

Türkiye onu en çok, “Kayıp Şehir” ve “Poyraz Karayel” dizilerindeki performansıyla tanıdı. Ardından “Kayıp”, “Son”, “Secrets”, “Öğretmen”, “Dip”, “Kara” gibi birçok Türk dizisinde pek çok karaktere hayat verdi. 2014’te “Silsile” filmiyle sinemaya adım attı. BBC’nin “The Serpent”dizisinde bir bölüm başrollüğü üstlendi. En son 22 ülkede izleme listelerinde bir numarada yer alan İspanyol yapımı “La pasión turca”da başrolde oynadı.
Oyuncu ve müzisyen İlker Kaleli, bu yıl 61’incisi düzenlenen Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nın jürilerinden.
Kaleli’yle Altın Portakal’ı, Türkiye’deki ve dünyadaki dizi sektörünün gelişimini, ifade özgürlüğü meselesini konuştuk.
Türkiye’nin en uzun süreli, en prestijli film festivallerinden Altın Portakal’ın jüri üyesisiniz. Öncelikle bu teklif nasıl geldi ve nasıl dahil oldunuz?
Düzenleme komitesi menajerime ulaşmış, böyle bir istekleri olmuş. Mutlu oldum tabii. O dönem görüşmekte olduğum birkaç proje vardı. Henüz adı konmamıştı. Altın Portakal’ın da bu anlamda bir parçası olmak istediğim için jüri üyeliğini kabul ettim.
Geçen yıl yaşanan tartışmaların üzerine, kabul etme aşamasında bir çekince yaşadınız mı?
Hayır, hiç yaşamadım. Altın Portakal çok köklü bir festival. Uzun yıllardır devam eden, Türk sinemasına birçok isim, yeni film, yeni anlatım üslupları kazandırmış, yurtdışında da saygı gören, rağbet gören bir festival. Her festivalin, her organizasyonun tarihinde bir şeylerin aksadığı, bir şeylerin yanlış anlaşıldığı ya da yanlış ifade edildiği, bazen gerilimlerin, yaşandığı, çatışmaların yaşandığı dönemler olmuştur. O anlamda, bir iki yaşanmış tatsızlığın, markalaşmış bir festivali gölgelemesi söz konusu değil. Yıllardır sürekli olarak yaşanan bir sorun olsaydı, tabii ki dönülüp bir bakılması gerekirdi. Her olayın iç yüzü vardır. Hayatta hiçbir şey göründüğü gibi değil. İçeride ne yaşandığını içeride olanlar bilir. Bunun dışındaki her şey spekülasyondan ibarettir benim için. Ama burada önemli olan tek şey, Altın Portakal gibi bir festivalin, baskı, sınırlama, sipariş üzerine konumlanmayacağı, pozisyon almayacağı ve duruşunu değiştirmeyeceğidir.
Bakanlığın müdahalesi hakkında ne düşünüyorsunuz?
Sipariş dememin sebebi o. Bakanlığın görevi, kendisine göre uygun koşullar oluştuğunda bir filmi desteklemek, kendisine göre uygun koşullar oluşmadığında desteklememek değil. Bu ülkemizin en önemli festivallerinden biri. Onu da işin organizatörlerine, işi bilenlerine teslim edilmesi doğru olur.
Türkiye’de raporlarla da sabitlenen bir “sanatsal ifade özgürlüğü” sorunu var. Sansür ve otosansür, üretim içerisindeki her kişi için büyük bir problem değil mi?
Derin, uzun, hepimizin uzun yıllardır maruz kaldığı bir konu. Konuyu yalnızca burada sanatla sınırlamamak gerekir. Genel olarak ifade özgürlüğü konusunda bir sorun var. Sanat dediğimiz şey her toplumda kendi kimliğini yansıtan, o kültürden doğan, o kültürün ihtiyaçlarına, yaşamına, geleceğine ışık tutan bir mefhum. Sanat, sadece sanat olsun diye yapılan bir şey değil. Herhangi bir şeyden yana taraf tutmak, herhangi bir gerçekliğin veya hayal gücünün bir kısmını baskılayıp bir kısmını görünür kılmak değil. Sanatın tanımına aykırı olan bir şey. Öyle olan şey, olsa olsa propaganda olur.
Peki genel anlamda sanatın dünyada geldiği yeri nasıl görüyorsunuz?
