

Türkiye onu en çok, “Kayıp Şehir” ve “Poyraz Karayel” dizilerindeki performansıyla tanıdı. Ardından “Kayıp”, “Son”, “Secrets”, “Öğretmen”, “Dip”, “Kara” gibi birçok Türk dizisinde pek çok karaktere hayat verdi. 2014’te “Silsile” filmiyle sinemaya adım attı. BBC’nin “The Serpent”dizisinde bir bölüm başrollüğü üstlendi. En son 22 ülkede izleme listelerinde bir numarada yer alan İspanyol yapımı “La pasión turca”da başrolde oynadı.
Oyuncu ve müzisyen İlker Kaleli, bu yıl 61’incisi düzenlenen Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nın jürilerinden.
Kaleli’yle Altın Portakal’ı, Türkiye’deki ve dünyadaki dizi sektörünün gelişimini, ifade özgürlüğü meselesini konuştuk.
Türkiye’nin en uzun süreli, en prestijli film festivallerinden Altın Portakal’ın jüri üyesisiniz. Öncelikle bu teklif nasıl geldi ve nasıl dahil oldunuz?
Düzenleme komitesi menajerime ulaşmış, böyle bir istekleri olmuş. Mutlu oldum tabii. O dönem görüşmekte olduğum birkaç proje vardı. Henüz adı konmamıştı. Altın Portakal’ın da bu anlamda bir parçası olmak istediğim için jüri üyeliğini kabul ettim.
Geçen yıl yaşanan tartışmaların üzerine, kabul etme aşamasında bir çekince yaşadınız mı?
Hayır, hiç yaşamadım. Altın Portakal çok köklü bir festival. Uzun yıllardır devam eden, Türk sinemasına birçok isim, yeni film, yeni anlatım üslupları kazandırmış, yurtdışında da saygı gören, rağbet gören bir festival. Her festivalin, her organizasyonun tarihinde bir şeylerin aksadığı, bir şeylerin yanlış anlaşıldığı ya da yanlış ifade edildiği, bazen gerilimlerin, yaşandığı, çatışmaların yaşandığı dönemler olmuştur. O anlamda, bir iki yaşanmış tatsızlığın, markalaşmış bir festivali gölgelemesi söz konusu değil. Yıllardır sürekli olarak yaşanan bir sorun olsaydı, tabii ki dönülüp bir bakılması gerekirdi. Her olayın iç yüzü vardır. Hayatta hiçbir şey göründüğü gibi değil. İçeride ne yaşandığını içeride olanlar bilir. Bunun dışındaki her şey spekülasyondan ibarettir benim için. Ama burada önemli olan tek şey, Altın Portakal gibi bir festivalin, baskı, sınırlama, sipariş üzerine konumlanmayacağı, pozisyon almayacağı ve duruşunu değiştirmeyeceğidir.
Bakanlığın müdahalesi hakkında ne düşünüyorsunuz?
Sipariş dememin sebebi o. Bakanlığın görevi, kendisine göre uygun koşullar oluştuğunda bir filmi desteklemek, kendisine göre uygun koşullar oluşmadığında desteklememek değil. Bu ülkemizin en önemli festivallerinden biri. Onu da işin organizatörlerine, işi bilenlerine teslim edilmesi doğru olur.
Türkiye’de raporlarla da sabitlenen bir “sanatsal ifade özgürlüğü” sorunu var. Sansür ve otosansür, üretim içerisindeki her kişi için büyük bir problem değil mi?
Derin, uzun, hepimizin uzun yıllardır maruz kaldığı bir konu. Konuyu yalnızca burada sanatla sınırlamamak gerekir. Genel olarak ifade özgürlüğü konusunda bir sorun var. Sanat dediğimiz şey her toplumda kendi kimliğini yansıtan, o kültürden doğan, o kültürün ihtiyaçlarına, yaşamına, geleceğine ışık tutan bir mefhum. Sanat, sadece sanat olsun diye yapılan bir şey değil. Herhangi bir şeyden yana taraf tutmak, herhangi bir gerçekliğin veya hayal gücünün bir kısmını baskılayıp bir kısmını görünür kılmak değil. Sanatın tanımına aykırı olan bir şey. Öyle olan şey, olsa olsa propaganda olur.
Peki genel anlamda sanatın dünyada geldiği yeri nasıl görüyorsunuz?
