

Türkiye onu en çok, “Kayıp Şehir” ve “Poyraz Karayel” dizilerindeki performansıyla tanıdı. Ardından “Kayıp”, “Son”, “Secrets”, “Öğretmen”, “Dip”, “Kara” gibi birçok Türk dizisinde pek çok karaktere hayat verdi. 2014’te “Silsile” filmiyle sinemaya adım attı. BBC’nin “The Serpent”dizisinde bir bölüm başrollüğü üstlendi. En son 22 ülkede izleme listelerinde bir numarada yer alan İspanyol yapımı “La pasión turca”da başrolde oynadı.
Oyuncu ve müzisyen İlker Kaleli, bu yıl 61’incisi düzenlenen Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nın jürilerinden.
Kaleli’yle Altın Portakal’ı, Türkiye’deki ve dünyadaki dizi sektörünün gelişimini, ifade özgürlüğü meselesini konuştuk.
Türkiye’nin en uzun süreli, en prestijli film festivallerinden Altın Portakal’ın jüri üyesisiniz. Öncelikle bu teklif nasıl geldi ve nasıl dahil oldunuz?
Düzenleme komitesi menajerime ulaşmış, böyle bir istekleri olmuş. Mutlu oldum tabii. O dönem görüşmekte olduğum birkaç proje vardı. Henüz adı konmamıştı. Altın Portakal’ın da bu anlamda bir parçası olmak istediğim için jüri üyeliğini kabul ettim.
Geçen yıl yaşanan tartışmaların üzerine, kabul etme aşamasında bir çekince yaşadınız mı?
Hayır, hiç yaşamadım. Altın Portakal çok köklü bir festival. Uzun yıllardır devam eden, Türk sinemasına birçok isim, yeni film, yeni anlatım üslupları kazandırmış, yurtdışında da saygı gören, rağbet gören bir festival. Her festivalin, her organizasyonun tarihinde bir şeylerin aksadığı, bir şeylerin yanlış anlaşıldığı ya da yanlış ifade edildiği, bazen gerilimlerin, yaşandığı, çatışmaların yaşandığı dönemler olmuştur. O anlamda, bir iki yaşanmış tatsızlığın, markalaşmış bir festivali gölgelemesi söz konusu değil. Yıllardır sürekli olarak yaşanan bir sorun olsaydı, tabii ki dönülüp bir bakılması gerekirdi. Her olayın iç yüzü vardır. Hayatta hiçbir şey göründüğü gibi değil. İçeride ne yaşandığını içeride olanlar bilir. Bunun dışındaki her şey spekülasyondan ibarettir benim için. Ama burada önemli olan tek şey, Altın Portakal gibi bir festivalin, baskı, sınırlama, sipariş üzerine konumlanmayacağı, pozisyon almayacağı ve duruşunu değiştirmeyeceğidir.
Bakanlığın müdahalesi hakkında ne düşünüyorsunuz?
Sipariş dememin sebebi o. Bakanlığın görevi, kendisine göre uygun koşullar oluştuğunda bir filmi desteklemek, kendisine göre uygun koşullar oluşmadığında desteklememek değil. Bu ülkemizin en önemli festivallerinden biri. Onu da işin organizatörlerine, işi bilenlerine teslim edilmesi doğru olur.
Türkiye’de raporlarla da sabitlenen bir “sanatsal ifade özgürlüğü” sorunu var. Sansür ve otosansür, üretim içerisindeki her kişi için büyük bir problem değil mi?
Derin, uzun, hepimizin uzun yıllardır maruz kaldığı bir konu. Konuyu yalnızca burada sanatla sınırlamamak gerekir. Genel olarak ifade özgürlüğü konusunda bir sorun var. Sanat dediğimiz şey her toplumda kendi kimliğini yansıtan, o kültürden doğan, o kültürün ihtiyaçlarına, yaşamına, geleceğine ışık tutan bir mefhum. Sanat, sadece sanat olsun diye yapılan bir şey değil. Herhangi bir şeyden yana taraf tutmak, herhangi bir gerçekliğin veya hayal gücünün bir kısmını baskılayıp bir kısmını görünür kılmak değil. Sanatın tanımına aykırı olan bir şey. Öyle olan şey, olsa olsa propaganda olur.
Peki genel anlamda sanatın dünyada geldiği yeri nasıl görüyorsunuz?
