Ahmet Mümtaz Taylan: “Bu Düşmanlık Politikası Yenilecek”

Ahmet Mümtaz Taylan: “Bu Düşmanlık Politikası Yenilecek”

Yeni Yaşam gezetesinden Nezahat Doğan’ın Ahmet Mümtaz Taylan ile söyleşisi okurlarımızla paylaşıyoruz:

Sanatçı Ahmet Mümtaz Taylan ile farklılıklarımızı, bir arada ortak yaşamı, toplumsal meseleleri ve sanatı konuştuk.

Sanat üretmek, ürettikleri ile topluma ve ulaştığı yerlere ne verdiğini düşünmek, yaşadığı ülkede sokaktan, yaşanan temel sorunlara kadar, demokrasi için bir arada yaşamak. Kendini düşünceleri ve ifadeleriyle cesaret ile ortaya koyabilmek önemli. Çünkü ülkenin geldiği yerde sistemin sanatı değersizleştirildiği, Sezen Aksu’nun bile hedef gösterildiği şu dönemde sessiz, kör, sağır, topal olunabilir mi? Sanat kendi gelişimini tamamlarken, kime ne kadar değebiliyor sorusu önemli. Bu yeterli mi elbette ki değil. Ama bir ses, bir nefes olmak ve sessizliği kırmak için bir yerden başlamak, başladığınız yerin devamını sağlamak önemli.

“Ve vicdanlı olmalıyız” diyor, sanatçı Ahmet Mümtaz Taylan…

Konuştuğu zaman söylediği sözün bir yerlere ulaşması, değmesi, dokunması önemli onun için. Kürt meselesi dedi gündem oldu ama o bu sorunu yıllar önce de söylemişti fakat bugün daha cesurca söylediği için bu kadar gündem olduğunu belirtiyor ve ekliyor; bu sadece Kürt değil bir Türk meselesi de…

Sürekli üreten, oyunculuğuyla, duruşuyla, bakışıyla, inandıkları ve söyledikleriyle toplumun sorunlarını dile getirme sorumluluğunda felsefesi Vicdan ve Adalet olan sanatçı Ahmet Mümtaz Taylan ile farklılıklarımızı, bir arada ortak yaşamı, toplumsal meseleleri ve bunun içinde etkili olan sanatı konuştuk.

  • Diziler, sinema, araya sıkışan bir kitap, Gain kanalına kültürel bir program da yapıyorsunuz. Bu kadar üretkenliğin kaynağı ne?

Ben işimi yaparken seçimlerimi savunabileceğim işler yapmak biçiminde kullandım. Az şikayet, çok severek yaptım ama yaptıklarımı tam yeterli görmüyorum. Hep kafamda yapılması gereken, yapılabilecek yeni işler, yeni sorumluluklar var.  Biriktirmeye, öğrenmeye, anlamaya, kavramaya çalışırsınız hayat başka bir şey değil. Hayat aslında kendi iç barışımı sağlamak. İç barışını sağlamış bir insan olarak da genel anlamda barışık yaşamaya yönelik hedefler koyup, bir katkı sağlamalı ve çalışmaktır benim için.

  • Nedir o hedefler?

Düzgün yaşamak, haksızlık etmemek, adalet duygusunu, vicdanını kaybetmemek temel siyaset olarak gördüğüm şeydir. Yani sağcı, solcu ülkücü İslamcı olmaktan öte vicdanlı bir insan olmak. Adalet, birliktelik duygusunu, birlikte yaşama ülküsünü kaybetmemek, onu unutmamak, o ülküden uzaklaşmamak üzerine bir hayat kurdum kendime, kurmaya gayret ettim, onun için de inşa çabam devam ediyor…

  • Genel olarak kendinizde ne gibi eksikler ve artılar görüyoruz sunuz?

Eksikler çoktur! Artıları ben saymam çünkü artılar aslında bugüne kadar kendimle ilgili, yaptığım işlerle ilgili etrafımda oluşmuş olan intiba, o intibayı verme çabası. Ben sanata bir kere çok büyük anlamlar ve hedefler yüklemiyorum.

  • Ne olarak görmek lazım?

İyileştirici gücü vardır sanatın. Yani sanat, bir tür tedavi biçimi gibidir, bir ilaç gibidir. Sanatın ne kadar işe yarayıp yaramayacağını biraz da sanatçının kararlılığı belirler.

  • Peki sizin sanata karşı sorumluluklarınız neler?

Ben kendime bazı sorumluluklar biçtim. O sorumluluklar hayata geçmeden başka bir işe bakmayacağım.

Ben öyle yapıyorum, herkes böyle yapmalıdır demiyorum. “Her yiğidin kendine göre bir yoğurt yiyişi” var. Benim iş yapma şeklim bu, ben “attığım taş ürküttüğüm kurbağaya değecek mi” bunun hesabını yapmaya çalışırım.

