KARAGÖZ

KARAGÖZ

”2 bilet almak hatadır ama 1 bilet almamak daha büyük hatadır” demiş birisi. Sanırım, şans oyunlarına ilişkin en bilimsel görüş budur.
Yok ula, bu lafı söyleyen herif ben diğilim, bi yerde okumuştum, kalmış işte aklımda. Her yılbaşı civarı, herhangi bi ortamda, kaşımla-gözümle derin bi filozof edası takınarak bu sözü kullanırım, millet de “vay bee ne kadar da büyük konuştu, helal olsun şu Gürsel’e” der gibi kafa sallar…
Karagöz’lük böyle bişeydir zaten.
****
Hiç istemediğim bi yafta yapıştı üzerime nedense, sanki bu insanlardan nefret ettiğim sanılıyor, ama işin gerçeği akp’li kadroların gariban halk çocuklarından oluştuğunu iddia eden bi kardeşinizim ben.
Bunca verimsizliğe karşın 20 yıl sürebilen bi iktidarın yegâne açıklaması bu olsa gerektir diye düşünürüm. Yok, şimdi “süslenip-püslenip, makyajlanıp köye seçim çalışmasına gidenler” muhabbeti açarak diğer siyasal partileri yerecek diğilim. Bugünkü mevzumuz başka…
Hem Karagöz’lük dedikleri böyle bişi diğildir.
****
Konumuz piyango bileti tabi.
Bizler, o eski güzelim Hürriyet’in, Günaydın’ın arka sayfalarında, o yılın en talihli ailesinin fotoğraflarını görerek büyüdük. Yılbaşı çekilişlerinin yeni zenginlerine yeri geldi imrenerek baktık gazeteden… Yeri geldi onlar adına sevindik…
Sonra şöyle bi 20 yıl kadar, bu tür fotoğraflar görülmez oldu basınımızda. Her konuya olduğu gibi, bu işlere de katakulli bulaşmıştı… Kuşku ile bakıyorduk artık Milli Piyango‘ya bile. Yahu kime çıkıyor bu paralar diyip, dertleniyorduk.
Demin, akp’nin halk çocukları ifadesini de zaten bu amaçla kullandım. Onların becerebileceği işler diğildi bu işler. Muhtemelen, abd’de özenle yetiştirilmiş ve devletimizin her yerine sızmış cemaat kadrolarının icraatı idi yaşadıklarımız.
İşte, 15 Temmuz sonrası, az-biraz da olsa köşe başlarından temizlenince cemaat, akp “acemiliği” hafiften ortaya çıkıyordu. Canlı yayımlanan bi yılbaşı çekilişinde, herkesin gözü önünde, kadrajda olduğunu fark edememiş acemi bi el, fır fır dönen toplara müdahale ediyor, çıkan rakamları değiştiriyor, hepimiz bunu görmezden geliyor, ağzımızı açıp tekbi kelime edemiyorduk.
Kastım budur, sözcüklerimi başka yerlere taşımayınız; bi tarafta neyimiz var, neyimiz yok okyanus ötesine çalıp götüren eğitilmiş bi zihniyet… Diğer tarafta anca el yordamıyla ”haksızlık” yapabilen, onu da yüzüne gözüne bulaştıran acemi bi zihniyet…
Milli Piyango çekilişleri çoğu şeyin özetidir bu memlekette. Ve ancak Karagöz’lük bunları görebilir.
****
Uzun zamandır salt 1 tanecik yılbaşı bileti alanlardandım. Ama bu sene ben de katıldım protestocular kervanına. Almadım bilet.
Ve büyük ikramiye şehrimize çıktı. Şaşırdım mı, hayır! Zaten Giresun‘a para çıkmasının birinci şartı benim bilet almamamdı. Bunu da başardım.
Hadi kimseyi kandırmayayım; işin doğrusu şöyle oldu, elbette aldım bi çeyrek bilet ve numarasına bile bakmadan yoldan geçen, tanımadığım birine armağan ettim derhal.
İnşallah o bilete çıkmıştır, ne diyim ki?
Karagöz’lük bunu gerektirir.
