“Dilimin sınırları, dünyamın sınırlarını belirler” diyor, dil bilimini felsefeyle harmanlayarak türümüzün kendini ve dünyayı anlama yolculuğuna ışık tutan büyük filozof Ludwig Wittgenstein. Yankısı Tahran-İstanbul-Valencia üçgeninde soluk buluyor. 30 yıldır Türkiye’de yaşayan İranlı sosyolog ve yazar Shahzadeh Nilecem İgual, sonradan öğrendiği Türk dilinde ürettiği edebi değeri yüksek eserlerle, modern insanın sınırsız yaratıcılığını temsil ediyor. Kendine has okuyucu kitlesi, yazarın yaşamı ve eserlerine ilişkin genel bir malumata sahip olduğu için, gerçekleştirdiğimiz bu keyifli söyleşi daha çok İgual’ın çalışmalarına hayat veren kültürel ve felsefi kodları sorgulayacak.
İran’da doğdun, uzun yıllar Türkiye’de yaşadın ve sonrasında da pek de kısa sayılamayacak bir süreliğine Valencia’ya yerleştin. Bu olgular ışığında göç ve göçmenlik kavramları senin için ne ifade ediyor?
İnsanın kaderinde göç varsa, hayata hep göç felsefesiyle yaklaşıyor ya da göç, hayatının gerçeği oluyor. Bu da sürekli bir gitmek hali, gitme isteği, bir yerde sürekli kalamama içgüdüsüyle tezahür ediyor. Göçmenlik bir süre sonra yaşam tarzın haline gelebiliyor. İnsan bu olguyu, yemek yemek, su içmek gibi farkında olmadan içselleştirilip, kemikleştirebiliyor. Bu hale, bu tavra, göç demenin ne kadar doğru olduğundan hiç emin değilim; o halde gitmek diyelim. Gitmeye alıştıysan hep gitmek istiyorsun. Maksadın bir şehir olmuyor, bir süre sonra gitmenin kendisi başlı başına bir maksat haline geliyor.
Bugün yaşadığın İspanya, Doğu ve Batı medeniyetlerinin kaynama noktalarından biri. Orada sana neler tanıdık geliyor ve İspanyolların gözünden Doğu nasıl gözüküyor?
Entelektüel diyebileceğimiz, hatta ortalama mütalaa ya da malumat sahibi İspanyollar Doğu’ya, doğru kanallardan okuyarak, dolayısıyla gerçekleri bilerek daha bir sempatiyle yaklaşıyor. Fakat gündelik hayatın sıradanlığında karşılaştığımız insanlarla Doğu üzerine sohbet edebilme lüksüne pek sahip değiliz.
Sözgelimi, oldukça basit sorular karşısında, Doğu’daki kültür hayatına çok da vakıf olmadıklarını görebiliyorsunuz. Örneğin, İspanyol bir sanat tarihçisi, kadim bir İran sanatı olan minyatürü; bir filolog ya da bir edebiyat fakültesi mezunu da Nazım Hikmet’i ya da Firdevsi’nin Şahname’sini tanımayabiliyor. Elhamra Sarayı bahçelerinin aslında Pers bahçeleri; Endülüs sulama sistemlerinin ise Pers mühendisliği olduğunu; 19. yy sonunda ortaya çıkan Neo-Arabe olarak adlandırdıkları neo-klasik mimari tarzın temellerinin ise Selçuklu-Sasani mimarisi olduğunu bilmeye ihtiyaç hissetmeyebiliyorlar.
İspanyollarda, yerel edebiyat üzerine de oldukça içedönük bir yaklaşım gözlemliyorum. Genel olarak, Batı Avrupa ve çok satanları domine eden Anglo-Amerikan edebiyatının sığ sularında yüzmek onlar için yeterli gibi. Oysa Dante’nin İlahi Komedya’sını bilenler, onun ilham kaynağı Şahname’yi de öğrenmeli. Özel ilgi alanı değilse, bir İspanyol’la dünyanın Doğu’su üzerine uzun uzun konuşamıyorsunuz; anlatırken şaşkınlıkla dinliyorlar sizi. Bu bizlerin eksikliği mi, yoksa tüm bunları bilmeye gerek mi yok bilemiyorum, ancak biz onlarda eksik yer etmişiz.
