


Onu her zaman sert ama babacan bir baba, esnaf, fabrikatör, hakim ya da komiser olarak tanıdık. Bir röportajında, “Her rolü oynarım sadece kötü adamı oynayamam, tipim müsait değil” diyen Yeşilçam’ın unutulmaz karakteri Hulusi Kentmen’in aramızdan ayrılışının üzerinden 27 yıl geçti.
Şimdi torunu Melek Kentmen, Yeşilçam’a emek vermiş ünlü ünsüz onlarca sanatçı ile görüşüp, dedesinin hatıralarını kitap olarak yayınlamak üzere işe koyuldu. Bu çalışma torun Kentmen’in, “Dedem” kitabının da devamı olacak. Melek Kenter, dedesini ve ekimde yayınlamayı planladığı kitabını SÖZCÜ HaftaSonu’na anlattı:
ANLATMAYI SEVMEZDİ
– Onu kaybettiğimde 17 yaşındaydım. Aklımda bir kitap fikri olmadığı için onunla hayatı hakkında çok konuşmadık. Zaten anlatmayı pek sevmezdi.
– Küçükken onun torunu olduğumu kimseye söylemezdim. Hava atmak gibi gelirdi. Şimdi gururla, “Torunuyum” diyorum. Türk halkının kalbinde taht kurmuş bir adam. En çok da heybetli duruşunu ve pos bıyıklarını özlüyorum.
– Aslında dedem hep yan rollerdeydi. Ama başrol oyuncusu gibi tanındı, sevildi. Herkes onda kendinden bir şeyler buldu. Belki de insanlar ‘Benim babam da, dedem de onun gibi olsa’ diye düşündü.
– Özel hayatında da filmlerinde de doğruluk timsali, içten ve samimiydi. Askerlikten gelen bir disiplini vardı. Akşam sofrada herkes eksiksiz olsun isterdi.
– Çok tontondu ama ben ona hep ‘siz’ demişimdir. Aslında ona kimse ‘Sen’ diye hitap edemezdi. Hem çok sevilen hem de çekinilen biri oldu.
– Her sabah mutlaka tıraş olur, parfüm sıkmadan sokağa çıkmaz, çok şık giyinirdi.
– Sette işçilere çok ilgi gösterirmiş. Kim yemek yedi, kim aç kaldı, yevmiyesini almayan var mı, onları izlermiş. Sette de oyuncuların babası, dedesiydi.
– İstanbul Altunizade’de bahçeli bir evi vardı. 10 yıllık banka kredisi ile almış. Bahçeyle uğraşmayı çok severdi. Meyve, sebze ekerdi. Evin bahçesinde bir de garajı vardı, otomobil tamirinden anlar, arabasıyla ilgilenirdi. Kenarlarında siyah bir şerit içinde gri renkli köpükleri olan, mavi renkli üstü açık bir arabası vardı. (1956 model Ford Fairline)
Torun Kentmen kitabını yazarken dedesinin sanatçı dostlarıyla da buluştu. Müjdat Gezen, Metin Akpınar, Selda Alkor, Ediz Hun, İzzet Günay, Fatma Girik, Cüneyt Arkın, Türkan Şoray, Göksel Arsoy ve yönetmen Yılmaz Atadeniz gibi isimler Hulusi Kentmen’le olan anılarını anlattı.
Hassas duyguların derin sularında yüzüyorsun. İçsel sezgilerin güçleniyor, zira kalbinin sesine kulak verme zamanı. İlişkilerinde sağlıklı sınırlar koymak, duygusal yüklerinden arınmana yardımcı olabilir. Sanat ve yaratıcılıkla ilgilenmek için mükemmel bir gün. İçindeki yaratıcılığı birkaç heceyle anlatmaya ya da tuvalde ifade etmeye çalışabilirsin. Maneviyat, ruhsal gelişim ve meditasyon gibi uygulamalar bu dönemde seni aydınlatabilir. Beklenmedik bir destek, hayal gücünü harekete geçirebilir. Hayallerin peşinden gitmekten çekinme; evren seni yönlendirecek. Kendine olan inancını tazele, merhametinle hem kendine hem başkalarına dokun. Tam bu noktada, sezgilerin kılavuzluğunda kararlılıkla ilerlemen gerektiğini unutma.