cin ali, ayşegül serisi, kemalettin tuğcu.. küçüklüğümden kalma ne varsa en baştan okuyorum.. epeydir..
bu sayede; ömer seyfettin’in olağanüstü bi mizah yazarı olduğunu elli yaşımda keşfettiğimi yazdım sizlere, burada, okudunuz.. anımsadınız di mi?
****
hatta.. ülkemizdeki en büyük sorunun da bu olduğunu iddaa ettim.. hemen herkesin, çocukken-gençken ilk okuduğuyla kaldığını, kırk yaşından sonra her şeyin yeni baştan okunması gerektiğini..
geri kalmışlığımızın da, yaşayageldiğimiz aydın ihanetinin ana nedeninin bu eksiklik olduğunu da.. yazdım bu sayfada.. okudunuz.. anımsadınız di mi?
****
üstelik..
bi de ”deli okuma” çağı olmadı mı hepimizin.. bi an evvel ”yetişmek” için, tahminen lise bitimi-üniversite son sınıf arası, çılgınlar gibi kitap okumadık mı? (her filme-her konsere-her tiyatroya-her operaya-her sergiye gitmedik mi aynı çağda)
siz de öyle yaptınız muhtemelen..
****
bu anlamda da ne okumuşsak ”eksiktir”..
bense, beş altı yıl evvel aldığım kararı titizlikle uyguluyorum arkadaşlar.. eskiden okuduğum / okuduğumu sandığım her şeyi bi daha okuyorum.. ölmeden, olabildiğince, ömrüm yettiğince yapacağım bunu..
fethi naci üstad bunlardan biri..
-”yahu ben bu kıymetli insanı harbiden okumuş muyum” duygusuyla hatmediyorum günlerdir..
tek kelimeyle şad oldum, biliniz..
****
rahmetli fethi naci giresun doğumludur..
ve yurdumuzun en bilindik eleştirmenidir..
dünya tarihinin gelmiş geçmiş en mantıklı işidir bu.. çünkü her giresunlu anasının karnından büyük bi eleştirmen olarak doğar.. türkiye’nin en iyi eleştirmeninin giresunlu olması kadar doğal bişey mi olurmuş?
****
eski üstadları okurken, yeni yetme bi edebiyatçı olarak beyin jimnastiği yapmak da çok güzeldir, bunu da yazmalıyım..
örneğin bu güzel insanların; ama, ile, de-da eki gibi sözcüklerden sonra virgül kullanmadığını görüp, ”hmmmmmm” diyebiliyonuz.. olur olmaz yerlere kondurdukları noktalı virgüllerden sonra ”vay anasını” diyebiliyonuz.. paragrafları birbirine bağlama stillerini algılayıp ”töbe estafurullah yahu” diyebiliyonuz..
bizi, yazdıklarıyla yetiştiren binlerce ustamız var, çok şükür.. oysa o kuşakların örnek alabileceği, taş çatlasa yüz tane isim anca var.. okurken ızdırap çekiyonuz, koskoca üstad falanca olayı anlatırken zorlanmış oluyo falan, üzülüyonuz.. eksik desem diğil, yanlış desem diğil, ama bişi işte, bi garip sıkıntı oluyo ifadelerinde..
ama o bile tadından yenmez oluyo..
(salt fethi naci için demedim.. aziz nesin ve orhan veli dışında hemen tüm üstadlarımızda benzer sorun vardır.. şöyle anlatayım; tamamında ”acaba okur beni anlamış mıdır” tedirginliğiyle lafı uzatma ve içinden çıkılamaz hale getirme tarzı söz konusudur)
(biz yeni kuşak ise, kuşkusuz ferhan şensoy etkisiyle, sözü küt diye söylemeyi seven herifleriz.. ”okur, senden benden daha akıllı oolum, sen yazmana bak” anlayışındayız)
(eski üstadlar çok daha leziz tabi, çok daha naif tabi, tartışılmaz bile, bizler bi halt diğiliz)
****
lafın sonunu şöyle getireyim..
değerli eşi lale kalpakçıoğlu hanımefendiden aldım izin.. bundan böyle fethi naci üstadımız da İZLER kadrosunda olacak.. tıpkı naim tirali gibi.. iki doyulmaz giresun yazarı, istisnasız her sayıda yer alacaklar..
****
gülüyorum tabi, ”koymaya yazı bulamıyo gürsel, eskilere yer veriyo” sataşmalarına..
hadi len, öyle mi acaba gerçekten??
şöyle muhteşem bi ”rahmetliler kadrosu” acaba başka hangi şehre nasip olmuş; ”naim tirali, fethi naci, can akengin, bedri rahmi, bahtiyar dayımoğlu, ahmet kaçar, ara güler, derya sayın, yarı giresunlu can yücel, enver sipahioğlu”????
daha sırada; ahmet ersöz, kerempeli ersöz, orhan çulfaz bekliyo.. listeyi kasten uzatmıyorum, adını unutup da pot kıracağım daha nice rahmetli büyüklerim var elbette..
daha izin için oğullarına ulaşamadığım aziz nesin bile var, yarı giresunlulardan?
elbette İZLER’de olacak bunlar???
bu isimler dururken hangi götü boklu yazarı alayım kadroya, hangi?
****
böyleyken böyle işte la!