Haluk Akakçe Bilkent Üniversitesi İç Mimarlık mezunu. ABD The School of the Art Institute of Chicago’dan da master derecesi var. Hatta Erasmus’la gittiği Londra’daki Royal College of Art’ta da bir yıl kalıp Chicago’ya dönmüş başka bir MFA derecesiyle. Her gittiği eğitim kurumundan birincilikle mezun olan bir sanatçıdan bahsediyoruz. Siz onun öyle tiyatro kostümleriyle, kafasında Phillip Treacy tasarımı tuhaf şapkalarıyla iki köpeği Salt ve Pepper’i dolaştırırken verdiği görüntülere bakmayın. Parlak zekâ bir sanatçı. Bodrum’un gözde bahçe-kitapçı-kafe-barlarından Zai’de yeni sergi açtı. Uçuk pembe, kayısı renkler, gözleri bir aşağı bir yukarı bakan portreler, üzerlerine Akakçe’nin hayat felsefesinden karalamalar sıkıştırılmış kocaman tablolar. İki kat dolusu. Huylu huyundan vazgeçmez, sergi açıldıktan bir saat sonra, boyası kurumamış, galeriye koşa koşa yetiştirilen tuvaller. Serginin başlığı “You’re Not Alone – Yalnız Değilsin”…
Serfiraz Ergun ve Haluk Akakçe
– ‘Yalnız Değilsin’ diyerek kendine mi telkinde bulunuyorsun yoksa izleyiciye moral mi veriyorsun?
Son 7-8 ayda ürettiğim işler bunlar. Çok büyük değişimlerin yaşandığı bir zamandayız. Pandemi, sosyal medya, internet… Bu, elbette insanları yalnız olmaya itti. İletişim tamamıyla sosyal medya üzerinden oldu. Eski mahalle, aile birlikteliklerimiz iyice küçüldü. Ben ‘Yalnız Değilsin’ derken içimizde sahip olduğumuz zengin evrene de gönderme yapıyorum. Kendimize şans verip bu iç dünyamızı ortaya çıkarmamız, desteklememizi öneriyorum. Zaten eskiden beri değişim temasının da peşindeyim. Bu sergide soyut ve figüratif işlerim var, hepsi akıcı çizgiler, değişen siluetler, kafa yapıları, gözleri, bedenleri başkalaşan figürler. Mimari eğitimimden olsa gerek, bu figürler çerçevenin arkasına geçtiklerinde bazen renk ile bazen figürün ağırlığı ile birbirlerine baskın çıkıyorlar. Post pandemi dönemi diyebiliriz belki. Normalimize, özgürlüğümüze yaklaştık diye düşünmek istiyorum. Gittikçe ümidin arttığı bir dönem olsun istiyorum. Tam artık pandeminin sonuna yaklaştık diye düşünürken “Let’s Party” (partileyelim) diye bir resim yaptım. Arkasından orman yangınları çıktı. Bunu nasıl açıklarsın izleyiciye? Onlar yaparken senin içinde dolaştığın döngüyü nasıl bilsinler? Yani bu resimler iyi günde de, kötü günde de yapıldı.
Akakçe, Zai’deki sergide satılan bir resmin gelirini TEMA Vakfı’na bağışladı.
– Sanat yaşamının ilk yıllarında, yani okullar bittikten sonra ilk işlerin hep lineer çizgilerleydi. Giderek döngülerle çizilmiş figürler, muziplik, coşkulu renkler tuvallerine girdi.
