Türkün heykelle sınavı!

Türkün heykelle sınavı!

Anadolu’nun toprağından antikite döneminin eşsiz heykelleri fışkırırken günümüzde kurucu önderimiz Atatürk’ün heykeline saldırırlar, çaydanlık heykeline bayılırlar. Kadın heykeline ise hiç tahammül yok.

Türkün heykelle sınavı!

Diyarbakır meydanlarına bir gecede yerleştiriliveren “içinden çocuk çıkan karpuz”, “burma kadayıf”, “halay çekenler” konulu şehir süsleri, sorunu gündeme getirdi ama konu yeni değil. Çünkü Türkün heykelle sınavı yeni değil. Anadolu uygarlıklarında antik dönemde heykel okulları, atölyeleri varken İslamiyeti kabul ettiğinden beri heykelden uzak durmuş bir toplum, Cumhuriyet ideolojisiyle laik sistemi benimseyip şehir planlamasına da önem verince kurucu Atası’nı anarak başlamış işe.

Her şehrin meydanına bir büyük heykeli, her okulun bahçesine bir büstü dikilmesi, o dönemde başlıyor. Yine de Atatürk’ün sağlığında sadece 34 heykelinin yapıldığını hatırlamakta yarar var. Her ilde bir heykelinin olması daha sonraki yılların ürünü. İçlerinde Samsun’daki gibi çok ihtişamlı ve güzelleri olmasına karşın Ata’ya hiç benzemeyen ve yakışmayanları da çok. Üstelik düşmanlığını göstermek için bu heykellere, özellikle okullardaki büstlere saldıran ve “meczup” diye serbest bırakılan yobaz takımına da hedef oldukları kesin.

Konya – Afyon yolundaki Nasreddin Hoca heykeli de tepki çeken heykellerden…

İstanbul’un ilk Atatürk heykeli olan Sarayburnu’ndaki heykeli örneğin, AKP döneminde “restore ediyoruz” bahanesiyle etrafı çevrilip izbe halde bırakılarak saklandı. İstanbul’un Millet İttifakı ortak adayı İmamoğlu tarafından yeniden “fethedilmesinden” sonra heykel temizlenip ortaya çıkarıldı ama çevre düzenlemesi hâlâ kendisine yakışan bir düzeyde değil.

YIKTIRILAN HEYKEL

CHP’nin iktidarı teslim etmesinin ardından Atatürk heykelleri furyasının hız kesmesi anlaşılır bir şey. Ne DP ne Milliyetçi Cephe ne de AKP iktidarının derdi, hele sonuncusu elinden gelse Anıtkabir arazisini imara açıp inşaat yaptıracak. Bırakın Atatürk’ü, Kars’taki İnsanlık Anıtı’nı “Tükürürüm böyle sanatın içine” diye aşağılayıp “ucube” nitelemesiyle yıktırdıklarını, müstehcen diye “Güzel İstanbul” heykelini Yıldız Parkı’nda sakladıklarını, Ankara Sıhhiye Meydanı’ndan Hitit heykelini kaldırıp garın önüne “Su Perileri” heykeli yerine çaydanlık koyduklarını unutmadık.

Heykel, sanatın, şehirciliğin olmaktan çıkıp siyasetin konusu oluyor elbet. Yılmaz Büyükerşen Hoca, Eskişehir’i birbirinden değerli şehir heykelleriyle donatırken diğer şehirlerde o şehrin sembollerinin en kötü örneklerini görüyoruz. Diyarbakır’daki içine çocuk sığan karpuz misali tek değil. Haksızlık etmek istemem, Denizli’nin sesiyle ünlü horozunu beğenmişliğim vardır. Ama Kumluca girişindeki domates patlıcana gülmüşlüğüm de. Her şehrin girişine böyle bir “ucube” yerleştirmenin yapana para ödemenin dışında sanattan anlamamakla ilgisi olduğu kesin. Meltem Parlak, mesleği şehircilik olunca “Spektaküler Şehir Heykelleri” diye bir blog açmış, bunların çetelesini tutuyor: Diyarbakır’dan önce karpuz heykelinin Aydın’ın Karpuzlu ilçesinde yıllar önce yapıldığını da ondan öğreniyoruz. Vezirköprü’deki semaver, Kastamonu’daki sarmısak, Samsun Çarşamba’da yumurta topuk ve sekiz köşeli kasket, İnegöl’deki çatala saplanmış köfte, Konya – Afyon yolundaki göle yoğurt çalan Nasreddin Hoca, Kahta’daki Kahtalı kadın, bunların gerçekten en “ucube” olanları! İşin acıklısı, sanat değeri olan heykeller yapıldığı zaman da saldırıya uğraması.

Eskişehir’de bankta oturan kadın heykelleri büyük ilgi görüyor. 

Kuşadası’nda Çağdaş Erçelik’in yaptığı “Yüzen Çocuk” heykelinin yüzünün tahrip edilmesi, Ordu Belediyesi’nin 2013 yılında düzenlediği 2. Uluslararası Taş Heykel Sempozyumu’nda 8 heykeltıraş tarafından yapılan 12 heykelden bazı kadın heykellerinin üzerlerine sprey boya ile çirkin sözler yazılması bunlara örnek. Bir anımla bitirmek istiyorum. Ankara’da öğretim üyesi olduğum yıllar… Barların olduğu Sakarya Caddesi’nde, hâlâ duruyor mu bilmiyorum, bir çıplak kadın heykeli var. Gecenin bir saati, fazla kaçırmış bir “erkek” heykele tırmanmış, göğsünü avuçluyor! Hukuk fakültesinde asistan olan bir arkadaşım ise sanata ve kadına yönelik bu tacizi kaldıramıyor, (Muhtemelen o da biraz kaçırmış!) heykele tırmanıp tacizciyi indirip pataklıyor! Heykelin ve sanatın namusu kurtuluyor! Sanatın hayatımızda hep olması dileğiyle iyi bayramlar…

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

BALIK BURCU YORUMU

Duygusal derinliklerinle yüzleşmeye hazırlıklı ol. Bugün sezgilerin oldukça güçlü, bu sayede çevrendeki olayları anlama konusunda üstün bir yetenek sergileyebilirsin. Kendi içsel dünyana dalmak, yaratıcı projelere ilham verebilir. Kendini ifade etme biçiminde sanatsal bir dokunuş arayışında olabilirsin, bu da ruhunu besleyerek senin için harmoni yaratır.İletişim alanında, başkalarının duygularını anlama yeteneğin seni özel bir konuma getirecek. Empati kurarken dikkatli ol, zira başkalarının yüklerini üstlenme riskiyle karşılaşabilirsin. Bakış açını genişletmek için yeni deneyimlere açık olmalısın; bu seni ruhsal olarak geliştirirken, aynı zamanda yeni perspektifler kazandırır.Duygusal ilişkilerde hassas bir dönemdesin. Sevdiğin kişilerle olan iletişimini derinleştirdiğinde, aranızdaki bağlar daha da güçlenebilir. Ancak, kendi sınırlarını belirlemen gerektiğini unutma. Bazen geri çekilmek, arınmanı sağlar ve ruhsal olarak yenilenmene yardımcı olur. Kendi ihtiyaçlarına odaklanmayı ihmal etme, zira denge her şeyden önemlidir.

YAZARLAR / Tümü
ender birgül: bu sayı satılık mı
2025-12-23 17:44:45