Kemal Tahir – Asıl adı İsmail Kemalettin Demir ( 15.04.1910)- (21.04.1973)
15 Nisan 1910 tarihinde İstanbul’da doğdu. Deniz subayı olan babası Sultan II. Abdulhamid’in yaverlerindendi. İlkokulu muhtelif okullarda, rüştiyeyi Kasımpaşa’daki Cezayirli Hasan Paşa Rüştiyesi’nde okudu (1923). Galatasaray Lisesi’ni onuncu sınıfta bırakarak (1930) hayata atıldı. Avukat katipliği ve Fransızların idaresindeki Zonguldak Kömür İşletmeleri’nde ambar memurluğu yaptı. İstanbul’da Vakit, Haber, Son Posta gazetelerinde musahhihlik, röportaj yazarlığı, çevirmenlik (1930 – 1933) yaptı. Yedigün ve Karikatür dergilerinde sekreter, Karagöz gazetesinde başyazar (1935-1936), Tan gazetesinde yazı işleri müdürü oldu (1938).
Nazım Hikmet’le beraber yargılandığı Donanma Komutanlığı askeri mahkemesince tutuklandı. Askeri isyana teşvik suçlamasıyla, 15 yıl hapse mahkum edildi. Çankırı, Çorum, Kırşehir, Malatya ve Nevşehir cezaevlerinde hapis yattı(1938-1950). Genel af yasasıyla serbest kaldı. İstanbul’a döndükten sonra, bir süre İzmir Ticaret gazetesinin İstanbul mümessilliğini yaptı. İktisadi konularda yazılar yazdı, çeviriler yaptı. 6-7 Eylül olayları sırasında gözaltına alındı. Harbiye cezaevinde 6 ay hapis yattı. 14 ay kadar Düşün yayınevini yönetti (1957-1958). 1960’tan sonra tümüyle edebiyata ve özellikle de romana yöneldi. 21 Nisan 1973 tarihinde İstanbul’da öldü.
Sanat Hayatı
Sanat hayatına, İçtihat (1931), Geçit (1933), Varlık (1935) dergilerindeki şiirleriyle başladı. Otobiyografik ögeler içeren ilk öyküleri, Yedigün’de (1935), Göl İnsanları’nda yer alan dört öyküsü de Cemalettin Mahir takma adıyla 1941’de Tan gazetesinde yayımlandı.
ESERLERİ:
Roman:
Sağır Dere, Esir Şehrin İnsanları, Körduman, Rahmet Yolları Kesti, Yedi Çınar Yaylası, Köyün Kamburu, Esir Şehrin Mahpusu, Kelleci Memet, Yorgun Savaşçı, Bozkırdaki Çekirdek, Devlet Ana, Kurt Kanunu, Büyük Mal, Yol Ayrımı, Namusçular, Karılar Koğuşu, Hür Şehrin İnsanları 1-2, Damağası, Bir Mülkiyet Kalesi 1-2
Hikaye:
Göl İnsanları
Notlar:
Kemal Tahir’in Notları 1-13
HAKKINDA YAZILANLAR
Batı’nın karşısına Devlet’i koyan Kemal Tahir
Halit Refiğ
diyalogavrasya.com
1967 yılı sonlarında Devlet Ana romanı yayınlanana kadar Kemal Tahir Türkiye’de daha çok sol aydınların sınırlı ilgi gösterdikleri bir yazar olarak tanınmaktaydı. 1938 yılında Nazım Hikmet’in yanısıra Yavuz zırhlısında bir komünist ayaklanması tertibi içinde bulunduğu ithamıyla 12 yıl hapis yatmış olması Marxist düşünce çevrelerinde ona belli bir saygınlık kazandırmıştı. Cezaevinden çıktıktan sonra yayınlanan ilk kitapları, Göl İnsanları, Sağırdere ve Körduman klasik Marxist şemalara uymamakla birlikte, Orta Anadolu köy yaşamına bakıştaki keskin gözlemciliği, nesnel gercekçiliği ve ifade gücü ile olağan dışı bir yazarın ilk ürünleri idi.
