

Diyarbakır meydanlarına bir gecede yerleştiriliveren “içinden çocuk çıkan karpuz”, “burma kadayıf”, “halay çekenler” konulu şehir süsleri, sorunu gündeme getirdi ama konu yeni değil. Çünkü Türkün heykelle sınavı yeni değil. Anadolu uygarlıklarında antik dönemde heykel okulları, atölyeleri varken İslamiyeti kabul ettiğinden beri heykelden uzak durmuş bir toplum, Cumhuriyet ideolojisiyle laik sistemi benimseyip şehir planlamasına da önem verince kurucu Atası’nı anarak başlamış işe.
Her şehrin meydanına bir büyük heykeli, her okulun bahçesine bir büstü dikilmesi, o dönemde başlıyor. Yine de Atatürk’ün sağlığında sadece 34 heykelinin yapıldığını hatırlamakta yarar var. Her ilde bir heykelinin olması daha sonraki yılların ürünü. İçlerinde Samsun’daki gibi çok ihtişamlı ve güzelleri olmasına karşın Ata’ya hiç benzemeyen ve yakışmayanları da çok. Üstelik düşmanlığını göstermek için bu heykellere, özellikle okullardaki büstlere saldıran ve “meczup” diye serbest bırakılan yobaz takımına da hedef oldukları kesin.
Konya – Afyon yolundaki Nasreddin Hoca heykeli de tepki çeken heykellerden…
İstanbul’un ilk Atatürk heykeli olan Sarayburnu’ndaki heykeli örneğin, AKP döneminde “restore ediyoruz” bahanesiyle etrafı çevrilip izbe halde bırakılarak saklandı. İstanbul’un Millet İttifakı ortak adayı İmamoğlu tarafından yeniden “fethedilmesinden” sonra heykel temizlenip ortaya çıkarıldı ama çevre düzenlemesi hâlâ kendisine yakışan bir düzeyde değil.

CHP’nin iktidarı teslim etmesinin ardından Atatürk heykelleri furyasının hız kesmesi anlaşılır bir şey. Ne DP ne Milliyetçi Cephe ne de AKP iktidarının derdi, hele sonuncusu elinden gelse Anıtkabir arazisini imara açıp inşaat yaptıracak. Bırakın Atatürk’ü, Kars’taki İnsanlık Anıtı’nı “Tükürürüm böyle sanatın içine” diye aşağılayıp “ucube” nitelemesiyle yıktırdıklarını, müstehcen diye “Güzel İstanbul” heykelini Yıldız Parkı’nda sakladıklarını, Ankara Sıhhiye Meydanı’ndan Hitit heykelini kaldırıp garın önüne “Su Perileri” heykeli yerine çaydanlık koyduklarını unutmadık.
Heykel, sanatın, şehirciliğin olmaktan çıkıp siyasetin konusu oluyor elbet. Yılmaz Büyükerşen Hoca, Eskişehir’i birbirinden değerli şehir heykelleriyle donatırken diğer şehirlerde o şehrin sembollerinin en kötü örneklerini görüyoruz. Diyarbakır’daki içine çocuk sığan karpuz misali tek değil. Haksızlık etmek istemem, Denizli’nin sesiyle ünlü horozunu beğenmişliğim vardır. Ama Kumluca girişindeki domates patlıcana gülmüşlüğüm de. Her şehrin girişine böyle bir “ucube” yerleştirmenin yapana para ödemenin dışında sanattan anlamamakla ilgisi olduğu kesin. Meltem Parlak, mesleği şehircilik olunca “Spektaküler Şehir Heykelleri” diye bir blog açmış, bunların çetelesini tutuyor: Diyarbakır’dan önce karpuz heykelinin Aydın’ın Karpuzlu ilçesinde yıllar önce yapıldığını da ondan öğreniyoruz. Vezirköprü’deki semaver, Kastamonu’daki sarmısak, Samsun Çarşamba’da yumurta topuk ve sekiz köşeli kasket, İnegöl’deki çatala saplanmış köfte, Konya – Afyon yolundaki göle yoğurt çalan Nasreddin Hoca, Kahta’daki Kahtalı kadın, bunların gerçekten en “ucube” olanları! İşin acıklısı, sanat değeri olan heykeller yapıldığı zaman da saldırıya uğraması.
Eskişehir’de bankta oturan kadın heykelleri büyük ilgi görüyor.
Kuşadası’nda Çağdaş Erçelik’in yaptığı “Yüzen Çocuk” heykelinin yüzünün tahrip edilmesi, Ordu Belediyesi’nin 2013 yılında düzenlediği 2. Uluslararası Taş Heykel Sempozyumu’nda 8 heykeltıraş tarafından yapılan 12 heykelden bazı kadın heykellerinin üzerlerine sprey boya ile çirkin sözler yazılması bunlara örnek. Bir anımla bitirmek istiyorum. Ankara’da öğretim üyesi olduğum yıllar… Barların olduğu Sakarya Caddesi’nde, hâlâ duruyor mu bilmiyorum, bir çıplak kadın heykeli var. Gecenin bir saati, fazla kaçırmış bir “erkek” heykele tırmanmış, göğsünü avuçluyor! Hukuk fakültesinde asistan olan bir arkadaşım ise sanata ve kadına yönelik bu tacizi kaldıramıyor, (Muhtemelen o da biraz kaçırmış!) heykele tırmanıp tacizciyi indirip pataklıyor! Heykelin ve sanatın namusu kurtuluyor! Sanatın hayatımızda hep olması dileğiyle iyi bayramlar…
Dengeler üzerinde yoğunlaşacağın bir gün seni bekliyor. İlişkilerde ince ayar yapma ihtiyacı hissedebilirsin. Sosyal çevresinde meydana gelebilecek sürpriz gelişmelere hazırlıklı ol. Ortaklı çalışmalar veya ekip projelerinde uyumun ön planda olacağı fırsatlar karşına çıkabilir. İçsel huzurunu sağlamak için düşünce ve duygularını dengelemeye özen göstermen gerekli. Estetik duygun ön planda; bu nedenle sanatla ilgili bir aktivite ile meşgul olmanın keyfini yaşayabilirsin. Ele aldığın konularda başkalarının görüşlerine önem vermek, toplumsal ilişkilerini güçlendirebilir. Kendi ihtiyaçlarına da zaman ayırmayı unutmamalısın.
