

“Londra’da, Ankara’da, İstanbul’da ya da Zap Suyu’nun yanı başında, nerede olursa olsun, kadınları birbirine ortak eden tek bir şey vardır: Hayat. Sürmekte ve sürecek olan hayatın tartışılmaz emekçisi olmak…”
Boğaziçi Gösteri Sanatları Topluluğu’nun sahnelediği, “Sevgi Soysal Yaşamakta Israr Ediyor” oyunu, Soysal’ın 1976 yılında meme kanseri tedavisi için gittiği Londra’da BBC Türkçe için kaydettiği bu sözleriyle başlıyor ve yazarın kısacık yaşamında kadın olarak var olma mücadelesini Cumhuriyetin 25. ve 50. yılları arasında yaşanan dönüşümlere paralel olarak izleyiciye aktarıyor.
Oyunun yazarı Duygu Dalyanoğlu, “Oyunu üç aks üzerine kurduk: Yaşamöyküsü, edebi eserleri ve yaşadığı dönem” diyor. Alman bir anne ve Selanik göçmeni bir babadan dünyaya gelen Soysal’ın hayatına yön veren bu kültürel çeşitlilik, bir kadın olarak özgün duruş Türkiye’nin kendi öyküsü ile harmanlanarak, yer yer yarattığı kurgu karakterlerin ağzından anlatılıyor. Dalyanoğlu’nun bütünlüklü hikâyesi, oyuncuların başarılı performanslarının yanı sıra, oyunun bu kadar etkili olmasını sağlayan bir başka unsur da oyun boyunca gerek Soysal’ın hayatındaki dönemeçler, gerek ülke tarihindeki geçişlerde adeta bir navigasyon işlevi gören ve sahne aralarında izleyiciye şimdi gidecekleri dünyayı anlatan videolar.
Soysal’ın fotoğrafları, dönemin manşetleri, görsellerin eksik olduğu yerde efektlerle izleyiciyi Soysal’ın çocukluğunun Ankara’sından Mamak dönemine, 60’ların İmroz’una, Adana’da sürgün yıllarına, 12 Mart günlerine taşıyor görüntüler.
Duygu, “Adeta 6. oyuncu oldu bizim için video art” diyor, Kenan Özcan’ın kurguladığı videoların oyuna katkısını anlatmak için.
Duygu kendilerini oyunda “video art”ın kullanılması kararına götüren yoğun arşiv çalışması sürecini şu sözlerle ifade ediyor: “Oyunu çalışırken kızı Funda Soysal ile yollarımız kesişti. Annesinin edebi ve yaşamsal mirasına sahip çıkan birisi Funda. Funda’nın yol göstermesiyle çok zengin bir malzeme geldi elimize. Babası fotoğrafçı. Çocukluğundan itibaren çok fotoğrafı var. Yaşadığı dönemin popülerliği var. O dönemin gazete kupürlerini kullandık.”
Kenan, “Videoların dönem ruhuna uyması hem dinamik olması gerekiyordu. Hangi fotoğraflar olacak, o dönem nelerle uğraştı, nerelerde yaşadı, o dünyanın nasıl yansıtılacağına birlikte karar verdik” diye ekliyor.
Kenan Özcan, Culture Civic’in desteğiyle hazırlanan videolarda yer yer yapay zekâdan da yararlandıklarını vurguluyor. Tabii, oyunun sahnelendiği mekânların da dijital art gösterimine uygun altyapıya sahip olması gerekiyor. BGST içinde kadınlardan oluşan altı kişilik bir kumpanyanın Zabel Yeseyan oyunundan sonra, kadın kahramanlarla yola devam diyerek sahneledikleri, Aysel Yıldırım’ın yönettiği Sevgi Soysal Yaşamakta Israr Ediyor, dijital sanatın etkileyici bir biçimde kullanıldığı, kaçırılmaması gereken interdisipliner bir oyun olmuş.
İzlemek isteyenler için:
Bugün duygusal derinliklerin giderek daha belirgin olacak. İçsel huzur arayışında, ruhsal bir yolculuğa çıkabilirsin. Duygusal bağlar, sevgi ve fedakarlık üzerinde yoğunlaşmak, başkalarıyla kurduğun ilişkileri güçlendirecek. İletişiminde daha açık ve samimi olmayı deneyimle. İçindeki yaratıcı potansiyeli ortaya çıkaracak aktiviteler seni besleyecek. Sanat veya yazı ile ilgilenmek, ruhunu canlandırabilir. Aynı zamanda, sezgilerin bugün oldukça güçlü. Başkalarının duygularını anlamak konusunda da oldukça yetenekli olabilirsin. Kendini ifade etme biçiminde bir revizyon yapma ihtiyacı hissedebilirsin, bu da sana özgüven kazandırır. Unutma, kendi sınırlarını çizmek ve gerektiğinde kendine alan tanımak, iç dünyanı korumak adına önemli olacak. Kendine karşı nazik ol ve hissettiklerine kulak ver.