Metin Çoban, “Yolunuz Işıklı, Ruhunuz Şen Olsun …”

Metin Çoban, “Yolunuz Işıklı, Ruhunuz Şen Olsun …”

Üç yıl önce bugün hayata veda eden Metin Çoban’ın 60. sanat yılı için yazarımız Pınar Çekirge’nin kaleme aldığı söyleşi/yazıyı okurlarımızla paylaşıyor, tiyatroya hayatını adayan Metin Çoban’ı saygıyla anıyoruz…

*****

Server Paşa – Nerime Sultan gelecekti bu sabah. Doru atlar çekiyordu arabasını. Feracesini açtı, saçları döküldü omuzlarına. (1)

Yıllardır röportajlar yapan, yazılar yazan biri olarak, bir tespitimi özellikle paylaşmak istiyorum. Kimi sanatçılar vardır; onlarla değil tanışmak, konuşmak, aynı zamanı paylaşmak bile hayatın ödülüdür.Üstelik ayrıcalıklı bir ödül. Onlarla bir araya gelindiğinde kronoloji değerini kaybeder. Kendinizden geçtiğinizi hissedersiniz sanki. Soru bile sormaktan çekinirsiniz, dinlemenin büyüsüne kapılırsınız çünkü.

Metin Çoban, sadece İstanbul Büyük Şehir Belediyesi Tiyatroları’nın değil, Türkiye Tiyatrosu’nun altmış yılına (hatta daha da fazlasına) yakından tanıklık etmiş çok önemli bir isim.

Tiyatro, müzik, dans hep olmuş hayatında. Deyim yerindeyse, o herkeste bulunmayan sanatçı genlerine sahip, gerçek bir sanat ustası. Tartışılmaz bir aktör. Bir İstanbul beyefendisi.

Şimdi nasıl hatırlamam, “Dört Kişilik Bahçe”de Server Paşa yorumunu? Ya “Naşit Bey”de Mınaktan Efendi’yi? “Kösem Sultan”ın Süleyman Ağası’nı?

“İlaç almak istemiyorum. Kendimi daha iyi hissediyorum bu sabah. Nerime Sultan hazretleri de teşrif etmişler madem. Kendisiyle biraz şahsi olarak görüşeceğim. Nasılsınız Nerime Sultan hazretleri? Ohh ohh, iyi iyi, afiyettesiniz inşallah. Ud dersleriniz nasıl gidiyor efendim? Epey terakki etmiş olmalısınız…” (2)

Şöyle bir düşündüm de, aslında Metin Çoban ile ilk karşılaşmam tam tamına elli dört sene öncesine dayanıyor. “Dans Eden Eşek”in kadrosunda meğer Metin Çoban da yer alıyormuş. Geçen gün röportaj öncesi, arşiv çalışması yaparken rastladım bu bilgiye. İzlediğim ilk ve hayran kaldığım Birsen Kaplangı nedeniyle, tiyatroya bağlandığım oyundu “Dans Eden Eşek”. Şu kadroya bakın hele:”Şehir Tiyatrosu Yeni Komedi Sahnesinde Can Gürzap çevirisi, Beklan Algan rejisiyle. Oyuncuları: Selmin Barutçuoğlu /Ayla Algan – Fatma Andaç – Birsen Kaplangı- Metin Çoban- Mazlum Kiper – Fadıl Garan…”

Hepsini, her şeyi anlatacağım.

Yarına derin izler bırakacak rollerle tanınmıştı Metin Çoban.

Şimdi, zamanın tozlarını alıyoruz birlikte. O seneleri konuşuyoruz tek tek.Her an’ının kaydedilmesi gereken bir sanat hayatı, üzerine tezler yazılması gereken, tiyatroya ömrünü adamış istisnai bir aktör var karşımızda. Kimi haksızlıklara, zorluklara, yokluklara vakarla direnişi var. Yüz akıyla geçtiği nice sınav da. Arada küçük hüsranlar belki. Peki ya pişmanlık? Hayır! Kesinlikle, hayır!