Evet, karikatür de girdi işin içine. Çizim benim için başlı başına kutsaldır. Tuvale başlamadan önce kağıt üzerinde desenler yapıyordum. Bunlara aslında resim değil de bir fikri oraya aktarmak için yapılmış çizimler diyelim. Ondan sonra görsellik ve üç boyutluluk videolarıma taştı. Sonra kendi içime döndüğüm bir dönem oldu. Yakın bir arkadaşımı kaybetmiştim. Üzüntüme yenik düşüp alkole sarıldığım ve onunla baş etmeye çalıştığım bir dönemdi bu. Sosyal hayatıma son verdim. Video, prodüksiyon diğer insanlarla beni iletişime soktuğundan ondan da elimi çektim. Tamamen kendi içime döndüm. Kendi dünyamda özgün işler yaratayım diye kapandım. Çünkü daha önceki resimlerim mimariden kaynaklanarak daha grafik, daha kontrollü işlerdi. Serbest el hareketlerine geçtiğimde çok farklı bir dönem yaşadım. İlham ve vahiyle gelen, sadece kol hareketiyle, sonucun ne çıkacağının hesabını yapmadan doğaçlama yapmaya başladım. Formlar, figürler, objeler, hayvanlar yavaş yavaş tuvale girmeye başladılar. Kendime bir toplum yaratmaya başladım. Kendime ait bir görsel dünya ve saga yarattım. Görsel alfabem oluşmuştu. Gözler saat gibi dönmeye başladı, organları yerlerinde tutarak boyutlarını büyütüp küçültüp zamandan ve mesafeden karakterlerimi kurtarmaya çalıştım.
– Kendi içine döndüğün yıllarda ne yaptın?
Çevremi değiştirdim, yeni arkadaşlar edindim. Bambaşka bir kişilik yarattım kendime. Sanat çevresinden de kimseyle görüşmüyordum. Sergi açmadım, değişik inanç sistemlerini okuyordum.
– Senin bebe pembelerin, kayısı renklerin, sarıların benim ruhumu hafifletiyor. Senin de renkler ruh durumuna göre değişiyor mu?
Tabii ki. Siyah-beyazlar mesela hayal ile mantığın birleştiği resimlerim. Pembeler, uçuk renkler, çocuksu ruh halimdekiler. O renklerle birlikte kendimi bir konfor alanında hissediyorum. Battaniyeye sararlar, özel kokusu vardır, o seni ürkütmez. Eskiden ayı resimlerim vardı, bana “Winnie the Pooh” derlerdi. Sonra “aa Teddy” demeye başladılar. “Yumoş yumoş ne tatlı” derlerdi. Hatta sen “lokum gibi” derdin. Ben de bir süre imza olarak ayıcık çizmeye devam ettim. Bizden beklenen Şirin Neşad gibi daha doğuya ait, daha politik işlerdi. Benim hiç öyle şeylerim olmadı. Sonuçta oyuncak ayı da ırk, millet, dil, din olmaksızın çocukluğa mal olan ortak bir dil. Yalnız olmamak için sarıldığın bir obje.
– Yalnızlıkla ilgili bir derdin var, sergi başlığı da öyle.
Var. Yalnızlıkla yaşamayı öğrendim ve sevdim. Kendimi inzivaya çekmeyi severim. Kendi seçtiğim biçimde dünyaya bağlanmayı tercih ederim.
– Oysa senin dış görünüşünden partilemeye her an hazır olduğun duygusu alınıyor.
O da var. Ben gri alan pek bilmem.
– Resimlerin üzerindeki karalamalar?
Kendi tecrübelerimi başkalarıyla paylaşmak istiyorum. Karşıdaki resmin üzerinde mesela “I learned to be patient” yazıyor (sabırlı olmayı öğrendim). Bir şeye ne kadar inandığını söylesen de belki derinlerde sorguladığında bir tereddüt oluyor.
– İşleri eşzamanlı yapmayı seviyorsun. 2-3 tuvali birden kurup hepsinin üzerinde aynı anda çalışıyorsun.
Birinde sıkıldığım zaman çözümü diğerinde arıyorum. Sıkıştığım bir yer olursa bambaşka bir açıdan yaklaşmaya çalışıyorum. Bir de aynı dönemin işleri bir aile gibi oluyor, onları öyle görmeyi de seviyorum.
– Bu sergide hiç video, heykel yok.
Çünkü atölyeden çıkmamı gerektirecek demir atölyesine, sesçiye, montajcıya, miksajcıya gitmeyi, onlarla uğraşmayı bu dönem tercih etmedim.
