

Desiderius Erasmus, 1466-1536 yılları arasında yaşamış felsefecidir. hümanizm akımının yaratıcılarından ve en büyük temsilcilerinden biri olarak bilinen Rotterdamlı Erasmus, 1465 yılında Hollanda’nın Rotterdam kentinde doğdu. Augustin tarikatına girerek rahip oldu. Ancak hiçbir zaman geleneksel anlamda bir rahip olarak etkinlik gösteremedi; kendini daha çok bilime adamak istediği gerekçesiyle, dini makamlardan “cüppe giymeme” iznini aldı. Paris Üniversitesi’ne devam etti. 1536’da Basel’de haytaını kaybetti.
Bütün yaşamı boyunca Latince konuşup yazan Erasmus ölmeden önceki son sözlerini ana dilinde söylemişti: “lieve God” (Sevgili Tanrı)
Deliliğe Övgü ( Morias enkomion seu laus stultitiae), Erasmus’un canlılığını, geçerliliğini ve çekiciliğini günümüze değin değişmeden koruyabilmiş tek yapıtıdır. Gülmece türündeki yapıta egemen olan iki temel görüş vardır. Bunlardan birine göre gerçek bilgelik, deliliktir. Öteki görüşe göre ise kendini bilge sanmak, gerçek deliliktir. İnsana yeryüzünde yaşama gücü kazandıran şey, gerçek bilge olma niteliğiyle doğrudan doğruya deliliğin kendisidir. Kitapta delilik kendi kendisine övgüler düzer; bu arada çocuklukta ve yaşlılıkta, aşkta, evlilikte ve dostlukta, politikada ve savaşta, yazında ve bilimde deliliğin nasıl her zaman egemen olduğu gösterilir.
Tüm uğraş alanları, özellikle din kurumu ve din adamları bu panorama çerçevesinde sergilenir. Deliliği konuşturma kisvesi altında Erasmus, çağının kilisesine ve o kilisenin mensuplarına en acımasız eleştirileri yöneltir. Bu niteliğiyle “Deliliğe Övgü” çağlar boyunca bağnazlığa karşı kaleme alınmış en yetkin düzeydeki başyapıtlardan biri olmuştur. Yapıtın yazılışını izleyen sonraki yüzyıllarda -haklı olarak- düşünce düzeyindeki bağnazlığın her türlüsüne yönelen bir eleştiri diye yorumlanması, belki de bugüne değin koruduğu kalıcılığın baş nedenidir.
Yazınsal açıdan Deliliğe Övgü, Latin ozanı Horatius’un “hakikati gülerek söylemek” ilkesinin belki de en yetkin örneğidir. Biçim açısından Erasmus, yapıtını kaleme alırken daha önce yapıtlarını çevirdiği Lukianos ve Libanios’tan da esinlenmiştir.
Duygusal derinliklerinle yüzleşmeye hazırlıklı ol. Bugün sezgilerin oldukça güçlü, bu sayede çevrendeki olayları anlama konusunda üstün bir yetenek sergileyebilirsin. Kendi içsel dünyana dalmak, yaratıcı projelere ilham verebilir. Kendini ifade etme biçiminde sanatsal bir dokunuş arayışında olabilirsin, bu da ruhunu besleyerek senin için harmoni yaratır.İletişim alanında, başkalarının duygularını anlama yeteneğin seni özel bir konuma getirecek. Empati kurarken dikkatli ol, zira başkalarının yüklerini üstlenme riskiyle karşılaşabilirsin. Bakış açını genişletmek için yeni deneyimlere açık olmalısın; bu seni ruhsal olarak geliştirirken, aynı zamanda yeni perspektifler kazandırır.Duygusal ilişkilerde hassas bir dönemdesin. Sevdiğin kişilerle olan iletişimini derinleştirdiğinde, aranızdaki bağlar daha da güçlenebilir. Ancak, kendi sınırlarını belirlemen gerektiğini unutma. Bazen geri çekilmek, arınmanı sağlar ve ruhsal olarak yenilenmene yardımcı olur. Kendi ihtiyaçlarına odaklanmayı ihmal etme, zira denge her şeyden önemlidir.