Cezaevinde yazılan bu ilk romanların müsveddelerini Nazım Hikmet okuduğunda Kemal Tahir’e övgü dolu mektuplar yazmış, ama bunlarda “fakir ve zengin köylü münasebetlerinin, derebeylik bakayası, sınıf ve tabaka çatışmalarının eksikliği”ni hissettiğini ifade etmiş, yeni pasajlar yazıp bu eksikliği gidermesini önermişti.
Nazım Hikmet mektuplarını saklamadığı için Kemal Tahir’in o tarihte bu görüşlere nasıl bir karşılık verdiğini bilmiyoruz. Ama daha sonra yazdığı Köyün Kamburu ve Yedi Çınar Yaylası adlı romanlarında, Türkiye’de Batı’daki gibi toprak mülkiyetine dayanan bir feodal sistem olmadığını ilere sürmekteydi. Ona göre Türkün köksüz toprak ağasını Batı’nın lorduna, baronuna benzetmemek gerekiyordu.
Kemal Tahir’in Türkiye’de edebiyat çevrelerinde geniş yankı yapan ilk romanı Rahmet Yollarını Kesti oldu. Bu roman, Yaşar Kemal’in devlete başkaldıran eşkiyayı kahramanlaştırdığı İnce Memed romanının çok yaygın bir ilgi ile karşılandığı dönemde yazılmıştı. Yaşar Kemal’in aksine Kemal Tahir eşkıyanın devlet gücü karşısında perişan olmaktan kurtulamayacağını ifade ediyordu. Rahmet Yolları Kesti’nin yayınlamasından çok sonra Türkiye’de ortaya çıkan silahlı başkaldırıların tümünün nasıl hüsran ile sonuçlandığı göz önünde tutulduğunda, Kemal Tahir’in, Batı’dan esinlenme “devlete karşı halk” romantizmine, soğukkanlı ve bilgece yaklaşımının ne kadar çok daha gerçekçi olduğu görülebilir.
Kemal Tahir ilk romanlarında Türk toplumunda Batı’dakine benzer sınıf çatışmaları olmadığını ortaya koyarken, daha sonraki romanlarında sınıf yerine devletin birleştirici ve koruyucu güç olduğunu ifade etmeye başlamıştır. Yorgun Savaşçı bunun en güçlü örneğidir. Birinci Dünya Savaşı sonunda Osmanlı Devleti’nin çöktüğü, ülkenin işgal altında kaldığı karanlık günlerinde asker, sivil bir grup aydının yeni bir devlet arayışı hikaye edilmektedir. Kemal Tahir’e göre Batı’da devlet olmadığı zaman da, sınıfların ve onu temsil eden kilisenin varlığı sayesinde toplumlar dağılmaktan kurtulabilir. Ama sınıfları olmayan Türk toplumu devletsiz kalırsa dağılır.
Devlete verdiği bu öneme rağmen Kemal Tahir devleti kutsallaştırmamakta, yanlış siyasetçilerin kötü yönetiminde devletin halkına ters düşebileceğini de ifade etmektedir. Bunu tipik bir örnek olarak, Bozkırdaki Çekirdek adlı romanında ‘köy enstitüleri’ni göstermektedir. Burada işlenen konu, devletin köylünün içinden rejimin bekçileri olarak seçtiği eğitmenlerle köylüyü köyünün içinden içinde zaptırapt altında tutma girişimidir. Kemal Tahir’e göre, Türk toplumunun bünyesine yabancı olduğu “enstitü” adından da anlaşılan, köylünün adını doğru dürüst telaffuz bile edemediği bu girişim, Batı’dan esinlenen baskıcı bir devlet modeli arayışı idi. Başarısızlığa uğraması kaçınılmazdı. Nitekim arkasında acılar bırakarak öyle de oldu.
