Atatürk, hesapsız kitapsız tekbir adım atmamış, bilime aykırı hiçbir icraat yapmamış, ağzından birkez olsun “boş laf” çıkmamış yegane insan olarak dünyamızda görünüp, sonsuzluğa gitmiş biridir.
Uzmanı (!) olduğum için, bu boş laf konusuna girmek isterim. Ata’mızın iki cümlesi “boş” gibi görünür. Ve bu ikisi, gençlik çağımızda ben ve çevremi hep gülümsetmiştir.
1) Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesidir.
2) Türk şoförü en asil duygunun insanıdır.
***
İtiraf ediniz. Sizler de bu iki cümleye, “yok artık, o kadar da değil yahu” falan diyip dudak büktünüz.
***
Birincisinin ne denli doğru olduğunu yaşadığımız şu acı günler öğretti sanırım hepimize.
İkincisine gelince… Kimbilir, Kurtuluş Savaşı esnasında, hangi sürücü abimiz, çok yaşamsal bir belgeyi, çok önemli hangi noktaya, hem de insanüstü bir gayretle, nasıl yetiştirdi?
Muhtemelen budur, di mi?
***
Paşa’mızın en erişilmez sözüyse, kanımca şu olsa gerektir;
Benim yaratılışımda olağanüstü şeyler aramayınız. Hayatımdaki tek olağanüstü şey, Türk olarak dünyaya gelmemdir.
***
İlkin kendi adıma konuşayım. Elbette Türk olmakla gurur duyuyorum. Ama böyle abartmam. Örneğin Japonya yurttaşı da olsam, ne mutlu Japonum diyene duygusuyla yaşardım. Ve elbette bilirdim Mustafa Kemal diye bir adamı… Japon da olsam, Eskimo da olsam, ömrümü yine O’na adardım.
Fakat… Binlerce kitap okumuş… Bilime, kültüre, sanata doymamış bir ulu insanın… Bu denli iddialı bir sözü boşuna edeceği de düşünülemez.
Mustafa Kemal, kuşkusuz ki incelemiş, araştırmış, kafa yormuş, bir karara varmış.
Ve bu büyük sözü etmiştir.
19 Mayıs’ı bir de bu duygu ile kutluyorum.
Herşeyimiz, Gazi Kemal’in ve kahraman Türk ordusunun eseridir.
Harbiye Marşımızın en gerçekçi dizeleriyle bitireyim;
Kanla irfanla kurduk biz bu Cumhuriyeti
Cehennemler kudursa ölmez nigahbanıyız.
En derinden sevgilerimle.