Duygu yükünden en ufak bir fire vermeden oynadığı, “On İki Öfkeli Adam”ı hatırlıyorum şimdi. Yaşar kıldığı karakterle kurduğu organik bağı yansılaması, derinlikli, yankılı oyunculuğu geliyor aklıma.Sonra “Kösem Sultan” , “Dört Kişilik Bahçe”. Ve unutamadığım Server Paşa yorumu, bugün için bile.

Metin Çoban’ı dinlerken artık daha iyi anlıyorum, tiyatro onun için bir varoluş biçimi, hatta varoluşunun nedeni ve tek amacı.

Hayatıyla sahnede ödeşmiş çünkü. Çok emek vermiş. Gün olmuş bayrak taşımış sahnede, küçük de büyük de roller oynamış. Aşağı yukarı yüz on iki oyun, dile kolay. İşte onlardan bazıları:”Baş Sayfa”, “Gecenin Sonu /İpler Elimizde/Çivi Çiviyi Söker”, “Sonuna Kadar”, “Çatıdaki Çatlak” , “Güllerden Konuşuyorduk”, “Ayak Bacak Fabrikası” , “Anna Karenina” , “Paralar Bankada”, “Atinalı Timon”, “Büyük İkramiye” , “Yaprak Dökümü” ….

Hiç ödül almamış, biliyor musunuz ? Ödülü, aldığı alkışlar olmuş, canlandırdığı rollerle anılmak olmuş. Örneğin; Aydın Arıt “Aya Bir Yolcu” oyunundaki karakteri Metin Çoban’ı düşünerek Metin Çoban için yazmış.

Uçsuz bucaksız hatıralara eşlik eden altmış sene. Şubat 2019 Metin Çoban’ın altmışıncı, Jeyan Mahfi Ayral Tözüm’ün ise seksen birinci sanat yılları. Üzerlerine tezler yazılmalı, belgeseller yapılmalı, diye geçiyor yeniden içimden bir an. Susuyorum.

Neden hep geç kalıyoruz? Sahi, neden?

“Ben usta çırak ilişkisiyle yetişmiş alaylı bir oyuncuyum. Onlardan, yani ustalarımdan öğrendiklerimi hiçbir mektep öğretemezdi bana.Mesleğin inceliklerini, konservatuvarda değil, kuliste, sahnede öğrendim çünkü. Büyük, çok değerli ustaların tedrisatından geçtim.”

“Dediğim gibi, sahnede, kuliste öğrendik tiyatroyu. Kulis benim için dershaneydi adeta. Öğrenimindeki kimi eksiklikleri orada tamamladım. Şimdilerde usta çırak münasebetinin yerini rejisör almış gibi, ama bu aynı şey değil. Olamaz da.”

“İzleyici en büyük hakemdir. Tevazu önemlidir bizim meslekte. Ne yapıyorsan, en iyisini yapacaksın. Bana göre sahnede olup biteni birebir yaşanmakta olduğunu, seyirciye inandırmalıdır oyuncu, doğal oynamalıdır. Rolünü benimsemelidir.”

“Sahnede kavga olmaz, rol çalınmaz. Ufak işler bunlar. Sahneye ihanet edenin, saygısızlık yapanın vay halinedir. Sahne bağışlamaz çünkü. Bir de provalarda oyuncuya para ödenmiyor oluşuna çok karşıyım, olmaz böyle bir anlayış.”

“Yıllar içinde saygı azaldı sanki. Neler gördüm, yaşadım! Okulsuz, alaylı diyenler çıktı arada. Aldırmadım, gülümsedim. Sustum.”

