

Adı “Evlilikten Sahneler” olunca oyun, çiftler arasında epey bir ilgi çekmiş anlaşılan. Salonu dolduran seyircilere bakıyorum, genellikle çiftler. Kendi yaşamlarından sahne var mı ya da sorun varsa nasıl çözeriz gayreti mi, dikkatle bakıyorlar! Oyun iki perde, biraz daha ekonomik davranıp daha az şarap içerlerse tek perdede de bitebilirmiş gibi geldi bana. Ingmar Bergman’ın yazıp yönettiği kült filminden Ece Dizdar çevirmiş ve başrolde oynuyor. Tiyatroya uyarlayan ve yöneten Kayhan Berkin, sadece tiyatroya değil, biraz da bize uyarlasaymış acaba nasıl olurdu? Tabii ki sorunlar evrensel ama özellikle son 10 yılda toplum öyle bir değişim geçirdi ki bazı tepkiler ve olaylar bize epey yabancı geliyor. Şöyle ki oyunda evli çiftler birbirlerinin başka biriyle cinselliği konusunda bile fazla bir tepki vermiyor; oysa Türkiye’de bırakın ilişkiyi, ihtimali bile cinayet sebebi artık.
Oyunda salonun imkânlarına uygun olarak minimal bir sahneleme yapılmış, aynı mekânda ışıklar karartılıp hayalet oyuncular tarafından dekor değiştiriliyor ve başka sahneye geçiliyor. İki önemli mekân var: yemek ve yatak odası. Yaşamın temel süreçleri, beslenme ve cinsellik mi desek? On yıllık evli çiftimizin göründüğü kadarıyla mükemmel bir evliliği var. İkisi de iyi yetişmiş, kariyer ve iş güç sahibi, iki çocukları, sık sık görüştükleri aileleri ve yakın dostları var. Planlı ve düzenli yaşıyorlar; ama gözlendiği kadarıyla düzgün beslenmiyor ve hiç sevişmiyorlar. Hızlı yaşam içinde ikisine de yer ve zaman kalmıyor! İlişkileri üzerinde de pek de konuşmuyor hatta birbirlerini dinlemiyorlar; çünkü ikisi de akışına bırakmış. Tabii ki size oyunu anlatmayacağım. Bu oyun, İKSV Tiyatro Festivali’nde konuk Hollanda Tiyatrosu’ndan seyrettiğim Oedipus ve Medea gibi bilinen antik trajedilerden günümüze uyarlanmış değil. Günümüzde geçen, sürprizlerle dolu ama evlilik kurumunun hiç değişmeyen evrensel sorunlarını tartışan bir oyun. Tabii benim sıkıntım daha önce izlediğim o iki oyunla beklenti çıtamı çok fazla yükseltmiş olmam. Her ikisinde de oyunculuklar öylesine doğal, içten ve su gibi akıp gidiyordu ki o düzeyi arıyorsunuz.
Evlilikten Sahneler’de, ya oyun sık sık oynanmadığı için oyuncular havaya girmekte zorlanıyor ya da kapasite bu. Ece Dizdar neyse de hatta kimi sahnelerde çok da cesur; Öner Erkan oynamıyor, bitse de gitsem havasında, son sahnelerde daha iyiydi; belki ancak ısınmıştı mı desem? Kaç kere dili sürçtü, sayamadım. Tabii metin de sorunlu. Hangi karı koca, özellikle de tartıştıkları konularda, gecenin bir vakti, soyut ve uzun cümlelerle, felsefi bir metin okur gibi konuşur Allah aşkına? Yine de konu evlilik gibi herkesin derdi olunca seyrediliyor, düşündürüyor hatta iyi ki evli değilim dedirtiyor! Evlilikten Sahneler, Zorlu PSM ile Versus Tiyatro’nun ortak yapımı ve Zorlu PSM’de sahneleniyor.
Duygusal derinliklerinle yüzleşmeye hazırlıklı ol. Bugün sezgilerin oldukça güçlü, bu sayede çevrendeki olayları anlama konusunda üstün bir yetenek sergileyebilirsin. Kendi içsel dünyana dalmak, yaratıcı projelere ilham verebilir. Kendini ifade etme biçiminde sanatsal bir dokunuş arayışında olabilirsin, bu da ruhunu besleyerek senin için harmoni yaratır.İletişim alanında, başkalarının duygularını anlama yeteneğin seni özel bir konuma getirecek. Empati kurarken dikkatli ol, zira başkalarının yüklerini üstlenme riskiyle karşılaşabilirsin. Bakış açını genişletmek için yeni deneyimlere açık olmalısın; bu seni ruhsal olarak geliştirirken, aynı zamanda yeni perspektifler kazandırır.Duygusal ilişkilerde hassas bir dönemdesin. Sevdiğin kişilerle olan iletişimini derinleştirdiğinde, aranızdaki bağlar daha da güçlenebilir. Ancak, kendi sınırlarını belirlemen gerektiğini unutma. Bazen geri çekilmek, arınmanı sağlar ve ruhsal olarak yenilenmene yardımcı olur. Kendi ihtiyaçlarına odaklanmayı ihmal etme, zira denge her şeyden önemlidir.