Karşılaştığım en yaygın tavır; Ortadoğu’yu Türk, Pers, Arap bir bütün olarak kabul edip, bu bütünü de Mağribi kültür ile kaynatmak ve dâhi akılda kalan eski prototiplerin içine sığdırmak; daha fazlasını bilmeye ihtiyaç duymadan, öğrenmeden yaşamak. Ancak bu da sadece İspanya’ya özgü değil.
Çalışmaların nasıl gidiyor? Bugünlerde yavaş yavaş kaldırılıyor olsa da karantina döneminde üretim zorlukları ile karşılaştın mı?
Karantina dönemi karanlık, negatif bir ruh haline sürükledi bizleri, sonra alıştık. Zaten insanoğlunun hayatta alışmayacağı hiçbir şey yok. Reddetme ve panik aşamalarını neyse ki çabuk atlattık, medyanın bize ulaştırdığı ürkütücü, metruk şehir imgelerine ise çoktan alıştık. Başta sanatçılar, artık beslenemeyecek olmaktan korktu tabii. Ben de başlangıçta onlardan biriydim, sonra kabullendim. Hiç bir şey yapamadan beklemeye karar verir gibi olmuştum ki alışma evresi başladı. Bu süreç içinde bir roman, iki tiyatro oyunu bir de öykü üzerinde çalışmaya başladım.
Bu kısıtlamalar sanatla uğraşan insanları da zihnen son derece etkiledi. Sokakta, sahilde yürüyememek, seyahat edememek, eskiden keyifle yaptığıkları şeyleri bir daha yapamayacaklarını düşünmek ürküttü onları. Oysa baskılar en çok sanatı besler…
Yasaklar ilan edildi, dünya çapında katı kısıtlamalar hayata geçirildi, sokağa çıkma yasakları başladı, işyerleri kapatıldı, çalışma şekli ve temposu kalıcı bir biçimde değişti. Tüm bunların sanatı nasıl beslediği ise kısa süre içinde anlaşılmaya başlandı. Tekrarlamakta fayda var: tabii ki her birimiz kara veba salgınında benzersiz eserler üreten birer Shakespeare değiliz, ancak biriken bu negatif enerjinin, pozitif sonuçlara evirilmesini sağlamak elbette ki mümkün. En azından benim için böyle oldu. Zira zor koşullarla karşı karşıya kalmaktır insana mücadele gücü veren ve ben bu koşullarda ortaya çıkan sonuçların daha kalıcı sonuçlar doğurduğunu düşünenlerdenim.
Küresel salgın sonrası dönemde kültür ve sanat hayatını nasıl görüyorsun? İnsanlık bu noktadan büyük bir sıçramayla yeni bir Rönesans yaratmayı başarabilecek mi?
Koronavirüs salgını, yüzyılın sanatı açısından önemli bir dönüm noktası oldu, çünkü günümüz insanı daha önce böyle bir şeyle hiç karşılaşılmamıştı. Bugün hayatta olan kuşaklar, daha önce hiç deneyimlemedikleri şeyler yaşadılar ve inanıyorum ki bir yeniden doğuş, bir tür Rönesans tabii ki yaşanacak. 2021, 22, 23 sanat ve yolculuğun yılları olacak. İnsanoğlu bugüne dek her şeye rağmen üretti ve üretmeye devam ediyor. Tabii ki karamsar eserler göreceğiz, ancak aralarından iyimser olanlar da çıkacak.
İran’a yönelik düzenlediğin edebiyat turlarından da bahseder misin biraz?
Daha önce, davet üzerine İran’a giden çok önemli Türk sanatçılar ve yazarlar oldu: Yaşar Kemal ve Nobel ödülünden sonra Kültür bakanlığı tarafından davet edilen Orhan Pamuk bunlardan ikisi. Ben ise Edebiyat Turu adıyla başka bir şey yapıyorum. İranlı bir kadın yazar olarak, Türk yazarları İran’la buluşturuyorum.
Bu seyahatlerin belirgin bir teması yok, tek bir etkinliğe de odaklanmıyor; temel hedef birlikte yolculuk etmek. Gezerken Persepolis’i, Gülistan Sarayı’nı, Füruğ Feruhzad’ın mezarını, Hafız-ı Şirazi’nin, Firdevsi’nin, Hayyam’ın kabirlerini görüyor, günlük yaşamı gözlemliyoruz.