Dünyaya baktığım zaman, yalnızca Türkiye’ye özgü bir şey değil, dünyada müzik ve görsel sanatlarda bir gerileme var. Bunu neye göre söylüyorum, bilimle yan yana koyunca söyleyebiliyorum. Sinemayı saymazsak, bilimin 100 yılda katettiği mesafenin onda birini katetmedi sanat son yüzyılda. Bir yerlerde bir problem var. İster kapitalizm deyin, ister teknolojinin yön verdiği toplumlara dönüşmemiz deyin. Sosyal medya ve telefona bağımlılığın insanların gerçeklik algılarını nasıl etkilediğini, nasıl biçimlendirdiğini ve sanattan ne talep edecekleri konusunda ne kadar eksik kaldıklarını ortaya çıkardı bence. 60-70 yıl önce bir oyuna, bir konsere gittiğiniz zaman, bir şiir, roman okuduğunuz zaman ortalama bir yurttaş onun kalitesini aşağı yukarı hissedebilecek ve tartabilecek durumdaydı. Şimdi artık insanlara, ne veriliyorsa onu aldıkları bir dönemdeyiz. Sanata olan ihtiyacın yerini eğlence kültürü almaya başladıysa sorun büyük.
Altın Portakal’ın basın toplantısında şöyle bir cümle kurmuştunuz: “Artık ülkelerin sınırlarının, ekonomik ve askeri güçten çok, kültürel olarak en güçlünün belirlendiği bir çağdayız” demiştiniz. Biraz deşsek bu cümleyi, tam olarak ne söylemek istediniz?
Bunun çok örneği var. En yakın örneği müzikten verebiliriz. “Rap müzik” bile arabeskin yerini almaya başladı. Rock müzik öldü ölecek, uzun zamandır can çekişiyor.
Bizim geçmişimizde ABD’nin yaşadığı gibi köle tacirliği üzerine medeniyet inşa etme gibi bir kültürümüz yok. Orada ezilen, öteki olmuş ve dışlanmış tarafın, kendi içerisinde cazı, blues’u, “rhythm and blues”u yaratması ve sonrasında da hip-hop/rap’e evrilen bir ifade bulması onlar açısından çok mantıklı ve orijinal. Form olarak onu alalım, tamam. Ama senin kültürün neydi, Buranın müziği neydi? Buranın şiiri neydi, şairi kimdi? Bu coğrafyanın geçmişinde neler yaşandı? Sen kendi sesini, kendi dilini, kendi cümleni bulabildin mi? Bunları bulduysan ve bunları ilerletiyorsan yeni kuşak olarak, yanına rap müziği de koy. Kültürel erozyona uğramak aslında böyle bir şey. Koloni ülkelerinde yaşanır böyle şeyler. Esir konumuna düşmüş ülkelerin halkları, güç olarak kendilerinden üstün olan ülkenin kimliğini benimsemek zorunda kaldı. Şu an bizim bunu neredeyse bilmeden ve gönüllü olarak yapmamız, bana çok saçma geliyor. Biraz da ayıp oluyor. Bu ülke dün kurulmadı. Bu toprakların bilinen 5-6 bin yıllık tarihi var, 10 bin yıl öncesinden kalıntılar çıkıyor. Burası öyle herhangi bir yer değil. Dışarıda mutluluk arayacağımıza, biraz dönüp içeriye bakmamız lazım. İçeride yapacak çok şey var çünkü. Her şeyden önce kendimizi öğrenmemiz gerekiyor. Ortalıkta dolanan ve pompalanan birtakım hülyalar var. Herkes olduğunun dışında birisi olmak için çok hevesli ve meraklı. Kendin olmak varken neden bir başkası olasın, biz bu patinaja nerden düştük, neden bu kadar kendimizi aşağılar olduk bir bakmak gerekiyor. Uyanmamız gerekiyor. Biraz özentiliği, cahilliği bırakmamız gerekiyor. Artık top, tüfek, mancınıkla olmuyor. Ama yine döner dolaşır eğitim sistemine, ekonomiye bağlarız, işin gideceği yer de belli zaten…
Türkiye’de en son, “Kara” dizisinde rol almıştınız ama çok kısa sürdü. Neden kısa sürdü? Reytinglerden dolayı mı?