Dünyaya baktığım zaman, yalnızca Türkiye’ye özgü bir şey değil, dünyada müzik ve görsel sanatlarda bir gerileme var. Bunu neye göre söylüyorum, bilimle yan yana koyunca söyleyebiliyorum. Sinemayı saymazsak, bilimin 100 yılda katettiği mesafenin onda birini katetmedi sanat son yüzyılda. Bir yerlerde bir problem var. İster kapitalizm deyin, ister teknolojinin yön verdiği toplumlara dönüşmemiz deyin. Sosyal medya ve telefona bağımlılığın insanların gerçeklik algılarını nasıl etkilediğini, nasıl biçimlendirdiğini ve sanattan ne talep edecekleri konusunda ne kadar eksik kaldıklarını ortaya çıkardı bence. 60-70 yıl önce bir oyuna, bir konsere gittiğiniz zaman, bir şiir, roman okuduğunuz zaman ortalama bir yurttaş onun kalitesini aşağı yukarı hissedebilecek ve tartabilecek durumdaydı. Şimdi artık insanlara, ne veriliyorsa onu aldıkları bir dönemdeyiz. Sanata olan ihtiyacın yerini eğlence kültürü almaya başladıysa sorun büyük.
Altın Portakal’ın basın toplantısında şöyle bir cümle kurmuştunuz: “Artık ülkelerin sınırlarının, ekonomik ve askeri güçten çok, kültürel olarak en güçlünün belirlendiği bir çağdayız” demiştiniz. Biraz deşsek bu cümleyi, tam olarak ne söylemek istediniz?
Bunun çok örneği var. En yakın örneği müzikten verebiliriz. “Rap müzik” bile arabeskin yerini almaya başladı. Rock müzik öldü ölecek, uzun zamandır can çekişiyor.
Bizim geçmişimizde ABD’nin yaşadığı gibi köle tacirliği üzerine medeniyet inşa etme gibi bir kültürümüz yok. Orada ezilen, öteki olmuş ve dışlanmış tarafın, kendi içerisinde cazı, blues’u, “rhythm and blues”u yaratması ve sonrasında da hip-hop/rap’e evrilen bir ifade bulması onlar açısından çok mantıklı ve orijinal. Form olarak onu alalım, tamam. Ama senin kültürün neydi, Buranın müziği neydi? Buranın şiiri neydi, şairi kimdi? Bu coğrafyanın geçmişinde neler yaşandı? Sen kendi sesini, kendi dilini, kendi cümleni bulabildin mi? Bunları bulduysan ve bunları ilerletiyorsan yeni kuşak olarak, yanına rap müziği de koy. Kültürel erozyona uğramak aslında böyle bir şey. Koloni ülkelerinde yaşanır böyle şeyler. Esir konumuna düşmüş ülkelerin halkları, güç olarak kendilerinden üstün olan ülkenin kimliğini benimsemek zorunda kaldı. Şu an bizim bunu neredeyse bilmeden ve gönüllü olarak yapmamız, bana çok saçma geliyor. Biraz da ayıp oluyor. Bu ülke dün kurulmadı. Bu toprakların bilinen 5-6 bin yıllık tarihi var, 10 bin yıl öncesinden kalıntılar çıkıyor. Burası öyle herhangi bir yer değil. Dışarıda mutluluk arayacağımıza, biraz dönüp içeriye bakmamız lazım. İçeride yapacak çok şey var çünkü. Her şeyden önce kendimizi öğrenmemiz gerekiyor. Ortalıkta dolanan ve pompalanan birtakım hülyalar var. Herkes olduğunun dışında birisi olmak için çok hevesli ve meraklı. Kendin olmak varken neden bir başkası olasın, biz bu patinaja nerden düştük, neden bu kadar kendimizi aşağılar olduk bir bakmak gerekiyor. Uyanmamız gerekiyor. Biraz özentiliği, cahilliği bırakmamız gerekiyor. Artık top, tüfek, mancınıkla olmuyor. Ama yine döner dolaşır eğitim sistemine, ekonomiye bağlarız, işin gideceği yer de belli zaten…
Türkiye’de en son, “Kara” dizisinde rol almıştınız ama çok kısa sürdü. Neden kısa sürdü? Reytinglerden dolayı mı?