Doğrusu, oldukça uzun bir süre proje üzerine kafa yordum. Türkçe iki romanı yayınlanmış, İran’ı her fırsatta meraklılarına anlatan bir yazar, bir konuşmacı olarak, kendimi başarılı sayabilmek için yazar dostlarımı benimle yolculuk yapmaya ikna edebilmekten çok daha fazlasını yapmam gerekiyordu. Asıl başarı da zaten yolculuk dönüşlerinde ortaya çıkan eserlerle geldi. Örneğin Nedim Gürsel, İran üzerine bir romanın ve Magma dergisine kapak olan geniş bir İran seyahati dosyasının da ana metnini yazdı. Ayşe Kulin, İran üzerine Cumhuriyet gazetesi için uzun bir gezi yazısı kaleme aldığı gibi, medyada birçok röportajda yolculuğumuzdan büyük keyifle söz etti. Yolculuğumuz devam edecek…
“Komşumuzu tanıyalım” parolasıyla yola çıkıp, “İran’ı Bir İranlıyla Tanımak” temasıyla geliştirdiğimiz bu edebiyat yolculukları projesinin yaratmak istediği farkındalığın temel hedefini, Türkiye’deki sanatseverlere, tarih boyunca en yakın komşularından biri olan İran’ı tanıtmak ve iki komşu arasındaki ilişkilerin daha da iyileşmesini sağlamak olarak tarif ediyorum.
İRAN: “KIZIM OLMADAN ASLA”DAN ÇOK DAHA FAZLASI
Bildiğim kadarıyla Türkçeyi sonradan öğrendin ve buna karşın Türkçe yazıyorsun ve edebiyat değeri yüksek eserler üretiyorsun? Bu durumu nasıl açıklıyorsun?
Kısa bir süre önce bir İran gazetesine verdiğim röportajda da söylediğim gibi, Şahname, Bin bir Gece Masalları gibi İran klasiklerini Farsça okuyup, yorumlayıp, çevirebiliyorum ama romanlarımdaki karakterlerimin hislerini sözcüklere dökebilmek için Türk dilinde yarattığım cümlelere ihtiyaç duyuyorum. Türkiye’de büyüdüm, İran’ı ve İranlıları da çok iyi tanıyorum ve bu da bana çok büyük bir avantaj sağlıyor.
Bununla birlikte, Türk lisanına yerleşmiş epey Farsî kelime var; Romanlarımda her iki dilin arasındaki düğümü bu sözcüklerle atıyorum. Türkün, İranlının bildiği kelamlarla, satırlarımı birbirine bağlıyorum; bunu Farsça ve Türkçe’nin evliliği olarak tanımlayabiliriz. Bu, bana tarifsiz bir haz veriyor ve bunun yanı sıra okuyucunun da ilgisi ve takdirini kazanıyor. İran’ın “Kızım Olmadan Asla”dan fazlası, Garp kaynaklı karalama haberlerinden de çok daha ötesi olduğunun bilinmesi gerekiyor.
Biraz da son romanın, ‘İsfahan’ın Gözyaşları’ndan bahsedelim, orada okuyucuya vermek istediği alt mesaj nedir?
İsfahan’ın Gözyaşları bir aşk romanı, ancak genel tabirle pembe bir aşk romanı değil. Aralarında yüzyıllar bulunan; ilk bakışta birbirlerine hem çok benzeyen hem de hiç benzemeyen iki genç çiftin imkânsız aşklarını konu alıyor. Toplumların bireyin davranışlarını nasıl şekillendirdiğini gözler önüne seriyor. İsfahan’ın Gözyaşları’nı bu yönüyle protest bir roman olarak sınıflandırmamız mümkün.
Roman, ‘Aşka nasıl ket vurulabilir’, ve ‘toplumsal teamüller mutluluğa nasıl engel teşkil edebilir’ sorularını yüksek sesle sormamız yönünde bir iç ses telkin ediyor bizlere.
Diğer yandan da merkezine aldığı iki paralel aşk monografisi ile İsfahan’dan başlayarak unutulmaz bir İran yolculuğuna çıkarıyor bizleri.
Daha önce İran’ı ziyaret etmiş olanlar, okudukça duyu hafızalarını tazelerken, oraya hiç yolculuk etmemiş olanlar için de hayal etmelerine olanak tanıyacak geniş bir projeksiyon sunuyor.
