İçimdeki Çocuk Peter Pan Gibi Gökyüzüne Uçtu

İçimdeki Çocuk Peter Pan Gibi Gökyüzüne Uçtu

Yaş kırk yedi, gelişimsel psikolojide profesör olmuşum, klinik psikolojide yüksek lisans yapıyorum. Dersler de sınavlar da akşam. Üniversite, çoluk çocuk, diğer iş güç vs. derken tabii yetişmekte zorlanıyorum. Kaçırdığım dersleri anlatıyor Gözde. Ben de bir yandan yemek yiyor, bir yandan pürdikkat onu dinliyorum. Odağımı yaptığım işe vermekte iyiyimdir ama telefonumun ekranında sürekli bir hareketler, mütemadiyen bir bildirim geliyor. Demek o zaman daha gerekli ekran ayarlarını yapmamışım. En nihayet dayanamadım, aldım telefonu elime. Bir de baktım, sevgili Doğan Cüceloğlu Hoca’nın bir fotoğrafı… Yüzünde kocaman bir gülümseme, elinde kitabım İnsan Her Koşulda. Henüz tanışmıyoruz. Üstelik ben kitabımı daha kimseye yollamaya cesaret de edememişim. Çok şaşkınım. Yazdıklarını heyecanla okudum.
“…. Akademisyenlerimizi Ayşe Bilge Selçuk gibi kitaplar yazmaya teşvik etmek istiyorum. Bilimi halkın diliyle anlatmanın kültürümüzü zenginleştirip demokrasimizi kuvvetlendireceğine inanıyorum. Kendisini tebrik edip daha nice kitaplar yazmaya davet ediyor ve diyorum ki; ‘Değerli Ayşe Bilge Selçuk, iyi ki varsın, iyi ki yazıyorsun. Araştırmalarınla ve kitaplarınla insanlarımızın hayatına önemli katkılar yaptığına inanıyor ve sana ülkemin geleceği adına teşekkür ediyorum.’”
Mutluluktan gözlerim doldu. Nadiren olur, kendimle gurur duydum. Bir daha o kadar güzel, onurlandırıcı sözler duyar mıyım, bilmiyorum. Peter Pan gibi gökyüzünde birkaç tur dönüp geri gelmem işte böyle oldu. Doğan Hoca’nın sözleri o gün ve bugün hâlâ, benzer yorgun zamanlarımda, devam edebilmek için büyük güç veriyor bana. Varlığını hâlâ hissediyor, sesini hâlâ duyuyorum.
Hem bir düşünür hem hissederdi. Ve bir öğretmendi. Öğretmeni tarif ettiği ifadesindeki gibi, öğretmenlik yapmayı aşıp öğretmen olanlardandı. Sadece yazdıkları ve konuştuklarıyla değil, kendi varoluş hali, davranışları ve yaşamıyla da öğretti. Anadolu’ya verilmiş armağanlardan biriydi. Bu toprakların çokça zorlu yaşantısı olan, çokça dertli insanının ihtiyaç duyduğu derman için gelmiş gibiydi. Bir yol göstericiydi. Mutlaka çok iyi biliyordu ki siz istediğiniz kadar işaret edin, insanlar size bakmıyorsa göstermeye çalıştığınız yolu gören olmaz. Dünya kadar bilginiz de olsa temas kurmadan, değmeden, dokunmadan kimseye bir şey aktaramazsınız, etkiniz çok sınırlı olur. Bize bıraktığı hazine, kanımca eşi benzeri olmayan bir hazine. Bilginin, cömertçe açılan bir iç dünya ve hayat deneyimi ile harmanlanarak böylesine sahicilikle paylaşılmasının, psikolojide veya insana dair başka bir alanda bir örneği daha olduğunu sanmıyorum. Sevgili Doğan Cüceloğlu Hoca bize insanı anlattı. Psikolojinin insandan edindiği bilgiyi insana geri verdi. Bu yolculuğun hiç de kolay olmayan, inişli çıkışlı doğasını aktardı. İnsana şefkat duydu, şefkatle dokundu, güç verdi. Etkisi bitmeyecek büyük bir misyon yerine getirdi, hepimiz için ışık oldu.
(İYİ Kİ Kitabından – Ayşe Bilge Selçuk)
Bir 2 kişi ve oturan insanlar görseli olabilir
Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?