

ABDULRAHMAN Eid, minyatür sanatına meraklı olanların uzun süredir aşina olduğu bir isim. Bu sanat dalına uzak olanlar ise bir süredir sosyal medyada yapılan paylaşımlar sayesinde Eid’le tanıştı.
Minyatürün yanısıra resim, heykel, arkeolojik restorasyon ve diorama (Sergi amacıyla yapılmış üç boyutlu tablo) alanında da çalışmaları olan Halep doğumlu Suriyeli sanatçı, 19 yıldır Suudi Arabistan’ın Cidde kentinde yaşıyordu. Ailesi ise ülkelerini yakıp yıkan savaş başladığında Türkiye’ye göç ederek İstanbul’a geldi.
‘KURSLAR AÇACAĞIM’
Golan Türkmenlerinden olan Eid ise şimdi İstanbul’da yaşayan ailesinin yanına yerleşmeye hazırlanıyor.
Usta sanatçı, “İstanbul’u çok seviyorum, 15 yıldır her yıl ziyaret ettim. Ailem, kardeşlerim burada ve Türk vatandaşlığı aldı. Ben de Suudi Arabistan’daki projelerimi eylüle kadar tamamlayıp, İstanbul’a yerleşeceğim. Çalışmalarıma yeni ve farklı yollarla plastik sanatçısı olarak devam edeceğim. Bu sanatla ilgili atölyeler kurmak, kurslar açmak istiyorum. İstanbul’da bu olanakları bulacağımı umuyorum. Fikirlerini somutlaştırmaya ve uygulamaya çalıştığım birkaç sanatsal projem var. İlk kişisel sergimi yeni ve cesur, eşi görülmemiş fikirlerle açmak için hazırlık yapıyorum” dedi.

SURİYELİ sanatçı, kariyerine 15 yaşındayken başladı. O dönem Suriye’nin başkenti Şam’ın tarihi evlerinden esinlenerek üç boyutlu minyatür eserler üretiyordu. İlk çalışmalarında bile yer verdiği detaylar göz kamaştırdı.

Sanatında hız kesmeden ilerleyen Eid, daha sonra yaşamaya başladığı Cidde’nin tarihi mahallelerini de yeniden canlandırdı. Eid eserlerinin sosyal medyada paylaşılması ile tüm dünyada büyük şöhret yakaladı.
BU SANATIN SIRRI TUTKU VE SABIR
ABDULRAHMAN Eid, bu sanat alanında çalışmak isteyenlere ise şu tavsiyelerde bulundu:

“Bu sanatın mühendislik, mimarlık, heykeltıraşlık gibi birçok sanatla ilgisi var. İstenen sonuca ulaşmak, figürleri üç boyutlu ölçümlemek için bu alanlarla ilgili bilgilere de ihtiyaç duyuluyor. En önemlisi ise tutku ve sabır gerektiriyor. Bir eserin meydana gelmesi bazen günler, bazen aylar alabilir. 3 yıldan fazla sürede yaptığım bir eserim var.”
Hassas duyguların derin sularında yüzüyorsun. İçsel sezgilerin güçleniyor, zira kalbinin sesine kulak verme zamanı. İlişkilerinde sağlıklı sınırlar koymak, duygusal yüklerinden arınmana yardımcı olabilir. Sanat ve yaratıcılıkla ilgilenmek için mükemmel bir gün. İçindeki yaratıcılığı birkaç heceyle anlatmaya ya da tuvalde ifade etmeye çalışabilirsin. Maneviyat, ruhsal gelişim ve meditasyon gibi uygulamalar bu dönemde seni aydınlatabilir. Beklenmedik bir destek, hayal gücünü harekete geçirebilir. Hayallerin peşinden gitmekten çekinme; evren seni yönlendirecek. Kendine olan inancını tazele, merhametinle hem kendine hem başkalarına dokun. Tam bu noktada, sezgilerin kılavuzluğunda kararlılıkla ilerlemen gerektiğini unutma.