Haluk Akakçe yalnız ve sakin ortamda çalışmak uğruna geceleri çalışıyor, gündüzleri uyuyor. Ancak müziksiz çalışamıyor.
Hem Doğu müziği, hem çoksesli müzik, klasik, opera benim için çok önemli. Devam eden akıcı çizgiler kullanıyorsam ya akıcı vokaller ya da viyolonsel olmalı. Kendimi ona bırakıp sesleri takip ediyorum. Piyano beni kısa çizgilerle yaptığım işlerde alıp götürüyor.
– Müzik dedin de Aleyna Tilki’ye bir resmini hediye etmişsin, o da sana bir beste yapacakmış. Geldi mi?
Daha doğrusu benden resim almak istedi ben de değiş tokuş yapalım dedim. Ben resmi verdim, O üzerinde çalıştığını söyledi ben de sabırla bekliyorum.
Haluk Akakçe’nin ağabeyi Murat Akakçe, Haluk’un küçükken çok yaramaz, muzip ve hep resim yapan bir çocuk olduğunu söylüyor.
– 2006 yılında Las Vegas’ın sokaklarında 4-5 bloku kaplayan “Sky is the Limit” başlıklı bir ses ve video yerleştirmesi yaptın ve uluslararası üne onunla kavuştun.
Doğru. Ondan sonra çok daha büyük projeler için davetler aldım. Ondan önce de biliniyordum ama daha küçük, uluslararası bir çevrede. ABD ve İngiltere’de Türkiye’den daha çok tanınıyordum. Ondan sonra Louis Vuitton gibi büyük ölçekli ve prestijli işler almaya başladım.
– Ben de seninle 2007’de Paris’te hani şu zengin Japon turistlerin otobüslerle gelip mağazayı boşalttığı, günde 10 bin kişinin ziyaret ettiği Louis Vuitton Champs Elysee Maison’da tanışmıştım ilk kez. Senin işin “Moving Through the Looking Glass” vitrinden başlayarak, merdivenleri tırmanıp üst kattaki özel yemek salonuna kadar uzanıyordu. Çok özel bir geceydi.
LV’un sahibi Bernard Arnault benim koleksiyonerimdi. Merdivenlerden yukarı çıkarken aksi istikamette gittikçe hızlanan, dökülen logolar, görüntüler akıyordu. Siz duran bir tren içinde olsanız yanınızdan hızla giden bir tren geçse siz kendinizinki gidiyor zannedersiniz ya, zamanın aslında insanı yanılsatacak bir kavram olduğunu göstermek istedim.
Haluk Akakçe’nin işleri İstanbul ve San Paulo bienallerinde, New York’taki New Museum of Contemporary Art’ta, Minesota Walke Art Center’da, Berlin KunstWerke’de ve birçok uluslararası solo veya karma sergilerde ve tabii Türkiye’de gösterildi. Uzun süre New York-İstanbul arasında gitti geldi.
– Benim seni tanıdığım kadar, son dakikacısın. Şimdi Bodrum’daki atölyende oturuyoruz seninle, karşımdaki duvarda bitmemiş bir resmin var. Zai’deki serginde de sergi açılalı bir saat olmuş, çocuklar koştura koştura senin tuvallerinden birini getirip üst kata astılar. Hele New York’da aradan beş yıl geçtikten sonra 2015’te, Richard Taittinger Galeri’de dev bir sergi açacaksın, karlı bir gün olmasına rağmen açılışa konuklar gelmiş kapıda sabırsızlıkla bekliyorlar, görevliler senin son dakikada yetiştirdiğin tabloları ellerindeki saç kurutma makinesiyle kurutmaya çalışıyorlar. Nedir bu adrenalin mi, bu kadar iyi bir öğrencinin disiplini mi yok?
O resimleri bitirirsem bir şeyin de sonuna gelmiş olacağım diye düşünüyorum. Hem de mükemmeliyetçilikten oluyor o.
– Gittiğin her okulda son derece başarılıydın. Koca koca okulları hep birincilikle bitirdin. Bu kadar da olur mu? İhtiras mıydı bu?
