“Cahide Sonku’nun rolü beşinci perdenin, yani oyunun sonundaydı. Üsküdar’da oynuyoruz.
Çok iyi hatırlıyorum, o gece kulisimizde bir hareketlenme oldu.Sessiz konuşmalar, havayı sanki karartıyordu.Kötü bir şey olacakmış gibi bir gerginlik, bir soğuk bekleyiş.(…)
Önceleri Muhsin Ertuğrul Bey’le çok çalışmış ve büyük şöhret olmuştu! Ne çare! Cahide Hanım; bitkin, yorgun ve halsizdi; güvensiz yaşıyordu. Bu ümitsizlik çukurundan O’nu Muhsin Bey çıkarıp tiyatroya aldı ve beşinci perdedeki rol verildi.

Haa, işte incelen yerden kopan kin ve haset! Ömrünü tiyatroya adamış; ama hayatı mahvolmuş bu insana tiyatroya geliş saatinde kapıyı kilitlediler.
Kulisteki gergin havanın nedeni: O’nu tiyatroya almamak ve rolüne, işine gelmemiş olması nedeniyle tiyatrodan attırtmaktı.(…)
Bu açıkça bir kumpastı.
Cahide Hanım kapıları yumrukluyor ve tekmeliyor.Çok acı bir sesle haykırıyordu:
“Vaktiyle benim önümde eğildiğiniz için mi bunu yapıyorsunuz?”

Ani İpekkaya‘nın “Tiyatrocu Olmak Mı, Olmamak Mı?” adlı anı kitabı Ange Yayınları etiketiyle raflarda yerini aldı.
Ani İpekkaya, Bakırköy Pancar Sokağı’nda başlayan yeryüzü yolculuğunu, ailesini, Dayan Mektebini, konservatuar yıllarını, Genç Oyuncular, Gülriz Sururi/ Engin Cezzar Tiyatrosu, Lale Oraloğlu Tiyatrosu, Arena Tiyatrosu, Özel Kadıköy Tiyatrosu, İstanbul Belediyesi Şehir Tiyatroları, Tepebaşı Deneme Sahnesi, rol aldığı sinema filmleri, televizyon dizilerini, yönettiği, rol aldığı oyunları anlatmış…
“Hatırlıyorum, bir gün oynadığım bir oyunda Bedia Hanım’ın giydiği kostümü kullanmıştım.( Bana o kostümü vermişlerdi.) Oyun bittiğinde arkaya gelen Bedia Hanım beni bir güzel azarladı.O kostümü kullanmamalıymışım, ben de hiç cevap yok.Ne diyebilirim; O… Bedia Muvahhit.”

Ani İpekkaya kitabında ayrıca Muhsin Ertuğrul, Cahide Sonku, Bedia Muvahhit, Toto Karaca, Asaf Çiğiltepe, Genco Erkal, Yıldız Kenter, Lale Oraloğlu, Gülriz Sururi, Mücap Ofluoğlu, Gencay Gürün, Vasfi Rıza Zobu, Ferhan Şensoy, Tijen Par, Yaşar Kemal, Çetin İpekkaya, Muammer Karaca, Ara Güler, Münir Özkul, Melih Cevdet Anday, Haldun Taner, Necati Cumalı, Şaziye Moral, Kenan Işık, William Saroyan, Güngör Dilmen, Ali Sirmen, Ayla- Beklan Algan, Haldun Dormen‘den bahsetmiş… Çok önemli anekdotlar, değerlendirme ve yaşanmışlıkları kaleme alıp, belgelenmiş, yarına taşımış.
“Tiyatrocu Olmak Mı, Olmamak Mı?” sadece bir dönemin Türk tiyatrosunu değil, bir dönemin yaşam tarzını da anlatan tiyatro tarihimize ışık tutan ve ayrıca Ani İpekkaya albümünden pek çok fotoğrafın da yer aldığı çok önemli bir kitap.

İlk Madam Olga’mız, Cesaret Ana’mız, Hurrem’imiz, Mrs Daigle’mız, Madam Siranuş, Kontes Susanna, Saadet Altın, Ana Hanım, Madam Marika’mız’ın yani Ani İpekkaya‘nın anılarını okumanızı öneririm… Hem de hemen.