Sanat bizim emrimize amade değil. Sanat öyle çok ele avuca sığar ve planlanan bir şey değil biraz kendi canı olan bir şey. Orada diyoruz ya toplumun da bir canı var, sen ne yaparsan yap hiç beklemediğin bir anda gol atarsın bir sürpriz gibi. Hayat gibi ve onunla ne yapacağını bilmek zorundasın.

  • Bunlar yaşadığımız ülkenin gerçekleriyle de ilgili midir?

Bu ülkenin insanlarına dokunan bir şey yapıyor musun, yapmıyor musun? Asıl mesele bu ve benim için önemli, herkes için böyle olmak zorundadır demiyorum. Sanata, sanatçıya ödevler yüklemek, bu konuda yönergeler oluşturmak falan benim işim değil. Ben kendime bakıyorum, kendi vicdanım, kendi evrensel ölçülerde, eşitlik duygusu, adalet duygusu, vicdan duygusu bu karineler üstünden işimi onlara uygun bir biçimde yapmaya çalışıyorum.

Bana bir faşisti oynatabilirsiniz ama faşizmi övdüremezsiniz. Ben faşizmi oynarım ama övmem.

Televizyonda da hep şunları tartışıyoruz ya; Kadına şiddet gösterilmesin. E var! Sokakta, evde, işyerinde var: mobbingden tut da tacize, tecavüze, öldürmeye, canına kıymaya, hayatı dar etmeye kadar hayatta var ama dizide olmasın. Niye? Hayatta ne varsa biz dramada, komedide, kurguda onu gösteriyoruz.

  • “Sanat toplumun aynasıdır” klişesi hangi dönemlere göre biçim değiştiriyor?

Ekmek kavgası olduğunda başka bir şey oluyor. Bazı dönemlerde suya sabuna dokunmayan işler de yaparsın. Ama sen o ülküyü kaybetmediğin sürece yaptığın her işin içinde bir şey gösterirsin, bir şey hissettirirsin. Bazen afişe edip, ifşa edersin, bazen de ima edersin. Ama bir şekilde bir dozda senin bir meselen olduğu her zaman izleyen tarafından ya anlaşılır ya da hissedilir.

  • Kaygılandığınız, endişelendiğiniz zamanlar oldu mu?   

Başkasının derdiyle dertlenebilmek. Aksi takdirde sanatın bir anlamı yok, yaptığım işin de bir anlamı yok. Birisine dokunmuyorsa, birisine bir soru sordurmuyorsa, birisini çok iyi bildiğini zannettiği bir konuda şüpheye düşürmüyorsa, yapılmasa da olur. Benim hayatım baştan aşağıya bir kaygıdan ibaret. İşimle ilgili, ülkemle ilgili, sevdiklerimle ilgili, kızımla ilgili, hiç tanımadığım insanlarla ilgili, sadece kendi kızımla değil herkesin çocuğuyla ilgili. Çünkü sevmek yanınızdaki yörenizdeki, yakınınızdaki, kendi yörüngenizdeki insanları sevmekle sevecen olmuyorsunuz

Bugünkü zamanda, bunca haksızlığın, bunca adaletsizliğin, bunca eşitsizliğin, bunca andavallığın ayyuka çıktığı dönemde sadece güzellik için sanat yapmak benim için soru işareti…

  • Sorma, sorgulamada ve tartışmada biraz kısır ve suni kalındığını mı düşünüyor sunuz?

Düşünüyorum, çünkü baskıcı bütün şeylerde, baskı dönemlerinde…

  • Baskı rejimi mi?

Baskı rejimi diyemiyorum yani baskı rejimi dersem içinde yaşayan herkese de haksızlık edeceğim. Ben baskı rejiminde yaşadığımızı düşünmüyorum. Çünkü o kadar baskılanabilecek bir toplum değiliz artık.

  • Nasıl bir toplum?

Hala itiraz edebilen bir toplumuz, hala… Her şeye rağmen bunca baskıya, bunca sıkışmışlığa sadece ekonomik değil, sadece siyasi değil, her türlü sosyolojik parametre üstünden çok sıkıştığımız, sıkıştırıldığımız böyle bir dönemde bile hala itirazımız var.

  • Nasıl işliyor o itiraz mekanizması?

Kadınlar Taksim’de polise kök söktürüyorlar. Az şey mi? Cezaevlerinde yıllardır kıpırdamadan, nefes almadan yaşatılmaya çalışan insanlar hala seslerini yükseltiyorlar ve meselelerinden, sözlerinden vazgeçmiyorlar.

İçeride, dışarıda her yerde itiraz eden insanlar var.

  • Cezaevlerindeki hasta tutuklulara ve onların salıverilmemesine karşı kayıtsız kalabiliyor musunuz?

Nasıl kayıtsız kalınır işte anlattığım her şeye ters düşerim o zaman. İçeridekilerin ne düşündüğüne, neye inandığına bakmaksızın onlarla paralel düşünüp düşünmediğime bakmaksızın insan olmak. Temel insan hakları üstünden baktığınız zaman kayıtsız kalmak, “ne demek kalmak”? Kalamazsın zaten.

