okula gitmekteyken holden seslendi yağmur;
-baba, anahtarım kaybolmuş?
-portmantoda gördüm demin kızım.. hani, fenerbahçe maskotlu olan?
-yok, o ablamın..
-tamam işte, demek ki o da senin anahtarı almış yanlışlıkla, al yanına onu!
***
ablası, dünyadaki en dağınık ve unutkan insandır.. (benden sonra tabi)
aklıma büyük kızımın işidir bu geliverdi ilk, mantıken..
***
devam etti yağmur;
-hayır baba almam onu, ablamla uğraşamam sonra, sen evden çıkarken anahtarını halil abi’nin dükkana bırak..
-tamam kızım..
bıraktım mecbur..
***
adım gibi eminim, çiğse’nin kot ceplerinin veya çanta içlerinin birinden çıkacaktır o anahtar..
***
annemin evinde, tv kumandasının hep annemin elinde olması gibi bi “yetki ve rütbe” unsuru olsa gerektir, benim anahtarlığımın zinciri epey bi kalıncadır..
neden öyle denk geldi bilmiyorum?
yani? hepsini yan yana koy..
bi bakmaya anla..
hmmm, baba anahtarı ahabu galın olanı!
***
düşündüm uzun uzun..
üzüldüm uzun uzun..
ağladım uzun uzun..
çocuğa anahtar verilmesi “büyüme” alametidir.. bana da tahminen ortaokul yaşlarımda evin anahtarından çektirilip verilmişti bi adet..
ilk sorumluluk duygum..
o anahtar kaybedilmeyecek!
babama mahcup olunmayacak!
eve, zile basmadan kahramanca girilecek!
bi tür ‘hieyyyyt be” duygusudur..
güzeldir..
**”
orhan pamuk gerizekalısının yegane doğru lafı neydi?
-bi erkeğin ölümü, babasının ölümüyle başlar..
buna, şöyle bi ilave yapmak doğrudur sanırım;
-bi erkek çocuğun ölümü anahtar sahibi olması ile de başlar..
***
o akşam bi biçimde sorun olmadı, ama ertesi akşam ben kapıda kaldım tabi..
-alo yağmur nerdesin bebişim?
-dersanedeyim baba..
-anahtarım yok kızım?
-eh, almadın mı halil abi’den.. biz annemle girdik eve dün.. ben de almadım!
-onu çiğse almış galiba kızım!
-ablam nerdeymiş?
-annanende uyuyo kızım!
***
boşanmak böyle bişeydir..
yüzükler çıkartılır ama anahtar çıkarılmaz..
helal olsun olcay’a, halen evimizin anahtarını taşıdığı için..
***
sağda solda oyalandım biraz..
yağmur geldi dersaneden, girdik eve..
portmantodaki anahtar da ortada yoktu?
-kızım al şunu daa, kriz çözülene kadar, diyemedim..
***
nasıl oldu diye sormayın, valla bilemiyorum?
kayıp anahtar yağmur’un yedek okul çantasından çıktı..
portmantodaki fenerbahçe armalı anahtar millet bahçesindeki çay ocağındaydı..
kalın zincirli anahtar olcay’da çıktı..
nasıl becerdiniz bunu yahu diye sordum sormaz mıyım?
-baba benimle ne ilgisi var yaa, ben eve gelmeyeli bi hafta, halil abimi görmeyeli iki ay oldu!
-aman gürsel, ben nereden bileyim senin anahtar nasıl oldu da benim montuma girdi? biz o akşam yağmurla geldik, ben mutfakta bi kaave içip çıktım..