İsfahan’ın Gözyaşları, klasik ve modern İran edebiyatından yaptığım alıntılarla birlikte, dekorda büyük usta Nazım Hikmet’in olduğu hüzünlü bir ayrılığı yansıtıyor bir taraftan da. Hani Nazım usta der ya:
“Kadın sustu.
Sarıldılar…
Bir kitap düştü yere,
Kapandı bir pencere,
Ayrıldılar…”
Yeni başlangıçlar için uygun bir zaman dilimindesin. İçe dönmek yerine etrafındaki insanlarla etkileşimde bulunmak ve sosyal ortamlarda yer almak sana enerji katacak. Hedeflerine ulaşmak için motivasyonun yüksek. Kararlar alırken içgüdülerine güven; bu dönemde sezgilerin sana rehberlik edebilir. Önceliklerini iyi belirle ve sabırlı ol, zira girişimlerin hemen sonuç vermeyebilir, fakat çabaların ilerleyen günlerde meyvesini verecek. Kendini ifade etme yeteneğin de oldukça parlayacak, bu sayede sevdiğin insanlarla olan ilişkilerini güçlendirebilirsin. Unutma, kalbinin sesini dinlemek ve cesur adımlar atmak, bu süreçte senin için kilit rol oynayacak.
Bugün, içsel huzurunuza odaklanma zamanı. Hayatınızda sağlam ve güvenilir temeller oluşturmak için gerekli adımları atmak adına uygun bir dönemdesiniz. Sabırlı ve kararlı tutumunuz, çevrenizdeki insanlara da ilham verecek ve onları motive edecektir. Finasal konularda dikkatli olmanız gereken bir süreçtesiniz; gereksiz harcamalardan kaçınmak, maddi güvenliğinizi sağlamak adına faydalı olacaktır.İlişkilerde, güven ve sadakati ön planda tutmalısınız. Sevdiklerinizle derin ve anlamlı sohbetler gerçekleştirebilir, bağlarınızı güçlendirmek için fırsatlar bulabilirsiniz. İçsel sezgilerinize güvenmek, karar alma süreçlerinizde size yardımcı olacaktır. Kendi değerlerinize bağlı kalmak, kendinizi daha iyi ifade etmenize olanak tanıyacak. Bugün, geçmiş deneyimlerden ders almak ve bunları geleceğe taşımak için ideal bir gün. Kendinize ve ihtiyaçlarınıza öncelik vermek, ruhsal dinginliğinizi arttıracak.
İletişim kurma becerilerin ön plana çıkarken, çevrendeki insanlarla olan diyalogların derinleşmesine zemin hazırlayacak. Farklı bakış açılarına açık olmanın sana sağlayacağı zenginlik, hayatının her alanında yeniliklere kapı aralayabilir. Sosyal ilişkilerin ve arkadaşlıkların, beklenmedik sürprizlere gebe. Kendini ifade ederken kelimelerini dikkatle seçmek, bazı yanlış anlamaların önüne geçebilir. Kısa seyahatler veya iletişim odaklı projeler gündemde olabilir; bu süreçte hızlı düşünme yeteneğin seni bir adım öne taşıyacak. Ruhsal olarak huzur arayışın da ön planda. İçsel huzurunu bulmak için meditasyon veya doğa yürüyüşleri gibi zihin dinlendiren faaliyetler faydalı olabilir. Gözlemlerine ve içgüdülerine güvenerek, yeni fırsatları değerlendirmekte aceleci olmamalısın; sabırlı olmanın vereceği derinlik, yarının fırsatlarını daha anlamlı kılacak.
Duyguların yoğun bir biçimde ortaya çıkabilir, içsel dünyana yönelmek ve kendinle yüzleşmek için harika bir zaman dilimindesin. Aile ilişkilerine ve sevdiklerine karşı daha hassas hissedeceksin; onları koruma içgüdün ağır basabilir. Anlık tepkiler vermekten kaçınmalı, düşünmeden hareket etmemelisin. Güçlü sezgilerin, içsel ihtiyaçlarını anlamanda rehberlik edecek. Biraz yalnız kalmayı tercih edebilirsin; bu, kendini yeniden değerlendirmek için faydalı olacak. Yaratıcılığını serbest bırakmak adına sanatsal faaliyetlere yönelmek, ruh halini iyileştirebilir. Unutma, amatör bir çizer olabilirsin ama ifadelerin derin ve anlam dolu. Yakın arkadaşların veya aile üyelerinle iletişimde ortak bir zemin bulmakta zorluk çekebilirsin; bu süreçte, empati kurmaya çalış. Hayal gücün yükselebilir; hayallerinde kaybolmak seni yeni fikirlerle buluşturabilir. Kendine karşı nazik olmayı ihmal etme, içsel huzurunu sağlamak için dozu ayarlamalısın.