Sanatçı olmaya gerek yok, insan olmak. Oraya gelmeden çok önce o görevi almış oluyorsunuz. Bir ülkede belirgin bir düzen içerisinde belirgin bir kimlikle alt-üst kimlik her neyse onunla yaşamayı kabul ettiğiniz anda o sorumluluklar size ait oluyor. Görmezden gelebilirsiniz, arkanızı dönebilirsiniz ama onlar arkanızı döndüğünüz zaman kaybolmuyor, onlar duruyor. Temel insanlık meseleleri hiçbir zaman kaybolmaz.

  • Mesele ideolojik değil temel insanlık meselesi mi diyorsunuz?

Bakın haksız yere içeride tutulduğuna inandığımız, neden içeride tutulduğunu bile bilemediğimiz Selahattin Demirtaş var, kaç sene oldu içerde. Osman Kavala, gazeteciler, yerel siyasetçiler, yazarlar yani Ahmet Altan, daha yeni çıktı kaç sene yattı? Şimdi bu insanlar konuşurken, hala üretirken, onlar başını eğmezken, onlar kaderine razı olmazken, onlar bu baskıyı bu kadar üretken bir biçimde göğüslerken, dışarıda kayıtsız kalamazsın. Aynı şeyleri düşün ya da düşünme sen de söyleyeceksin. Dilin döndüğünce, münasip bir dille taşıdığı hacmin kadar konuşarak, bir tek sözün, bir cümlenin değerini, faydasını göz ardı etmeden duyarlı yaşamaya çalışacaksın. Başka çaremiz yok.

  • Bugün ülkeye baktığınızda siz ne görüyorsunuz?

Kutuplaşma! Kendi tabanından başka bütün kesimleri görmezden gelme, yok sayma, onların da birbirlerini yok sayması için mümkün olan her türlü zemini hazırlama eylemi bu ülkeyi mutsuzlar ülkesi yaptı. Siyasetçinin de hiçbir biçimde işine yaramadı, yaramayacak. Uzun vadede büyük bir yenilginin dramatolojisidir, oraya da doğru yaklaşıyoruz.

  • Nedir yenilecek olan?

Bu düşmanlık politikası. Bu yenilecek!  Ha o kazanır öbürü kazanır bilmem! Çünkü herkesin kendine göre bir potansiyeli var, o potansiyel mutlu olacak, öteki potansiyel muhalefete düşecek ve tartışmaya devam edilecek.

  • Size göre buradaki esas derin mesele ne?

Türkiye’de çok büyük insan toplulukları mutsuz, şikayetçi ve artık giderek kızgın. Bunun için bir şeyler yapmak gerekiyor. Yani bu tribünleşmeyi derinleştirmek intihar gibi bir şey bence ve toplumun topyekûn intihara sürüklenmesi demek. Kaldı ki somut intiharlar aldı başını gitti; gençler, müzisyenler artık intiharlara büyük başlıklar atılıyor.

Yani bu ülkeyi yönetiyor olsanız…

  • Ülke yönetilemiyor mu?

Ülke yönetiliyor ama kötü yönetiliyor devlet durmaz döner.

  • Nasıl dönüyor?

Dönüyordu hep. Dönüyor ama nasıl dönüyor olduğunu şimdi hepimiz konuşuyoruz. Yani iş bir tane ekmek meselesine kadar geldi. Burada bu mutsuzluktan, bu memnuniyetsizlikten geri dönüş olmaz.

Bu sorunlar hakkında, bu çelişkiler hakkında, bu acayip aramızda oluşturulmuş uçurumların farkına varılması için çaba sarf edilebilir.

Fikir beyan etmek değil en azından olanı göstermeye çalışmak.

Ayrıca, bu uçurumu, bu ayrışmayı ve bu kutuplaşma-tribünleşmenin de temel meselelerle ilgili olmadığını düşünüyorum

  • Bir toplum neden kutuplaştırılır? Nedir temel mesele?

İktidar! İktidara yapışmak, bu sebeple bunlar yapılıyor. Dünyada hiçbir zaman hiçbir yerde kan, gözyaşı, kederden başka bir şey getirmemiş, bir kazanımı olmamış bu tutumu bu kadar şehvetle sürdürmenin sebebi her koşulda iktidarda kalabilmek. İktidar da tıpkı sanat gibi onunla ne yapmak istediğinize göre değer kazanır ya da kaybeder. Bu Türkiye’deki biçiminin benim için zerre kadar değeri yok. İnsani değil bu. İnsanla ilgili değil. Bu siyaset insan odaklı olmayan bir siyaset.

  • Çözüm ne olmalı?