Amatör olarak Kadıköy Halkevi, okul temsilleri ve Hhlk içinde ‘Seyirlik Oyunlar ile başlar tiyatroya Metin Çoban. Profesyonelliğin ilk adımı Atilla Revüsü’nde atar. Gencecik bir delikanlıdır henüz. Dans, müzik, tiyatroyla doludur düşleri. Ses operetinde Eşref Kolçak, İnci Birol, Meral Körmükçü, Mualla Kaynak, Ayla Karaca ile çalışır. Ve bir not, Madam Olga hocasıdır. Bale dersi alır kendisinden.

“Tiyatromuzda sahnelenen yerli oyunlar için ‘Oyun Müziği’ bestelerim de vardır. Keza Radyo Tiyatrosunda yönettiğim yerli oyunların bazısının müziklerini de ben hazırladım, çocuk oyunu, büyük oyunu ayırt etmeden ve maddi kazanç amaçlamadan. Hep amatör ruhla çalıştım tiyatromda.”

“Muhittin Sadak ile ‘Şehir Korosu ve Nedim Otyam Korosu- Necati Başara, Ahmet Yamacı, Orhan Dağlı ve Feriha Tunceli eğitmenliklerinde Türk halk ve sanat müziği (Aksaray Musiki Derneği) Neveser Kökdeş, Ferudun Darbaz Eğitiminde Türk sanat müziği (Musiki Kültür Derneği) 1950-1970 arası, bizden olan müziğin içinde amatör kalarak yoğrulduğum dönemdir, zaman zaman aksama olsa da. 1965 yılında ısrarlara dayanamayarak Efes & Şençalar Plak’ta kendi bestelerimi okudum, tiyatromuzun yönetim kurulu üyesi birkaçının “Tercihini yap”demeleriyle (Muhsin Ertuğrul hocam o dönemde  başrejisördü) profesyonel ses sanatçılığından kaçındım. Sahi, Engin Uludağ’ın ısrarıyla ‘Hürrem Sultan’ oyunu için bir beste yapmıştım. Dediğim gibi, müzik hep oldu hayatımda. Mesela ‘Çatıdaki Çatlak’ta bir şarkı söylemiştim, çok var böyle.”

“Hep bahsederim, bana göre, 1959 – 1966 dönemi Şehir Tiyatrosu’nun altın yıllarıydı. Derken Muhsin Bey’in gitmesi, tiyatroya siyasetin karışması.”

“Konudan konuya geçiyorum ama, ‘Carmen Meranda’ operetini oynuyoruz. Rolüm, yani ‘Çiko’ bir anda lakabım oluvermişti. Seyircinin beni beğenmesiyle yevmiyem üç liradan, beş liraya çıkartıldı hemen.”

“Ahh, hayatımın en büyük utancıdır. Şimdi bile anlatırken yerin dibine geçiyorum. Efendim, Perihan Tedü’nün yönettiği ‘Anna Karenina’da öğretmen ve uşak olmak üzere iki ayrı rolüm vardı. Anna’nın oğluna Kazaçok öğretip şarkı söylediğim sahne, özellikle çok alkış alıyordu. Neyse, uzatmayayım, bir gün uşağın antresini unuttum. Sahnede arkadaşlarım kuşkusuz, zor anlar yaşadılar. Kimse yüzlememiş olsa da, o utanç bana yetti.”

“Gün oldu kadromu yok etmeye, ceza almamı sağlamaya çalıştılar. Neden yaptılar, neden uğraştılar benimle, bilemem. Hiç unutmam, oyun saat 21.00’de, benim sahne alışım saat 22.30 civarı. Saat tam 20.00’de kuliste oluyorum. Bir arkadaşım, ‘Metin Çoban geç gelmiştir’ diye rapor yazıp idareye veriyor. Vasfi Rıza Zobu bunun üzerine, ‘Sahne sırası oyunun sonuna doğru olanlar, piyesin başlama saatinde gelebilirler’ diye, bir duyuru yapmıştı.”

“Hiç ara vermeden, rol şuymuş, buymuş demeden, mazeret göstermeden; 1959 ‘ dan 2019’a tam altmış sezondur sahnedeyim. Muhsin Ertuğrul, Vasi Rıza, Gencay Gürün, Erol Keskin’den Süha Uygur’a Şehir Tiyatrosu’nda görev yapmış tüm genel sanat yönetmenleri ile çalıştım.”

