İstanbul’un sokaklarında bu kez sözü kargalar alıyor! Oyun Laboratuvarı yapımı ZAGON, Tarlabaşılı bir karganın intikam hikâyesinden hareketle insanın doğayla ve diğer canlılarla kurduğu ilişkiyi kara mizahın sert diliyle sahneye taşıyor. Hikâyesini ve oyunculuğunu Onat Uğantaş’ın üstlendiği, Çınar Taşdemir’in yazıp yönettiği oyun, 12 Kasım 2026 Perşembe günü İstanbul Koma Sahnesi’nde prömiyer yapıyor.
Sokakların raconunu iyi bilen, haksızlığa gelemeyen ve insanların bütün acımasızlıklarına tanıklık etmiş bir İstanbul kargası: İzzet. Can dostu Erkut’un vahşice öldürülmesiyle başlayan intikam hikâyesi, kargaların örgütlenerek insanlara karşı kendi adaletlerini sağlamaya giriştiği trajikomik bir hesaplaşmaya dönüşüyor.
İstanbul’un sokak kültürünü, kendine özgü mizahını ve kargaların dünyasını bir araya getiren ZAGON; insanın diğer canlılar üzerindeki tahakkümünü, şiddeti, adaleti ve birlikte yaşama meselesini sorguluyor.
12 Kasım’da Koma Sahnesi’nde seyirciyle buluşacak ZAGON, İstanbul sokaklarında artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını ilan ediyor. Çünkü bu kez raconu kargalar kesiyor!
İstanbul’un Sokaklarında Yeni Bir Racon Yazılıyor
Karanlık, boğucu ve nemli bir İstanbul gecesi… Kuzey Marmara Otoyolu’nun acımasız asfaltından Galata’nın tarihî çatılarına uzanan hikâyenin merkezinde bu kez bir insan değil, Tarlabaşı sokaklarında büyümüş, raconu iyi bilen, sigarasını tüttüren ve haksızlığa gelemeyen bir karga var: İzzet.
İstanbul’un sokaklarında yaşamayı öğrenmiş İzzet, insanların dünyasını yakından tanıyor. Kibirlerini, bitmek bilmeyen güç arzularını, hayvanlara karşı sergiledikleri kayıtsızlığı ve acımasızlığı kendine özgü sert, alaycı ve mizahi diliyle seyirciye aktarıyor. Cihangir’de turist soymaktan kedi maması enflasyonuna, gökyüzünü parselleyen martılardan sokakların yazılı olmayan kurallarına kadar kentin bütün meseleleri İzzet’in sivri dilinden nasibini alıyor.
Ancak İzzet’in hikâyesi yalnızca İstanbul sokaklarına ilişkin eğlenceli gözlemlerden ibaret değil.
Can dostu Erkut’un, son model arabasıyla sokaklarda hüküm süren bir mafya babası tarafından keyfî ve vahşice öldürülmesi, İzzet’in dünyasında her şeyi değiştiriyor. Dostunun intikamını almaya ant içen İzzet, kargaların zekâsını, güçlü hafızasını ve dayanışmasını harekete geçirerek trajikomik ve kanlı bir intikam planı hazırlıyor.
İzzet’in kişisel hesaplaşması, giderek bütün hayvanların geleceğini ilgilendiren kolektif bir mücadeleye dönüşüyor. İnsanların fütursuzca sürdürdüğü bencil ve vahşi davranışlara karşı kargalar artık yalnızca izleyici olmayacaklarını ilan ediyor.
Kargaların Gözünden İnsan Olmak
İnsan merkezli dünya anlayışını sorgulayan ZAGON, insanın doğayla ve diğer canlılarla kurduğu ilişkiye kargaların gözünden bakıyor. Kent yaşamının görünmez sakinlerini hikâyenin merkezine yerleştiren oyun; şiddet, adalet, intikam, dayanışma ve birlikte yaşama kültürü üzerine sorular soruyor.
Kargaların doğasına atfedilen kindarlık, oyunda yalnızca bir intikam dürtüsü olarak değil, haksızlığı unutmayan ve diğer canlıları korumayı amaçlayan bir direniş biçimi olarak yeniden yorumlanıyor.
