KENDİNE KIZAN KİŞİ

KENDİNE KIZAN KİŞİ

Yüzünden bir sıkıntısı olduğunu anlamıştım; uzun yıllar aynı üniversitede çalışmış olduğumuz için el kol hareketleri, bedeninin duruşu ve yüz ifadelerinden arkadaşımın nasıl bir duygu içinde olduğunu anlayabiliyordum. “Canını kim sıktı,” diye sordum. “Esasında kimseye kızmaya hakkım yok; bütün öfkem kendime,” diye cevap verdi. Biraz daha üzerinde durunca canını sıkan olayı anlattı.
«Geri vitese taktıktan sonra frene basınca arabadan bir ses çıkıyordu. Cuma günü tamirciye götürdüm. Gözden geçirdi ve yapılması gereken önemli bir tamir olduğunu bildirdi. Arabayı tamircide bıraktım. O gün bir arkadaşla konferansa gitmiştik, konferans dönüşü arkadaş beni tamircide bıraktı. Tamirci, önemli parçaların değişmesi gerektiğini, bu haliyle arabayı sürmenin tehlikeli olduğunu, ben konferansta olduğum için bana telefonla ulaşamadıklarından benden ‘uygun’ cevabı alamadıklarını ve bu nedenle arabayı tamir edemediklerini söyledi. Mecburen arabayı orada bıraktım. Pazartesi günü işten sonra bir arkadaş beni tamirciye götürdü. Bardaktan boşanırcasına yağmur yağıyordu, tamirhane kapanmadan ancak iki dakika önce yetişebildik. Tamirci, ‘arabanız tamam, her şey yapıldı,’ dedi. Ödemem gereken oldukça yüklü bir tamir parası idi.
Parayı ödedim. Arabaya atladım, eve geldim. Park ettim. Aklıma geldi, ‘bir deneyeyim, geri vitesten sonra frene basınca ses çıkarıyor mu?’ diye. Denedim, yine eski ses aynen orada. ‘Arabayı almadan önce niye orada denemedim,’ diye kendime kızdım.
Bu adamlar bu sesin tehlikeli olduğunu söyleyerek bana bu kadar araba tamir parası verdirdiler. Bir sürü başka şeyler yaptılar, esas şikâyetim olan şeyi yapmadılar. Hem de bazı insanların bir aylık kazancı kadar para verdim.
Demek ki benim yüzüme bakınca ne kadar saf ve bön biri olduğumu hemen anlayabiliyorlar. Elli üç yaşına geldim; hâlâ ahmaklıktan kurtulamadım. Üç tane çocuğum var; okula gidiyorlar. Bu parayla onlara bir bilgisayar alabilirdim. Kendim o kadar borç içindeyim, bu parayla borcumun bir miktarını ödeyebilirdim.
Velhasılı, şu dünyadan akıllanmadan, ahmaklıktan kurtulmadan çekip gideceğim. İşte en çok bozulduğum bu. Kızgınlığım kendime.»
Yukarıdaki olayı anlatan ve kendine öfkelenen arkadaşım küçük bir Anadolu kasabasında doğmuş ve kalabalık bir ailenin en küçük çocuğu. Babası oldukça sert bir insanmış ve çocukların hata yapmasına hiç hoşgörüsü yokmuş. Sık sık “sizin elinizden iş gelmez; elin çocukları sizi alır, su eşeği olarak kullanır,” gibi küçültücü, utandırıcı laflar edermiş. Kendisinden iki yaş büyük olan ağabeyi de, babası gibi sürekli onu eleştirir ve “sen çok ahmaksın, hiç kafanı kullanmazsın; sen salağın tekisin,” gibi sözler söylermiş. İlkokul dahil, bütün eğitimi süresince hep başarılı notlar alıp sınıfını geçtiği halde, sınıfının birincisi olamadığı zamanlarda kendini yine “akılsız” ve “ahmak” olarak görürmüş. Türkiye’de üniversiteyi bitirdikten sonra Amerika’ya gelmiş ve orada başarılı bir eğitimden sonra doktora derecesini almış. Ne var ki, akademik başarısı ailesi için bir anlam ifade etmiyormuş. Bu nedenle o da kendi başarısını küçümsüyormuş.