Bende bilgiye karşı hep büyük bir açlık vardır. Kütüphane kurduydum. Kütüphanelerden kendimin ve hatta arkadaşlarımın kartlarından alabildiğim kadar kitap alırdım. Bazen de çok okumak istediğim bir kitabı raftan alır mesela yemek kitapları arasına saklardım ki kimse bulamasın ben birkaç gün sonra gidip alabilirim diye. Bu kitaplar mimari de olabilir, inanç sistemleri de optik de. Her şeyi merak ederim.
– Beğendiğin sanatçıların sergilerini gezer misin?
Çok beğendiğim sanatçı yok, uzun zamandır gezmiyorum, sanat da ilgimi çekmiyor açıkçası. Ben o lisanla konuştuğum için oksijen gibi bir şey, mecburen görüyorum. Tembelim. Dizi seyrediyorum. Yerli yabancı. Dizilerdekiler, sorunlarıyla benim ailemmiş gibi geliyor. Londra, Paris, New York, Tokyo seyahat ederken online seyrediyorum.
Haluk Akakçe New York’taki evini kapatıyor. Hatta bugünlerde eşyaların Türkiye’ye gelmesini bekliyor.
– Neden kapatıyorsun?
21 sene New York’ta yaşadım. Buraya da annemin rahatsızlığından dolayı gelmiştim (Alzheimer), ayrılmak istemedim. Annemle biz yakın arkadaştık. Hep uzak ve geri kaldım, yetişemedim duygusu içindeydim. Beş sene gelmemiştim Türkiye’ye. Annemin hastalığını öğrendim, doktor kalmamın çok önemli olduğunu söyledi. Hafıza gidiyor, geçmişi unutuyor. Her şeyi on sene öncesine dönüştürdük. Eski arkadaşlarını çağırdık hatırlaması için. Tekrar canlandığını, hayata bağlanma çabalarını gördük. Bir anlamda vefatı da güzeldi, çünkü vedalaşabildik. Huzur içinde, sevdikleri yanında, herkese son sözünü söyledi; “ben gidiyorum” dedi, ”anne, baba” dedi herhalde onları görüyordu. Gözlerini kapadığında gülümsüyordu. Benim hep endişelerim vardı, bana veya ağabeyime bir şey olursa annemle kim ilgilenir diye. Hep bizimle gurur duydu. Bana “inandığın yolda yürü” dedi hep. Artık İstanbul’a geleli üç sene oldu, yerleşmiş oldum bayağı.
– Bir sanatçının özgün olması çok önemli. Senin de özgün bir sanat dilin var.
Ben ciddi olmamaya çalışıyorum. O yüzden bir karikatür dili geliştirdim. Ciddi bir mesaj verse ya da bir olayı da sahnelese onu lunaparktaki aynalara bakıyormuş gibi canlandırmayı seviyorum. İzleyicinin yüzüne bir gülümseme koysun istiyorum.
Haluk Akakçe çok eli açık birisi. Sevdiklerine resim hediye etmekten çekinmez. Internette bir video seyretmiştim, bir Amerikalı arkadaşı, Akakçe’nin iyi bir fiyata resim sattığı bir gün tüm aldığı parayı gidip bir evsize verdiğini anlatıyordu.
– Kazandığın parayı ne yapıyorsun? Yatırımların var mı?
Yoo, işime yatırıyorum ya da paylaşıyorum. Benim eskiden bir korkum vardı. İhtiyacımdan fazlası olursa ölümüm yaklaştı diye korkardım. Her zaman ihtiyacım olsun ki tembelleşip şımarmadan o ihtiyacımı gidermeye doğru koşayım isterim.
