zaman çözüm yolları nedir, bunların hiçbirini bilmiyordum… Hayat karşısında çok aciz ve biçare kalmıştım… Ne o bayanla ilişkiye karar vermem, ne o ilişkiyi yaşamam, ne de ayrılıktan sonraki tutumum gerçeğe uygundu.. Hepsi sizin deyiminizle MIŞ GİBİ idi. Çünkü başlangıçta niyetimin ne olduğunu bilmiyordum, ciddi ve hakim olduğum bir NİYETİM yoktu, yukarda söylediğim gibi BİLGİM de yoktu, BECERİ de kazanamamıştım. Dolayısıyla EYLEM ve SONUÇ hüsrandı… Ve ilişkinin sonunda kendimi o denli suçluyordum ki anlatamam hocam.. Adeta kendimi dünyanın en aşağılık, en işe yaramaz, en kötü, en pis, en günahkar kişisi olarak hissediyordum.
Ve ben bu hislerden dört sene kurtulamadım hocam. Sürekli kendimi suçluyordum. Ama içimden bir ses de bunların hepsinin başıma bilmeden geldiğini, kendime fazla yüklenmemem gerektiğini söylüyordu.. Ama bu ses o kadar saçma geliyordu ki dolayısıyla sürekli bende bir hüzün, kaygı ve depresyon hali vardı…
Sizin kitaplarınızla yaklaşık dokuz ay önce karşılaştım hocam. “İçimizdeki Çocuk” kitabınızı iki defa okudum. Ve hocam kendimi anlamlandırdım. Her sabah iç çocuğumla sohbet ediyorum. Ona ”babacım” diye hitap ediyorum. O da beni çok seviyor, ben onun fikirlerine çok değer veriyorum.. Ve geçmişte yaşayamadıklarımı tekrar yaşıyorum hocam. Sizin kitaplarınızla tanıştıktan sonra başarım çok fazla arttı. Artık içimdeki sesleri ”gözlemleyen bilincimle” gözlüyorum.. Her şey daha da berrak…Yetişkin çocuklara daha olgunca tavır alıyorum.. Çok konuşmuyorum artık… Onların ”kim” olduğunu bildiğim için artık söyledikleri, yaptıkları beni çok fazla etkilemiyor. Artık çoğu şeyi ”kafaya takmıyorum”. Hastalarım benden çok memnun.. Onlara daha faydalı olduğum için huzur ve mutluluk duygularını içimde daha çok yaşıyorum… Ve tek amacım Çocuk Psikiyatristi olup korku kültürüne karşı savaşmak şu an Hocam… Tabi şuan içimdeki mücadele ve savaş bitmemiş… Bence çok uzun yıllar alacak gibi duruyor da…
***
Mektubu okuyunca ne kadar güçlü bir zihinle karşı karşıya olduğumu anladım. Ayrıca iyi ki o kitapları yazdım, diye düşündüm. Bu mücadele yalnız benim ve bu değerli okurumun değil, yüz binlerin, belki milyonların mücadelesi. Onu daha iyi anladım. Bu değerli insanın gelecek nesillerin bilinçlenmesine çok önemli katkıları olacaktır; buna inanıyorum. Bana mektup yazan okurumun aile ortamında çocuklukta oluşmuş psikolojik yaraları vardı; bu yaraların önce farkında değildi, ama sağlıklı ve özgür bir insanla ilişkiye geçince bütün yaralar depreşti.
Aklıma sorular geliyor:
Toplumda, bu genç doktor gibi çocuklukta yaralananların sayısı, sizin edindiğiniz izlenimlere göre, çok mu? Yani, “biyolojik olarak babası ve annesi olan ama psikolojik olarak öksüz ve yetim büyüyen,” insanların sayısı çok mu?
Kendi ortamınızda, yakın çevrenizde, bu tür yaralılar, öksüzler ve yetimler olduğunu düşünüyor musunuz?
Bu kişiler, psikolojik yaralarının farkındalar mı?
Ve bu konuda sizce ne yapılabilir? Devlete, Milli Eğitim Bakanlığına, Belediyelere ve diğer kuruluşlara başvurmadan, gönüllü, bu konuda hizmet etmek isteyen bireyler ne yapabilir?
Cevaplarınız için iletişim formunu kullanabilirsiniz. Emek ve zamanınız için teşekkür ederim.
Doğan Cüceloğlu / 30 Eylül 2012
şunu diyen bir yazı '"Onun Yanında Kendimi O Kadar Aciz, Zayıf, Biçare Hissediyordum ki"' görseli olabilir
Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Dengeler üzerinde yoğunlaşacağın bir gün seni bekliyor. İlişkilerde ince ayar yapma ihtiyacı hissedebilirsin. Sosyal çevresinde meydana gelebilecek sürpriz gelişmelere hazırlıklı ol. Ortaklı çalışmalar veya ekip projelerinde uyumun ön planda olacağı fırsatlar karşına çıkabilir. İçsel huzurunu sağlamak için düşünce ve duygularını dengelemeye özen göstermen gerekli. Estetik duygun ön planda; bu nedenle sanatla ilgili bir aktivite ile meşgul olmanın keyfini yaşayabilirsin. Ele aldığın konularda başkalarının görüşlerine önem vermek, toplumsal ilişkilerini güçlendirebilir. Kendi ihtiyaçlarına da zaman ayırmayı unutmamalısın.