Bugün içsel gücünü ortaya koyma zamanın. Duygusal ve sosyal yönlerini ön plana çıkararak çevrendekilerle daha derin bağlar kurabilirsin. Kariyerindeki hedeflerine odaklanırken, liderlik özelliklerini sergilemekten çekinme. Cesur adımlar atabilir ve yeni fırsatlar yakalayabilirsin. Ancak, sabrını ve anlayışını kaybetmemeye dikkat et; ani tepkiler, iletişimde yanlış anlaşılmalara yol açabilir. Sağlık konusunda, enerjini dengelemeye özen göster. Spor veya meditasyon gibi aktivitelerle ruh halini iyileştirebilirsin. Bugün, içindeki yaratıcı potansiyeli keşfetmek için harika bir fırsat!
Detaylara odaklanman gereken bir gün. Günlük hedeflerin üzerine gitmeye istekli olabilirsin, ancak önceliklerini doğru bir şekilde belirlemen önemli. Karşına çıkan bazı engeller seni yıldırmasın; bu engeller, zeka ve pratik düşünme yeteneğinle aşabileceğin türden. İletişiminde net olmalı, başkalarının beklentilerini iyi anlamalısın. Kendine güven, içsel huzurunu artırmak için ruhsal dengeyi koruma çabası önemli. Sağlık konularında almaya başlaman gereken yeni alışkanlıklar var. Yaratıcı fikirlerinle çevrendekileri etkilemek, seni daha görünür kılacak. Unutma ki, detaylardaki güzelliklerde saklı olan erdem, seni diğerlerinden ayıran özelliklerinden biri. Paylaşımlarında daha açık ve içten olmak, ilişkilerine derinlik katacak. Özetle, bugünü kendi doğruların ve birikimlerinle taçlandır.
Sosyal ilişkilerde canlılık ve denge arayışı ön planda. Bugün, etrafındaki insanlarla olan bağların güçlenmesine tanıklık edebilirsin. Fikir alışverişleri ve derin sohbetler, ihtiyacın olan zihinsel uyanışı getirecek. İçsel bir huzur arayışı, karşıt görüşlerde bile ortak payda bulmanı sağlayabilir. Sanat ve estetik konularında yeni bir perspektif kazanma şansı var. Bugünkü etkileşimlerin, yaşamına ilham verebilir. Dış görünümüne biraz daha özen göstermek, ruhsal durumunu da olumlu yönde etkileyecek. İkili ilişkilerde dengeyi sağlamak, karşılaşacağın zorlukları aşmana yardımcı olacak. Kendine güvenerek, yeni kapılar aralamak için ideal bir zaman.
Bugün derin duyguların su yüzüne çıkması, hayata bakış açını keskinleştirebilir. İçsel sezgilerin güçleniyor, bazı gizli kalmış sırların ortaya çıkma ihtimali var. İlişkilerde, güven duygusu ön planda; samimiyet arayışında olabilirsin. Duygusal açıdan çalkantılı geçebilecek anlar olacak, bu da seni daha yaratıcı düşünmeye yönlendirebilir. İş veya projelerle ilgili yeni fırsatlar kapını çalabilir; risk almaktan çekinme. Ancak, başkalarının hislerine dikkat etmeyi unutma; empatin, ilişkilerini derinleştirebilir. Öz disiplinin, başkalarına ilham verebilir; bugünkü enerjiyle kendini içsel olarak yeniden keşfedebilirsin. Kendini ifade etmekte cesur ol, hislerini yaşamakta bir sakınca yok. Farklı meziyetlerin ön plana çıkabilir, fırsatları değerlendirmek için kendine güven.
