


Kadın foto muhabirlerinin medyadaki görünürlükleri üzerine çalışmalar yapan Women Photograph isimli kuruluşun verilerine göre, 2020 yılında ABD, İngiltere ve Fransa basınında incelenen 8 büyük gazetenin hiçbirinde kadın foto muhabir imzalı fotoğrafların oranı yüzde 50’yi geçemedi.
Fotoğraf sanatçıları Ami Vitale, Rena Effendi ve Özge Sebzeci ise benzer bir noktadan yola çıkarak, kadın fotoğrafçıları ve foto muhabirleri medya dünyasında daha fazla görünür olmak konusunda cesaretlendirmek için “Female Gaze (Kadın Bakışı)” isimli sergide bir araya geldi.
212 Photography Istanbul’un 2021 programına ek olarak hazırlanan sergi için BBC Türkçe’ye konuşan Ami Vitale, “Kariyerimin ilk on yılında dünyanın dehşetini anlattıktan sonra, şiddetten çok daha fazlası olduğunu keşfettim” diyor ve ekliyor:
“En ‘umutsuz’ görünen yerlerde bile inanılmaz bir direnç ve umut var.”
Sergi kapsamında kadın fotoğrafçılarla gerçekleştirilen çevrimiçi söyleşilere katılan fotoğraf sanatçısı Dilan Bozyel ise görsel dünyadaki erkek egemenliğinin, kendisinin büyüttüğü bir sorun olmadığını vurguluyor ve bu durum için “Bu, bahçemizin bir yerinde kurumuş ve kurtarılmayacak bir düşünce” benzetmesini yapıyor.
Bozyel, medyadaki kendi çözümünü, “Kurumuş bölge haricinde bütün alanı yeşil ve rengarenk çiçeklerle kaplayıp, kurumuş alanda çıkacak yaban otlarını ehlileştirip, kendi düşüncelerimizle buluşturmak fikrindeyim” diye anlatıyor.
Sanatçı, fotoğrafçılıkla ilgilenecek kadınlara, “Kimsenin size karışamayacağı bir alan, makinanızı alın ve çıkın” diyerek öneride bulunuyor.
Özge Sebzeci ise sergide “Güzelim Ama Kaderim” ismini verdiği serisindeki fotoğraflarıyla savaş ve göçün gerçeklerinden etkilenmiş kız çocuklarına odaklanıyor.
Sebzeci, serisinin başlığını şu sözlerle açıklıyor:
“Bu projeye başladığımda hikayenin iki tarafını anlatmak istedim: Bazı kızlar reşit olmayan evliliklere maruz bırakılırken, bazıları ise eğitim görebiliyorlardı. Aile baskısı ve üzerine de pandeminin etkileri de etkilenince geçen seneki durum daha da kötüleşti. Takip ettiğim kızların çoğu çocuk yaşta evlendirildi.
“Serginin başlığı da öyle bir kızdan, alışveriş yaptığım Suriyeli bir kızdan geldi. O kız, ‘Kendim güzelim ama kaderim değil’ dedi.”
Renna Effendi ise Bakü ve çevresinde çektiği ve “Akışkan Diyar” başlığıyla bir araya getirdiği fotoğraflarının ilhamını çocuk yaşta kaybettiği babasından alıyor.
Bir böcekbilimci olan babasının 30 binin üzerinde kelebeği araştırdığını ifade eden Effendi, “Bana göre bu insanlar tıpkı kelebekler gibi. Kırılganlar; yaşadıkları şartlar çok zor, ve güzeller. Bu kelebekler de doğanın ve çevremizdekilerin kırılganlığını yansıtıyor” diyor.
7 Kasım tarihine kadar Kadıköy’deki Müze Gazhane’de gezilebilecek sergi, fotoğrafın değişen rolüne ve toplumsal cinsiyet eşitsizliği çerçevesinde ortaya çıkan tartışmalara odaklanıyor.
Duygusal derinlikler ve sezgisel güçler bugün oldukça belirgin. İçsel dünyanda var olan karmaşayı çözmek için huzurlu bir alan yaratma çaban takdir edilesi. İçsel sesine kulak ver, kalbinin rehberliğinde hareket et. Yaratıcılık potansiyelin ön plana çıkabilir, bu da seni sanatsal projelere yönlendirebilir. Bağlantılar kurma konusunda açık ol, yeni insanlarla tanışma şansı seni bekliyor. Empati kabiliyetin bu dönemde daha da güçleniyor; çevrendekilere yardım etme isteğin artabilir. Bununla birlikte, kendi sınırlarını korumaya özen göster, başkalarının duygularına fazla kapılmaktan kaçın. Kendine zaman ayırmayı unutma; içsel huzurunu sağlamak, bugünün anahtarı. Rüyaların, bilincin dışında bir kapı aralayabilir, bu yüzden not almayı ihmal etme. Genel atmosferin içinde akışa bırakmak ve güvende hissetmek sana iyi gelecek.