Derin duyguların ve gizli hislerin yüzeye çıkma potansiyeline sahip olduğu bir dönemdesin. İçsel bir değişim söz konusu; bu, ilişkilerine yansıyan tutkulu bir enerji oluşturuyor. Çevrendekilere karşında savunmasız olma isteği duyabilirsin, bu da bağlantılarını derinleştirmenin bir yolu. Ancak dikkatli ol, duyguların yoğunluğu seni zaman zaman bunaltabilir. Gizli düşmanlıkların farkına varmak, kendini koruma içgüdülerini tetikleyebilir. Yeniliklere açık ol, içsel sesini dinle ve kararlarda cesur davran. Geçmişe dair izleri bırakıp geleceğe umutla bakabilirsin, bu süreçte kararlılığın seni destekleyecek. Kendine güven ve içsel gücünü ortaya çıkar.
Hayalperest enerjiler etrafınızı sarıyor, bu da yaratıcılığınızı besleyecek. Yeni fikirler peşinde koşmak için ideal bir gün. Sosyal ortamlarda kendinizi parlayarak ifade etme fırsatına sahip olacaksınız. İnsanlarla olan iletişiminizde samimiyet ve içtenlik öne çıkıyor, bu da bağlarınızı güçlendirebilir. Uzun zamandır üzerinde durduğunuz bir proje veya hayal, bugün somut bir adım atmanızı sağlayabilir. Hayatın sürpriz dolu yönleriyle yüzleşmekten çekinmeyin, karşınıza çıkan fırsatlar, maceraperest ruhunuzu besleyecek. Duygusallığın derinlerine dalmak ve hislerinizi paylaşmak, ilişkilerinizde anlam katmaya yardımcı olabilir. Kendinize ve başkalarına karşı hoşgörülü olmayı unutmayın; bu, ruhsal olarak daha fazla tatmin bulmanızı sağlayacak.
Bugün kararlılığın ve disiplinin öne çıkıyor. Hedeflerine ulaşmak için gereken motivasyon ve azmi hissedeceksin. İş hayatında yeni fırsatlar kapını çalabilir; bu fırsatları değerlendirirken dikkatli olmalısın. Sosyal çevrendeki ilişkiler, seni beklenmedik bir şekilde destekleyebilir. İçsel huzurunu sağlamak için kişisel zaman ayırmayı unutma. Duygusal olarak kendini güvende hissetme isteğin yoğunlaşacak, bu yüzden sevdiklerinle kaliteli zaman geçirmek sana iyi gelecek. Kariyerinle ilgili atacağın adımlar, uzun vadede seni tatmin edici sonuçlara götürebilir. Sabırlı ol ve planlarını uygulamaktan çekinme. Unutma, her adımın seni daha güçlü kılacak.
Bugün, özgürlük arayışın ve yenilikçi fikirlerin ön plana çıkıyor. Sosyal çevrenle etkileşimde bulunmak, ilham verici fikirler ve projeler geliştirmek için mükemmel bir zaman. Politeknik düşünce tarzın, seni sıradanlıktan uzaklaştırıp, başkalarına farklı bakış açıları sunmana olanak tanıyor. Beklenmedik değişimlere açık olmalısın; bu süreçte karşına çıkacak fırsatlar, hayal gücünü ve yaratıcılığını besleyecek.İçsel huzurunu sağlamak için, ruhsal olarak da beslenmene ihtiyacın var. Meditasyon veya doğa yürüyüşleri gibi sakinleştirici etkinlikler, zihnindeki karmaşayı hafifletebilir. İlişkilerde samimi ve açık olmak; zaman zaman cesur davranmayı gerektirebilir. Özgüveninle insanları etrafında toplamayı başarabilirsin. Bugün, hayallerini somut hale getirmek için atılacak adımlar için destekleyici bir zemin mevcut. Özgünlüğünü sergilemeyi ihmal etme; sadece senin gibi olanların yanında hissetmek, seni güçlendirecek.
Duygusal derinlikler, bugün içsel dünyanızı zenginleştirecek. Yaratıcılığınız canlanabilir ve sanatsal zevkler ön plana çıkabilir. Başkalarıyla olan empatik bağlarınız güçleniyor; içten bir iletişim, dostluklarınızı derinleştirebilir. Hislerinize güvenin, sezgileriniz sizi doğru yolda yönlendirecektir. Bu süreçte yalnızca kendinize değil, çevrenizdeki insanlara da ilham kaynağı olacaksınız. Gözlerinizi açın, güzellikler etrafınızı saracak. Hayallerinizi gerçekleştirmek için küçük adımlar atmak için uygun bir zaman. Kendinizi ifade etme şeklinizde cesur olun, içsel merakınızı besleyin ve yeni deneyimlere kapılarınızı açın. Duygusal denge arayışında bol bol su içmeyi unutmayın; bu, ruhsal rahatlama açısından fayda sağlayacaktır. Kendi sınırlarınızı zorlayarak, çok daha fazla şeyin üstesinden gelebileceğinizin farkına varacaksınız. Şefkat ve sevgiyle dolu bir gün sizi bekliyor.