işin gerçeği başlık olarak nazım hikmet’in ‘’memleketimden insan manzaraları’’nı düşünmüştüm ama biliyonuz, akbabalar üşüşmüş bekliyo sayfalarımda.. biri çıkar, gencecikken okuduğum bi kitap için ‘’hayır, o nazım’ın diğil’’ der.. unutmuşum zaten ne yazdığını, kanıtlayamam falan..
bıktım yeminlen, bilumun ruh hastalarının tedavi süreçlerine eşlik etmekten.. uğraşmaktan bıkmam tabi.. ama yenmekten-madara etmekten bıktım valla bunların topunu..
ha bi de; beni iki gram tanıyan herkes bilir.. bu tür ukalalıları da asla sevmem.. yüzbin tane yazı yazdım, ömr-ü hayatımda hiç kullanmadım yahu şunları;
‘’ne demiş şair’’?
‘’nazım’ın da dediği gibi’’!
‘’ne güzel yazmış adam’’!!
****
nazım hikmet’e nazım diyenlerden, zülfü livaneli’ye zülfü diyenlerden, aşık veysel’e veysel diyenlerden zerre haz etmediğimi tahmin edersiniz di mi.. tamam sağ olun..
sonra ben ‘’egolu’’ oluyom, ne hikmetse?
(yok, nazım hikmet diğil)
****
çok soğuk idi dün hava.. pazar günü hava neden soğuk olur? koskoca yaradan bunu nasıl ayarlayamaz? nerden bileyim..
olabildiğince kalın giysilerle çıkıp evden, anneme doğru yürüyordum.. nispeten falan diğil, bayaa ince bişiler giymiş bi ana-oğula rasgeldim sahile doğru..
-‘’o kadar da soğuk diğil’’ diyordu anne..
kaçtım gittim, oralardan, gerisini duymaya yüreğim dayanmazdı çünkü..
ve aynı saatlerde, çok sevdiğim bi örgütün temsilcileri (ki içlerinde çoğu çok çok sevdiğim büyüklerimdir) kapalı salonda, taş çatlasa 25-30 kişi, kendi kendilerine konferans vermekteydiler, ne hikmetse..
(yok, nazım hikmet diğil)
iyi de ben bu vatanın şifresini nasıl çözdüğümü kaç kere anlatacam kardeşlerim? 10 yıldan fazladır.. giresun’a opera geldiği bi gece, şehir tarihi boyunca opera eğitimi almış tek giresun çocuğu olduğum halde davet edilmemişliğime içerleyip, yine sahile vurmuştum kendimi.. büyükçe bi şilep, limanda kömür boşaltıyordu çuval çuval.. akp kömürüydü.. tahminen yarın halka dağıtılacaktı..
‘’bizim sosyal demokrat mahalle’’ cümbür cemaat operada idi?? sanki, anlayan tekbi Allah’ın kulu varmış gibi?
o kömürlerle kaç seçim kazandı akp? duyuyonuz mu beni? komşu komşu huuu!!!
ugh..
****
pardon ya araya laf girmiş.. kaçtım işte o ana-oğuldan..
az ileride, yol işçileri vardı.. belki belediye, belki karayolları, belki telekom? kazma kürek ekibi.. soğuktan morarmış elleriyle, çamurdan görünmeyen tulumlarıyla..
yitirmedikleri neşelerine kurban olduklarım.. laf atıyorlardı birbirilerine;
-‘’oooo kimleri görüyorum, metin bey de buradalar’’!!!
****
dedim ya soğuktu.. çok soğuktu çok.. kellemi tümüyle kapatan kapşonum, ağzıma burnuma doladığım atkım.. fani gözlere görünen bitek gözlüklerimdi yani..
ne hikmetse, (yok, nazım hikmet diğil) saatin kaç olduğunu düşündüm bi an?
karşıdan gelen bi herif, kendi kendine konuştu yahu.. ikiye on var dedi.. salt gözlüklerimi görüp, saati düşündüğümü anlayamazdı tabi.. vardı bi hikmeti..
yok, nazım hikmet diğil..
****
gide gide yaklaştım anneme.. buz tutmama az kalmıştı inanır mısınız?
camdaydı.. demek ki gecikmişim.. oraya gittiğim aşşaa yukarı aynı olan bi zaman dilimi vardır.. geçirdiğim an, camdadır annem..
(başka da camda bekleyenim olmadı hiç diyecektim ki, ebru geldi aklıma.. o da camda beklerdi, nerde kaldı bu apo diye.. sev’gülüm dediğim gız, o’dur kimi yazılarımda)
****
çıktığım zaman, mutlaka ardım sıra el sallamak için de camda olur, ol mübarek kadın.. (bigün o beklediği camda olamazsa, nasıl yaşarım ben, kafayı yiyecem, inanın bilemiyorum? keşke doğan cüceloğlu’nun ‘’annen yok kimsen yok’’ sözünü hiç duymasaydım, 50 yaşımdan sonra)..
eh yani eşek diğilim ya, ben de döner el sallarım anama, hep..
mutlaka ama mutlaka gafasını çevirip bakar birisi, yoldan geçen, cama doğru, kadın erkek hiç farklarını görmedim, acep ben kime el sallıyom? meraktır, kıskançlıktır, özlemdir, kaygıdır.. hepsi içindedir o bakışların..
samimi gonuşuk edeyim, insanımız pencereden uğurlanmaya, bi el sallaşmaya hasrettir, memleketimizden bi insan manzarası varsa budur.. nazım hikmet bunu nasıl yazmamış, töbe töbe..
ne hikmet diğil, evet, bildüünüz nazım hikmet..
****
bigün dedim ki eski eşim, canım olcay’ıma;
-‘’yahu bu nasıl iştir, millet bizim evde her ne yaşanıyorsa satır satır biliyo, şaşıp kalıyorum, ama biz hiç kimsenin ne yaptığını merak da etmiyoruz, bilmiyoruz da’’?
yazan sensin oolum, dedi olcay..
doğru diyon be gızım, dedim cevaben..
üzülmeyin, böyleyken böyle işte..
****
nazım’ın dediği gibi..
hoşça kalın kardeşlerim, çok yorgunum beni beklemesin kaptan, aha yatmaya gidiyum..
aklımda halaa o türkü;
-”el gızı dediğin azrail dostu”!!!!