Bu soruların çözümleri her biri ayrı ayrı paketler gerektiren bir şey değil. Birlikte yaşama kültürünün geliştirilmesiyle çözülecek şeyler. Farklılıklarımızı koruyalım-korumayalım korumak isteyen korusun, asimile olmak isteyen asimile olsun. Ben o kısımda değilim ben bir sosyolog, toplumun mühendisi, kanaat önderi falan da değilim. Bir sanatçı olarak, bir baba olarak, ülkesini sevmek için ülkesini sevmekten vazgeçmemek için çırpınan birisi olarak şunu söylüyorum. Birlikte yaşamayı öğrenmek zorundayız. Aynı şeyi düşünmek zorunda değiliz, zaten bu hayırlı bir şey de değil.

  • Ortak alanlar oluşturmak ve farklılıklarımızı anlamak mı?

Huzur içinde yaşayan, mümkün olduğu kadar ekonomisi sallansa da, siyaset zaman zaman çalkalansa herkes ne istiyorsa düşünsün. Ne istiyorsa onun için çaba sarf etsin, onun propagandasını yapabilsin, onun için yaşasın, kendi ülküsünü yaşasın. Ama bunu hep birlikte yaşarken birbirimize saygı göstererek yapalım. Yani hayat zaten her şeyi sıraya sokuyor. O yaşam dizgesi içerisinde bazen onlar yükselir, bazen bunlar, bazen ötekiler ama giderek bir ortaklaşa yaşam oluşur.

  • Bu ortaklaşa yaşam Türkiye’de görülmemiş bir şey miydi?

Geçmişte gördük, bugün de yaşıyoruz sadece geçmişte değil. Hala toplumun çok zor koşullarda yaşayan büyük bir bölümü, diğer bölümünün gırtlağına yapışmadı. Bunlar az şey değil. Yani bu aslında var olan bir birlikte yaşamak ülküsünün hala kazanımıyla ayakta duruyoruz. Her şeye rağmen yani ne bitmez tükenmez memleketmiş diye çok sık söylemiyor muyuz? Hep kenarında, zulasında, kuytusunda, saklısında bu ülkenin hep bir vicdan, hep bir adalet duygusu, hep bir eşitlik özlemi, hep birlikte yaşama ülküsü ölmeden bir şekilde kalıyor. Bu az buz bir şey değil. İyi insanların hatırına, birlikte yaşamak isteyen insanların hatırına o ölmüyor, onu öldürmeyelim. Onu daha geniş anlamda, birlikte yaşanır hale getirelim, aynı şeyleri düşünerek olması gerekmiyor bunun.

Farklı olalım. Zaten öyleyiz. Ve sadece etnik köken de -insanları nasıl siyaset hayatı tarif etmeye yetmiyorsa- etnik kök bireyin baştan aşağı tarifi için yeterli bir şey değil. O bir parçamız, kimliğimizin bir parçası. Bence en büyük şey vatandaşlık numarası. Ortak numaramız. Birlikte yaşama ülküsüyle bunu ayakta tutmak zorundayız. Birbirimizi sevmek zorunda değiliz ama birbirimize saygı göstermek yönünde.

  • Tahammül mü kalmadı?

Tahammülü de kibirli bir şey olarak görüyorum.

  • Nasıl yani?

Tahammül üstencilik demek, yani ben sana tahammül ediyorum. Öyle değil!  Benim varlığıma saygı göstermek bir şeyin varlığını tartışılır hale getirecek kadar kibirli olmamalı. Biz bu saygıyı ne zaman yitirdik ya da bu saygıyı hala yitirmedik. Ama bu saygı çok büyük bir baskı altında ve parçalanma noktasına doğru gidiyor. Hala parçalanmamış olması o çekirdeğin ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor.

Hala birlikteyiz, hala birbirimizle dostuz, hala arkadaşız. Türkiye’de birbirine yaklaşması yasaklananlar hala her şeye rağmen bir arada yaşayabiliyor.

  • Bir arada yaşamanın, demokratikleşmenin önündeki engeller ve en öncelikli sorunlar nedir?

Bu ülkede demokratikleşmek için öncelikle Kürt sorununun çözülmesi geliyor ve büyük bir önceliği var. Yani ülkenin iç barışı için birinci derecede önemli mesele bu. Hallolana kadar da ikinci, ikinci olarak kalacak. Bu kadar basit.

  • Siz sorunu sorun olarak ortaya koyup dediniz ki “Kürt meselesinin çözümü için neyim var neyim yok veririm” Ve bu çok konuşulmuştu. Bunu ilk defa mı dile getirmiştiniz?

Hayır ilk defa söylemedim daha önce de söylüyordum ama bugünün koşullarında cesaretle söyledim. O güne kadar nedense fark edilmedi. O gün fark edildi belki de ben bu kadar açık söylememiştim. Birinci sorunumuz bu. Türkiye’de bir ayrıştırma, kutuplaştırma, tribünleşmeyi, derinleştirme konusunda kim eyleme geçecekse önce kaşıyacağı yerin bu olduğunu düşünüyorum.