AKREP BURCU YORUMU

Derin duyguların ve gizli hislerin yüzeye çıkma potansiyeline sahip olduğu bir dönemdesin. İçsel bir değişim söz konusu; bu, ilişkilerine yansıyan tutkulu bir enerji oluşturuyor. Çevrendekilere karşında savunmasız olma isteği duyabilirsin, bu da bağlantılarını derinleştirmenin bir yolu. Ancak dikkatli ol, duyguların yoğunluğu seni zaman zaman bunaltabilir. Gizli düşmanlıkların farkına varmak, kendini koruma içgüdülerini tetikleyebilir. Yeniliklere açık ol, içsel sesini dinle ve kararlarda cesur davran. Geçmişe dair izleri bırakıp geleceğe umutla bakabilirsin, bu süreçte kararlılığın seni destekleyecek. Kendine güven ve içsel gücünü ortaya çıkar.

YAY BURCU YORUMU

Hayalperest enerjiler etrafınızı sarıyor, bu da yaratıcılığınızı besleyecek. Yeni fikirler peşinde koşmak için ideal bir gün. Sosyal ortamlarda kendinizi parlayarak ifade etme fırsatına sahip olacaksınız. İnsanlarla olan iletişiminizde samimiyet ve içtenlik öne çıkıyor, bu da bağlarınızı güçlendirebilir. Uzun zamandır üzerinde durduğunuz bir proje veya hayal, bugün somut bir adım atmanızı sağlayabilir. Hayatın sürpriz dolu yönleriyle yüzleşmekten çekinmeyin, karşınıza çıkan fırsatlar, maceraperest ruhunuzu besleyecek. Duygusallığın derinlerine dalmak ve hislerinizi paylaşmak, ilişkilerinizde anlam katmaya yardımcı olabilir. Kendinize ve başkalarına karşı hoşgörülü olmayı unutmayın; bu, ruhsal olarak daha fazla tatmin bulmanızı sağlayacak.

OĞLAK BURCU YORUMU

Bugün kararlılığın ve disiplinin öne çıkıyor. Hedeflerine ulaşmak için gereken motivasyon ve azmi hissedeceksin. İş hayatında yeni fırsatlar kapını çalabilir; bu fırsatları değerlendirirken dikkatli olmalısın. Sosyal çevrendeki ilişkiler, seni beklenmedik bir şekilde destekleyebilir. İçsel huzurunu sağlamak için kişisel zaman ayırmayı unutma. Duygusal olarak kendini güvende hissetme isteğin yoğunlaşacak, bu yüzden sevdiklerinle kaliteli zaman geçirmek sana iyi gelecek. Kariyerinle ilgili atacağın adımlar, uzun vadede seni tatmin edici sonuçlara götürebilir. Sabırlı ol ve planlarını uygulamaktan çekinme. Unutma, her adımın seni daha güçlü kılacak.

KOVA BURCU YORUMU

Bugün, özgürlük arayışın ve yenilikçi fikirlerin ön plana çıkıyor. Sosyal çevrenle etkileşimde bulunmak, ilham verici fikirler ve projeler geliştirmek için mükemmel bir zaman. Politeknik düşünce tarzın, seni sıradanlıktan uzaklaştırıp, başkalarına farklı bakış açıları sunmana olanak tanıyor. Beklenmedik değişimlere açık olmalısın; bu süreçte karşına çıkacak fırsatlar, hayal gücünü ve yaratıcılığını besleyecek.İçsel huzurunu sağlamak için, ruhsal olarak da beslenmene ihtiyacın var. Meditasyon veya doğa yürüyüşleri gibi sakinleştirici etkinlikler, zihnindeki karmaşayı hafifletebilir. İlişkilerde samimi ve açık olmak; zaman zaman cesur davranmayı gerektirebilir. Özgüveninle insanları etrafında toplamayı başarabilirsin. Bugün, hayallerini somut hale getirmek için atılacak adımlar için destekleyici bir zemin mevcut. Özgünlüğünü sergilemeyi ihmal etme; sadece senin gibi olanların yanında hissetmek, seni güçlendirecek.

BALIK BURCU YORUMU

Duygusal derinlikler, bugün içsel dünyanızı zenginleştirecek. Yaratıcılığınız canlanabilir ve sanatsal zevkler ön plana çıkabilir. Başkalarıyla olan empatik bağlarınız güçleniyor; içten bir iletişim, dostluklarınızı derinleştirebilir. Hislerinize güvenin, sezgileriniz sizi doğru yolda yönlendirecektir. Bu süreçte yalnızca kendinize değil, çevrenizdeki insanlara da ilham kaynağı olacaksınız. Gözlerinizi açın, güzellikler etrafınızı saracak. Hayallerinizi gerçekleştirmek için küçük adımlar atmak için uygun bir zaman. Kendinizi ifade etme şeklinizde cesur olun, içsel merakınızı besleyin ve yeni deneyimlere kapılarınızı açın. Duygusal denge arayışında bol bol su içmeyi unutmayın; bu, ruhsal rahatlama açısından fayda sağlayacaktır. Kendi sınırlarınızı zorlayarak, çok daha fazla şeyin üstesinden gelebileceğinizin farkına varacaksınız. Şefkat ve sevgiyle dolu bir gün sizi bekliyor.

YAZARLAR / Tümü
ender birgül: bu sayı satılık mı
2025-12-23 17:44:45