


İlk filmin vizyona girmesi üzerinden 20 yıl geçerken Harry Potter serisi ile ilgili de gizli kalmış sırlar ortaya çıkıyor. İlk iki filmin yönetmenliğini yapan, üçüncü filmin de yapımında bulunan Chris Colombus; Robin Williams’ın da yapımla ilgilendiğini söyledi.
Serinin ilk filmi olan “Harry Potter ve Felsefe Taşı”nda oyuncu yönetmenliği yapan Janet Hirshenson, 2016’da Huffington Post’a popüler film serisinin çok önemli bir oyuncu seçimi kuralı olduğunu söyledi: “Tüm aktörlerin İngiliz olması gerekiyordu.”
Her ne kadar Hirshenson, Williams’ın Hagrid’i oynamak istediğini ancak sadece İngiliz kuralı nedeniyle reddedildiğini söylese de, Columbus da ekim ayında Total Film ile yaptığı ayrı bir görüşmede Williams’ın Lupin oynamakla ilgilendiğini söyledi.
Columbus verdiği demeçte, “Lupin’i oynamak isteyen Robin Williams ile görüştüm. Ona, ‘Hepsi İngiliz. Yapabileceğim bir şey yok’ demek benim için çok zordu.”

Columbus sözlerine şu şekilde devam ediyor: “Robin harika olurdu. Farklı bir yorum olurdu. David Thewlis’in harika olduğunu düşündüm ama Robin de harika olurdu. Rowling ve ben ilk tanıştığımızda birbirimize ‘Bak, bu kadronun yüzde 100 İngiliz olmasını istiyoruz’ dedik. Ve bu noktada, buna takıldım.”
Williams, 2001’de New York Post’a verdiği bir röportajda, Harry Potter filmlerinde başrol oynamayı kaçırdığından bahsediyor ve oynamak isteyeceği birkaç rol olduğunu söylüyor.
Columbus, tüm büyük rollerde yalnızca İngiliz oyuncuların seçilmesi konusunda çok katı olunduğunu söyledi, kendisi gibi Amerikalı olan kızı Eleanor Columbus, filmlerde küçük bir karakter olan Susan Bones’u oynadığında ise hiçbir diyaloğu yoktu.
Columbus, kızının rolü hakkında “Yaklaşık 80 gün çalıştı” dedi. “Ama hiç konuşmadı çünkü kuralın şu olduğunu biliyorsun, İngiliz değilsen konuşamazsın.”
Hassas duyguların derin sularında yüzüyorsun. İçsel sezgilerin güçleniyor, zira kalbinin sesine kulak verme zamanı. İlişkilerinde sağlıklı sınırlar koymak, duygusal yüklerinden arınmana yardımcı olabilir. Sanat ve yaratıcılıkla ilgilenmek için mükemmel bir gün. İçindeki yaratıcılığı birkaç heceyle anlatmaya ya da tuvalde ifade etmeye çalışabilirsin. Maneviyat, ruhsal gelişim ve meditasyon gibi uygulamalar bu dönemde seni aydınlatabilir. Beklenmedik bir destek, hayal gücünü harekete geçirebilir. Hayallerin peşinden gitmekten çekinme; evren seni yönlendirecek. Kendine olan inancını tazele, merhametinle hem kendine hem başkalarına dokun. Tam bu noktada, sezgilerin kılavuzluğunda kararlılıkla ilerlemen gerektiğini unutma.