Çünkü her seferinde oradan bölünüyoruz, oradan parçalanıyoruz, oradan konsolide ediyoruz ediliyoruz. Bundan kurtulmak lazım ve bu imkanı egemenin elinden almak zorundayız. Biri size sürekli sopayla vuruyorsa önce o sopayı onun elinden alıp bir kenara atacaksınız ki oturup konuşulsun. Dayak yemekten konuşmaya zamanımız, halimiz kalmıyor.

Biz dayakla ölmeyiz! Halk dayakla ölmez! Kitleler dayakla ayrılmaz! Dayakla bütünleşmez! Tarih bunu gösterdi. Önce bu ara dayak meselesine son vermek zorundayız.

  • Kürt-Türk meselesi ara dayağına mı dönüştü? Ne yapılmalı peki?

Evet onu söylüyorum. Kürt-Türk meselesinde büyük ara dayağı meydanına dönüştü. Bu ülkede bu konuyu halletmek zorundayız, başka bir ülke yok gideceğimiz. Başka gidilecek yeri olsa da gitmemeye karar vermiş insanlar var bu ülkede. Çünkü hepimizin burası, hepimizin babasının toprağı var da topluca birisinin babasının toprağı değildir. Bu ülkenin insanlarının söz hakkı vardır ve yeterince kayıt dışı kalmışlardır. Artık konuşma zamanıdır, söyleme zamanıdır, artık dilinin önüne yaprak koymadan bazı meseleleri tartışma zamanıdır. Bunu yapmadan, ne hükümetten, ne muhalefetten, ne ana muhalefetten, ne küçük muhalefetten, ne enişteden, ne dayıdan medet ummanın anlamı yok. Biz elimizi taşın altına koymalıyız birey olarak, iki düzgün cümleyi söylemek, bir araya getirmek, elini taşın altına koymaksa onu ben yaparım daha fazlasını da yapmaya hazırım onu söyledim ve söylemeye devam ediyorum.

  • Bunun bir sorun olduğunu düşünüp konuşmayanlar yok mu?

Bu milyonlarca insanın düşüncesi, sadece benim değil. Kimisine soruluyor ne düşündüğü önemseniyor, kimisinin önemsenmiyor. Toplumsal bir rolün bana verilmiş olması nedeniyle öncelikli soru sorulanlardan birisiyim. Oradaki vazifem ülkemin meselesini söylemek, açıkça konuşmak olmalı diye düşündüğüm için söyledim. Sadece taraf olmak değil, ayrıca da tarafım, başından itibaren tarafım.

Ben Türkiye’de en büyük problemin Kürt meselesi olduğunu 1989 yılında Diyarbakır’a giderken de düşünüyordum. Fakat orada yaşarken gördüm ki bu sadece Kürt meselesi değil aynı zamanda bir Türk meselesi de…

  • Nasıl bir Türk meselesi?

Diyarbakır’da yaşadığım 4 sene çatışmaların en yoğun olduğu dönemdi. E bir de belli ezberlerle gidiyorsunuz ne olduğunu bilmeden. Ama ben orada yürütmeyi, devlet mekanizmasını, neler yaşandığını daha net gördüm ve bu bende sorgulamalara ve hesaplaşma ve yüzleşmelere neden oldu ve bugün bu düşüncedeyim. Kürt meselesinin çözümü de sadece kendi başına değildir. Karşılıklı beraberce oturulup çözülecek bir meseledir, o yüzden bu aynı zamanda bir de Türk meselesidir diyorum.

Bunu söylüyorum “Bu ülkenin ekmeğini yiyorsun da niye öyle yapıyorsun?” falan diye çıkışırlar ya insanlara, ama bu ülkede yaşıyorsan, bu ülkenin ekmeğini yiyorsan önce bunu söylemen gerekiyor. Sonra başka şeyler de söylemen gerekiyor. Ben söylenmesi gerekeni söylüyorum söylemeye de devam edeceğim. Bu mesele hallolana kadar, ömrüm yeterse umarım benim ömrüm içinde çocuğuma kalmadan büyük problemler, en azından bir veya birkaçı halledilir de biraz daha insanca yaşarız umudunu beslemek için bunları söylüyorum, söylemeye de devam edeceğim.

  • Umut etmek için cesaret bulaşıcı mıdır sizce?

-Cesaret bulaşıcı mıdır bilmiyorum. Bununla ilgili çok büyük veriler yok elimizde. Ama iyilik bulaşıcıdır, iyi olmaya çalışalım. Birbirimizin derdini fark etmeye, anlamaya, kavramaya çalışalım dert sahibine aittir. Öyle çok fazla ortaklaşılacak bir şey değildir. Ama onun farkında olmak, onunla ilgili bir şeyler yapmaya çalışmak, insanın hayatını manalı kılmak için iyi bir yol, ben bunu biliyorum, başka bir yol da içime sinmiyor.

Hayatta en önemli şey dünyanın en büyük sahnesinde en iyi oyunda başrollü oynamak değil. Benim için en iyi şey karlı soğuk bir havada, kardan, soğuktan şikayet etmeden donan bir kedi yavrusunu bir bankamatik kulübesine ya da telefon kulübesine yerleştirebilmek veya koynuna sokup götürebilmek.

