

Program, yılbaşı konserlerinde hep olduğu gibi popüler parçalardan oluşuyordu: Rossini, Verdi, Donizetti, Strauss, Çaykovski, Franz Lehar’ın en bilinen eserleri. Çok genç ve yetenekli üyelerden oluşan orkestra, Rengim Gökmen’in ustalığıyla birleşince heyecanla çaldı. Klasik müzik izlenimlerimi yazarken çok dikkat etmem lazım, bir müzik profesörü olan yazarımız Evin İlyasoğlu’nun eleştirel bakışları üzerimizde oluyor. Biz gazeteci olarak sadece izlenim yazıyoruz ama o yine de haddimizi aştığımızı düşünüp parmağını sallıyor!
Benim bu çok keyifli konsere tek eleştirim, süresi. Pandemi döneminde artık konserler ara verilmeden 70 dakika, bilemedin 1.5 saati geçmiyor. Amaç kapalı salonda insanların birlikte çok uzun süre kalmaması. Bir de maskeli olduğumuz düşünülünce! Rengim Hocam ise repertuvarını geniş tutar. Şevkle çaldırdıkça çaldırır. Konser ara verilerek 2.5 saat sürdü. Yani hayli uzundu. Bir iş günü sonrası, yağmurla beter olmuş trafikte boğuşarak Maslak’a gelip 2.5 saat daracık koltuklarda maskeyle oturarak konser dinlemek, büyük keyfin zor yanlarıydı. Değdi mi? Değdi. Müzik hayatımızdan eksik olmasın! İyi yıllar hepimize, müzikle kalalım. İş Sanat da şubatta, alışık olduğumuz yerine taşınacakmış. Hiç olmazsa trafik çilemiz azalır diyorum.
Hassas duyguların derin sularında yüzüyorsun. İçsel sezgilerin güçleniyor, zira kalbinin sesine kulak verme zamanı. İlişkilerinde sağlıklı sınırlar koymak, duygusal yüklerinden arınmana yardımcı olabilir. Sanat ve yaratıcılıkla ilgilenmek için mükemmel bir gün. İçindeki yaratıcılığı birkaç heceyle anlatmaya ya da tuvalde ifade etmeye çalışabilirsin. Maneviyat, ruhsal gelişim ve meditasyon gibi uygulamalar bu dönemde seni aydınlatabilir. Beklenmedik bir destek, hayal gücünü harekete geçirebilir. Hayallerin peşinden gitmekten çekinme; evren seni yönlendirecek. Kendine olan inancını tazele, merhametinle hem kendine hem başkalarına dokun. Tam bu noktada, sezgilerin kılavuzluğunda kararlılıkla ilerlemen gerektiğini unutma.