Konuşmamızın sonunda farkına vardığımız noktalardan biri, bu tür bir aile içinde büyümenin onun mükemmeliyetçi olmasına yol açtığı oldu. Hem kendisinden hem de başkalarından mükemmellik bekliyor ve yapılan hataları kolayca affedemiyordu. Farkına vardığımız diğer bir nokta da, nasıl kendine kolaylıkla “akılsız,” ve “ahmak” gibi kötü nitelikleri verebildiğiydi. Ayrıca, para konusu onda hemen, “param olmazsa halim ne olacak” türünden temel bir kaygıyı uyandırmaktaydı. Tamircinin kendisini aldattığından o kadar emindi ki, “acaba bir yanlış anlaşılma var mı” sorusu aklına bile gelmiyordu. Tamircinin kendisini aldattığından emin olması, diğer insanlara güven duymadığını, temel bir güvensizlik duygusu içinde olduğunu belirtiyordu. Bu konuları sohbet havası içinde konuştuk.
Ertesi gün kendisiyle tekrar görüştüm. Gidip durumu anlattığında, tamirci samimiyetle özür dilemiş, arabayı tamir eden çırağı çağırarak durumu inceletmiş ve başka bir masrafa yol açmadan aksaklığı düzeltmiş. Ayrıca, arabayla ilgili yapılan işlerin niçin gerekli olduklarını ayrıntılı olarak arkadaşıma anlatmış. Bu görüşmeden sonra arkadaşım kendini ve tamirciyi aşırı suçladığını, böyle durumlarda hemen bunalıma girmekten hoşnut olmadığını söyledi.
Uzun yıllar arkadaşlık ettiğim bu kişi benim kendisini zeki, başarılı ve iyi bir insan olarak gördüğümü biliyordu; “keşke ben de kendimi böyle görebilsem, o kadar mutlu olacağım ki,” demesi, onun içindeki mücadeleyi dışa yansıtıyordu. Mücadele, İçindeki Çocuk ve yine İçindeki Ana-Baba arasında yer alıyordu.
Doğan Cüceloğlu / 19 Haziran 2015
şunu diyen bir yazı 'KENDİNE KIZAN Kişi "HET kendisinden hem de başkalarından mükemmellik bekliyor ve yapılan hataları kolayca affedemiyordu." DOĞAN CÜCELOĞLU MUTLULUGUNK KAYNAE A K'U SAĞLIKLI ILIŞKI KURMADA YATAR." İcimizdcki (ocuk Kitak' görseli olabilir
Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Bugün ruhsal dünyana derinlemesine dalma arzusu içinde olabilirsin. İçsel yolculuklar, meditasyon veya sanatsal ifadelere yönelmek için harika bir zaman. Duygusal duyarlılığın artarken, çevrendeki insanların hislerine karşı daha hassas olabilirsin. Bu, empati yeteneğini geliştirmek için eşsiz bir fırsat sağlayacak. Aşk hayatında karşına çıkabilecek yeni bir etkileşim, heyecan dolu bir başlangıcı müjdeliyor. Duygularını ifade etmekten çekinmemelisin; bu, ilişkini derinleştirmek için önemli bir adım olabilir. Sosyal çevrende bazı tartışmalar yaşanabileceğini de göz önünde bulundur. Farklı görüşlerin ortaya çıkması, ilişkilerde gerginlik yaratabilir, bu nedenle dikkatli ve anlayışlı olmanda fayda var. Sonuçta, insanları anlamak ve bu karmaşayı aşmak, senin doğal yeteneklerinden biri. Başkalarının bakış açılarına açıksan, bu zorlukları aşman daha kolay olacaktır. Kendini ifade etme biçimine özel bir özen göstermelisin; kelimelerin gücü seni destekleyecek. Finansal konularda daha fazla dikkat etmelisin. Ani harcamalar yapmak isteyebilirsin ama bütçeni aşmamak adına birkaç gün beklemek, daha iyi kararlar almanı sağlayabilir. Kendini güvende hissetmek için plan yap, harcamalarını gözden geçir. Gün boyunca sana huzur verecek şeylere yönelmek, stres düzeyini azaltmana yardımcı olacak. Doğayla bağlantı kurmak ya da sevdiğin bir aktivite ile meşgul olmak, zihnini yeniden dingin hale getirebilir. Kendine zaman ayırmayı unutma; bu, ruhsal ve fiziksel sağlığın için oldukça önemli.

YAZARLAR / Tümü
ender birgül: bu sayı satılık mı
2025-12-23 17:44:45
Güven Bayar: Merhaba, Telefon rehberi duruyor mu?
2024-12-12 01:46:05