ÜZÜLME

ÜZÜLME

geçmiş, gitmiş zaman.. unutmuş da anımsayamıyorum bi türlü; bizim dişçi murat neden giresun’a muayenehane açmıştı?
angara’lıydı gendisi.. neden başkent diğil de giresun.. o’nu benim şehrime getiren neydi? atama desem, özel işyeri var idi yahu.. acep, o dönemki ganunlar gereği, hem kamu hem özel olunabiliyo muydu?
nerden bileyim ben canım, akşam akşam delirtmeyin adamı..
ben size söyliyim, bu dünyalar iyisi çocuk, benim gıymetli ve mahçup yürekli gardeşim murat, giresun’a ölmeye gelmiş meğer..
bi gün denizde boğulup, çekti gitti bu diyarlardan, 20 sene önce.. bizimle plaja gelecekti oysa, hergün olduğu gibi.. ecel işte, adamı çağırıyo, başkalarıyla başka bi yere gideceği tutmuş o gün..
bizler kumsalda, öğlen sonrası kendisini beklerken, akşama ölüm haberi geldi çocukcaazın.. yanında büssürü doktor arkadaşı var imiş.. biri bile kurtarmaya cesaret edememiş’miş.. öyle anlatıldıydı yaşlı gözlerimize..
duydukça gudurup köpürüyodum ben..
-‘’nasıl kurtarmazlar yaa, nasıl kurtarmazlar.. ya arkadaşını alıp gelecen, ya da sen de onunla birlikte ölecen oolum denizde’’..
****
doktor aamet gardeşimle o hüzün dolu dönemde tanışıp, dost olduk..
-‘’ehh be apocum, millete bağırıp çağırıyodun cenazede, kurtarmayanlar da oradayken hem de.. hepsine adamlık dersi veriyodun, farkında bile diğildin’’..
bi dostumun vefatı, yeni bi dost kazandırmıştı netekim..
sonraları çok sık görüşür olduk aamet’ilen.. sahil yürümeleri, gece sofraları, parklarda 5 çayları, pazar gıymalıları falan..
pek dertli bi kardeşim idi doktor aamet.. hangi birini sayiyim; kürt idi, aleviydi, sosyalistti, felsefe ve şiir tutkunuydu, espri üstadıydı, gurbetteydi, yoğun nöbetlerden başını galdıramayan bi pratisyen hekim idi..
ve bekardı o vakitler..
aynı dilden gonuşabilmenin rahatlığı içerisinde sevip saydık birbirimizi hergeleyle..
bi gece yarısı yürüriken;
-‘’aha benim doğduğum ev şurası gardeşim’’ dediydim..
-‘’ulan, 40 sene sonra halaa aynı sokaktan geçiyosan, hayatta hiçbi bok olamadın demektir’’ demesin mi.. güya beni gızdıracak domuz..
-‘’descartes’in en galın kitabıyla gafana vururum aamet’’ demek zorunda kaldıydım..
****
ordu’dayım o yıllar.. gidip gidip geliyordum giresun’a pek sık, yarım saatlık yol sonuçta.. genelde bu şekil görüşürdük dostlarla..
bigün de aamet geldi ordu’ya..
dünyanın en unutulmaz süpermarket’indeki odamda konuk eyledim gardeşimi.. sayısız çaylar içip, tonlarca püsküütler yedik saatler boyu.. gece de eve yemeğe gitmişizdir heralde, eşşek diğilim ya..
yine çok dertliydi aamet.. anlattı da anlattı.. ağzımı açmama fırsat bulamaz hallarda dinledim o’nu..
nasıl dile getireyim şimdik bilmiyom;
-‘’yaa apocum yapayalnızım.. alevi olduğumu söyleyince çevrem daralıyo.. kızlar bile mesafe koyuyo.. ne gadar doktor olursak olalım, peşimizde hepbi sivil polis.. kesin telefonum da dinleniyodur.. acil’de doktor sayısı az, uykusuzluktan geberecem.. evde çamaşır problem, ütü problem.. günde 3 öğün dışarlarda yemek yiyom.. ailem diyarbakır’da onları özlüyom bi yandan.. memlekete yavaş yavaş islami faşizm geliyo bi yandan’’..
bu minvalde gonuşuklar ediyo aamet.. gözleri dolu dolu.. besbelli ki pek keder yüklü çocuk.. hiç bitmiyo lafları..
bi ara, nasıl fırsat bulduysam;
-‘’üzülme lan, içime oturdu’’ diyebilmişim anca..
****
dostum aamet kendine geldi birden.. yüzü gözü aydınlandı.. mutluluk çöktü suretine, cismine, mah cemaline..
sanırım gönül tellerini titreten davudi bi sesle söylemiş olmalıyım ol mübarek cümleyi.. ‘’kaşların bismillah, gözler harami’’ türküsünde anlatılan şekle dönüşmüş olmalı yüz ifadem.. elimde Hz. Ali’nin zülfikarı varmış gibi görünmüş olsam gerek.. yemen’de öte bi yerde, düldül’ün üstünde savaşta mıyım neyim?
-‘’Allah senden razı olsun be apocum, nice psikologlara göründüm, en ufak bi etkisini görmedim.. bi üzülme sözcüğü bu kadar mı derinden söylenir.. bitirdin bütün dertlerimi.. sağol canım kardeşim’’..
ne diyim, valla bilerek bişi yapmadım..
****
doktor aamet de gitti giresun’dan epey bi süre önce..
ama.. evlendi-barklandı, evlat sahabısı oldu.. arada bi arar beni canım gardeşim..
-‘’yahu apocum, lütfen bi üzülme der misin yine’’ der..
yer benden okkalı bi küfür, at gibi kişneyerek güler..
sizler de sakın heç üzülmeyin..
hayat boş la..
Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

YAZARLAR / Tümü
ender birgül: bu sayı satılık mı
2025-12-23 17:44:45