
İlânihaye Susmak
“Başlangıçta söz vardı”
“Oku” diyordu Tanrı ilk emrinde
Ve “kelimeler kitabını” indirdi yeryüzüne
Oysa
Anlayanı yoksa konuştuğun dilin
Bir intiharı yoksa uçurum yüreğinin
Neye yarar sözcükler?
Yazıyorsam anlamak için Tanrı’yı
Susuyorsam
İsyandır içimdeki çığlığın adı…
Birazdan hıçkırık olacak suskunluğum
Kusacağım yuttuğum yalnızlığı…
Katedral ihtişamında gözlerin
Yalvarışım, Züleyha’nın çaresizliği…
Umurumda değil ellerini kesen kadınlar
Duyduğun çığlık, bir doğumun sancısı
Susuyorum…
Düş yağarken gecenin koynuna…
Şiirden kadınlar indiler odama
Tahtlarını bırakıp, taç taktılar saçıma
Ayasofya’daki Serafim meleğiydim
Yüzümü açtılar yüz atmış yıl sonra…
Gözbebeğinde esrik pırıltılar Vidalita’nın
Güneşe uzanır bulutların üstünden
Yalnızlığa diktiği elbisede, kiraz çiçekleri
Solmadan dökülür çıplak ayaklarına…
Susmak ilânihaye susmak ne zormuş!
Acının ve tutkunun kadını
Kutsar şehveti flemanko dansında
Dudağında kızıl güller…
Ölmek hicaz makamında ölmek ne zormuş!
(Denizin Üvey Kızı)