Hayatımda ilk kez bir diziye başlayıp, sebebini bilmediğimiz bir şekilde ikinci bölümünün apar topar yayın akışından ve bütün tanıtım fragmanlarının kaldırılmasına tanık olduk. Tarih bile verilmeden alakasız bir zamanda, bütün diziler reyting yarışına 21.00’de girerken bu dizinin 22.30’da tekrar yayına sokulmasını, üstüne durduk yere isminin değiştirilmesini ilk defa gördüm. Çektiğimiz bazı sahneler de yayınlanan bölümlerden çıkartılmıştı. Biz bir şey anlamadık açıkçası. Herhangi bir açıklama da yapılmadı.
Türkiye dışında yabancı yapımlarda da rol alıyorsunuz. The Serpent’ta bölüm başrolü oynamıştınız. İspanyol yapımı La pasión Turca’da başroldesiniz. Yurtdışında ve Türkiye’deki dizi sektörü arasındaki farklılıkları, her ikisinde de yer alan bir aktörden dinlemek isteriz.
Nereden baktığınıza göre değişiyor. Sadece benim çalıştığım ülkelerdeki yapımlardan bahsetmiyorum. Dünya, bence teknik anlamda set konusunda bizimle yarışacak durumda değil. Biz çok daha ilerideyiz. Set matematiği, organizasyonu, çekim pratiği gibi konularda çok tecrübelendik. Bizim dizi kültürümüz hızlı tüketime dayalı. Uzun süreli dizileri çok kısa sürede çekiyoruz. Bu tabii insana muazzam tecrübe kazandırıyor. Her durumda çalışmak zorundasınız. Dünyada hiçbir ülkede diziler böyle çekilmiyor.
Bu hem iyi bir şey hem de çok kötü bir şey. Ne yapmak istediğinizle ilgili… Yurtdışında çalıştığım yapımlardaki insanlarla konuştuğum zaman, buradaki çalışma sistemini anlattığım zaman ağzını kapatamıyor insanlar. “Mümkün değil, çekemezsiniz” diyorlar, inanmıyorlar. Onların öyle bir algıları yok. Dolayısıyla aslında her sistem kendi pozitif ve negatif tarafını doğuruyor. Bu hızda dönen bir sektör tabii ki popülariteye dayalı olacaktır.
Aramızdaki en önemli faktör, zaman. Bir projeye ayrılan ön hazırlık, çekim ve çekim sonrasına ayrılan zaman ve bu zamanın nasıl kullanıldığı. Onlar bu konuda çok ileride. Yaptığımız iş ucu açık bir okyanus. Ona zaman ayırmanız gerekiyor. Bir hikâyeyi herkes farklı üsluplarda anlatır. Hikâye anlatıcılığı anlamında da ilerideler. Biz hikâye anlatıcılığını bilmeyen bir toplum değiliz. Bunu terk etmiş toplumuz. Kendi hikâyecilerimizi terk eden bir toplumuz. Biz neden Batı’dan, Kore’den, Japonya’dan format bakıyoruz. Bu bana dokunuyor, üzüyor. Bana göre kendi kültürüne ihanettir bu. Sinemada da dizide de her iyi hikâye iyi bir senaryoyla başlar. Bir ayda yazılmış senaryoyla sete çıkmakla üzerinde birkaç yıl çalışılmış senaryo arasında büyük fark var.
La pasión turca’nın ilk sezonu altı bölüm sürdü. İkinci sezon gelecek mi?
Bilmiyorum. Şu süreçte herhangi bir görüşmemiz olmadı.
Dizide İspanyolca konuşuyorsunuz ama Türkçe dublajda farklı bir isim var. Siz yapmayı düşünmüş müydünüz?
İnanılmaz bir olay o. Haberim bile olmadı. Yayıncı kuruluş öyle uygun görmüş. (Gülüyor)… Oyuncunun performansı dediğiniz şeyin içinde sesi de var. Dublaj yapılıyorsa, en azından bir fikir alışverişi yapılması gerekiyor. Örneğin The Serpent’ta ulaştılar. “Siz yaparsanız çok mutlu oluruz dediler” yaptık.
Şu sıralar ne okuyorsunuz?
İki gün önce Ayşe Övür’den Botter Apartmanı’nı bitirdim. Şimdi de Tarık Tufan’dan Şanzelize Düğün Salonu’nu okuyorum.