Dünyaya baktığım zaman, yalnızca Türkiye’ye özgü bir şey değil, dünyada müzik ve görsel sanatlarda bir gerileme var. Bunu neye göre söylüyorum, bilimle yan yana koyunca söyleyebiliyorum. Sinemayı saymazsak, bilimin 100 yılda katettiği mesafenin onda birini katetmedi sanat son yüzyılda. Bir yerlerde bir problem var. İster kapitalizm deyin, ister teknolojinin yön verdiği toplumlara dönüşmemiz deyin. Sosyal medya ve telefona bağımlılığın insanların gerçeklik algılarını nasıl etkilediğini, nasıl biçimlendirdiğini ve sanattan ne talep edecekleri konusunda ne kadar eksik kaldıklarını ortaya çıkardı bence. 60-70 yıl önce bir oyuna, bir konsere gittiğiniz zaman, bir şiir, roman okuduğunuz zaman ortalama bir yurttaş onun kalitesini aşağı yukarı hissedebilecek ve tartabilecek durumdaydı. Şimdi artık insanlara, ne veriliyorsa onu aldıkları bir dönemdeyiz. Sanata olan ihtiyacın yerini eğlence kültürü almaya başladıysa sorun büyük.
Altın Portakal’ın basın toplantısında şöyle bir cümle kurmuştunuz: “Artık ülkelerin sınırlarının, ekonomik ve askeri güçten çok, kültürel olarak en güçlünün belirlendiği bir çağdayız” demiştiniz. Biraz deşsek bu cümleyi, tam olarak ne söylemek istediniz?
Bunun çok örneği var. En yakın örneği müzikten verebiliriz. “Rap müzik” bile arabeskin yerini almaya başladı. Rock müzik öldü ölecek, uzun zamandır can çekişiyor.
Bizim geçmişimizde ABD’nin yaşadığı gibi köle tacirliği üzerine medeniyet inşa etme gibi bir kültürümüz yok. Orada ezilen, öteki olmuş ve dışlanmış tarafın, kendi içerisinde cazı, blues’u, “rhythm and blues”u yaratması ve sonrasında da hip-hop/rap’e evrilen bir ifade bulması onlar açısından çok mantıklı ve orijinal. Form olarak onu alalım, tamam. Ama senin kültürün neydi, Buranın müziği neydi? Buranın şiiri neydi, şairi kimdi? Bu coğrafyanın geçmişinde neler yaşandı? Sen kendi sesini, kendi dilini, kendi cümleni bulabildin mi? Bunları bulduysan ve bunları ilerletiyorsan yeni kuşak olarak, yanına rap müziği de koy. Kültürel erozyona uğramak aslında böyle bir şey. Koloni ülkelerinde yaşanır böyle şeyler. Esir konumuna düşmüş ülkelerin halkları, güç olarak kendilerinden üstün olan ülkenin kimliğini benimsemek zorunda kaldı. Şu an bizim bunu neredeyse bilmeden ve gönüllü olarak yapmamız, bana çok saçma geliyor. Biraz da ayıp oluyor. Bu ülke dün kurulmadı. Bu toprakların bilinen 5-6 bin yıllık tarihi var, 10 bin yıl öncesinden kalıntılar çıkıyor. Burası öyle herhangi bir yer değil. Dışarıda mutluluk arayacağımıza, biraz dönüp içeriye bakmamız lazım. İçeride yapacak çok şey var çünkü. Her şeyden önce kendimizi öğrenmemiz gerekiyor. Ortalıkta dolanan ve pompalanan birtakım hülyalar var. Herkes olduğunun dışında birisi olmak için çok hevesli ve meraklı. Kendin olmak varken neden bir başkası olasın, biz bu patinaja nerden düştük, neden bu kadar kendimizi aşağılar olduk bir bakmak gerekiyor. Uyanmamız gerekiyor. Biraz özentiliği, cahilliği bırakmamız gerekiyor. Artık top, tüfek, mancınıkla olmuyor. Ama yine döner dolaşır eğitim sistemine, ekonomiye bağlarız, işin gideceği yer de belli zaten…
Türkiye’de en son, “Kara” dizisinde rol almıştınız ama çok kısa sürdü. Neden kısa sürdü? Reytinglerden dolayı mı?