Hayatımda ilk kez bir diziye başlayıp, sebebini bilmediğimiz bir şekilde ikinci bölümünün apar topar yayın akışından ve bütün tanıtım fragmanlarının kaldırılmasına tanık olduk. Tarih bile verilmeden alakasız bir zamanda, bütün diziler reyting yarışına 21.00’de girerken bu dizinin 22.30’da tekrar yayına sokulmasını, üstüne durduk yere isminin değiştirilmesini ilk defa gördüm. Çektiğimiz bazı sahneler de yayınlanan bölümlerden çıkartılmıştı. Biz bir şey anlamadık açıkçası. Herhangi bir açıklama da yapılmadı.
Türkiye dışında yabancı yapımlarda da rol alıyorsunuz. The Serpent’ta bölüm başrolü oynamıştınız. İspanyol yapımı La pasión Turca’da başroldesiniz. Yurtdışında ve Türkiye’deki dizi sektörü arasındaki farklılıkları, her ikisinde de yer alan bir aktörden dinlemek isteriz.
Nereden baktığınıza göre değişiyor. Sadece benim çalıştığım ülkelerdeki yapımlardan bahsetmiyorum. Dünya, bence teknik anlamda set konusunda bizimle yarışacak durumda değil. Biz çok daha ilerideyiz. Set matematiği, organizasyonu, çekim pratiği gibi konularda çok tecrübelendik. Bizim dizi kültürümüz hızlı tüketime dayalı. Uzun süreli dizileri çok kısa sürede çekiyoruz. Bu tabii insana muazzam tecrübe kazandırıyor. Her durumda çalışmak zorundasınız. Dünyada hiçbir ülkede diziler böyle çekilmiyor.
Bu hem iyi bir şey hem de çok kötü bir şey. Ne yapmak istediğinizle ilgili… Yurtdışında çalıştığım yapımlardaki insanlarla konuştuğum zaman, buradaki çalışma sistemini anlattığım zaman ağzını kapatamıyor insanlar. “Mümkün değil, çekemezsiniz” diyorlar, inanmıyorlar. Onların öyle bir algıları yok. Dolayısıyla aslında her sistem kendi pozitif ve negatif tarafını doğuruyor. Bu hızda dönen bir sektör tabii ki popülariteye dayalı olacaktır.
Aramızdaki en önemli faktör, zaman. Bir projeye ayrılan ön hazırlık, çekim ve çekim sonrasına ayrılan zaman ve bu zamanın nasıl kullanıldığı. Onlar bu konuda çok ileride. Yaptığımız iş ucu açık bir okyanus. Ona zaman ayırmanız gerekiyor. Bir hikâyeyi herkes farklı üsluplarda anlatır. Hikâye anlatıcılığı anlamında da ilerideler. Biz hikâye anlatıcılığını bilmeyen bir toplum değiliz. Bunu terk etmiş toplumuz. Kendi hikâyecilerimizi terk eden bir toplumuz. Biz neden Batı’dan, Kore’den, Japonya’dan format bakıyoruz. Bu bana dokunuyor, üzüyor. Bana göre kendi kültürüne ihanettir bu. Sinemada da dizide de her iyi hikâye iyi bir senaryoyla başlar. Bir ayda yazılmış senaryoyla sete çıkmakla üzerinde birkaç yıl çalışılmış senaryo arasında büyük fark var.
La pasión turca’nın ilk sezonu altı bölüm sürdü. İkinci sezon gelecek mi?
Bilmiyorum. Şu süreçte herhangi bir görüşmemiz olmadı.
Dizide İspanyolca konuşuyorsunuz ama Türkçe dublajda farklı bir isim var. Siz yapmayı düşünmüş müydünüz?
İnanılmaz bir olay o. Haberim bile olmadı. Yayıncı kuruluş öyle uygun görmüş. (Gülüyor)… Oyuncunun performansı dediğiniz şeyin içinde sesi de var. Dublaj yapılıyorsa, en azından bir fikir alışverişi yapılması gerekiyor. Örneğin The Serpent’ta ulaştılar. “Siz yaparsanız çok mutlu oluruz dediler” yaptık.
Şu sıralar ne okuyorsunuz?
İki gün önce Ayşe Övür’den Botter Apartmanı’nı bitirdim. Şimdi de Tarık Tufan’dan Şanzelize Düğün Salonu’nu okuyorum.
Daha çok hangi türleri okumayı tercih ediyorsunuz?