Daha çok hangi türleri okumayı tercih ediyorsunuz?
Roman seviyorum. Şiir de başka bir konu. Romanların arasında okuyorum bazen. Şarkı yazarken falan iyi oluyor, laf lafı açıyor. Biraz daha fonetik çağrışım üzerinden, kelime akışı üzerinden ilerliyorum. Oynarken de kelimelerin anlamı, tartımı falan önemlidir. Genellikle senaryoda yazmayanı görmek için ne yazdığını iyi anlamak gerek.
Dizi, sinema… Önümüzdeki süreçte bir çalışma var mı?
Var. Yoğun bir dönem. Bayağı bir proje okuduk, okuyoruz da. Biraz zor seçiyorum. Mümkün olduğunca birbirine benzemeyen, uyutmayan ve uyandıran, derdi olan, işlerde olmayı seviyorum. Bugüne kadar da iş yapmış olmak için iş yapmadım. İlerleyen günlerde yeniden buluşacağız.
Bugün enerji dolu bir gün seni bekliyor. İçindeki tutkular ön plana çıkarken, başkalarına ilham verme yeteneğin artacak. Fikirlerini cesurca ifade etme zamanı. Yeni projelere başladığında karşılaşabileceğin engeller karşısında kararlılığın seni destekleyecek. İletişimde samimi ve açık olman, ilişkilerini güçlendirecek. Spor yapmaya ve fiziksel aktivitelerde bulunmaya yönelmen, ruh halini pozitif yönde etkileyecek. Duygusal olarak ise, sevdiklerinle daha derin bağlantılar kurma imkanı doğacak. Kendine güven, bugün her türlü zorluğun üstesinden gelebileceksin.
Bugün, duygusal olarak oldukça güçlü hissettiğin bir gün. İçsel huzur arayışının yanı sıra, çevrendeki insanlarla olan ilişkilerinde derin bağlar kurma isteği ön planda. Gün başlarken aklında yer eden bir düşünce ya da plan, akşam saatlerine doğru daha net bir biçimde şekillenecek. Anahtar kelimen sabır; hemen sonuç almak yerine sürecin tadını çıkarmak önemli. Maddi konularda yeni fırsatlar seni bekliyor. İnsani duygulara bir parça daha fazla odaklanmak, ilişkilerine olumlu bir katkı sağlayacak. Aynı zamanda sanatsal yeteneklerin gün yüzüne çıkabilir, yaratıcı projeler için harika bir zaman dilimi. Kendine güvenerek ilerle, içsel sesini dinle ve yeniliklerden korkma.
Sosyal etkileşimler ve yeni bağlantılar kurma arzusu içindesin. Bugün, çevrendeki insanlarla derinlemesine sohbetler yapabilir, düşüncelerini paylaşabilirsin. Fikirlerin ve yaratıcılığın başkaları üzerinde etkili bir iz bırakacak. Kişisel projelerine yoğunlaşmak için enerji dolu bir zaman dilimindesin, ilhamın zirve yapacak. Ancak dikkat etmen gereken bir nokta var; fazla dağılmaktan kaçınmalısın. Planlarını netleştirirken kendine yönelik eleştiriler yapabilir, bu da seni daha iyi bir hale getirebilir. Kendi içsel yolculuğuna odaklanmak, seni zihinsel olarak güçlendirecek bir fırsat sunuyor. Bugün karşılaşabileceğin yenilikler, seni heyecanlandıracak ve ilham verecek. İletişim becerilerin ile zorlukların üstesinden gelebilir, tanıdıklarını etkileyebilirsin. Önemli olan, yeniliklere açık olmak ve geleceğe dair umut dolu bir vizyon geliştirmek.
Duygusal derinlikler içinde bir yolculuğa çıkıyorsun. İçsel hislerin bu dönemde daha belirgin hale gelebilir. Aile ilişkilerin ve geçmişle olan bağların, bugün seni düşündürecek önemli konular arasında yer alacak. Sevgi ve güven arayışın, çevrendeki insanlarla iletişimini derinleştirebilir. Eğitici ve öğretici deneyimlere açık olmalısın, bu durum yaşamına anlam katacak. İçsel huzurun için küçük ve samimi anlar yaratmak, sana iyi gelecek. Daha fazla empati gösterme arzusu içinde olabilirsin, bu da ilişkilerindeki samimiyeti artıracaktır. Kendine karşı nazik ol ve ihtiyaçlarını göz ardı etme; ruhsal beslenmenin ne denli önemli olduğunu unutma. Kendi içsel dünyanda yapacağın keşifler, seni daha güçlü bir birey haline getirecek. Bugün, önceliklerini belirlemek ve sınırlarını koymak, kişisel gelişimine katkı sağlayacaktır.