Hayatımda ilk kez bir diziye başlayıp, sebebini bilmediğimiz bir şekilde ikinci bölümünün apar topar yayın akışından ve bütün tanıtım fragmanlarının kaldırılmasına tanık olduk. Tarih bile verilmeden alakasız bir zamanda, bütün diziler reyting yarışına 21.00’de girerken bu dizinin 22.30’da tekrar yayına sokulmasını, üstüne durduk yere isminin değiştirilmesini ilk defa gördüm. Çektiğimiz bazı sahneler de yayınlanan bölümlerden çıkartılmıştı. Biz bir şey anlamadık açıkçası. Herhangi bir açıklama da yapılmadı.
Türkiye dışında yabancı yapımlarda da rol alıyorsunuz. The Serpent’ta bölüm başrolü oynamıştınız. İspanyol yapımı La pasión Turca’da başroldesiniz. Yurtdışında ve Türkiye’deki dizi sektörü arasındaki farklılıkları, her ikisinde de yer alan bir aktörden dinlemek isteriz.
Nereden baktığınıza göre değişiyor. Sadece benim çalıştığım ülkelerdeki yapımlardan bahsetmiyorum. Dünya, bence teknik anlamda set konusunda bizimle yarışacak durumda değil. Biz çok daha ilerideyiz. Set matematiği, organizasyonu, çekim pratiği gibi konularda çok tecrübelendik. Bizim dizi kültürümüz hızlı tüketime dayalı. Uzun süreli dizileri çok kısa sürede çekiyoruz. Bu tabii insana muazzam tecrübe kazandırıyor. Her durumda çalışmak zorundasınız. Dünyada hiçbir ülkede diziler böyle çekilmiyor.
Bu hem iyi bir şey hem de çok kötü bir şey. Ne yapmak istediğinizle ilgili… Yurtdışında çalıştığım yapımlardaki insanlarla konuştuğum zaman, buradaki çalışma sistemini anlattığım zaman ağzını kapatamıyor insanlar. “Mümkün değil, çekemezsiniz” diyorlar, inanmıyorlar. Onların öyle bir algıları yok. Dolayısıyla aslında her sistem kendi pozitif ve negatif tarafını doğuruyor. Bu hızda dönen bir sektör tabii ki popülariteye dayalı olacaktır.
Aramızdaki en önemli faktör, zaman. Bir projeye ayrılan ön hazırlık, çekim ve çekim sonrasına ayrılan zaman ve bu zamanın nasıl kullanıldığı. Onlar bu konuda çok ileride. Yaptığımız iş ucu açık bir okyanus. Ona zaman ayırmanız gerekiyor. Bir hikâyeyi herkes farklı üsluplarda anlatır. Hikâye anlatıcılığı anlamında da ilerideler. Biz hikâye anlatıcılığını bilmeyen bir toplum değiliz. Bunu terk etmiş toplumuz. Kendi hikâyecilerimizi terk eden bir toplumuz. Biz neden Batı’dan, Kore’den, Japonya’dan format bakıyoruz. Bu bana dokunuyor, üzüyor. Bana göre kendi kültürüne ihanettir bu. Sinemada da dizide de her iyi hikâye iyi bir senaryoyla başlar. Bir ayda yazılmış senaryoyla sete çıkmakla üzerinde birkaç yıl çalışılmış senaryo arasında büyük fark var.
La pasión turca’nın ilk sezonu altı bölüm sürdü. İkinci sezon gelecek mi?
Bilmiyorum. Şu süreçte herhangi bir görüşmemiz olmadı.
Dizide İspanyolca konuşuyorsunuz ama Türkçe dublajda farklı bir isim var. Siz yapmayı düşünmüş müydünüz?
İnanılmaz bir olay o. Haberim bile olmadı. Yayıncı kuruluş öyle uygun görmüş. (Gülüyor)… Oyuncunun performansı dediğiniz şeyin içinde sesi de var. Dublaj yapılıyorsa, en azından bir fikir alışverişi yapılması gerekiyor. Örneğin The Serpent’ta ulaştılar. “Siz yaparsanız çok mutlu oluruz dediler” yaptık.
Şu sıralar ne okuyorsunuz?
İki gün önce Ayşe Övür’den Botter Apartmanı’nı bitirdim. Şimdi de Tarık Tufan’dan Şanzelize Düğün Salonu’nu okuyorum.
Daha çok hangi türleri okumayı tercih ediyorsunuz?