Roman seviyorum. Şiir de başka bir konu. Romanların arasında okuyorum bazen. Şarkı yazarken falan iyi oluyor, laf lafı açıyor. Biraz daha fonetik çağrışım üzerinden, kelime akışı üzerinden ilerliyorum. Oynarken de kelimelerin anlamı, tartımı falan önemlidir. Genellikle senaryoda yazmayanı görmek için ne yazdığını iyi anlamak gerek.
Dizi, sinema… Önümüzdeki süreçte bir çalışma var mı?
Var. Yoğun bir dönem. Bayağı bir proje okuduk, okuyoruz da. Biraz zor seçiyorum. Mümkün olduğunca birbirine benzemeyen, uyutmayan ve uyandıran, derdi olan, işlerde olmayı seviyorum. Bugüne kadar da iş yapmış olmak için iş yapmadım. İlerleyen günlerde yeniden buluşacağız.
Bugün enerjin yüksek, çevrendekilere ilham verme potansiyelin oldukça kuvvetli. Yenilik arayışların, seni sürükleyici deneyimlere yönlendirebilir. Sosyal ilişkilerde cesur hareketler yapabilir, beklenmedik bağlantılar kurabilirsin. Ancak, acele kararlar verme konusunda dikkatli olmanda fayda var. İçsel sezgilerin, kariyerinle ilgili fırsatları daha iyi değerlendirmene yardımcı olabilir. Kendini ifade ederken özünle bağlantıda kalmak, çevrendeki duygu akışını da olumlu yönde etkileyecektir. Gerektiğinde sağduyunu ve mantığını devreye sokmak, hedeflerine ulaşmanı kolaylaştıracak. Aynı zamanda, fiziksel aktiviteler için harika bir gün; enerjini pozitif bir şekilde kanala yönlendirmek sana iyi gelecek. Kendi isteklerine öncelik vermeyi unutma.
İnatçılığının ön planda olacağı bir gün. Kararlarını sorgulamak yerine, verdiğin sözlerin arkasında durmak isteyeceksin. Maddi konularla ilgili fırsatlar ortaya çıkabilir; bunları dikkatlice değerlendirmek önemli. Yakın ilişkilerde ise duygu yoğunluğu hissedilebilir. Sevdiğin biriyle güzel anlar paylaşma isteği, bir arada olmanızı sağlayacak. Ancak, iletişimdeki ufak yanlış anlamalara dikkat et. Kendini huzurlu hissetmek adına doğanın tadını çıkarabilir, dinlendirici aktivitelerde bulunabilirsin. Duygusal derinliklerinle baş başa kalmak, içsel huzuru bulmana yardımcı olacak.
Bugün düşüncelerinin hızlı bir şekilde şekilleneceği bir gün. Farklı bakış açıları seni heyecanlandıracak, yeni bilgileri öğrenme isteğin artacak. Sosyal etkileşimlerde oldukça canlısın; oldukça yetenekli bir iletişimci olarak çevrendeki insanlarla derin sohbetler yapabilir, onların fikirlerinden ilham alabilirsin. Yapmak istediğin projeler için uygun bir zemin bulabilir, insanları kendi vizyonuna çekebilirsin. İş veya eğitimle ilgili konularda ani gelişmeler söz konusu; spekülasyonlara kapılmadan, mantılı ve pratik bir yaklaşımla ilerlemeyi unutma. Bir yakınından gelecek sürpriz bir teklif, seni düşündürse de değerlendirilmeye değer. Duygusal ilişkilerde esnek kalman, yanlış anlaşılmaların önüne geçebilir. Keyifli anlar yaşamak ve eğlenceli etkinlikler düzenlemek, ruh halini olumlu yönde etkileyecek. Özgürlüğüne düşkünlüğünü hatırlayıp, kendine zaman ayırmayı da ihmal etme.
Bugün, duygusal derinliklerinle bağlantı kurma fırsatlarına sahip olacaksın. İçsel huzur arayışın, aile ve arkadaşlarıyla olan bağlarını güçlendirecek anlarla dolup taşabilir. Sevgi dolu ve şefkatli bir yaklaşım sergileyerek, çevrendekilerin kalplerini kazanacaksın. Ancak, duygusal geçişlerin seni etkileyebilir; bu nedenle içsel sezgilerini dinlemen önem taşıyor. Kendine zaman ayırmayı unutma, ruhsal dinginliğin sağlanması, gün boyunca karşına çıkacak zorlukları aşmana yardımcı olacaktır. İletişim senin için keyifli ve anlamlı olacak, düşüncelerini samimi bir şekilde paylaştığında sürpriz destekler alabilirsin. Duygusal yaralarını sarma ve geçmişe yönelik hesaplaşmalar yapma zamanı. Bu süreç, kişisel dönüşümüne katkıda bulunabilir. İçsel gücünü keşfederken, başkalarına da ilham vermekte tereddüt etme.