“Artık Muhsin Ertuğrul’un karşı olduğu bir tiyatro var. Çünkü, genel sanat yönetmeninin elini kolunu bağlayan bir edebi kurul mevcut. Sahnelenecek eserleri bu kurul belirliyor.”

“Hoca sözcüğünden pek hoşlanmadığını bildiğimden, ‘Muhsin Bey’ diye hitap ederdim kendisine.’Metin Paşa,’ derdi bana.

“Yeşilçam kurallarını sevmedim ben. O kurulu düzeni beğenmedim. Yadırgadım. Tat almadım, anlayacağınız. Şirket neredeyse tüm yapım işlerini bana bırakırdı, bir koşuşturma ki, sormayın gitsin. Mesela, Figürancı Metin vardı. Çekilecek filmler için figüran temin ederdi. Film şirketi diyelim, figürana yirmi beş lira verir, oysa figürana on lira ödenirdi. Setlerde bize yemek gelir, onlar peynir ekmekle idare etmeye çalışırlardı.Haksızlığa gelemem ben asla!

“Müzik, tiyatro konuşulan bir evde geçti ilk çocukluğum aslında. Annem güzel şarkı söylediği için ‘Küçük Safiye’ diye anılırdı. Teyzem ud çalardı. Ne yaptım ettim, küçük teyzemi zorlayarak daha okula gitmeden okuma ve yazmayı öğrendim. Evimizde iki Kerime Nadir romanı vardı. “Funda” ve “Samanyolu” . Her ne kadar, takdir edersiniz ki, derin aşklardan anlayacak yaşlarda olmasam da, o romanlarda yer alan köşkleri, yaz bahçelerini, geniş mermer merdivenleri gözümde canlandırıyordum. Tabii, kahramanları da. Bir süre sonra, Bakkal Abdullah Ağa’nın gazete ve mecmua sayfalarından yapılmış kese kağıtlarına merak sardım, onları özenle açıp okur, sonra bakkala iade ederdim. Sahi, Kadıköy’de Ankara Pastahanesinin yanında bir gazete satıcısı vardı. Dergi, gazeteleri mandalla ipe asardı. ‘1001 Roman’ filan, gizlice alır, hemen orada saklanıp okur, yerine koyardım. Satıcı durumu fark etmiş, param olmadığını da sezinlemiş, yaptığımı hoşgörüyle karşılamıştı.”

“Efendim okula başlamışım, bale yapıyorum, şarkı söylüyorum lakin henüz beni keşfeden yok. Bazen mahallenin hanımları kabul günlerinde gelip şarkı söylememi istiyorlar. Hiç, hayır, der miyim? ‘Penceren kar gelir…’ diye başlıyor, yirmi beş kuruşu alıyorum. İyi para o zamanlar…”

“Hatırlıyorum, anneannemlerin evinde yüklük vardı. Düşünsenize tüllü şapkalar, giysiler, dedenin fesi, tütün kutusu neler yoktu ki orada. Bu aksesuarları kullanır, çift kanatlı kapıyı açar, taklitler yapardım ille de seyircim olmalıydım ama.”

“Yirmi aylık filanmışım sanırım, henüz sıralıyormuşum. Artık ne olmuşsa, götürüldüğüm bir düğünde, gramofondan yükselen şarkıyla kalkıp yürümeye başlamışım.”

“Bir gün Vural Pakel, ‘Sen hala bu operetlerde aç, bilaç çalışıyorsun. Bak Muhsin Bey, gazete ilanıyla genç oyuncular arıyormuş. Git başvur,’  dedi. Aslında Muhsin Ertuğrul ismini, beş yaşındayken, İskenderun Halkevi’nde izlediğim ‘Kahveci Güzeli’ filmi ile öğrenmiştim ilk kez. Sonra aradan yıllar geçecek, Gebze Haydarpaşa banliyö treninde kendisiyle karşılaşacak, hatta aynı kompartımanda yol alırken karşılıklı konuşacaktık.”