İstanbul’un sokak jargonundan beslenen dili, keskin mizahı ve trajikomik anlatımıyla ZAGON, seyirciyi hem güldüren hem de insanın diğer canlılarla kurduğu ilişkiyi yeniden düşünmeye çağıran bir sahne anlatısı sunuyor.
Oyun Laboratuvarı yapımı ZAGON, bir karganın intikam hikâyesinden hareketle insanın kentteki diğer canlılarla kurduğu ilişkiyi tartışmaya açarken seyirciyi sokakların yeni kurallarıyla tanıştırıyor.
Çünkü artık bu sokaklarda raconu yalnızca insanlar kesmiyor. Kargaların da söyleyecekleri var!
“Öyle sıcak evlerde milletin omzunda babacık babacık demeye benzemez buralar. Burada BAABAA diye bağırtırlar, anladın mı?”
Oyunun Konusu:
İzzet bir İstanbul kargasıdır. Sokağın içinde büyüdüğü için insanların onlara olan olumlu veya olumsuz bütün davranışlarına hâkimdir. Anlatıcı olarak sahneye geldiğinde bir intikam hikâyesi anlatmaya başlar. Arkadaşı Erkut’un bir insan tarafından keyfi ve vahşice öldürülmesi sonrasında kargaları örgütleyerek insandan intikam alır.
İnsanlarla hayvanların kurduğu ilişki içinde insanın fütursuzca bencil ve vahşi davranışlarının bundan sonra kargalar tarafından takip edileceğini ve kendi doğası gereği kindar tutumlarını bütün hayvanları korumak amacıyla kullanacaklarını belirtir ve yeni bir Zagon (Racon) koyar.
Oyun Hakkında:
Karanlık, boğucu ve nemli bir İstanbul gecesi… Kuzey Marmara Otoyolu’nun acımasız asfaltından Galata’nın tarihi damlarına uzanan hırçın bir hikâye başlıyor. Ancak bu kez sahnede bir insan değil; sokak raconunu iyi bilen, sigarasını tüttüren, haksızlığa gelemeyen Tarlabaşılı bir karga var: İzzet.
İzzet, insanların kibrini, bitmek bilmeyen güç arzularını ve gökyüzünü parselleyen martıların yalakalıklarını kendine has, sert ve mizahi diliyle seyirciye anlatıyor. Cihangir’de turist soymaktan kedi maması enflasyonuna, sokakların gizli yasalarından (zagonundan) insanların akıl almaz gaddarlıklarına kadar her şeyi açık yüreklilikle masaya yatırıyor.
Her şey kendi halinde akıp giderken, can dostu Erkut’un son model arabasıyla mekân kapatan bir “mafya babası” tarafından haince vurulmasıyla İzzet için oyunun rengi değişiyor. Dostunun intikamını almak için ant içen İzzet, kargalara has o muazzam zekâyı ve sadakati devreye sokarak kusursuz, trajikomik ve kanlı bir intikam planı hazırlıyor.
“Öyle sıcak evlerde milletin omzunda babacık babacık demeye benzemez buralar. Burada BAABAA diye bağırtırlar, anladın mı?”

Oyun Künyesi:
YAPIM: Oyun Laboratuvarı
Hİ K Â Y E V E OY NA Y A N: Onat Uğantaş
YAZAN VE YÖNETEN: Çınar Taşdemir
DANIŞMAN: Fatih Pazvantoğlu
DRAMATURG: Sümeyye Özbay
ASİSTANLAR: Esra Acartürk, Yaşam Yalçın
KOSTÜM VE MASKE TASARIMI: Adem Dağlar
AFİŞ FOTOĞRAFI: Doğuş Ozan Alpsar
AFİŞ TASARIMI: Fatih Pazvantoğlu
TE Ş E K K Ü R LE R
Onur Gazdağ, Yasin Yürekli, Ahmet Taha Yaşar, Aralık Sahne, DOF Tiyatro ve Yapboz Dünya


