Yeni başlangıçlar için uygun bir zaman dilimindesin. İçe dönmek yerine etrafındaki insanlarla etkileşimde bulunmak ve sosyal ortamlarda yer almak sana enerji katacak. Hedeflerine ulaşmak için motivasyonun yüksek. Kararlar alırken içgüdülerine güven; bu dönemde sezgilerin sana rehberlik edebilir. Önceliklerini iyi belirle ve sabırlı ol, zira girişimlerin hemen sonuç vermeyebilir, fakat çabaların ilerleyen günlerde meyvesini verecek. Kendini ifade etme yeteneğin de oldukça parlayacak, bu sayede sevdiğin insanlarla olan ilişkilerini güçlendirebilirsin. Unutma, kalbinin sesini dinlemek ve cesur adımlar atmak, bu süreçte senin için kilit rol oynayacak.
Bugün, içsel huzurunuza odaklanma zamanı. Hayatınızda sağlam ve güvenilir temeller oluşturmak için gerekli adımları atmak adına uygun bir dönemdesiniz. Sabırlı ve kararlı tutumunuz, çevrenizdeki insanlara da ilham verecek ve onları motive edecektir. Finasal konularda dikkatli olmanız gereken bir süreçtesiniz; gereksiz harcamalardan kaçınmak, maddi güvenliğinizi sağlamak adına faydalı olacaktır.İlişkilerde, güven ve sadakati ön planda tutmalısınız. Sevdiklerinizle derin ve anlamlı sohbetler gerçekleştirebilir, bağlarınızı güçlendirmek için fırsatlar bulabilirsiniz. İçsel sezgilerinize güvenmek, karar alma süreçlerinizde size yardımcı olacaktır. Kendi değerlerinize bağlı kalmak, kendinizi daha iyi ifade etmenize olanak tanıyacak. Bugün, geçmiş deneyimlerden ders almak ve bunları geleceğe taşımak için ideal bir gün. Kendinize ve ihtiyaçlarınıza öncelik vermek, ruhsal dinginliğinizi arttıracak.
İletişim kurma becerilerin ön plana çıkarken, çevrendeki insanlarla olan diyalogların derinleşmesine zemin hazırlayacak. Farklı bakış açılarına açık olmanın sana sağlayacağı zenginlik, hayatının her alanında yeniliklere kapı aralayabilir. Sosyal ilişkilerin ve arkadaşlıkların, beklenmedik sürprizlere gebe. Kendini ifade ederken kelimelerini dikkatle seçmek, bazı yanlış anlamaların önüne geçebilir. Kısa seyahatler veya iletişim odaklı projeler gündemde olabilir; bu süreçte hızlı düşünme yeteneğin seni bir adım öne taşıyacak. Ruhsal olarak huzur arayışın da ön planda. İçsel huzurunu bulmak için meditasyon veya doğa yürüyüşleri gibi zihin dinlendiren faaliyetler faydalı olabilir. Gözlemlerine ve içgüdülerine güvenerek, yeni fırsatları değerlendirmekte aceleci olmamalısın; sabırlı olmanın vereceği derinlik, yarının fırsatlarını daha anlamlı kılacak.
Duyguların yoğun bir biçimde ortaya çıkabilir, içsel dünyana yönelmek ve kendinle yüzleşmek için harika bir zaman dilimindesin. Aile ilişkilerine ve sevdiklerine karşı daha hassas hissedeceksin; onları koruma içgüdün ağır basabilir. Anlık tepkiler vermekten kaçınmalı, düşünmeden hareket etmemelisin. Güçlü sezgilerin, içsel ihtiyaçlarını anlamanda rehberlik edecek. Biraz yalnız kalmayı tercih edebilirsin; bu, kendini yeniden değerlendirmek için faydalı olacak. Yaratıcılığını serbest bırakmak adına sanatsal faaliyetlere yönelmek, ruh halini iyileştirebilir. Unutma, amatör bir çizer olabilirsin ama ifadelerin derin ve anlam dolu. Yakın arkadaşların veya aile üyelerinle iletişimde ortak bir zemin bulmakta zorluk çekebilirsin; bu süreçte, empati kurmaya çalış. Hayal gücün yükselebilir; hayallerinde kaybolmak seni yeni fikirlerle buluşturabilir. Kendine karşı nazik olmayı ihmal etme, içsel huzurunu sağlamak için dozu ayarlamalısın.