Yay burçları, bu dönemde maceraperest ruhlarının derinliklerini keşfetme fırsatı buluyor. Yeni başlangıçlar ve farklı deneyimler için mükemmel bir zaman dilimi. İş hayatında karşılaşacağın fırsatlarla ilgili cesur adımlar atabilir, yöneticilerin dikkatini çekebilirsin. Ancak, aceleci davranmaktan kaçınmalısın; düşünmeden atacağın adımlar, hayal kırıklığıyla sonuçlanabilir. Aşk hayatında ise, samimi ve açık iletişim çok önemli. Partnerinle yapacağın derin sohbetler, ilişkinizi güçlendirebilir ve birbirinize daha yakın hissetmenizi sağlayabilir. Tek başına olanlar için ise yeni tanışmalar, heyecan dolu duygularla birlikte gelebilir. Kendine zaman ayırmayı unutmamalısın; dış dünyadan biraz uzaklaşmak, ruhunu dinlendirmeni sağlayacak. Spor veya sanatsal etkinlikler, enerjini dengelemek için harika birer seçenek. Genel olarak, hayata karşı pozitif bakış açın seni aydınlatacak, bu enerjiyi sevdiklerinle paylaşmayı da ihmal etme. Kendi iç yolculuğun, seni yeni ufuklara taşıyor.
Bugün disiplin ve kararlılık ön planda. Uzun vadeli hedeflerinizle ilgili bir adım atmak için cesaret bulabilirsiniz. Sarf edeceğiniz çaba, gelecekteki başarılarınızın temellerini atacak. Çalışma arkadaşlarınızla olan ilişkilerinizi güçlendirmek için empati kurmaya özen gösterin. Duygusal olarak stabil kalmak, zorluklar karşısında daha da güçlenmenizi sağlayacak. Kişisel yaşamınızda bir dengede kalma çabasındasınız. Bu dengeyi sağlamak için kendinize zaman tanıyın; biraz soluklanmak, yaratıcılığınıza katkı sağlayabilir. Ayrıca, bazı beklenmedik sürprizler karşınıza çıkabilir, bu da günınızı renklendirecek. Hayatın getirdiği değişimlere açık olun ve esnekliğinizi koruyun.
Bugün kendini özgür hissetme isteği güçlü olacak. Yeni fikirler, yenilikçi projeler gündemin merkezine yerleşecek. Sosyal çevrenle iletişimini artırabilir, ilgi alanlarını genişletebilirsin. Beklenmedik sürprizlerle karşılaşman mümkün, bu da ruh halini canlandıracak. İnsanlarla olan etkileşimlerin, yaratıcı tarafını ortaya çıkarmanı sağlayabilir. İçsel sezgilerin sana yol gösterecek; içsel sesine kulak vermen önemli. Ani değişikliklere açık olman, seni yeniliklere daha kolay adapte olmaya yönlendirecek. Ayrıca, önceden planladığın bir aktiviteden keyif alman mümkün. Kendini daha fazla ifade etme fırsatları karşına çıkabilir; bunu değerlendir. Unutma, özgünlüğün ve farklı bakış açın senin en büyük güçlerin. Sosyal ortamlarda dikkat çekici olabilirsin.
Hayal gücünün derinliklerine dalmak için mükemmel bir gün. Duygusal bağlantılar kurmak ve içsel huzurunu bulmak için fırsatlar sunuyor. Sanatsal yeteneklerin ön plana çıkabilir, bu nedenle çizim, müzik veya yazma gibi alanlarda kendini ifade etmek için harika bir zaman. Başkalarıyla duygusal derinlikte bağlantılar kurmak isteyebilirsin, empati yeteneğinle etrafındakilerin duygusal ihtiyaçlarına duyarlı olabilirsin. Ancak ne zaman yalnız kalmak isteyeceğini de bilmen önemli; kendi başına kalmak, zihnini dinlendirip yenilemek için gereklidir. İş veya günlük görevlerinde, sezgilerin seni doğru yolda yönlendirecektir. Kendi iç sesine kulak ver ve düşündüğünden daha fazla şey keşfedeceksin. Geçmişle bağları gözden geçirip gerektiğinde affetme ve serbest bırakma manevraları yapabilirsin. Kendi iç dünyanla olan bağlantına odaklanarak, seni gerçekten mutlu eden şeylerin peşinden gitme şansı yakalayabilirsin.