ben geçen hafta, elimden düşürüp telefonumu kırdım biliyonuz? hatta, o haftaki pazar yazımı yazamadımdı salt bu nedenle? parçasının gelip de onarılması 5 gün civarı sürdüydü..
sonra ben o telefonu bi daha düşürüp bi daha kırdım biliyonuz? yok tabi nerden bileceksiniz?
şükür, on dakikada yapıldı bu kez.. servisçi arkadaş tahminen; “bu herif çok salak birine benziyo, kesin yine düşürür telefonu” diyerek aynı parçadan iki tane getirtmiş..
uzatmiyim, biraz da “ben gürsel, geliyorum” der gibi bi tarzla erkenden yazayım pazar yazımı.. sabaha kadar yine düşer müşer telefon..
****
basın camiasından değerli büyüğümüz alev coşkun geçen hafta cumhuriyet’te Atatürk’ün izmit basın toplantısını (ocak 1923 tarihli) yazdı..
bildiğim, okuduğum, zamanla unuttuğum, demek ki tam öğrenmediğim bi konu olsa gerektir, yeni baştan okudum merakla..
bab-ı ali’nin usta yazar ve başyazarlarının konuk edildiği bu toplantıda Ata’mızın epeyce terletildiğini anlıyoruz..
-devletin dini olacak mı?
-başkent ankara olacak mı?
-kürtlere özerklik verilecek mi?
gibi zamana göre “bomba” sorulara maruz kalmış Mustafa Kemal..
****
ve üzülerek yazıyorum.. ben Ata’nın ilk defa “net” olamadığını görüyorum bi konuda.. öyle ya, Türkiye Cumhuriyeti’nin daha bandırma vapurunda kurulduğunu bilmiyor muyuz? her ayrıntı ilmik ilmik daha harbiyede örülmedi mi kafasında?
o büyük insan, nasıl olur da böylesi yaşamsal konularda kem küm ederekten yanıtlar verir?
durun bakalım?
****
hükümetin dini olacak mı sorusuna Ata’nın verdiği yanıtı okuyalım bi;
-olacak mı olmayacak mı bilmem.. mevcut yasalarda aksine bir şey yoktur.. millet dinsiz değildir.. dini de islamdır.. dini reddedecek bir sebep yoktur…….
bu tuhaf yanıtı, ileride şöyle açıklayacaktır;
-bu soruyla karşılaşmayı istemiyordum, gerçek cevabın o günkü koşullar içinde ağzımdan çıkmasını istemiyordum.. işi kapatmak istedim ama kapatamadım, sordukça sordular..
****
aynı toplantıda, Ata’nın bir iç sorun olarak kürtlük meselesine temas buyurur musunuz sorusuna verdiği yanıt da tuhaftır;
-biz Türklerin menfaatine olarak söz konusu olamaz.. bizim milli sınırlarımız dahilinde mevcut kürt unsurlar o surette yerleşmiştir ki sınırlı yerlerde yoğundurlar.. fakat bunu kaybede kaybede ve Türk unsurlarının içine gire gire öyle bir sınır ortaya çıkmıştır ki, kürtlük namına bir sınır çizmek istersek Türkiye’yi yok etmek lazımdır.. dolayısıyla başlı başına bir kürtlük yerine, anayasa gereği bir takım özerklikler oluşacaktır.. bu iki unsur bütün menfaatlerini birleştirmiştir, ayrı bir sınır çizmek doğru olmaz..
(bi kısmını bu yazıya almadığım sözleri ile Mustafa Kemal’in, kürtlerin yoğun olduğu illerde, ilçelerde belediye ve il genel meclisi yönetimlerini yöre halkının seçeceğini söylediğini anlıyoruz)
****
bense bi haftadır kafamda duran bu yazıyı nereye bağlamam gerektiğini düşündüm hep..
Mustafa Kemal; islam dininin de kürtlüğün de sömürgen devletlerce ileride Cumhuriyet’in başına “bela” edileceğini bilmiyor, öngöremiyor olamaz.. di mi?
öyleyse neden kaçamak yanıtlar verdi?
günün koşulları gereği öyle davrandı diyip geçmek mi gerekir?
kestirip atabileceği bu konuları neden zamana bıraktı?
o’na diktatör diyenler iyi düşünmeli..
yaşamı yetseydi, muhtemelen bu cahil halka sindire sindire.. yaşamı yetseydi, muhtemelen bu kudurmuş emperyalizme ders vere ders vere.. vatanımın dincilik ve kürtçülük ile ilgili sorunlarını bitirecek idi.. hem de bi daha açılmamak üzere..
sanırım bu nedenle zehirleyip, erkenden öldürdüler baş komutanımızı..
****
zırcahillerin “vay efendim Atatürk de dindardı”, “vay efendim Atatürk de kürtlere özerklik verecekti’ safsatalarını iyice düşünmek gerek..
****
kardeşlerim,
benim tanıdığım en namuslu esnaf, sokakbaşı’nda giresun bıçakları yapan sevgili haluk yücesan abimdir.. neden? çünkü kendi imalatı bi yana, ustasının yapmış olduğu asırlık bıçakların bile onarımını halen ücretsiz yapmaktadır..
ustamın ve benim yaptığım bıçaklar ömür boyu garantilidir, demektedir..
lütfen benim yazarlık namusumu da böyle anlayınız..
kuvvacıların her icraatı yazılarımda ve gündelik hayatımda, ölünceye dek garantim altındadır..
aklı hiçbi zaman ermeyecek olanlar bu işlere boşuna kafa yormasın..
analar ağlamasın desin sussunlar.. sallallahu aleyhi ve sellem desin sussunlar..
****
cümleten sağlıklı pazarlar dilerim..
önce Allah’a sonra Türk hekimlerine emanet olunuz..
dr gürsel ötker
giresun ünv tıp fakültesi ruh ve sinir hastalıkları hastanesi deli çokmuş da evleri ayrıymış servisi uzmanı