Bugün içsel gücünü ortaya koyma zamanın. Duygusal ve sosyal yönlerini ön plana çıkararak çevrendekilerle daha derin bağlar kurabilirsin. Kariyerindeki hedeflerine odaklanırken, liderlik özelliklerini sergilemekten çekinme. Cesur adımlar atabilir ve yeni fırsatlar yakalayabilirsin. Ancak, sabrını ve anlayışını kaybetmemeye dikkat et; ani tepkiler, iletişimde yanlış anlaşılmalara yol açabilir. Sağlık konusunda, enerjini dengelemeye özen göster. Spor veya meditasyon gibi aktivitelerle ruh halini iyileştirebilirsin. Bugün, içindeki yaratıcı potansiyeli keşfetmek için harika bir fırsat!
Detaylara odaklanman gereken bir gün. Günlük hedeflerin üzerine gitmeye istekli olabilirsin, ancak önceliklerini doğru bir şekilde belirlemen önemli. Karşına çıkan bazı engeller seni yıldırmasın; bu engeller, zeka ve pratik düşünme yeteneğinle aşabileceğin türden. İletişiminde net olmalı, başkalarının beklentilerini iyi anlamalısın. Kendine güven, içsel huzurunu artırmak için ruhsal dengeyi koruma çabası önemli. Sağlık konularında almaya başlaman gereken yeni alışkanlıklar var. Yaratıcı fikirlerinle çevrendekileri etkilemek, seni daha görünür kılacak. Unutma ki, detaylardaki güzelliklerde saklı olan erdem, seni diğerlerinden ayıran özelliklerinden biri. Paylaşımlarında daha açık ve içten olmak, ilişkilerine derinlik katacak. Özetle, bugünü kendi doğruların ve birikimlerinle taçlandır.
Sosyal ilişkilerde canlılık ve denge arayışı ön planda. Bugün, etrafındaki insanlarla olan bağların güçlenmesine tanıklık edebilirsin. Fikir alışverişleri ve derin sohbetler, ihtiyacın olan zihinsel uyanışı getirecek. İçsel bir huzur arayışı, karşıt görüşlerde bile ortak payda bulmanı sağlayabilir. Sanat ve estetik konularında yeni bir perspektif kazanma şansı var. Bugünkü etkileşimlerin, yaşamına ilham verebilir. Dış görünümüne biraz daha özen göstermek, ruhsal durumunu da olumlu yönde etkileyecek. İkili ilişkilerde dengeyi sağlamak, karşılaşacağın zorlukları aşmana yardımcı olacak. Kendine güvenerek, yeni kapılar aralamak için ideal bir zaman.
Bugün derin duyguların su yüzüne çıkması, hayata bakış açını keskinleştirebilir. İçsel sezgilerin güçleniyor, bazı gizli kalmış sırların ortaya çıkma ihtimali var. İlişkilerde, güven duygusu ön planda; samimiyet arayışında olabilirsin. Duygusal açıdan çalkantılı geçebilecek anlar olacak, bu da seni daha yaratıcı düşünmeye yönlendirebilir. İş veya projelerle ilgili yeni fırsatlar kapını çalabilir; risk almaktan çekinme. Ancak, başkalarının hislerine dikkat etmeyi unutma; empatin, ilişkilerini derinleştirebilir. Öz disiplinin, başkalarına ilham verebilir; bugünkü enerjiyle kendini içsel olarak yeniden keşfedebilirsin. Kendini ifade etmekte cesur ol, hislerini yaşamakta bir sakınca yok. Farklı meziyetlerin ön plana çıkabilir, fırsatları değerlendirmek için kendine güven.