Kemal Tahir ilk romanlarından itibaren sürekli olarak bir fikrî gelişme halindeydi. İlk romanlarında Türk toplumundaki yapılanmanın Batı’dakine benzer sınıfsal çelişkiler taşımadığını gözlemlemiş, daha sonra toplumsal varlığın ve düzenin korunmasında devletin vazgeçilmez önemini vurgulamıştı. Peki Türkiye’nin temel çelişkisi neydi?
Bunu en açık şekilde Devlet Ana romanında ortaya koydu. Türkiye’nin temel çelişkisi Avrupa idi. Bugün Avrasya diye adlandırdığımız ana kıta parçasındaki tarihi Batı-Doğu çatışmasının en keskin görünümü Anadolu topraklarında ortaya çıkmaktaydı. Devlet Ana, Türk toplumunda devletin koruyucu geleneğini Osmanlı Devleti’nin kuruluş şartları içinde değerlendirirken, ana çelişkinin Avrupa’dan kaynaklandığını ifade ediyordu.
Kemal Tahir’in de vurguladığı gibi, Avrupa ile ilişkiler, tarih boyunca Türkiye’nin kaderini belirleyen en önemli etken olmuştur. Selçukların ‘Bilâd-ı Rum’ dedikleri Anadolu’yu ilk defa Haçlılar “Turchia” diye isimlendirmişler. Avrupalılar kıtalarından söküp atmak istedikleri Osmanlı’ya, onu oluşturan değişik etnik unsurlara aldırış etmeden, kestirmeden “Türk” demiştir. Tarih boyunca Türk kimliği ve kişiliği, sürekli çatışma halinde bulunduğu, kendini “Batı” olarak tanımlayan Avrupa’ya karşı bir tepki ve alternatif olarak ortaya çıkmıştır.
Truva savaşında bu yana Avrupa fırsat bulduğu ölçüde Asya’yı yağmalamaya, sömürmeye girişmiş, Osmanlı da gücü yettiğince bu talanı önlemeye çalışmıştır. Kemal Tahir Devlet Ana romanında Avrupa’nın feodal soyguncularının karşısına Osmanlının koruyucu devletini koymakta, arada kalan yerli Hıristiyan köylünün, tercihini kana susamış soyguncudan değil, toplumsal eşitlik ve adalet sağlayan devletten yana kullandığını olağanüstü bir anlatım ustalığı ile kalem almaktadır.
Sicilli bir komünist olarak bilinmesine rağmen romanlarında pek de Marxist sayılamayacak yaklaşımlarından ötürü Kemal Tahir’e ihtiyatla yaklaşan sol aydınların yanısıra, Devlet Ana yayınlandıktan sonra, Türkiye’nin Batı’ya toz kondurulmasına tahammül edemeyen “entel”leri, edebiyat tarihimizde eşi görülmemiş bir saldırı kampanyasına giriştiler. Bunlara göre Kemal Tahir cahil, dönek, gerici, psikopat, insanlık düşmanı ve kabiliyetsiz idi. Roman yazmasını bilmiyor, tarihten anlamıyordu.
Bu kampanyanın bir sonucu oldu. Sol geçmişinden ötürü o tarihe kadar Kemal Tahir’e uzak duran, hatta düşmanca davranan gelenekçi, milliyetçi çevreler ona ilgi duymaya, hatta zaman zaman sahiplenmeye başladılar. Ama bu sağlam ve güvenilir bir ilgi değildi. 12 Eylül askeri rejimi sırasında, genelde bütün sol bir baskı altında iken, solun kendisine düşman ilan ettiği Kemal Tahir’in romanı Yorgun Savaşçı’dan yapılan televizyon dizisinin Atatürk düşmanlığı ithamı ile yakılmasına milliyetçi cenahtan karşı çıkan olmadı. Tam tersine son derece vicdansız, “fırsat bu fırsat” diyerek kendi yandaşlarının romanlarını devlet televizyonuna sokuşturdular.
