Bana Çoktaki Tekliği Öğreten Canım Hocam

Bana Çoktaki Tekliği Öğreten Canım Hocam

Ben onunla çalışırken görüldüğümü bilirdim. Beni görürdü. Yaptığım işi, saçımın modelini, canımın sıkıldığını, heyecanlı olduğumu görürdü. Hepimizin en temel ihtiyacı değil mi görülmek? Onun tanıklığında büyümek umut verdi bana. Benim tanıklık ettiğim ise onun bir gönül işçisi olduğuydu. Yaptığı her şeye gönlünü koyardı.
Bir gün büyük bir şirkette toplantıya gittik. O zamanlar “Biz Bilinci” gibi eğitimler iş dünyasında pek duyulmuş değildi. Şirketin başındaki kişi oldukça yüksek egolu, hava atmayı seven, açıkça diğerlerine tepeden bakan biriydi. Hiç hocamlık değil! Ben daha yirmili yaşlarımın en başında, gençlik başımda duman, idealist ve heyecanlıydım. Toplantıda adamın Doğan Hoca’yı ciddiye almazmış gibi görünen tavırlarına deli olmuştum. Doğan Hocam hiç oralı değildi. Buna daha da sinirleniyordum.
Neyse, bitti toplantı, arabaya bindik, ben açtım ağzımı yumdum gözümü. Nasıl sinirle söyleniyorum adama. Doğan Hoca’ya da sitem ediyorum adama ağzının payını vermedi diye! Doğan Hocam gayet sakin. Bir süre sonra hiçbir engelin üzerinde yükselme imkânı bulamayan, hak verilip harlanmayan öfkem, kendini yakıp sönen kibrit gibi inceden dumanını salıp bitti. Yanı başınızdaki istifini bozmadığında öfkeyi sürdürebilmek zor. Hele de yanınızdaki kişi yüzünde anlayışlı ve şefkatli bir ifadeyle dinlemeyi sürdürüyorsa.
Ben öfkemden ayrışıp sessiz kalınca şöyle dedi; “Ebrucuğum adamın tavrı benim de hiç hoşuma gitmedi ancak benim için önemli olan ulaşabileceğim insanlar. Türkiye’nin birçok yerinde çalışan insanlara ulaşabileceğiz. Üstelik ulaştığımız her bir kişinin bir de ailesi var. Annesi, babası, eşi, sevgilisi, evladı, dostları. Ben yurdumda ulaşabileceğim o insanları düşünüyorum. Şirketin başındaki o kişiyi değil. Bu potansiyel beni heyecanlandırıyor ve bu heyecanı o adama feda etmeye hiç niyetim yok.”
Doğan Hocamın çalışmalarına tanıklık etmek bilgelik denizine dalıp dalıp çıkmak gibiydi.
Neyin önemli olduğu konusunda sarsılmaz bir inancı vardı. Sevgi ve anlayışın insanın içindeki iyiliğin filizlenmesi için ihtiyaç duyulan can suyu olduğuna inanırdı. Bu inançla hayatının her ânında üreten biri olarak yaşadı.
(İYİ Kİ kitabından) – Ebru Tuay
Bir 1 kişi, ayakta ve açık hava görseli olabilir
Sosyal Medyada Paylaşın:
İlginizi Çekebilir
Önceki Yazı

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Duygusal bir denge arayışında olabilirsin. İçsel dünyana yönelmek, hissettiğin derinlikleri keşfetmek için mükemmel bir zaman. Hayal gücün üst seviyelerde; yaratıcı projelere yönelmek, sanatsal ifadelere açık olmanı sağlayacak. Sosyal ilişkilerde daha anlayışlı ve empatik olabilirsin, bu da başkalarıyla olan bağlarını güçlendirebilir. Karşılaştığın zorluklarda sezgilerin seni doğru yolda yönlendirecek; içsel sesine güven. Ancak, aşırı duygusal dalgalanmalardan kaçınmak için kendine zaman ayırmayı unutma. Duygusal derinliklere inmek harika ama yüzeyde kalmayı da öğrenmek önemli. Anlık hislerini yönetmek, yaşamına dengeli bir akış getirebilir. Kendi ihtiyaçlarını önceliklendirmek, ruhsal sağlık açısından büyük bir fayda sağlayacaktır.

YAZARLAR / Tümü
ender birgül: bu sayı satılık mı
2025-12-23 17:44:45
Güven Bayar: Merhaba, Telefon rehberi duruyor mu?
2024-12-12 01:46:05