“Ve öncesi var. Yedi yaşındaydım. Dram Tiyatrosu’nda sahnelenen ‘ Yaprak Dökümü’nü merak eder olmuştum. Ama çocuk oyunu değildi, dokuz yaşın altındaki çocukların izlemesi kesinlikle yasaktı. Nitekim annem, ablam, eniştem gişe görevlisini bir türlü ikna edemediler. Sessizce ağlamaya başladım. Birden beyaz gömlekli, bordo gömlekli bir bey yanıma gelip eğilerek ‘neden ağladığımı,’ sordu. Anlattım. Yaşımdan, tiyatro oyunlarını okumak için, kendi kendime okumayı nasıl söktüğümden filan, bahsettim. Uslu, sessizce izleyeceğimin sözünü alıp ‘ Yaprak Dökümü’nü izlememe, kendi koyduğu ‘değişmez’ kurala rağmen izin  verdi. O beyaz gömlekli bey meğer, Muhsin Ertuğrul’muş.”

“Ve Muhsin Ertuğrul’a gittim. Ciddi anlamda tiyatrocu olmak istediğimi, çırağı, yardımcısı olmama izin vermesini istedim. Kabul etti.”

“Ne günlerdi. Sabah erkenden tiyatroya gelir. Doğruca Muhsin Bey’in odasını kontrol ederdim bir aksaklık , dağınıklık var mı, diye. Sonra prova. Saat 14.00’te çocuk oyunu, saat 18.00 ve 21.00’de yetişkin oyunu. Hep çalışmak.”

“Halam Süreyya Opereti grand dame’ı Sabriye Toksöz’dü.”

“Dedeme tiyatrocu olmama pek sıcak bakmıyordu. Çaba olan soyadımı Çoban yaparım.”

“Rejisörlerin incisi diye tanımlanan, Muhsin Bey’in çocuğu diye anılan, kulis, marangozhane, terzihane, sahne arasında koşup duran Metin Çoban kısıtlı yevmiyesiyle hayat savaşı veriyordu.”

“Nüvit Özdoğru’nun yönetip oynadığı ‘Baş Sayfa’ oyununda ilk kez sahne aldım Şehir Tiyatrosu’nda. Kadroda Hüseyin Kemal Gürmen, Feridun Karakaya, Mücap Ofluoğlu, Şakir Bozdağ, Saime Arcıman, Balarısı Metin, Aytaç Yörükaslan vardı. Canlandırdığım, Mr.Pincus rolünü seyirci o kadar sevmişti ki, dakikalarca ‘Pincus’ diye alkışlayıp tempo tutuyorlardı. Benzer bir durumu da ‘Çivi Çiviyi Söker’ de yaşadım. Selama çıktığımda, ‘İsmail..’ diye alkışlanıyordum. Bu ilgiden rahatsız olanlar çıkmış. Hatta parayla bilet alıp dağıttığımı filan söylemişler orada burada..”

Çevresi sarı ampullerle donanmış aynadaki toz dağılmıştı. Sabaha karşıydı zaman.

Gün gelmiş, eve dönecek parası olmadığından tiyatro binasının bir köşesinde uyumuş. Hiç yılmamış, hep çalışmış, kendisini gerçek anlamda mesleğine adamıştı. Metin Çoban’ı dinlerken Yavuz Pak da, ben de bin yıllardan süzülen repliklere, tiyatroya feda edilmiş soylu hayatlara kulak verdik. O yaşamlara tanık olduk bir kez daha.

Masanın üstünde duran teksti yeniden eline aldı okumaya başladı…

PINAR ÇEKİRGE 

 

Kaynakça:

(1, 2 ) ” Dört Kişilik Bahçe ” Murathan Mungan

Bu röportajın gerçekleşmesindeki desteği için Ersin Umulu’ya teşekkür ederiz.

