Bir banka şubesinden içeri girdiğiniz zaman sadece sıra numarası olan bir müşteri misiniz, yoksa görevli size isminizle hitap ederek sizinle ilgileniyor mu? Hastaneye gittiğiniz zaman doktorun gözünde sadece bir “hasta” mısınız, yoksa doktor ve hemşire size adınızla hitap etmeye özen gösteriyor mu?
Öğretmen sınıfa girince karşısında sadece “öğrenci” görüyorsa öğrencilerinin adını öğrenmekle ilgilenmez. Dolayısıyla bu öğretmenin öğrencilerinin kendilerini değerli hissetmeleri zordur. Öğretmen, öğrencisinin ismini öğrenip onu ismiyle çağırınca öğrenci kendini değerli hisseder. Artık o, diğer öğrencilerden herhangi biri değil, “kendi”dir. Öğretmenlik yapanın gözünde, sınıf öğrencilerle doludur. Öğretmen olanın gözündeyse sınıf öğrenci kimliğinde, kendine özgü kişilikleri olan ‘insan’larla doludur.