Bugün kendini sahnede ışıldarken bulacaksın. Yaratıcılığının doruklarına ulaşırken, içindeki tutkuyu dışarı yansıtma fırsatı yakalayacaksın. Kendi yeteneklerine güvenmek, karizma dolu bir gün geçirmeni sağlayacak. İnsanlar üzerinde güçlü bir etki bırakacak, çevrendekilerin dikkatini çekeceksin. Sosyal ilişkilerinde mücadeleci bir ruhla yaklaşacak, kendini net bir şekilde ifade edeceksin. Ancak aşırı gururdan kaçınmak faydalı olabilir. Kalabalık etkinliklerde yer alabilir, yeni insanlarla tanışabilirsin. Bireysel projelere odaklanmak, seni daha da ön plana çıkaracak. Kalbinin sesini dinlemeyi unutma, sevdiklerinle olan bağlarını güçlendirmek için adımlar atman gerekebilir. Anlık duygusal dalgalanmalara karşı sabırlı olmalısın; bu, sana hayati dersler katabilir. Bugün, kendine olan inancını tazelemek için harika bir fırsat.
Günün sonunda, detaylara odaklanma yeteneğinle çevrendeki sorunları çözme konusundaki ustalığın ön plana çıkacak. Beklenmedik problemlerle karşılaşabilirsin, ancak sezgilerin ve analitik düşünme kabiliyetin sayesinde bunların üstesinden geleceksin. İş yerinde ya da günlük yaşamında, olağanüstü bir organizasyon yeteneği göstereceksin. İnsanlar, seni güvenirlik ve titizlikle hatırlayacaklar.Sosyal ilişkilerde ise, duygusal bağların derinleşeceği bir dönemdesin. Sevdiklerinle anlamlı ve içten bir bağ kurmak için uygun bir zaman. Sözlerinle kalplere dokunabilir, samimi paylaşımlar yapabilirsin. Sağlık konularında dikkatli olmalısın; bedenine iyi gelen şeyleri tercih et ve dengeli beslenmeye özen göster. Kendi iç huzurunu bulmak için meditasyon veya doğada vakit geçirme yöntemlerini deneyebilirsin. Günün sonunda, içsel bir tatmin hissiyle dolacaksın.
Harmoni arayışında olduğun bir dönemdesin. İletişim becerilerin ön plana çıkacak ve başkalarıyla olan etkileşimlerin seni besleyecek. Sosyal ilişkilerde uyum sağlama yeteneğin, özellikle grup projelerinde ve işbirliklerinde büyük fayda sağlayacak. Duygusal olarak tatmin arayışında olabilir, bu da kişisel ilişkilerine daha fazla derinlik katmak isteyeceğin anlamına geliyor. Karşılıklı anlayış ve empati, iletişimin anahtarı olacak.Bugün, ufak tefek anlaşmazlıklar ve çatışmalara karşı dikkatli olmalısın. Kendini ifade etme şeklinde dengeyi koruma çabası göstermek, gereksiz gereksinim ve stresialık yaratmanın önüne geçecektir. Estetik ve güzellik alanlarına olan ilgini daha çok zaman ayırarak beslemek, ruh halini yükseltebilir. Sanatsal bir projeye başlamak veya mevcut bir yaratımı geliştirmek, yaratıcılığını tetikleyebilir.Bunların yanı sıra, içsel huzurunu sağlamak için kendine zaman ayırmayı unutma. Zihinsel ve fiziksel olarak kendini yenilemek için meditasyon veya doğa yürüyüşleri gibi aktiviteler iyi gelecektir. Bu süreçte kendinle barış ve denge bulmak, hem kişisel hem de sosyal ilişkilerini olumlu yönde etkileyecek.