Bugün dikkatlerin merkezinde olacaksın. İçsel enerjin ve karizman etrafında olumlu bir hava yaratacak. İletişim becerilerin güçlenecek ve bu sayede çevrendekilerle olan ilişkilerin de derinleşecek. Sosyal ortamlarda etkin olacağın bir gün. Fikirlerinin dikkat çekmesi, yeni iş birliklerine kapı aralayabilir. Aşk hayatında duygularını ifade etme cesareti bulabilirsin; içten bir iletişim, hoş sürprizleri beraberinde getirebilir. Ancak ego çatışmalarına dikkat etmalisin; esneklik ve empati günün anahtar kelimeleri. Özgüvenini artıracak yeni fırsatlar karşına çıkabilir. Bugün kendi ihtiyaçlarını ön planda tutmaktan çekinme, ancak başkalarının gereksinimlerini de göz ardı etme. Kendini ifade etme biçimini gözden geçir; yaratıcılığını konuşturmak için uygun bir zaman.
Dikkat ve detaylara olan düşkünlüğün bugün daha da ön plana çıkacağa benziyor. Görevlerin ve sorumlulukların arasında kaybolmadan, maddi ve manevi anlamda dengeni sağlamaya çalışmalısın. Karşılaştığın zorluklar seni güçlendirecek deneyimler sunabilir. Sağlığına özen göstermek, ufak değişikliklerle bile büyük faydalar sağlayabilir. Benzer bir şekilde, çevrendeki insanlarla olan iletişimin, sana farklı bakış açıları kazandırabilir. Sadelik ve düzen arayışın, başkalarının gözünde seni mükemmel bir problem çözücü olarak öne çıkaracak. Bugünün sunduğu fırsatları en iyi şekilde değerlendirmeye gayret et. Kendi potansiyalini fark etme zamanı.
Harmoni ve denge arayışı içinde olacaksın. İlişkilerin, bu dönemde senin ruhsal ve duygusal durumunu şekillendirecek. Sevgi ve anlayışa açık ol, karşındaki insanlarla derin bağlar kurma fırsatını değerlendirebilirsin. Yeni tanışmalara kapını aralarken, eski arkadaşlıklarını da tazeleyebilirsin. Sanatsal ve yaratıcılık gerektiren aktiviteler seni besleyecek ve huzur verecek. Güzelliklere karşı duyarlılığın artacak; estetikle ilgili konularda daha fazla ilgi gösterebilirsin. İçsel huzurunu sağlamak ve kendine zaman ayırmak, hem zihinsel hem de duygusal sağlığın için önemli. Beklentilerini biraz esnetmek, sana yeni kapılar açacak. Akıllıca kararlar almak ve mevcut fırsatları değerlendirmek için mantığını ön planda tutabilirsin. Kendini ifade etme biçiminde daha özgür olacağın bir zaman dilimindesin. Unutma ki, tüm bu süreçte kendine karşı nazik olmalısın.
Bugün, içsel duyguların yoğun bir şekilde yüzeye çıkabilir. Derin bir düşünceye dalma hâli, çevrendeki insanlarla olan ilişkilerini sorgulamana yol açabilir. Özellikle sezgilerin güçlü, bunu avantaja dönüştürmek için iç sesine kulak vermelisin. İlişkilerde netlik arayışında olabilirsin; bu, geçmişteki olaylarla ilgili kapanmamış hesapların varsa, onları ele almak için uygun bir zaman. Duygusal derinliklere inebilmen, sana hem rahatlama hissi verecek hem de içsel huzur sağlayacak. Bunun yanı sıra, yaratıcı projelere yönelmek için harika bir gün. İçsel tutkun, sanatsal ifadelere dönüşebilir ve bu seni çevrendekilerle daha iyi bir iletişim kurmaya yönlendirebilir. Dikkatini, ruh hâlinin yönlendirdiği konulara odakla; sana ilham verecek birçok fırsat var. Unutma, güçlü sezgilerini takip etmek sadece seni değil, çevrendekileri de olumlu bir şekilde etkileyebilir. Kendine güven ve derinlere dalmaktan korkma!
