Anne kendi eğitimi ile ilgili kısaca bilgi verdikten sonra, esas sıkıntım 20 yaşında üçüncü defa sınava girecek bendeki azmin yarısına sahip olmayan fen lisesine girmeye hak kazanmış̧ öğretmenleri tarafından çok zeki olarak ifade edilen bir oğlumla ilgili diyerek konuya giriyor ve şöyle devam ediyor: Bundan yıllar önce derece ile sınavı kazanınca istemediği halde benim ve öğretmenlerinin zoru ile fen lisesini yazdı, nitekim kazandı ama o kendini okula hiç̧ ait hissetmedi; dokuzuncu sınıftan itibaren şikâyetler devamsızlıklar okuldan gelen olumsuz eleştiriler hiç̧ bitmedi. Sonunda özel bir okula kaydını aldırmak zorunda kaldık ama orda da hiç̧ mutlu olmadı; bu da onun bu sene üçüncü yılına kalmasına sebep oldu. Her defasında beni suçladı fen lisesine gönderdiğim için. Buda beni çok üzüyor. Ben sadece iyi bir okulda iyi bir eğitim alsın istedim ama olmadı. Şimdi sıra meslek seçimine geldi. Üçüncü yılında hala hangi mesleği seçeceğini bilmiyor, ne istediğini yıllar sonra kendini nerde görmek istediğini, hangi meslekte mutlu olacağını sorduğumuzda cevap hep askıda kalıyor. Ben ve eşim tıp fakültesi tercihi yapması konusunda yönlendirme yaptık ama o hiç istemedi. Bizde rahat iş bulur yerleşir diye böyle bir çaba içinde olduk hangi anne baba çocuğunun kötülüğün ister ki. Bundan bir iki hafta önce bana dedi ki sen istediğin için kazansam bile tıp okumuycam; sen beni yıllardır bu mesleğe yönlendirdin, tercihlerimi sınırlandırdın, zaten fen lisesini de senin yüzünden yazdım.
Hocam, oğlum ayağı taşa değse beni suçluyor. Sizce neden benimle anlamsız bir çekişme halinde? Meslek seçimi konusunda fikir sorduğumda çok yorum yapmıyorum artık; çünkü benim dediğim yer gelirde mutsuz olursa suçlanmaktan korkuyorum ve nereye giderse gitsin mutsuz olacağını düşünüyorum. Ben Çorum’un bir köyünde maddi manevi zorluklarla büyüdüm; hayatım hiç kolay olmadı o yüzden çocuklarıma hep iyisini sunmak için çalıştım; onlardan da bunun karşılığında biraz emek çaba istedim. Ama geldiğimiz noktada neresi gelirse giderim diyen amaçsız hayattan beklentisi olmayan bir oğlum var.
Daha sonra anne bana şu soruları yönlendirmiş:
(1) Sizce oğlumun benimle sürekli inatlaşma içinde olmasının sebebi nedir?
(2) Her fırsatta neden beni suçluyor?
(3) Orta okuldaki azme hırsa ne oldu?
(4) Evde iyi polis hep baba iken ben neden kötü polisim?
(5) Kendini her olayda haklı görecek özgüvenin sebebi nedir?
(6) Her şeyden neden bu kadar çabuk sıkılıyor?
***
Mektubun geri kalan kısmında şu bilgileri veriyor: Benim kitaplarımı eşi okuduğu halde gelişim kitapları okumaktan kendisi hoşlanmadığı için şimdiye kadar benim kitaplarımı okumamış. Eşim Yıldız’la meslek seçimi ile ilgili Instagram’daki canlı yayınımızı seyrettikten sonra bana yazmaya karar vermiş. Evet, durum bu. Ben siz okurlarımı önemli bir kaynak olarak görüyorum ve önce sizin bu gergin annenin durumu ile bir değerlendirme yapmanızı istiyorum. Eminim içinizde ergen çocuğu olan birçok anne baba var ve sizler bu konuda çok şeyler söyleyebilecek durumdasınızdır. Bana yazan anneden izin alarak mektubu sizinle paylaşıyorum. Evet, anne gergin ve umarım dinlemeye hazır. Haydi iş başına. İlgi, emek ve zamanınız için şimdiden teşekkür derim. Sevgiler, saygılar.
Doğan Cüceloğlu / 13 Ağustos 2020