Roman seviyorum. Şiir de başka bir konu. Romanların arasında okuyorum bazen. Şarkı yazarken falan iyi oluyor, laf lafı açıyor. Biraz daha fonetik çağrışım üzerinden, kelime akışı üzerinden ilerliyorum. Oynarken de kelimelerin anlamı, tartımı falan önemlidir. Genellikle senaryoda yazmayanı görmek için ne yazdığını iyi anlamak gerek.
Dizi, sinema… Önümüzdeki süreçte bir çalışma var mı?
Var. Yoğun bir dönem. Bayağı bir proje okuduk, okuyoruz da. Biraz zor seçiyorum. Mümkün olduğunca birbirine benzemeyen, uyutmayan ve uyandıran, derdi olan, işlerde olmayı seviyorum. Bugüne kadar da iş yapmış olmak için iş yapmadım. İlerleyen günlerde yeniden buluşacağız.
Bugün, hayata karşı dinamik bir tutumla yaklaşabilirsin. İçindeki yenilik arayışı seni cesur adımlar atmaya yönlendirecek. Sosyal çevrendeki etkileşimler artarken, başkalarının ilgisini çekmekte zorlanmayacaksın. İfade özgürlüğün ön planda; düşüncelerini açıkça paylaşmak, bazı kapıları açabilir. Ancak dikkatli ol, ani tepkiler vermekten kaçınmalısın. İş veya özel yaşamda yeni projelere girişmek için uygun bir zaman. Yalnızca kendi fikirlerine odaklanma, takım çalışmasının değeri de göz ardı edilmemeli. Bu gün, kendine olan güvenin sayesinde karşına çıkan fırsatları değerlendirmek için büyük bir şans sunuyor. Yanında olanların desteğini almayı unutma; etrafındaki enerjiyi pozitif bir hale getirmek, seni daha da ileriye taşıyacak. Yüreğini dinle ve içsel sesine güven!
Bugün, kendini güvene almanın ve konfor alanında kalmanın önemi vurgulanıyor. İçsel huzurun bulmak için alışkanlıklarını gözden geçirme zamanı. Maddi konular üzerindeki düşüncelerini yeni bir perspektife dönüştürmek, sana fayda sağlayabilir. İlişkilerde samimiyet ve derin bir bağlantı arayışında olacaksın; duygularını açığa çıkarmak, karşındakiyle olan bağını kuvvetlendirebilir. İş yerindeyse, dayanışma ve işbirliği ön planda. Sabırlı yaklaşımın, uzun vadede kazançlarını artıracaktır. Kendi değerine olan inancını tazelemek, başarılı adımlar atmana yardımcı olacak. Günün sonunda, içsel dengeni bulabilmiş olmanın verdiği huzurla keyifli anlar yaşayabilirsin.
Bugün iletişim becerilerin ön planda olacak. İnsanlarla yapacağın konuşmalar, yeni fikirlerin ve projelerin hayat bulmasına olanak tanıyabilir. Zihinsel enerjin yüksek, öğrenme arzusun ise artmış durumda. Sosyal ortamlarda dikkat çekici bir varlık sergileyebilirsin; etrafındaki insanları etkilemek için harika bir fırsat. Ancak çok fazla bilgi yüklenmekten kaçınmalısın, dikkatini dağıtan unsurlara odaklanmamak için zihnini dinlendir unutma. İkili ilişkilerde açık ve samimi iletişim kurmak, sorunların çözümüne katkı sağlayabilir. Yaratıcılığını ortaya koymaktan çekinme, ilham dolu anlar seni bekliyor. Kendini ifade ettiğinde, başkalarının da seni anladığını göreceksin. Günü planlarken esnek olmaya çalış, sürprizler karşısında daha uyumlu kalabilirsin.
Duygusal yoğunluk ön planda. Sevdiklerinle olan bağlarını derinleştirmek için harika bir gün. İçsel huzur arayışın, sana manevi açıdan tatmin sağlayacak. İş veya günlük sorumluluklar seni biraz bunaltabilir, ancak aile ve arkadaşlarınla geçireceğin keyifli anlar tüm stresini alacak. Duygusal yansımaların seni daha hassas ve anlayışlı kılacak. Dikkatini iç dünyana yönlendirmek, kendi ihtiyaçlarını keşfetmene yardımcı olabilir. Bugün, içsel huzur ve sıcak ilişkiler kurma fırsatını iyi değerlendirmelisin. Gerekli olan tek şey, güvenli alanlarını genişletmek ve sevgi dolu bir yaklaşım benimsemek.
