SON BEŞİK

SON BEŞİK

Var ise eğer, başka biri şu dünyada;
Sizi kahvaltıya çağırıp, kızarmış ekmeğin hazır olduğu dakikayı tam da sofraya oturduğunuz zamana denk getiren…
Giresun dağ çileğiyle pasta yaptığı gün, muzip ve sürpriz sever bi ses tonuyla ”Oolum birazdan bize gel” diyen…
Her gece aynı saatte arayıp; ”Yavrum nasılsın, kızlar nasıl?” diye soran ve ”Noolsun anne, iyiyiz, evdeyiz, herkes odasında” yanıtıyla bile mutlu olan…
Asla giymediğinizi fanilayı elleriyle kontrol eden, söylenen…
Yaz-kış patik çorap giymenize laf sokuşturan…
-”Sen küçüklüğünden beri, azıcık güneşi gördün mü hemen yaz geldi sanıyon” diyip 365 gün incecik giyinip üşüdüğünüzden kuşku duyan…
Yaşamınıza girmiş hiçbi gızı kesinlikle ”güzel” bulmayan…
Her gördüğünde; ”Allah senin yüzünü hep böyle güldürsün” diyerek hayır dua eden…
İlkokuldan beri size yalnızca ”Ula oolum” diye seslenip, misal son yıllarda bunu ”Ula oolum az iç” sitemine dönüştüren, ama bikaç zamandır sağlık dertleri yüzünden mecburen alkolü bırakınca bu kez de ”Ula oolum, sen bu göbekten ne zaman kurtulacan?” diye çıkışan…
Beşiktaş yenilmişse derhal arayıp ”Üzülme oolum, haftaya da siz yenersiniz” gibiFutbol Federasyonu Başkanı şefkatiyle çok mantıklı moraller veren…
Hıdırellez’lerde cüzdanınıza jelâtine sarılmış bi madeni parayı (ki, tahminen okuyup üflemiştir) ”uğur” diye zorla sokan…
Bigün… Hem de anneler gününe ramak kala, size bi giysi gösterip; ”Bu babanın tişörtüydü, al sende dursun artık” diyebilen…
Domates çorbasına kaşar rendelemek, kremalıya pastaya meyve sosu dökmek, cacığın içine sarımsak atmak vb gibi saçmalıklara anında müdahale ederek ”O öyle şeyler sevmez” diyip sizi misafirlikte büyük işkencelerden kurtaran…
Halen su böreğinin en büyük dilimini size veren…
Her boş oturduğunuzda zorla muz, kuruyemiş falan yediren…
Bilgi Yurdu etkinlikleri sonrası mutlaka ”Galabalık mıydı” diye sorup, ”Evet anne, çok iyiydi” yanıtıyla keyiflenen…
Azıcık öksürseniz ”Verem olmuş” sanan, herhangi bi nedenle azıcık topallasanız ” Galiba ayağı kesilecek” diye evhamlanan, Türk filmleri izlerken azıcık gözleriniz dolsa ”Birazdan üzüntüden intihar etmese bari”diye endişelenen…
Ömrünü size adamış…
Harbiden varsa öyle bi kudret?
Varın, O’na gidin.
****
55 yaşı aşsan da…
Nice sahiller boyu yürüdüğün, nice parklarda dinlendiğin, bi ”kâfirin gızının” yüzünden üzüm üzüm üzüldüğün / kırım kırım kırıldığın günlerin gece yarısı, eline bağlama alıp söylüyorsan kimselere duyurmadan;
”Anamız başımızda
Her öğün aşımızda
Ananın emeği var
Her iyi işimizde”…
Sen dünyada tekbi kişiye aitsin.
Hele de son beşiksen.
****
Anneler günün kutlu olsun Ayten Ekmekçi.

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Hassas duyguların derin sularında yüzüyorsun. İçsel sezgilerin güçleniyor, zira kalbinin sesine kulak verme zamanı. İlişkilerinde sağlıklı sınırlar koymak, duygusal yüklerinden arınmana yardımcı olabilir. Sanat ve yaratıcılıkla ilgilenmek için mükemmel bir gün. İçindeki yaratıcılığı birkaç heceyle anlatmaya ya da tuvalde ifade etmeye çalışabilirsin. Maneviyat, ruhsal gelişim ve meditasyon gibi uygulamalar bu dönemde seni aydınlatabilir. Beklenmedik bir destek, hayal gücünü harekete geçirebilir. Hayallerin peşinden gitmekten çekinme; evren seni yönlendirecek. Kendine olan inancını tazele, merhametinle hem kendine hem başkalarına dokun. Tam bu noktada, sezgilerin kılavuzluğunda kararlılıkla ilerlemen gerektiğini unutma.

YAZARLAR / Tümü
ender birgül: bu sayı satılık mı
2025-12-23 17:44:45