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • Koç
  • Boğa
  • İkizler
  • Yengeç
  • Aslan
  • Başak
  • Terazi
  • Akrep
  • Yay
  • Oğlak
  • Kova
  • Balık
KOÇ BURCU YORUMU
BOĞA BURCU YORUMU

Gün, sezgilerin güçlendiği ve içsel huzuru bulma arayışının öne çıktığı bir dönem. Yeniliklere karşı açık olmalısın, alıştığın rutinin dışına çıkmak, yeni keşifler ve deneyimler sunabilir. Sağlığını ihmal etmemek, bedenine iyi bakmak önem taşıyor; fiziksel aktiviteler ruhunu da besleyecek. İlişkilerde ise iletişim anahtar konumda; hislerini açıkça dile getirmekten çekinme, bu samimiyet yakınlık yaratabilir. Finansal konularda dikkatli olman gereken bir zaman; harcamalarını kontrol etmek, ilerisi için iyi bir hazırlık yapmanı sağlayabilir. Kendine güven, gün içinde karşına çıkacak fırsatları değerlendirmende seni destekleyecek.

İKİZLER BURCU YORUMU

Sosyal etkileşimler ve iletişim ağı güçlü bir şekilde öne çıkıyor. Arkadaş çevrenizle zaman geçirmek, yeni insanlarla tanışmak ve fikir alışverişinde bulunmak için mükemmel bir gün. Merak duygunuz bu dönemde sizi farklı konulara yönlendirebilir. Öğrenme arzusunun da etkisiyle yeni projeler ve ilgi alanları keşfetmek isteyeceksiniz. Kendinizi ifade etme biçiminiz, sizi diğerlerinden ayıran özelliklerinizle birleşerek dikkat çekecek. Belki de, kafanızı kurcalayan bir konuda bir çözüm bulabilirsiniz. Ancak, söylediklerinize dikkat etmeniz gerekebilir; bazı sözleriniz yanlış anlaşılabilir. Duygusal derinliklere dalmak istemese de, yüzeydeki konulara dalmak sizin için daha cazip olacak. Yaratıcılığınızı serbest bırakın, ilham perisi yanınızda!

YENGEÇ BURCU YORUMU

Duygusal derinliklerin ve içgörülerin ön planda olduğu bir gün seni bekliyor. Sevgi ve bağlarla dolu anlar yaşayabilir, sevdiklerinin yanında kendini huzurlu hissedebilirsin. İçsel dünyana dönmek, geçmişle yüzleşmek ve eski yaralarını sarmak için uygun bir zaman. Aile ilişkileri, güven ve bağlılık temaları öncelik kazanacak. Duygusal zekânı kullanarak başkalarına destek olabileceğin fırsatlar çıkabilir. İş veya sosyal alanlarda yaratıcılığın ve sezgilerinle fark yaratabilirsin. İçsel barışın ve huzurun sayesinde zor durumların üstesinden daha kolay gelebileceksin. Kendini ifade ederken, kırılganlık gösterme isteği içinde olabilirsin, bu da ilişkilerine derinlik katacak. Kendine zaman ayırmayı unutma; meditasyon veya doğada vakit geçirmek ruhunu besleyecek. Bu dönemde kendine şefkat göster, hislerine güven ve içsel rehberliğini takip et.

ASLAN BURCU YORUMU

Bugün, dikkatleri üzerinize çekme zamanı. Yaratıcılığınız ve enerjinizle etrafınızdakileri büyüleyecek bir gün geçirmenizi sağlayacak fırsatlar kapınızı çalabilir. Kendinizi ifade etmekten çekinmeyin, zira sözleriniz başkaları üzerinde kalıcı bir etki bırakabilir. Özel yaşamınızdaki ilişkilerde, sevgi dolu ve cesur bir tavır sergilemek, kalp bağlarınızı güçlendirecek. Arkadaşlarınızdan veya sevdiklerinizden destek alırcasına, iş veya projelerle ilgili takımlarınızda liderlik rolüne soyunabilirsiniz. Bu, aynı zamanda yeni bağlantılar kurma ve iş çevrenizde fark edilme arzunuzu da besleyebilir. Unutmayın, güven ve cesaret, sizi hedeflerinize daha da yaklaştıracak. Kendinize inanarak, kararlılıkla ilerlediğinizde her engeli aşabileceğinizi göreceksiniz.