Gizemli bir aura etrafında dolanırken, içsel sezgilerin ve duyguların yoğunlaşacak. Derin bağlantılar kurmak isteyebilir, ruhsal derinliklere dalış yapabilirsin. Bugün, ilişkilerdeki güç dinamiklerini sorgulamak için doğru bir zaman. Keşfetmek istediğin yeni alanlar ve bilinmeyenler seni heyecanlandırabilir. İçsel dönüşüm süreçlerine, yeniliklere açık ol ve karşına çıkacak fırsatları değerlendir. Kendi gücünü keşfetmek, içsel huzurunu bulmanın anahtarı olabilir. Duygularına kulak ver, hislerini takip et ve gerektiğinde içsel cesaretini ortaya koymaktan çekinme. Yapacağın seçimler, hayatının gidişatını anlamlı bir şekilde etkileyebilir.
Bugün macera arayışın daha da belirginleşecek. Farklı deneyimlere açılmak, seni tanımadığın insanlarla bir araya getirmek için harika bir gün. Büyümek, yeni ufuklar keşfetmek ve varlığını sorgulamak için içsel bir motivasyon hissedeceksin. Özellikle sosyal ilişkilerin seni destekleyecek ve yeni bağlantılar kurman için fırsatlar sunacak. Yaratıcılığın zirveye çıkabilir; bu nedenle hayal gücünü beslemek için bir süreliğine sıradanlıktan uzaklaşmayı düşünebilirsin. Ama dikkat et, düşüncelerin bazen aşırı iyimserlikle birleştiğinde hayal kırıklıkları yaratabilir. Mantığını kullanarak, kalbini dinlemek arasında bir denge kurmalısın. İçsel huzurunu korumayı unutma; yogaya veya meditasyona zaman ayırmak ruhsal dengeni sağlamana yardımcı olabilir. Bugün, şans kapını çaldığında ona kollarını açmayı unutma!
Bugün, hedeflerine ulaşma konusunda kararlılığın ve disiplinin ön planda olacak. Sorumluluklarını yerine getirmek için güçlü bir motivasyon hissedeceksin. İş veya kariyer alanında yeni fırsatlar kapını çalabilir; bu fırsatları değerlendirmek için hazırlıklı ol. Aynı zamanda, arkadaşlarınla olan ilişkilerin biraz zorlayıcı olabilir, iletişimde dikkatli olmalısın. Duygusal bir derinlik içinde, içsel huzuru bulmak için kendine zaman ayırmayı unutma. Sağlık konularında da dikkatli olmalı, dengeli bir yaşam tarzı benimsemek için çabalamalısın. Unutma, sabrın ve azminle her zorluğun üstesinden gelebilecek güçtesin.
Yeniliklere açık olacağın bir gün. Düşüncelerini cesurca ifade etmekten çekinmeyeceksin. Sosyal çevrenle olan etkileşimlerin seni derin düşüncelere yönlendirebilir. Belki de beklenmedik bir ilham alacak, var olan projelerine farklı bir bakış açısı katacaksın. Sürpriz haberler ve beklenmedik fırsatlar kapını çalabilir, bunları değerlendirmen önemli. Yakın arkadaşlarınla yaptığın sohbetler ruhuna iyi gelecek ve kalbinin derinliklerinde yatan arzuları gün yüzüne çıkarabilir. İçsel huzurunu sağlamak için doğayla vakit geçirmeyi ihmal etme. Kendini yenilemek ve tazelenmek için bu fırsatları iyi değerlendir. İlişkilerinde ise karşılıklı anlayış ön planda olacak; duygularını açıkça paylaşmak, bağların güçlenmesine zemin hazırlayabilir. Kendi alanını koruma isteğin de artabilir, bu nedenle kişisel sınırlarına dikkat etmen gerek. Duygusal derinliklere dalmak seni korkutmasın, hislerini anlamak ve kabul etmek bu süreçte kilit rol oynayacak.
Duygusallığın ön planda olduğu bir gün. İçsel hislerin seni derin düşüncelere sevk edebilir; sezgilerin oldukça güçlü. Sanatsal yönlerin ortaya çıkabilir, bu nedenle yaratıcılığını beslemek için fırsatlar yaratmalısın. İlişkilerde empati ve anlayış ön planda; başkalarının duygularına duyarlılık göstermek, aradaki bağı güçlendirebilir. Ancak, çevrendekilerin sorunları seni de etkileyebilir. Kendi sınırlarını korumayı unutma. Meditasyon veya doğa yürüyüşleri, zihnini arındırmana yardımcı olacak. Kendi iç yolculuğunda derinleşebilir, ruhsal deneyimlere açık olabilirsin. Bu, dönüşüm ve yenilenme zamanın; kalbindeki dönüşüme izin ver, yeni ufuklara yelken açabilirsin.