Bugün Türkiye’de halkın ve yöneticilerin büyük bir kısmı Avrupa Birliği’ne girme, kapitalist ekonomi sistemi ile bütünleşerek küreselleşme hayali içindedir. Çılgın ve denetimsiz bir tüketim sonucu, doğal dengeleri her gün daha çok tahrip olan dünyanın gitgide yaşanılmaz hale geldiğini hiç görmek istemeden, Batı’nın insan kanı ve canı üzerine kurulmuş zenginliğini paylaşmanın mümkün olabileceğini sanmaktadır.
Batı’nın özellikle bilgi çağının araçları televizyonlar, internet aracılığıyla yarattığı, bireyin sınırsız özgürlüğe ve tüketim imkânlarına sahip olduğu varsayılan sanal dünyanın cazibesine kapılanlar için Kemal Tahir hiç de iç açıcı bir yazar değildir. Paranın, borsanın, faizin, dövizin, tahvillerin temel değer haline getirildiği, Batı’nın güdümündeki holdinglerin ve sivil toplum kuruluşlarının devletin yerini almasının beklendiği bir dönemde, “Batı”nın karşısına “Devlet”i koyan Kemal Tahir’in gündemde olması elbette düşünülmez.
Ama ben zenginliğe ulaşmanın can bedelini bilmeyen Türk halkı çoğunluğunun geçici bir aldanış içinde olduğunu düşünüyorum. Avrupa’nın zenginliğini paylaşmanın imkânsızlığını bir gün idrak edeceğine, yeniden kendi gücü ile yaşamını sürdüreceğine inanıyorum. İşte o zaman Kemal Tahir kendini tanımasında ona yardımcı olacak kaynakların başında yer alacaktır. Türkiye’yi kendi görmek istediği yerde arayanlar için değil, ama gerçek değerleri ile anlamak isteyen yabancılar için de Kemal Tahir, sabırla ve dikkatle okunduğu takdirde, büyük bir aydınlatıcı olacaktır.
Bugün enerjini yüksek tutma ihtiyacın artıyor. Hayatında yeni başlangıçlar için uygun bir dönemdesin; cesaretini toplayıp harekete geçebilirsin. Sosyal çevrendeki insanlarla etkileşimlerin yoğunlaşacak, yeni bağlantılar kurmak için mükemmel bir fırsat. Fakat dikkatli ol, bazı tartışmalar gündeme gelebilir; aceleci davranmadan, biraz daha sabırlı olman faydalı olabilir. Kendine olan güvenin artarken, içsel huzurunu sağlamana da yardımcı olacak aktiviteler bulabilirsin. Yeni projelere atılma konusunda heyecan duyuyorsun, bu tutkunu doğru bir şekilde yönlendirmeye dikkat et. Unutma, bugünkü adımların gelecekteki başarıların için önemli bir temeli oluşturacak.
Bugün, güven arayışın daha da ön plana çıkacak. Finansal konulara dair bir karara varmak, geleceğinle ilgili belirgin bir plan yapmanı sağlayacak. Duygusal ilişkilerinde daha tutkulu bir yaklaşım sergileyebilirsin; sevdiğin kişiyle yapacağın derin sohbetler, aranızdaki bağı güçlendirecek. Ancak, ani tepkilerden kaçınman önemli. Karşılaştığın zorluklara karşı sabırlı olmalı ve olayları akışına bırakmalısın.Kendine zaman ayırmayı unutma; doğada vakit geçirmek, iç huzurunu bulmana yardımcı olabilir. Aile üyeleriyle bir araya gelmek, duygusal destek ve sevgi dolu anlar yaşamanı sağlayacak. Sağlığına dikkat et, dengeli bir beslenme ve düzenli bir yaşam tarzı, enerjini yükseltecek. Gözlerine dikkat et; belki de biraz dinlenmek iyi gelecek. Günün sonunda, içindekileri ifade etmek için uygun bir ortam yaratmak, duygusal yüklerini hafifletecektir.
