bunca derdimizin arasına eklerken ne yapmak, hangi başlığa katmak gerekir henüz karar veremedim ama gündelik hayatımızda ”karabasan” diye bi kavram da mevcuttur, muhterem arkadaşlarım..
uyurken bizlere garip bi hallar olur.. bi güç gelir üzerimize çullanır.. hareket edemeyiz, yardım isteyemeyiz.. sonra her nedense kaybolup gider, bizi yatağımıza doğru bastıran şey?
yok, şu yaşıma geldim, bana hiç olmadı demeyin.. hepinize oldu, biliyorum..
****
babama oldu mu misal, hiç duymadım.. annem kimi geceler boğuk seslerle bağırıp uyanırdı, korkup ben de fırlardım, ilk ondan gördümdü..
-”oolum bişim yok, korkma, al bastı” derdi..
demek, karabasanın bi diğer adı da al basması idi..
****
çocukken aynı odalarda uyuduğum abimi, ablamı da basmadı hiç.. aynı yastığı paylaştığım geçmiş bilumum sevgililerimi de, canım olcay’ımı da hiç böyle görmedim.. çok şükür, henüz kızlarımı da..
annannemi, babannemi falan da en azından ben bu halde yakalayamadım hiç..
haa, sülalenin en kısmetsizi fatma arda halamdı.. bununla övünürdü de hatta canım halacığım.. şimdi bu yazıyı cennetten okuyorsa;
-”yavrum, beni her gece basuyudu” demiştir..
****
bencileyin ilk kez askerde tanıştım.. valla gırgır yapmıyorum, çiğse yanımda olsa şimdi der idi; ”tamam baba, biliyorum, sen askerdeyken karabasanlar bölüğü komutanıydın”!!! valla öyle diğil..
resmen geldi bi öküz, uyurken üzerime çullandı, ömrümde bi ilkti, çok tırstım, inanmamak serbesttir, geliş ve gidişinde ayakkabı seslerini bile duydum.. her kışlada anlatılan, tam da buracıkta şehit olan ve bölüğünü asla terk etmeyen şehit asker efsanesi besbellim bana da denk geldi diye düşündüm falan filan..
sonra bi de, afyon’daki bi otelde, ülker adına iş gezisindeyken geldi başıma bu.. artık deneyimli idim, ” seni a goduum” diyerek kalkıp fırladım yataktan, gitti..
****
efendime söyliyim, şol ahir ömrümün ilerleyen yıllarında da sık sık yaşadım bu acayip olguyu.. mutlaka sizlere de aynısı olurdur, daha kendisi gelmeden ”elektriği” geliyordu bu karabasan denen hıyarın, adeta bi manyetik alan bana doğru yaklaşıyordu..
hepsini de aslanlar gibi püskürttük işte, ne diyeyim başka..
****
bi şafak vakti her nasıl olabildiyse, tahminen acemi bi karabasandı ve ilk mesai günüydü, yakalandı bana.. yine ”seni a goduum” demeye hazırlanırken gördüm bunun şeklini şemalini..
bedeni, sigara külü renk ve kıvamındaydı.. vücut biçimi ise trafik ışıklarından bildiğimiz, dur-geç adamcıkları tarzındaydı..
bu bilgiyi insanlık alemine sunmayı bi borç bilirim, aziz kardeşlerim..
****
şu sözcük nasıl dilimize tutunamadı, vallahi içim acıyo? türk dil kurumu, hemşire’nin duru türkçe karşılığı olarak ”bacı”yı önermişti.. anca bu gadar cuk oturabilirdi bi kelime, ama tutmadı işte!
daha çok yaralı ”mehmetçik” ve yardımına koşan ”kızkardeşi” türk hemşiresini çağrıştırdığı için, entel dantel çevrelerce burun kıvırıldığı kanısındayım..
işte, bana da gerçek bi bacı olan, hemşire kardeşim özlem yüksekol, yıllar evvel aşağıdaki karabasan görselini yollayıp, işin gerçeğinin ”uyku felci” adlı bi hastalık olduğunu dile getirmişti.. uyku saati, beslenme biçimi, yatış tarzı, günlük dertler gibi etkenlerle beynimizde oluşan bi ”durum” imiş, açıklaması.. (üzülmüştüm, bunun bi bilimsel izahı olabilmesine, tüh)
elbette bilim doğrusunu söylemektedir ama oradan yazı konusu çıkmaz, değerli kardeşlerim.. bi edebiyatçı olarak, kışlayı terk etmeyen şehit asker efsanesi veya sigara külü bedenli varlıklar daha ilgi çekicidir benim için.. (fikret’im de sağ olsa aşşaalara doğru beni destekler türde yorumlar yazardı şimdi)
uzatmiyim gonuşuğu, karabasanlarınızı seviniz, onların da bi canı vardır.. inanınız ki onlar da Allah’ın birer kuludur.. tekbi derdim var, üzerime çullanan karabasan gısmısı inşallah erkek diğildir.. ne denli hoş görmeye çabalasam da erkek eşcinselliğini kafam almıyo çünkü.. nasıl olur, neden olunur? hiç estetik bile diğil ki ula bu iş?
****
hepinize sağlıklı pazar’lar dilerim..
önce Allah’a, sonra türk hekimlerine emanet olunuz..
dr gürsel ötker
giresun ünv. tıp fakültesi ruh ve sinir hastalıkları servisi ruh çağırma bölüm başkanı