Taşıyor ya. Taşıyor. Ondan dolayı seminerlere tamamıyla son vermek durumunu gerçekleştiremem diye düşünüyorum. Sadece karşıma aldığım insanların türü değişebilir. Yani iş adamlarına değil de üniversite öğrencilerine seminer veririm. Gerçi iş adamlarında da son derece güzel eleştiren, deneyimli, hayata değişik boyutlardan bakmış insanlar geliyor karşıma ve benim olgunlaşmama yardımcı oluyorlar. Yani o insanlardan bazen, “Bir kitap yazıyorum. Okur musunuz müsveddeyi” diye rica ettiklerim oldu. Birçoğu okudu ve onların isimlerini değişik kitaplarımda yazdım, teşekkür kısmında. O bakımdan zannederim hiçbir zaman yüzde yüz kaldırma durumum olmaz diye düşünüyorum ama üniversite öğrencilerinin karşısına çıkmamı engellemesin seminerler. Ana-babaların, öğretmenlerin karşısına çıkmamı engellemesin, yani seminer vermeyi bir iş haline getirmeyeyim. Gönlüm çektiği zaman vereyim. Onun için ayda bir veya iki seminer versem yeter diye düşünüyorum ve o kadar malzeme birikti ki, zaman yönünden o kadar geciktim ki, önümüzdeki iki-üç yıl içinde en azından iki kitap üretmek istiyorum.
(Damdan Düşen Psikolog / Sayfa: 480, 481)