  • Ahmet Mümtaz Taylan’ın derdi ne?

Mümkün olduğu kadar az dertli bir dünya, dertsiz dünya olmaz, dertsiz insan da olmaz. Kendi başımıza halledebileceğimiz kadar problem yaratalım. Birlikte yiyelim, bazımız biraz daha fazla yemiş, biraz daha az yemiş, dünyanın sonu değil. Ama kimse başkasının kararı ve yöntemleriyle aç kalmasın. Çünkü hiç kimse o kadar önemli ve kuvvetli, vazgeçilmez değil. Zaman bunu gösterdi.

Bir gün gelir, herkesten ve her şeyden vazgeçilir.

  • Koparılması gereken nefret dilidir

-Sezen Aksu’nun hedef gösterilmesi ve dil koparılması sözü ne demek?

Sen beni sezemezsin/

Dilimi ezemezsin/ nereye baksam acı/ kim yolcu kim hancı/ dur bakalımm..

Hepimizin Sezen’i sözünü gene çok güzel söyledi.

Burada koparılmasını dileyeceğimiz bir dil varsa o da nefretin dilidir…

 

Kaynak: https://yeniyasamgazetesi2.com/bu-dusmanlik-politikasi-yenilecek/

 

Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

  • Koç
  • Boğa
  • İkizler
  • Yengeç
  • Aslan
  • Başak
  • Terazi
  • Akrep
  • Yay
  • Oğlak
  • Kova
  • Balık
KOÇ BURCU YORUMU

Bugün enerji dolu ve dinamik bir ruh hali içindesin. İçindeki ateş, seni yeni başlangıçlar yapmaya ya da mevcut projelerine taze bir soluk getirmeye yönlendiriyor. Cesur kararlar alabilirsin; bu dönemde sezgilerin güçlü ve duygusal içgörüler de seni destekleyecek. Sosyal ilişkilerde ise, kendini daha açık ve anlaşılır biçimde ifade etme zamanı. Destek arayışında olan arkadaşlara, liderlik etme fırsatı bulabilirsin. Ancak dikkat etmen gereken bir konu var; aceleci davranmak ve düşünmeden hareket etmek, seni geri çekebilir. Akıllıca bir denge kurmaya çalışarak hızlı ve bilinçli adımlar atmak, hedeflerine ulaşmanı sağlayacak. İş hayatında, rekabetin seni motive ettiğini hissedeceksin, bu yüzden yeteneklerini en üst düzeye çıkarmak için fırsatları değerlendirmek ideal. Unutma ki, bu enerji dolu günleri en iyi şekilde değerlendirmek senin elinde.

BOĞA BURCU YORUMU

Sabah saatlerinde güne huzurlu bir başlangıç yapacaksın, içsel dinginliğin seni sarmalayacak. Fakat gün ilerledikçe, bazı endişeler kafanı kurcalamaya başlayabilir. Özellikle maddi konular üzerinde düşünmek, kaygılarının artmasına yol açabilir. İş yerinde, yaratıcılığını serbest bırakacak projeler üzerinde yoğunlaşmak, gününün daha verimli geçmesini sağlayacak.İkili ilişkiler açısından, sevdiklerinle açık ve samimi bir iletişim kurmaya özen göstermelisin. Uzun zamandır konuşmadığın bir arkadaşınla karşılaşma veya iletişim kurma fırsatı doğabilir. Bu, geçmişe süzülen güzel anıları tazeleyebilir. Aşk hayatında ise, tutkuların ve duyguların daha yoğun hissedileceği bir zaman dilimi. Partnerinle arandaki bağı derinleştirerek, duygusal bir bağ oluşturabilirsin.Sağlık açısından dikkat etmen gereken bir ayrıntı, bedenine olan vereceğin önemi göz ardı etmemek. Gün içinde kendine zaman ayırarak meditasyon ya da doğada yürüyüş yapmaya çalışmalısın. Bu, zihnindeki karışıklıkları ve stresleri hafifletecek, dingin bir zihinle gününü tamamlamana olanak tanıyacak. Duygularını serbest bırakarak günün tadını çıkarabilirsin.

İKİZLER BURCU YORUMU

Bugün iletişim becerilerinle parlayabilirsin. Düşüncelerini ifade etme konusunda daha cesur olma şansı bulacaksın. Sosyal ortamlarda insanlarla kurduğun bağlantılar, yaşamına yeni heyecanlar katabilir. Yaratıcılığını kullanarak projelerine yeni bir soluk getirmek için ilham verici fikirler doğabilir. Ancak, bilgi akışını yönetmekte zorlansan da, dikkatli ve anlayışlı olman yararlı olacaktır. Aşk hayatında ise, karşına çıkacak olan fırsatları değerlendirmek için açık fikirli olman önem kazanıyor. Kendine güven ve başkalarını dinlemeye istekli ol. Mini bir yolculuk, ruhunu canlandırabilir. Anlık sürprizlere hazırlıklı ol!