Bugün iletişim yeteneklerin ön plana çıkıyor. Sosyal çevrende etkileyici konuşmalar yapabilir, yeni bağlantılar kurabilirsin. Zihinsel aktivitelerin oldukça verimli olacak; yazma, okuma veya öğrenme üzerine odaklanmak için mükemmel bir zaman. Ancak aynı zamanda dikkatini dağıtacak olaylarla karşılaşabilirsin, bu yüzden odaklanmaya özen göster. İkili ilişkilerde uzlaşmacı bir tutum sergilersen çatışmaları geride bırakabileceksin. Arkadaşlarınla olan bağlarını güçlendirebilir, eski dostlardan haber alabilirsin. Her anı değerlendirmek için açık fikirliliğini korumaya çalışmalısın. Hayatı dolu dolu yaşayabileceğin enerjik ve hareketli bir gün seni bekliyor.
Duygusal derinliklerin ve içsel huzurunla yüzleşme zamanı. Bugün, sevdiklerinle olan bağlarını güçlendirmek için harika bir fırsat sunuluyor. Empati yeteneğin sayesinde başkalarının hislerini kolayca anlayacak, destek ihtiyacı olanlara yardım edebileceksin. İş yerinde, projelere dair yaratıcı fikirlerinle dikkat çekebilirsin; bu, iş arkadaşlarınla olan ilişkilerini daha da güçlendirecek. Parasal anlamda dikkatli olman, gereksiz harcamaların önüne geçmeni sağlayacak. Belki de bazı eski alışkanlıklarını bırakma zamanı gelmiştir. Kendine daha fazla zaman ayırmayı dene; bir yakın dostunla hoş bir sohbet, sana iyi gelecek. Geçmişle hesaplaşarak ilerlemeye çalış ve kendine yeni hedefler koy. Duyguların yoğun olabilir, bu nedenle kendini ifade etmekte zorlanabilirsin ama hissedilenleri paylaşmak, içsel huzurunu artıracak.Ruh halin dalgalı olabilir; duygusal iniş çıkışlarını yönetme konusunda nazik ol. Sahip olduğun sezgi gücü, seni doğru yola yönlendirecektir. Doğa yürüyüşleri veya meditasyon gibi etkinlikler, içsel dinginliğini sağlamak için iyi birer seçenek olabilir. Her şeyin geçici olduğunu unutma; durumlar ve hissiyatlar zamanla değişir. Kendine güven, hislerine güven.
İçsel huzur arayışında olacağın bir gün. Detaylara daha fazla dikkat etmek isteyebilirsin; bu, iş ve kişisel projelerinde sağlıklı sonuçlar elde etmene yardımcı olacak. Yıldızlar, düzen ve sistem kurma yeteneğini destekliyor. Arkadaşlarınla olan iletişimin, duygusal açıdan seni besleyici bir rol oynayabilir. Bir konuda kendini biraz sorgulayabilirsin; bu, içsel motivasyonunu artıracak fırsatlarla dolu bir keşfe dönüşebilir. Kendine karşı nazik olmayı unutma, zira kendini eleştirmek yerine, öz sevgiye yönelmek, zihinsel ve duygusal sağlığını iyileştirecektir. Akşam saatlerinde bir hobine zaman ayırmak, seni daha canlı hissettirecek. Bu dönemde sağlığına özen göstererek dengeni bulmak, genel yaşam kaliteni artıracak.
Bugün, ilişkiler ve sosyal etkileşimler ön planda olacak. Kendini çevrendeki insanlarla daha uyumlu hissetmeye başlayabilirsin. Sosyal ortamlarında daha fazla görünür olman, önemli bağlantılar kurmanı sağlayacak. Ancak, başkalarının beklentileriyle kendi isteklerin arasında bir denge bulman gerekebilir. İlişkilerdeki dengeyi sağlamak için empati yeteneğini kullanmak, sorunları kolayca aşmana yardımcı olacaktır. Finansal konularda ise harcamalarına dikkat etmen faydalı olabilir. Kendi değerlerini sorgulayabilir, gelecekteki hedeflerinle ilgili daha net kararlar almak isteyebilirsin. İçsel huzuru yakalamak için biraz yalnız kalma ihtiyacı hissedebilirsin. Kendi ilgi alanlarına yönelmek, içsel dengeyi sağlamak açısından önemli olacak.
