13
Kökcanlandırmak
Geçen hafta pazar günü bir bayanın annesine sunum açtım. Bayanı ve annesini tanımıyorum; çünkü İstanbul dışından sunum açtırıyordu. Annesinin sunumunda çok yoğun, nefret boyutunda bastırılmış içsel öfke olduğu ve bu öfkeyi bastırabilmek adına annenin yaşamına arkasını döndüğü çıktı. Bizler bazen içimizdeki acı, öfke gibi negatif duyguların “kaynaklarıyla” yaşamak zorunda olduğumuzda, onlarla yaşayabilmek için sistemimiz bu duyguları olabildiğince gömer. Gömerken duygularımızı hissedemez boyuta geldiğimizde ise,maalesef o acılarla- öfkelerle birlikte mutlulukları, neşeleri de gömmüş oluyoruz . Yaşam duygularımızla dokunduğumuz, hissedebildiğimiz oranda yaşanmış olduğu için bir bakıma yaşamamış oluyoruz.
Sunumda annenin bu durumda olmasının nedeninin cinsel yaşamış olduğu hoş olmayan durumlar ve bu durumlara katlanmak zorunda olduğu çıktı.. Ortaya çıkan duyguları olabildiğince şifalandırdık.
Kızıyla konuşup durumu anlattım. Ertesi sabah beni arad…ı ve bütün bir gece bunu düşündüğünü ve artık annesine farklı bir gözle bakmaya başladığını ve onu daha iyi anladığını söyledi. Annesini sert, hırslı, öfkeli bir kadın olarak tanırken; bu sunumun sayesinde annesinin cinsel istismara uğramış, duygularını bastırmak için çok şeyi feda etmiş bir kadın olduğunun yeni farkına vardığını dile getirdi. Artık annesine yeni bir gözlükle bakmaya başladı.
Anne-babamızı yargılamamız ,neden iyi bir anne-baba olamadılar diye sızlanmak ve yaşamın ağırlığının, eksikliklerimizin sorumluluğunu onların üstüne atmak çok kolay. Belki gelişim aşamamızın bir döneminde bunu yapmamız gelişimimizin bir parçasıdır. Ama o aşamada kalmamak ve gelişmek bizim sorumluluğumuzdur.
Anne babasını kendi istedikleri gibi olmadığından dolayı yargılayan arkadaşlarım; lütfen bir düşünün anne-babanız küçük yaşlarında her türlü tecavüze uğramış, ezilmiş, aşağılanmış ve yaşamda ayakta kalabilmek için bu yaşanmışlıklarını bastırmış, sizleri bu derin acılarının içinde ellerinden geldikleri kadarıyla çaba göstererek büyütmüş olabilir.
Nasıl ki bizler elimizden geldiğinin en iyisini yapmaya çabalıyoruz; anne-babamız da ellerinden gelenin en iyisini yaparak bizleri büyüttüler.
Bizlerin ne anne-babamızı, ne de atalarımızı yargılama hakkımız yoktur. Ancak bize karşı tavır/ davranışları için uygun tepkileri gösterebilir ve kendimizi gerçekleştirmemiz için onlara direnebiliriz. Ama bunu yaparken onları gerçekten aşağılamak, yargılamak hakkına sahip değiliz. Bizim sorumluluğumuz onları ve atalarımızı oldukları gibi kabul edip sevmektir.