İçsel güç ve liderlik vasıflarının öne çıkacağı bir gün. Başkalarına ilham verme yeteneğin parlayacak, çevrendeki insanları etkileyebileceksin. Kendi fikirlerini cesurca ifade etmekten çekinme; bu, sana beklenmedik fırsatlar sunabilir. Yaratıcılığın doruklara ulaşacak, sanatsal uğraşlara yönelmen için harika bir zaman. Sosyal ilişkilerde yapıcı ve sevgi dolu bir tutum sergilemek, bağlarını güçlendirecek. Aşk hayatında, partnerinle olan iletişimde samimiyet ve içtenlik önem kazanacak. Özgüvenin yüksek olduğu bu dönemde, kariyerinde yeni adımlar atmak için cesur davranabilirsin. Unutma, tutku ve hedeflerin seni muvaffakiyete götürecek.
Aşırı detaylara takılma eğileen, mükemmeliyetçi yönlerin ortaya çıkabilir. Bugün, iş ve günlük yaşamda hedeflerine odaklanarak ilerlemek isteyebilirsin. Ancak, çevrendeki insanlardan gelen yorumlara karşı daha açık olmalısın; eleştirilere takılmadan yapıcı bir bakış açısıyla değerlendirme yapmalısın. Sağlık konularına dikkat etmen gereken bir dönemdesin; doğru beslenme ve egzersiz programlarına yönelmek için harika bir zaman. İletişim kurmakta zorlanabileceğin bir süreçten geçiyor olabilirsin, bu yüzden duygularını ifade etmekte zorlanma. Günü, sevdiklerinle veya en yakın arkadaşlarınla geçirerek sosyal bağlarını güçlendirmek için ideal. Biraz da ruhsal olarak kendini yenilemek için meditasyon veya doğa yürüyüşleri yapabilirsin. Kendine huzur ve denge sağlamak, karmaşık düşüncelerinin arasında kaybolmamana yardımcı olacak.
Bugün sosyal ilişkilerde hareketlilik söz konusu. Eski arkadaşlarla karşılaşabilir veya yeni tanışmalar yapabilirsin. Dengeli ve uyumlu bir iletişim kurarak, beklenmedik bağlantılar elde edebilirsin. Sanatsal yeteneklerin ön plana çıkabilir; yaratıcı projeler için ilham dolu bir gün. Duygusal dengeyi sağlamak, içsel huzurunu korumak için önem taşıyor. İlişkilerinde diplomatik bir yaklaşım benimsemek, sorunları çözmene yardımcı olabilir. İş ve kariyer alanında ise, işbirliklerine açık olman fayda sağlayacaktır. Bugün, başkalarına yardımcı olmak ve onlardan destek almak için mükemmel bir zaman. Unutma ki, dengeyi bulmak sadece kişisel ilişkilerde değil, ruhsal yaratıcılığında da önemli bir anahtar.
Bugün derin duyguların, gizli tutkuların ve içsel keşiflerin ön plana çıkacağı bir dönemdesin. İlişkilerde samimiyet arayışın artacak ve bu da seni bazı yüzleşmelere itebilir. Kendi içsel sezgilerine güvenmek, karanlık alanlara dalmak ve yüzleşmek için uygun bir zaman. Kendi sınırlarını zorlamak, hayatında neye gerçekten ihtiyaç duyduğunu ortaya çıkartabilir. İş hayatında ise derin analiz yeteneğin, karmaşık durumları çözmeni kolaylaştıracak. Sosyal ortamlarda dikkat çekebilirsin ama duygusal derinliklerinle, insanları etkileyip etkilememek arasında kalabilirsin. Bugün, kendin ve çevrenle olan bağların üzerinde düşünmek, yeni bakış açıları edinmek açısından son derece verimli. İçgüdülerine güven, yeni fırsatları görebilmek için zihin açıklığına sahip ol. Sırrını saklamakla ilgili bir durum söz konusu olabilir; bu noktada güvene dayalı ilişkiler ön plana çıkacak. Güzellik ve estetik konularında ilham alabilir veya ruhsal yatırımlar yapma gereği hissedebilirsin. Unutma, her şey derinlerde gizli; o derinliklere inmeye hazır ol.