Yay burçları, bu dönemde maceraperest ruhlarının derinliklerini keşfetme fırsatı buluyor. Yeni başlangıçlar ve farklı deneyimler için mükemmel bir zaman dilimi. İş hayatında karşılaşacağın fırsatlarla ilgili cesur adımlar atabilir, yöneticilerin dikkatini çekebilirsin. Ancak, aceleci davranmaktan kaçınmalısın; düşünmeden atacağın adımlar, hayal kırıklığıyla sonuçlanabilir. Aşk hayatında ise, samimi ve açık iletişim çok önemli. Partnerinle yapacağın derin sohbetler, ilişkinizi güçlendirebilir ve birbirinize daha yakın hissetmenizi sağlayabilir. Tek başına olanlar için ise yeni tanışmalar, heyecan dolu duygularla birlikte gelebilir. Kendine zaman ayırmayı unutmamalısın; dış dünyadan biraz uzaklaşmak, ruhunu dinlendirmeni sağlayacak. Spor veya sanatsal etkinlikler, enerjini dengelemek için harika birer seçenek. Genel olarak, hayata karşı pozitif bakış açın seni aydınlatacak, bu enerjiyi sevdiklerinle paylaşmayı da ihmal etme. Kendi iç yolculuğun, seni yeni ufuklara taşıyor.
Bugün disiplin ve kararlılık ön planda. Uzun vadeli hedeflerinizle ilgili bir adım atmak için cesaret bulabilirsiniz. Sarf edeceğiniz çaba, gelecekteki başarılarınızın temellerini atacak. Çalışma arkadaşlarınızla olan ilişkilerinizi güçlendirmek için empati kurmaya özen gösterin. Duygusal olarak stabil kalmak, zorluklar karşısında daha da güçlenmenizi sağlayacak. Kişisel yaşamınızda bir dengede kalma çabasındasınız. Bu dengeyi sağlamak için kendinize zaman tanıyın; biraz soluklanmak, yaratıcılığınıza katkı sağlayabilir. Ayrıca, bazı beklenmedik sürprizler karşınıza çıkabilir, bu da günınızı renklendirecek. Hayatın getirdiği değişimlere açık olun ve esnekliğinizi koruyun.
Bugün kendini özgür hissetme isteği güçlü olacak. Yeni fikirler, yenilikçi projeler gündemin merkezine yerleşecek. Sosyal çevrenle iletişimini artırabilir, ilgi alanlarını genişletebilirsin. Beklenmedik sürprizlerle karşılaşman mümkün, bu da ruh halini canlandıracak. İnsanlarla olan etkileşimlerin, yaratıcı tarafını ortaya çıkarmanı sağlayabilir. İçsel sezgilerin sana yol gösterecek; içsel sesine kulak vermen önemli. Ani değişikliklere açık olman, seni yeniliklere daha kolay adapte olmaya yönlendirecek. Ayrıca, önceden planladığın bir aktiviteden keyif alman mümkün. Kendini daha fazla ifade etme fırsatları karşına çıkabilir; bunu değerlendir. Unutma, özgünlüğün ve farklı bakış açın senin en büyük güçlerin. Sosyal ortamlarda dikkat çekici olabilirsin.
Hayal gücünün derinliklerine dalmak için mükemmel bir gün. Duygusal bağlantılar kurmak ve içsel huzurunu bulmak için fırsatlar sunuyor. Sanatsal yeteneklerin ön plana çıkabilir, bu nedenle çizim, müzik veya yazma gibi alanlarda kendini ifade etmek için harika bir zaman. Başkalarıyla duygusal derinlikte bağlantılar kurmak isteyebilirsin, empati yeteneğinle etrafındakilerin duygusal ihtiyaçlarına duyarlı olabilirsin. Ancak ne zaman yalnız kalmak isteyeceğini de bilmen önemli; kendi başına kalmak, zihnini dinlendirip yenilemek için gereklidir. İş veya günlük görevlerinde, sezgilerin seni doğru yolda yönlendirecektir. Kendi iç sesine kulak ver ve düşündüğünden daha fazla şey keşfedeceksin. Geçmişle bağları gözden geçirip gerektiğinde affetme ve serbest bırakma manevraları yapabilirsin. Kendi iç dünyanla olan bağlantına odaklanarak, seni gerçekten mutlu eden şeylerin peşinden gitme şansı yakalayabilirsin.