YENGEÇ BURCU YORUMU

Duygusal derinliklerin açığa çıkacağı, sezgilerin güçlü olduğu bir gün. İçsel huzuru bulmak adına geçmişe yönelik düşünceler yoğunlaşabilir. Ailevi bağlar ve ev içi ilişkiler öne çıkacak; sevdiklerinle kaliteli zaman geçirmek için elinden geleni yapmalısın. Kendini ifade etmekte zorluk çekebilirsin, bu nedenle duygularını yazmak ya da sanatsal bir aktiviteyle dışa vurmak iyi gelebilir. Parasal konularda, dikkatli adımlar atman gerektiğini unutma; harcamalarını gözden geçirmen faydalı olur. Duygusal zeka ve empati, bugün karşılaşacağın sorunlara şefkatle yaklaşmanı sağlayacak. Unutma, içsel huzurun önemli ve kendine karşı nazik olmalısın.

ASLAN BURCU YORUMU

Bugün kendine olan güvenin artıyor, bu da çevrendekiler üzerinde güçlü bir etki yaratıyor. İçindeki liderlik vasfı ortaya çıkabilir, bu yüzden sosyal veya profesyonel bir ortamda öne çıkmaktan çekinme. Tazelik arayışında olduğun konulara yönelmek ve yeni projeleri ele almak için harika bir dönemdesin. Özellikle yaratıcı yönlerin ön planda; sanat, yazı veya performans alanında kendini ifade etme fırsatları doğabilir.Aşk hayatında tutkulu ve heyecan verici bir atmosfer hakim. Sevdiğin kişinin yanında kendini rahat ve özgür hissedebilirsin. Duygusal derinliklere inmek, ilişkinizde yeni bir boyut açabilir. Bekar olanlar için de sürpriz karşılaşmalar söz konusu. İletişim becerilerini kullanarak kalabalık ortamlarda dikkatleri üzerine çekebilirsin.Bugün sağlığa dikkat etmen gereken bir gün. Enerjini yüksek tutmak için aktiviteye yönelmek ve sağlıklı beslenmek oldukça önemli. Kendine ayıracağın zaman sayesinde ruhsal ve fiziksel dengenin yeniden kurulmasına yardımcı olacaksın. Unutma, içsel huzurun dışarıya yansıyor ve bu, tüm insanlarla olan etkileşimini güçlendiriyor.

BAŞAK BURCU YORUMU

Bugün detaylara odaklanman, küçük ama önemli ayrıntıları gözden kaçırmaman adına faydalı olacaktır. Gün içinde karşılaşacağın bazı durumlar, çözüm odaklı düşünmene yardımcı olacak. İş ortamında veya günlük hayatında işbirliği yapman gereken kişilerle arandaki iletişimi güçlendirebilirsin. Mükemmeliyetçi yapın, bazı konularda seni yavaşlatabilir; bu nedenle esneklik kazanmaya çalışmalısın. Sağlığına dikkat et, bedenine iyi bakmanın vaktinin geldiğini hissedebilirsin. Aynı zamanda, sevdiklerinle olan ilişkilerini güçlendirmek adına samimi adımlar atabilirsin. Günün sonunda, kendine ayıracağın bir kaç dakika ile zihnini ve bedenini yenilemek ruh halini büyüleyecek.

TERAZİ BURCU YORUMU

Sosyal ilişkilerde karşına çıkacak fırsatlar günün en can alıcı noktası olacak. Arkadaşlarınla veya sevdiklerinle yapacağın sohbetler, yeni projeler için ilham kaynağı olabilir. Dengenin önemli olduğu bu dönemde, içsel huzurunu korumak için kendine zaman ayırmayı unutma. Yaratıcılığın ön planda olduğu anlarda, sanatsal faaliyetlere yönelebilirsin. İş ve özel yaşam arasındaki dengeyi sağlamak için nazik bir yaklaşım benimsemek, belirsizlikleri aşmanda yardımcı olacaktır. Kendini ifade ederken açık ve samimi olman, başkalarıyla daha derin bağlar kurabilmene olanak tanıyacak. Genel olarak, bugün iletişim fırsatlarıyla dolu, bu fırsatları değerlendirmen ilişkilerini güçlendirebilir.

AKREP BURCU YORUMU

Duygusal derinliklerinle yüzleşeceğin bir süreçtesin. İçsel dünyanda gizli kalmış olan hislerin su yüzüne çıkabilir, bu da seni hem rahatsız edebilir hem de güçlendirebilir. İletişim kurarken daha açık ve samimi olman, ilişkilerini yeniden değerlendirmene yardımcı olabilir. Kullanılan kelimelerinle değil, eylemlerinle etki yaratmalısın.Kendine odaklanmak ve ruhsal yenilenmeye zaman ayırmak önemli. Meditasyon veya doğa yürüyüşleri, düşüncelerini netleştirmeni sağlayabilir. Ayrıca, manevi bir rehberlik arayışı içinde olabilirsin; bu, içsel huzurunu bulmana yardımcı olabilir.İş hayatında ise sezgilerinle hareket etmek, doğru kararları almanı sağlayacak. Çevrendeki insanların motivasyonlarını anlayarak, onlara destek olabilirsin. Unutma, paylaştıkların ve yaratıcı bakış açın, seni daha da parlak kılacak.

