rahmetli babamın bi arkadaşı idi..
istanbul’da yaşar cinsten..
***
bi gece yemekte bizdeydi nasılsa..
ilkokul çocuğuydum o sıra..
oyuncaklarımla oynuyodum halı üstünde..
***
bi ortak dostlarından söz ettiler..
çok iyi bi insanmış.. şöyle okumuş, böyle tahsilli.. asil, gün görmüş falan..
sesli kabahati var imiş..
öyle dediydi babamın arkadaşı..
***
yıllarca düşündüm, ula bi insanın sesli kabahati ne olabilir?
horluyo mu kükrüyo mu nedir.. sokaklarda nara mı atıyo??
bu lafı hiç unutmadım ama..
***
kırk sene falan sonra buldum nihayet..
yellenirmiş demek herif olur olmaz..
***
hakkını teslim edelim babamın arkadaşının;
bi yellenme anca bu gadar kibar tarif olunur.. her ne denli bizim giresun gocagarılarının “gabiyet” demesinin yerini tutmasa da……
yazdım yıllar önce, lütfen anımsayınız, kabahat eninde sonunda kötü bişeydir, sahibine gücenmek gerekebilir..
fakat gabiyet sevimli bişeydir, bağışlanabilir..
***
yazı bitmiştir.. sabah ezanı okunsun, ben de yatacam..
lütfen sesli kabahat yapmadan pc’nizi kapayınız..