Maceraya olan tutkun bu dönemde zirve yapacak. Farklı deneyimlere açık olmalı ve içinizdeki keşif ruhunu serbest bırakmalısınız. Yeni insanlarla tanışmak ve sosyal ortamlara katılmak, hayatınıza taze bir soluk getirecek. Sözlerinizi daha cesur bir şekilde ifade etme isteği, etkileyici iletişim kurmanıza olanak tanıyacak. İş ya da eğitim hayatında karşılaşacağınız fırsatlar, hayallerinizi gerçekleştirmeniz için yeni kapılar açabilir. İçsel bir denge arayışında olsanız da ani değişikliklere karşı açık kalmalısınız. Kendi sınırlarınızı zorlamak, sizi beklenmedik güzelliklerle yüzleştirebilir. Unutmayın, bambaşka bir dünyanın kapıları, cesur adımlarla açılır.
Bugün, kararlı ve disiplinli tutumun sayesinde zor bir görevle başa çıkma şansın oldukça yüksek. İçsel motivasyonunu kaybetmeden ilerlemek, hedeflerine ulaşmak için son derece önemli. Etrafındaki insanlara olan yaklaşımın ve onlarla kurduğun diyaloglar, sosyal ilişkilerini güçlendirebilir. Doğru iletişim kurmak, işbirlikleri ve ortak projeler açısından fayda sağlayacak. Kendi sınırlarını belirlemen, hem psikolojik hem de fiziksel açıdan sana iyi gelecek. Kendine zaman ayırmayı unutma; içsel dinginlik bulmak için küçük molalar vermek, başarını artırabilir. Akşam saatlerinde, hemen hemen tüm dikkatlerin seni çekebilecek bir aktivitenin odak noktasında olacak. Yaratıcılığını ortaya çıkartarak, yeni fikirler üretmek için uygun bir zemin bulabilirsin. Geleceğe dair plan yaparken, duygusal ihtiyacını göz ardı etmemek önemli olacak.
İçsel yaratıcılığın ve yenilikçi fikirlerin ön plana çıkacağı bir gün. Sosyal etkileşimlerde beklenmedik fırsatlar karşına çıkabilir; bu, dostlarınla olan ilişkilerini derinleştirmek ya da yeni bağlantılar kurmak için harika bir fırsat. Cesurca düşüncelerini ifade etme, başkalarının gözünde daha fazla takdir görmeni sağlayabilir. Belirli bir projede işbirliği yapmak veya ekip çalışmalarına katılmak, ilham verici sonuçlar doğurabilir. Kendini ifade etme yöntemin, başkalarının senin bakış açına olan ilgisini artırabilir. Duygusal derinliklere inmek, içsel huzur bulmana katkı sağlarken, esnek düşünmeyi ve alışılmışın dışına çıkmayı gerektiren durumlarla karşılaşabilirsin. Yeni bilgiler edinebileceğin sürpriz bir durumla karşılaşmak, zihnini besleyecek. Ayrıca, sağlığına dikkat etmekte fayda var; stresli anlarda derin nefes almayı ve rahatlatıcı etkinliklere yönelmeyi unutma.
Duygusal derinliğin su yüzüne çıkıyor; içsel dünyanla daha bağlantılı hissedeceksin. Sanat ve yaratıcılıkla ilgili projelere odaklanmak, duygularını ifade etmenin yollarını aramak için ideal bir zaman. Sevdiklerinle arandaki bağların güçleneceği fırsatlar doğabilir; duygusal paylaşımlar önem kazanıyor. İçgüdüsel izlenimlerine güvenmek, doğru kararlar almana yardımcı olacak. Ancak dikkat etmen gereken bir konu var; başkalarının duygularını da göz önünde bulundurmak, empati kurmak, ilişkilerini olumlu yönde etkileyecek. Kendine zaman ayırmayı unutmadan, ruhsal ve bedensel sağlığına önem vermelisin. Geleceğe dair hayallerin için cesaretle adım atabilirsin. Unutma, sezgilerin bu süreçte senin en büyük rehberin.