BAŞAK BURCU YORUMU

Detaylı düşünceler içinde kaybolma riski var. Üzerinde çalıştığın projeler ya da günlük işlerin, seni biraz bunaltabilir. Sabırlı ol, bütün bu karmaşanın içinde gizli fırsatlar da var. İletişimde dikkatli ol; sözlerin yanlış anlaşılıyor. Bu nedenle birlikte çalıştığın insanlarla açık ve net bir şekilde iletişim kurmaya özen göster. Sağlık konularına yönelirsen, özellikle ruhsal dengeyi bulmak adına meditasyon ya da doğa yürüyüşleri faydalı olabilir. Kendine zaman ayırmayı unutma, içsel huzuru bulmak için kendinle baş başa kalmak önemli. İş ve kişisel alanları dengelemek, günün genelinde stres seviyeni azaltacak. Yeniliklere açık ol, yaratıcılığını ortaya koyabileceğin bir fırsat seni bekliyor.

TERAZİ BURCU YORUMU

Bugün, ilişkilerin ve sosyal etkileşimlerin ön planda olacağı bir gün. Özellikle arkadaşlar ve sevdiğin kişilerle paylaşımların, aranızdaki bağı daha da güçlendirebilir. Duygusal denge arayışı içinde olman, iletişimdeki nezaket ve diplomasi yeteneklerini ön plana çıkaracak. Karşılaştığın zorluklar, anlayışlı yaklaşımın sayesinde daha kolay aşılacak. Sanatsal veya estetik konulara yönelmek, ruhunu besleyecek. Yaratıcılığını ifade etmeye yönelik fırsatlar karşına çıkabilir. Aşk hayatında ise, sevdiğin insanla gerçekleştireceğiniz samimi bir sohbet, ilişkinizdeki duygusal derinliği artırabilir. Bu dönem, bulunduğunuz çevre ile uyum sağlamanın ve sosyalleşmenin önemini vurguluyor. Kendini huzurlu hissetmek için, sevdiğin aktivitelerle zaman geçirmek isteyebilirsin. Kendi sınırlarını koruyarak, başkalarının ihtiyaçlarını da gözetmeyi başaracağın bir denge bulabilirsin.

AKREP BURCU YORUMU

Bugün derin duyguların ve sezgilerin ön planda. İçsel keşiflere yönelmek, geçmişe dair düşüncelere dalmak ruhsal olarak sana zenginlik katabilir. İlişkilerde iki taraflı anlayış arayışı, bağların güçlenmesine ve sorunların üstesinden gelmene yardımcı olacak. Duygusal yönden hassas, ama aynı zamanda güçlü bir enerjiyle yaklaşacaksın. Sürükleyici bir çekim gücüne sahip olduğun için çevrendekileri etkilemek için harika bir gün. Ancak, düşüncelerini net bir şekilde ifade etmekte zorlanabilirsin; birikimlerini paylaşırken dikkatli ol. İçsel huzuru sağlamak için meditasyon ya da doğada vakit geçirmek faydalı olacaktır. Unutma, karanlık senin için sadece gizem değil, aynı zamanda en derin potansiyelini keşfetmek için bir fırsat.