Yeni ufuklara açılmak için mükemmel bir zaman. Merak duygun, keşfetme isteğinle birleşiyor. Belirsizliklere meydan okuma potansiyelin yüksek, kararlı adımlarla ilerlediğinde sürprizlerle karşılaşabilirsin. Öğrenmek, deneyimlemek ve başkalarıyla fikir alışverişinde bulunmak için harika fırsatlar sunuluyor.İlişkilerde özgürlük ve samimiyet ön planda olacak. Kendini ifade etmekten çekinme. Arkadaş çevrenden destek alarak yeni projelere adım atabilirsin. Farklı bakış açılarına açılmak, ilişkilerini zenginleştirecek ve seni farklı insanlarla bir araya getirecek.Ruhsal ve fiziksel olarak kendine özen gösterme zamanı. Doğada vakit geçirmek, bedeninle bağ kurmak, zihnini tazelemek için harika bir fikir. Kendi iç dünyanda dengeyi bulmak, derin düşüncelere inmek eğlenceli olacağında, bu süreçte kendine karşı nazik olmayı unutma.
Gün, sorumluluk ve disiplin duygularının ön planda olduğu bir dönem olarak karşına çıkıyor. İş hayatında yoğunlaşman gerektiği projeler ve görevler seni bekliyor. Bu aşamada detaylara dikkat etmek, planlarını titizlikle yürütmek her zamankinden daha önemli. Çalışmaların sonucunda alacağın takdir, motivasyonunu artıracak.Özel ilişkilerde ise mesafeli bir duruş sergilemek isteyebilirsin; bu, çevrendekilerle olan iletişimini etkileyebilir. Kendinle barışık olmalı ve duygularını ifade etmekten çekinmemelisin. Günün sonunda, kendine zaman ayırmak ve ruhsal olarak dinlenmek için fırsatlar yaratmalısın. Doğa yürüyüşleri veya meditasyon gibi aktiviteler, zihnini boşaltmana yardımcı olur. Unutma, güçlü duruşun, hem iş hem de özel hayatında sana yeni kapılar açabilir.
Bugün zihin açıklığı ve yaratıcılığın ön planda. Yenilikçi fikirlerinle çevrendekileri etkileyebilirsin. Sosyal ortamlarda daha fazla zaman geçirmek, ilham almanı sağlayacak. Diğer insanlarla kurduğun bağlantılar, seni beklenmedik fırsatlara yönlendirebilir. Duygusal olarak bazı içsel değişimlerin başlangıcında olabilirsin; bu, kendini daha iyi tanıma yolunda önemli bir adım. Ancak, özgürlüğüne olan düşkünlüğünden ödün vermemeye dikkat et. İlişkilerde karşılıklı anlayış ve saygı üzerine kurulu bir iletişim, huzuru getirecek. Bugün, kendin olmaktan ve farklı düşünmekten korkma; bu, seni daha güçlü kılacak.
Duyguların derinliklerinde kaybolmuş gibi hissedebilirsin, bu da içsel bir sorgulama ve kendini yeniden keşfetme isteğini beraberinde getirecek. Empati yeteneğin bugün zirveye ulaşacak, çevrendekilerin hislerine duyarlılığın seni güçlü bir destek kaynağı haline getirebilir. Sanatsal bir yönün öne çıkabilir; yaratıcılığın, günlük rutininden uzaklaşmana yardımcı olacak ve ruh halini olumlu yönde etkileyebilir. Ancak dikkat etmen gereken bir durum var; aşırı hassasiyet seni gereksiz endişelere sürükleyebilir. Kendi ihtiyaçlarını ve sınırlarını belirlemekte zorluk yaşayabilirsin. İçsel sesini dinlemeyi ihmal etme, özellikle de gece saatlerinde yalnız kalmayı tercih edebilirsin. Bugün, yeni bağlantılar kurma şansın var, sezgilerinle insanları doğru analiz edebilirsen, ilginç fırsatlar kapını çalabilir. Fakat geçmişteki bazı deneyimlerin seni hala etkiliyor olabilir, bu nedenle öz şefkat göstermeyi unutma. Kendini aşırı eleştirmek yerine, gelişimi fırsat olarak görmeyi dene. Mutluluk ve dinginlik sadece dışarıda değil, içsel dünyanda da yatar; dengeyi sağlamak için kendine zaman ayırmayı ihmal etme.