****
Şehrimiz ”piyango zenginliği” konusuna yabancı diğildir. Anımsatayım, bizler ilk okul çocuğuyduk. Büyük ikramiye Sokakbaşı’mızın değerli isimlerinden Vıy Vıy Ali Abi’mize çıkmıştı. Ali Abi’nin fotoğrafları da dönemin gazetelerinde bol bol yayımlanmıştı. Mutlu olmuştuk hepbir.
Rahmetlinin, o parayla bi taksi durağı kurduğunu anımsıyorum. Eksiğim, yanlışım varsa lütfen düzeltiniz.
Bi Karagöz’lük vazifesi olarak, Vıy Vıy Ali Abi’mize Allah’ın cennetini dileyelim ve yeni talihliden de Ali Abi kadar iyi bi insan olmasını bekleyelim.
****
Duydum sanki. Yahu nereden çıktı bu Karagöz dediniz di mi? Şuradan çıktı. Ferhan Şensoy ustamız, İstanbul’u Satıyorum adlı muhteşem oyununda kara gözlüklerle girer sahneye. Elinde gitarı… “Benim adım kara gözlük / Benim işim Karagöz’lük” diye başlar o eşsiz şarkısına…
Oyun da şarkı da hicivdir, anap döneminin rant sistemi eleştirilmektedir. Geleneksel Orta Oyununa yürekten bağlı Ferhan Şensoy, gayet mantıklıca Karagöz’ü simge olarak seçmiş, bu çerçevede yürüyüp gitmiştir.
Esprileriyle, müzikleriyle halen yüreğimizde durur İstanbul’u Satıyorum. Kadronun çoğunluğu rahmetli oldu, için için yanmamak elimizde midir? Ferhan Şensoy da zaten bu toprakların son Karagöz’ü olarak vefat etmemiş midir?
Bu makale epeydir aklımdaydı. 2023 yılının gelmesini ve Lozan’ın Karagözle ilgili gizli maddelerinin geçersiz kalmasını bekliyordum! Bu yazı işte oradan çıktı!
****
Karagöz-Hacivat konuşmalarında beni en çok gülümseten, Karagöz’ün her lafı yanlış anlamasıdır, diyebilirim.
Bu yöntem, unutulmaz nice Yeşilçam komedi filmlerinde de ısrarla kullanılmıştır. Misal, Hababam Sınıfı’nda sağır bi öğretmen vardır, kurban olduğum… Şaban’lı-Ramazan’lı filmlerde kulağı ağır işiten bi yaşlı adama mutlaka rastlanır… Ne hoştur bazı güzel şeylerin devamı olmak.
Ben de haddim olmayarak, karınca kararınca evimde kızlarımla sürdürüyorum Karagöz geleneğini. Güya her sözü yanlış duyuyorum.
-Baba, yarın sana gelecez!
-Neyy, dana mı keseceksiniz durup dururken, neden yahu kızım, yazık diğil mi hayvancağıza?
-Yok yok, bizim kızlarla yanına geleceğiz, yarın dernekte olur musun, onu soruyom?
-Haa tamam, anladım, gelip kanıma gireceksiniz, beraber nardenk içecez. Tamam kızım gelin, içeriz!
****
Cümleten iyi seneler.
Allah sizi başımdan eksik etmesin.

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Bugün sezgilerin oldukça yoğun, iç dünyana odaklanmak isteyebilirsin. Duygusal derinliklere dalarak, bazı geçmiş meselelerle yüzleşmek, ruhsal bir arınma sağlayabilir. Empati yeteneğin herkese karşı güçlü olacak; bu nedenle başkalarının duygusal durumlarına duyarlılık göstermekten çekinme. Yaratıcılığın da artış gösterebilir, bu yüzden sanatsal projelere yönelmek için harika bir zaman. Ancak, biraz sınır koymaya ihtiyaç duyabilirsin; kendini fazlasıyla başkalarının ihtiyaçlarına adamak, enerjinin tükenmesine neden olabilir. Bu dönemde kendine zaman ayırmak, meditasyon veya doğa yürüyüşleri yapmak ruhunu canlandırabilir. İçsel sesine güvenerek adım atmak, sana yeni fırsatlar sunabilir.

YAZARLAR / Tümü
ender birgül: bu sayı satılık mı
2025-12-23 17:44:45