YAY BURCU YORUMU

Bugün yeni keşifler ve serüvenler için içsel bir heves duyuyorsun. Hayatın sunduğu fırsatları değerlendirmek için cesaret bulabilirsin. Akıl ve sezgi arasında bir denge kurarak, içindeki bilgeliği ortaya çıkarmalısın. Sosyal çevrende seni destekleyici insanlarla karşılaşmanın yanı sıra, kimlerle zaman geçirmek istediğine doğru kararlar alabilirsin. İlişkilerinde daha derin bir anlayışa erişmek için samimiyetin ve açıklığın kritik olacak. Rüzgarı arkanı alarak hareket etmelisin; yeni projeler ya da hedefler peşinde koşmak için ideal bir zaman yer alıyor. Unutma, hayallerini gerçekleştirmek için çaba sarf etmekten çekinmemen gerekiyor. Geleceğe yönelik planların hakkında netleşmek, seni birçok alanda güçlendirecek. Enerjin yüksek, bu yüzden fiziksel aktiviteler ve açık hava etkinlikleri de keyif verebilir. Günü dolu dolu yaşa ve ilhamını takip et!

OĞLAK BURCU YORUMU

Bugün, disiplin ve kararlılık temaları ön planda. Kendine koyduğun hedefler konusunda daha da sıkı çalışmaya karar verebilirsin. Bazı sorumluluklar, seni yeni fırsatlarla karşılaştıracak. İş yaşamında beklenmedik bir sonuçla karşılaşabilirsin; bu, seni bir değişim yapmaya itebilir. İlişkilerinde ise dürüstlük ön plana çıkıyor. Sevdiklerinle açık bir iletişim kurmak, aranızdaki bağı güçlendirecek. Kendine zaman ayırmayı unutma; ruhsal ve bedensel dinginliğin, günlük stresle başa çıkmana yardımcı olacak. Akşam saatlerinde, sosyal bir ortamda sevdiklerinle güzel anılar biriktirebilirsin.

KOVA BURCU YORUMU

Bugün içsel bir keşif ve özgürlük arayışı içinde olacaksın. Farklı fikirler ve bakış açıları seni etkileyebilir, bu da sosyal çevrene yenilikçi bir hava katmana neden olabilir. Orijinal düşüncelerinle dikkat çekebilirsin, bu yüzden mevcut projelerine veya hedeflerine yeni bir soluk getirmekten çekinme. Belki de çevrenden ilham alarak beklenmedik yönlere adım atacaksın.Duygusal olarak daha bağımsız hissedebilirsin; bu, ilişkilerinde denge arayışını tetikleyebilir. Yapıcı bir iletişim kurmak, mevcut durumu daha da güçlendirebilir. Karşılaştığın zorluklar, düşüncelerini ve duygularını netleştirmen için bir fırsat sunabilir. Arkadaşlarınla geçireceğin zaman, yeni fikirlerin ortaya çıkmasına ve derin sohbetlere dönüşebilir.Bugün, yeni insanlarla tanışmak veya mevcut ilişkilerine yeni bir boyut katmak için harika bir zaman. Cesaretin ve yenilikçi yaklaşımın sayesinde, farklı bakış açıları kazanabilir ve bu durum sosyal hayatını zenginleştirebilir. Kendin ol ve özgünlüğünü kutla!

BALIK BURCU YORUMU

Duygular derinleşiyor, sezgilerin güçleniyor. İçsel dünyanda bir keşif yolculuğuna çıkmaya hazırlan, zira yaratıcılığın zirve yapacak. Hayal gücün, seni yeni fikirlere ve projelere yönlendirebilir. Sosyal ilişkilerde empati ve anlayış ön planda; başkalarının duygularına duyarlı olabilirsin. Aşk hayatında ise romantik anlar seni bekliyor, duygularını ifade etmekten çekinme. Kendine karşı nazik olmayı unutma; iç huzurunu sağlamak için meditasyon veya doğa yürüyüşleri yapabilirsin. Gün boyunca karşına çıkan fırsatları değerlendirmek için cesur adımlar atmaya hazır ol, şans yanında. Geçmişle ilgili bazı düşünceler aklını meşgul edebilir, ancak bunları kabullenmek ve bırakmak, ilerlemenin anahtarı olacak.

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM