

Türkiye’nin ilk özel, akademik, uluslararası orkestrası olan Bilkent Üniversitesi Senfoni Orkestrası (BSO), 22 Kasım Pazar günü kurucusu, baş kemancısı, BÜ. Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi öğretim üyesi Azerbaycan Devlet Sanatçısı ve Halk Sanatçısı Prof. Server Ganiyev’i (d. 1935, Bakü – ö. 2010, Ankara) konserle andı.
Konserin solist sanatçıları ise, Server Ganiyev’in torunları genç keman yıldızları Hannover’de master yapan Elvin Hoxha Ganiyev ve Ceyla Ganiyeva ile damadı BSO’nun çello grup şefi Hayreddin Hoxha idi.
Bilkent Konser Salonu’nda pandemi koşulları nedeniyle yaylı sazlar orkestrası formunda verilen konseri Server Ganiyev ile çok uzun yıllar aynı sahneyi paylaşan ve aynı fakültenin öğretim üyesi olan şef Işın Metin yönetti. Orkestra bu özel konserde çoğu üyesinin öğretmeni olan Ganiyev anısına S. Barber’in “Adagio” ve F. Amirov’un “Yaylı Sazlar Orkestrası için Senfonisi, Nizami” eserlerini seslendirdi.
BSO, Elvin Hoxha’ya J.S. Bach’ın “La minör Keman Konçertosu”nda ve üç solistin birlikte çaldıkları A. Vivaldi’nin “İki Keman ve Viyolonsel için Konçerto, Op.3” eserlerinde eşlik etti.

(Soldan sağa) Hayreddin Hoxha, Ceyla Ganiyeva ve Elvin Hoxha Ganiyev.
Elvin Hoxha, “Dedem benim ilk keman hocamdır, daha çocukluğumda insan ve müzisyen olarak temellerimi attı. Onun için çalmak benim için mutluluk verici. Zaten hangi sahnede olursam olayım her zaman aklımdadır. İhsan Doğramacı ile 1993 yılında projelendirdikleri BSO ailemiz için çok özeldir. İlk orkestra konserimi 7 – 8 yaşlarında onlarla Boğaziçi Üniversitesi’nde, Albert Long Hall’de vermiştim. Dedemle birlikte çalmıştık. Ölmeden önce verdiği son konserde de gene BSO eşliğinde birlikte çalmıştık” diyerek bu konserin ailesi için çok anlamlı olduğunu ifade etti.
Hassas duyguların derin sularında yüzüyorsun. İçsel sezgilerin güçleniyor, zira kalbinin sesine kulak verme zamanı. İlişkilerinde sağlıklı sınırlar koymak, duygusal yüklerinden arınmana yardımcı olabilir. Sanat ve yaratıcılıkla ilgilenmek için mükemmel bir gün. İçindeki yaratıcılığı birkaç heceyle anlatmaya ya da tuvalde ifade etmeye çalışabilirsin. Maneviyat, ruhsal gelişim ve meditasyon gibi uygulamalar bu dönemde seni aydınlatabilir. Beklenmedik bir destek, hayal gücünü harekete geçirebilir. Hayallerin peşinden gitmekten çekinme; evren seni yönlendirecek. Kendine olan inancını tazele, merhametinle hem kendine hem başkalarına dokun. Tam bu noktada, sezgilerin kılavuzluğunda kararlılıkla ilerlemen gerektiğini unutma.