ADAM YERİNE KONMAK DEĞİL, İNSAN YERİNE KONMAK

ADAM YERİNE KONMAK DEĞİL, İNSAN YERİNE KONMAK

Dün S. K. Hanım’dan aşağıdaki mektubu aldım:
“Ben her sabah işe giderken Best Fm radyo kanalını dinliyorum. Bu sabah canlı yayında olacağınızı duyunca çok da sevindim. Merak ve keyifle dinliyordum (daha öncede birçok kitabınızı keyifle okumuştum) bir anda çok şaşırdım. ”Adam gibi çocuk yetiştirmek” dediniz 4-5 defa. Bir cümleniz bitip diğer cümleye başlayınca bir defa” İnsan gibi çocuk yetiştirmek” kelimesini kullandınız. Ben bu kelimeyi sizin sadece kalıplaşmış anlamda kullandığınızı anlayabiliyorum ama yine de kabul edemiyorum. Sizden sonra spiker Bey’de defalarca adam gibi çocuk yetiştirmek dedi. Sizin yazdıklarınızı hep severek okudum yazılarınıza istinaden kendimde eksik gördüğüm davranış ve düşüncelerimi değiştirmeye geliştirmeye çalıştım. Bu toplumda kadın olarak yaşamanın onurunu içimde hep hissettim. Bu sabah inanın ki hayal kırıklığına uğradım. Sizler bu toplumun aydınlık yüzleri olarak yaptığınız konuşmaları binlerce insanın dinlediğini biliyorsunuz. Deyim haline gelmiş bile olsa bu kelimeleri kullanmaktan kaçınırsanız topluma daha doğru mesajlar vermiş olacağınıza inanıyorum. Saygılarımla”
Bana yazdığı için S. K. Hanım’a teşekkür ederim; içindeki hayal kırıklığıyla yaşamaya devam edeceğine, bana güvenmiş, oturmuş dürüstçe yazmış, ifade etmiş.
Kullandığım tabir, “çocuğu adam yerine koymaktır;” bu çerçevede, “çocuğunu adam yerine koymayan aileden adam zor yetişir,” diyordum. Bu sözcüğü “iyi karakterli, elinden iş gelir, güvenilir kimse,” anlamında kullanıyordum.
Ancak S. K. Hanım’ın şahsında kadınların bu konudaki hassasiyetini anlıyorum. “kadın insan” zayıf, birey olarak hesaba alınıp saygı duyulması gerekmeyen biri, “erkek insan,” yani “adam,” güçlü, birey olarak hesaba alınıp saygı duyulması gereken biri olarak anlaşılıyor. Bu tabii onur kırıcı bir tavır. Bu tavır nedeniyle kadınlarımız “insan kadın” olarak içten içe acı çekmişler ve bu acının izleri derinde. Halen de bu acıyı çekiyorlar.
Bu insanlara ve onların duygularına saygım var. O nedenle bugünden sonra artık şöyle konuşacağım: “Çocuğunu insan yerine koymayan aileden insan zor yetişir.” Umarım okurlarım anlayışla karşılar. Bu konuda düşüncelerinizi duymak istediğimi de bilmenizi isterim.
Aşağıda konuyla ilgili gördüğüm Nil Karaibrahimgil’in bir konuşmasını veriyorum; umarım izleme ve paylaşma olanağı bulursunuz.
Doğan Cüceloğlu (15 Ocak 2016)
Bir şunu diyen bir yazı '"ADAM YERİNE KONMAK" DEĞİL, "İNSAN YERİNE KONMAK"' görseli olabilir
Sosyal Medyada Paylaşın:

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Hassas duyguların derin sularında yüzüyorsun. İçsel sezgilerin güçleniyor, zira kalbinin sesine kulak verme zamanı. İlişkilerinde sağlıklı sınırlar koymak, duygusal yüklerinden arınmana yardımcı olabilir. Sanat ve yaratıcılıkla ilgilenmek için mükemmel bir gün. İçindeki yaratıcılığı birkaç heceyle anlatmaya ya da tuvalde ifade etmeye çalışabilirsin. Maneviyat, ruhsal gelişim ve meditasyon gibi uygulamalar bu dönemde seni aydınlatabilir. Beklenmedik bir destek, hayal gücünü harekete geçirebilir. Hayallerin peşinden gitmekten çekinme; evren seni yönlendirecek. Kendine olan inancını tazele, merhametinle hem kendine hem başkalarına dokun. Tam bu noktada, sezgilerin kılavuzluğunda kararlılıkla ilerlemen gerektiğini unutma.

YAZARLAR / Tümü
ender birgül: bu sayı satılık mı
2025-12-23 17:44:45