İçsel derinliklerde dolaşmak için harika bir zaman. Duygularınız yüzeye çıkabilir; bu sebeple onları anlamak ve kabullenmek önemli. Kendinizi sorgularken, gizli kalmış yeteneklerinizin farkına varabilirsiniz. Sosyal çevrenizle olan ilişkilerde biraz daha dikkatli olmalısınız. Geçmişe dair bir konunun tekrar gündeme gelmesi, kararsızlık yaratabilir. İletişimde samimiyet ön planda olmalı; bazen duyguların neden olduğu çatışmalar, yanlış anlamalara yol açabilir. Ayrıca, ruhunuza iyi gelecek bir aktivite, dinlenmenizi ve yenilenmenizi sağlayabilir. Kendi iç yolculuğunuza zaman ayırmak, kendinizi bulmanıza yardımcı olacaktır. Cesaretinizi toplayıp sınırların ötesine geçmek, yaşamınıza yeni bir enerji katabilir.
Bugün, özgürlüğe ve maceraya olan tutkun seni sarıp sarmalayacak. Keşfetmek istediğin yerler, ilginç insanlar veya yeni fikirler seni çağırıyor. Zihnindeki sınırları aşmak ve yeniliklere açık olmak için güzel bir zaman. Özellikle sosyal ortamlarda bulunmak, yeni bağlantılar kurmak ve entelektüel paylaşımlarda bulunmak sana büyük keyif verecek. İçsel huzurun ve mutluluğun, dış dünyayla olan etkileşimlerinden besleniyor. Gün içinde karşılaşacağın fırsatları değerlendirmekte tereddüt etme; sezgilerinle hareket ettiğinde, hayatında önemli değişiklikler yaratabilirsin. Ayrıca, iletişimde açık ve dürüst olmak, ilişkilerini derinleştirecek ve ortak paydalarda buluşmanı sağlayacak. Kısa seyahat veya açık hava etkinlikleri, hem ruh halini canlandıracak hem de taze enerji verecek. Anlık heyecanlar ve sürprizler kapını çalabilir; bu güzellikleri yakalamak için hazır ol!
Sosyal etkileşimlerin yoğunlaşacağı bir gün. Arkadaşlarla kurulan derin sohbetler ve paylaşımlar, yeni perspektifler kazanmanı sağlayabilir. Gelecek odaklı düşünceler ve yenilikçi fikirler ön planda. Bu dönemde içsel özgürlüğe olan tutkun artacak. Kendi fikirlerini cesurca ifade etme isteği, başkalarını da etkilemeye başlayacak. Aniden gelişen olaylar, yaratıcı yönlerini besleyebilir. Duygusal derinlikler yerine mantığın sesine kulak vermek, bugün atacağın adımlarda sana rehberlik edecek. Unutma, bazen tek başına yürümek, kalabalık içinde kaybolmaktan daha değerlidir. Doğru bildiğin yolda yürümeye devam et.
Duygusal derinlikler ve sezgisel güçler bugün ön planda. İçsel hislerin güçlendiği bu dönemde, çevrendeki insanları anlama yeteneğin artıyor. Sürdürülen ilişkilerde empati ve hoşgörü gösterme fırsatı doğabilir, bu da bağlarını güçlendirebilir. Yaratıcılığın tavan yapacağı, sanatsal projelere yönelmek için harika bir zaman. Bununla birlikte, içsel huzurunu sağlamak için kendine zaman ayırmayı ihmal etme. Akışa uyum sağlarken, içsel sesini dinlemeyi unutma; bu, yeni ve ilgi çekici fırsatlarla tanışmana yardımcı olabilir. Gizemli ve mistik bir ruh hali, seni keşiflere yönlendirebilir. Duygusal yüklerin hafiflemesi, yeni başlangıçlara zemin hazırlayacak. Kendini ifade etme biçimin, çevrendekiler üzerinde hoş bir etki bırakabilir. Hayallerin için adım atmak konusunda cesur ol, dünyanın sana sunduğu güzellikleri kucakla.