Anadolu insanı mücadele insanı. Fırsat verilirse başarır. Bir okurumun paylaştığı aşağıdaki öykü beni derinden etkiledi. Sizlerle paylaşmak istedim. Evde çocuklarla birlikte okuyup üzerinde konuşulacak bir öykü.
***
Benim babam 85 yaşında Doğan hocam. Daha bebekken babasını, 8 yaşında annesini kaybetmiş. Bu yaşında ondan bahsederken ağlar hâlen. Kızıla yakın örgü saçları vardı, der. Tek geçim kaynağı fındık olan Karadeniz’in yüksek bir köyü. İlkokul yürüme mesafesi belki 1,5 saat. “Annem öldükten sonra, ben okula gideyim bari,” demiş ağabeyinin yanında çobanlık yaparken kaçarak okula gitmiş.10 yaşında 1.sınıfa başlamış. Kimliğini ilkokuldan mezun olurken çıkarmış. Sonrası yine zorluklarla dolu yıllar. Yazın çalışmış, kışın okumuş. Köyünden çıkan ilk memur (astsubay) olmuş. Dört kardeşiz. Bizi de okuttu, sevgisini hiç eksik etmedi bizden..
***
Bana yazan okuruma teşekkür ediyorum. Yukarıda söylediğim gibi bu mektubu evde okumalı ve şu sorular üzerinde sohbet edilmeli: “10 yaşındaki bir çocuk nelerin farkına vardı ki, okula gitmeye karar verdi? Bütün zorluklara rağmen okumaya devam etmesini nasıl başardı? Bir insanın karşısına çıkan zorlukları yenmesi için sizce en önemli şey ne ve bu nasıl karşılanır?”
Değerli okurlarım, çocukların ve anne baba olarak kendimizin gelişimi için en önemli süreç ailede sohbet içinde olmaktır. “Geliştiren Anne Baba” kitabımda sohbet konusunu ayrıntılı anlatıyorum. Lütfen, çocuklarımıza Anadolu insanının zorluklarla baş etme, dayanıklılık öykülerini anlatarak sohbet içinde kalalım. Okuduğunuz için teşekkür ederim.
Doğan Cüceloğlu / 11 Mayıs 2020