10 yıldan fazladır.. hayatımda ilk kez tirebolu’ya gelmiştim.. sanırım bi ADD etkinliğiydi..
toplantıdan izin istedim.. ben biraz dolaşacam dedim.. gittim gittim gittim.. bi tirebolu kızı olan rahmetli anneannemden iz arıyordum aklımca..
sonunda yorulup bi esnafa sordum..
-” ben iskenderkaptanoğlu ailesinin torunuyum.. dede evlerini arıyorum.. neresidir”??
-“tam önündesin” dedi bi amcamız..
gele gele tam oraya gelmiştim.. eski bi konak idi…bi güç beni oraya getirmişti..
****
ağladım ağladım ağladım canım anneannemin anılarına sarılıp..
****
sonra toplantıya döndüm..
bana da konuşma hakkı verildi.. tüylerim diken, boğazım düğüm.. şuncaazı diyebildimdi;
-“arkadaşlar, daha evvel başıma böyle bişi gelmedi.. asla gelmedi.. bi türlü karar veremeden şu yaşıma gelmişim, giresunlu muyum, istanbullu muyum? az evvel iliklerime kadar hissettim, ben tireboluluyum.. kendimi buraya ait hissettim.. teşekkür ederim”..
****
şimdiyse, anneannemin gelin olup, motora binerek giresun’a hareket ettiği limandayım dostlarımla.. çay içiyoruz..
bedenimde o güç yok.. olsa sabaha kadar rakı içerim burada.. o kadar ki güzel..
ve gece atarım kendimi denize, anneannemin yanına giderim..
yeter bu kadar çile, şu dünyada..