YAY BURCU YORUMU

Güneşin ışıkları, maceraya olan tutkunuzu artırıyor, yeni keşifler yapma arzusu içindesiniz. Sınırları zorlama isteği, sizi alışılmışın dışına itebilir. Bugün, duygusal ve zihinsel olarak geniş bir perspektife sahip olacaksınız. Seyahat planları, yeni insanlarla tanışma fırsatları ya da ilginç kitaplar, düşüncelerinizi şekillendirebilir. Flört eden enerjiler, aşk hayatınıza taze bir nefes getirebilir, romantik sürprizler kapıda. Sosyal çevrenizdeki dinamikler, farklı bakış açılarıyla zenginleşebilir. İçsel huzur arayışınız, ele aldığınız konularda derinlemesine düşünmenizi sağlayacak. Kendinizi ifade etmenin yeni yollarını keşfedeceğiniz bir gün, yaratıcılığınızı ortaya çıkarın. Ayrıca, ruh halinizdeki olumlu değişimler, çevrenizdekilere de yansıyacak. Kendinizi özgür ve neşeli hissedeceğiniz anlar yaratmaya odaklanın.

OĞLAK BURCU YORUMU

Kendine güvenin artıyor ve bu durum, başkaları üzerindeki etkini güçlendiriyor. Çevrendeki insanlarla olan ilişkilerin derinleşebilir, duygusal bağların kuvvetlenmesine zemin hazırlayabilirsin. İş hayatında veya projelerinde kararlılığınla dikkat çekeceksin. Uzun vadeli hedeflerinle ilgili netlik kazanmak için gereken adımları atabilirsin. Mantığını kullanarak bir sorunu çözmekte oldukça başarılı olacaksın. Duygusal olarak bazı anlarda içe dönme isteği duyabilirsin; bu, kendini yenilemek ve içsel dengeyi bulmak için faydalı olabilir. Yaratıcı yönlerini keşfetmek ve yeni hobiler edinmek adına harika bir zaman. Önümüzdeki günlerde kendine sağlam bir strateji belirlemek, seni istediğin yere ulaştıracaktır.

KOVA BURCU YORUMU

Farklı düşünceler ve yenilikçi yaklaşımlar gündeminizi şekillendirecek. Bugün, sıradışı fikirlerinizle çevrenizdeki insanları etkileyebilir, sosyal bir organizasyon veya grup etkinliğine katılarak yeni bağlantılar kurabilirsiniz. İletişim becerilerinizin güçlü olduğu bir dönemdesiniz; bu nedenle düşüncelerinizi açıkça ifade etmekten çekinmeyin. Ayrıca, insanlarla olan ilişkilerinizde empati ulaşma yeteneğiniz artabilir. Ancak dikkat etmeniz gereken nokta, başkalarının duygularını aşırı şekilde üstlenmekten kaçınmak. Kendi ihtiyaçlarınızı göz ardı etmemeye çalışmalısınız. Gelecek için plan yaparken, hayal gücünüzü kullanarak alternatif senaryolar oluşturmak size fayda sağlayacaktır. Kendinizi ifade etmek adına sanatsal bir faaliyette bulunmak ya da yazı yazmak, ruh halinizi olumlu yönde etkileyecek. Anlık ruh halinize göre değişkenlik gösterecek olan olayları yönetmek için esneklik de önemli olacak. Unutmayın, kendi içsel rehberliğinizi dinlemek her zamankinden daha önemli.

BALIK BURCU YORUMU

Duygusal derinlikler içinde kaybolma, hayallerle gerçekler arasında gidip gelme zamanı. Sezgilerin güçlü, içsel sesine kulak vermek, seni doğru yola yönlendirebilir. İlişkilerde samimiyet arayışın ön planda, bazı gizli hislerin su yüzüne çıkabilir. Minnet ve şükran duygusu, etrafındaki insanlarla olan bağlarını güçlendirebilir. Sanat ve yaratıcılık alanında ilham verici fikirler belirebilir, bu yönünü ortaya koyabilmek için mükemmel bir dönemdesin. Kendini ifade etme fırsatlarını iyi değerlendir, yeni bağlantılar kurmak için cesur ol. İleriye dönük hedeflerinle ilgili yeni içgörüler kazanabilirsin. Sakin kalmaya özen göster, karmaşadan uzak durarak ruhunu dinlendirmeye çalış. Aşk hayatında sürprizler seni bekliyor, kalp atışların hızlanabilir. Unutma, duygularını paylaşmak ve açık iletişim kurmak, karşındakilere olan etkini artıracak.

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM